T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/102
KARAR NO : 2025/502
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/11/2018
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...ŞTİ. İLE DAVALI ...A.Ş. Arasında yapılan sözleşmelerin Sözleşme konusu iş sözleşmenin iş tanımı başlıklı 5. Md.... ilindeki elektrik sayaçlarının EPDK mevzuatına uygun olarak endekslerinin tespiti, tespit edilen endekslerin mekanik sayaçlar için manuel, elektronik sayaçlar için optik port ile el el bilgisayarına kaydedilmesi fatura bildirim tanzimi ve müşteriye bırakılması, serbest Tüketici konumundaki müşteri sayaçlarının her ayın biri ile beşi arası optik port ile tespit edildiğini, bilgilerinin şirket bilgisayarına aktarılması, müşteri sayaçlarının ve mühürlerinin kontrolü kaçak ve usulsüz elektrik kullananların tespitine ve şirkete bildirimine ilişkin işler şeklinde tanımlandığını, sözleşmeler kapsamında ifa edildiği halde hizmet bedeli ödenmeyen iş ve iş bedellerinin tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile 105.000,00 TL nin tahakkuk ettirilmesi gereken tarihten itibaren en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca, uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemeleri HMK’nın 17/1. ve 19/1. maddesi kapsamında kesin yetkili olduğundan, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, davacının alacak talepleri zamanaşımına uğradığından; sözleşme ve teknik şartnamede, ödeme tahakkuk şartına bağlandığından ve basiretli bir tacir olan davacı bu sözleşme ve şartname ile bağlı olduğundan; davacının müvekkil şirketten hiçbir alacağı bulunmadığı gibi iddiasının aksine davacı, edimini gereği gibi ifa etmeyerek müvekkil şirketi zarara uğrattığından haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... AŞ genel müdürlüğü yazı cevabı, taraflar arasında akdedilen hizmet işleri genel şartnamesi, ... 11.Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyasının delil olarak dosyamıza ibraz edildiği görülmüştür.
27.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " davacının (2013-2016) döneminde Yasal Defter kayıtlarında, davalıyı alıcılar ana hesabının ... A.Ş. muavin hesap kodu ve açıklamasıyla takip ettiği, davacı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılmış yıllar itibariyle borç – alacak hesapları tespitleri yapıldığı, davacı şirketin davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı görüldüğü, sözleşmeye konu iş , davaya konu sözleşmelere konu hakedişlerin dava dosyasında ve dosyaya sunulan dilekçe eklerinde mevcut olmadığı görülmüş olup, bu sözleşme dönemlerindeki, dava dilekçesine konu edilerek ödemesinin yapılmadığı ifade edilen kalemlere ait herhangi bir bedel tespiti yapılamamış olup, davaya konu işe ait sözleşme ve ekindeki şartnamede talebe konu işlemlerin bedelinin ödenebilmesinin, bu bildirimlerle ilgili tahakkuk şartına bağlanmış olduğu görülmekle birlikte, sözleşmenin ve ekindeki şartname hükümlerinin hukuka uygunluğunun irdelenmesi, bilirkişi heyetinde hukukçu bilirkişi olmaması da dikkate alındığında uzmanlık alanımız dışında olduğu" hususunun bildirildiği görülmüştür.
10.09.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yürütmüş olduğu...Esas nolu dosyasında Davacı, ...Şti ile Davalı, ... AŞ. Arasında Alacak davası dosyası üzerinde yapılan incelemede; gerek davacı vekilinin ve gerekse davalı vekili tarafından SMMM olarak davacı tarafın yasal defterleri üzerinde yapılan tespit ve hesaplamalarda, davacı şirketin davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı, zaten yanlarında herhangi bir itirazı olmadığı gibi cevaplanması gereken herhangi bir sorunun olmadığı görülmüş olduğunu " bildirir raporunu ibraz ettiği görülmüştür.
11.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davalı ticari defterlerini yasal süresi içinde açılış ve kapanış onaylarını yaptırdığı, ticari defter kayıtlarını genel kabul görmüş muhasebe standartları, ilke ve esaslarına göre düzenlediği, ticari teamüllerin olağan akışına göre gider kayıtlarının yanı sıra finansal tahsilat ve tediye kayıtlarının da düzenlenmiş olduğu görülmüştür ve sahibi lehine delil olma özelliği bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Davalı firma... Anonim Şirketi tarafından, davacı firma ...Ltd.Şti. ‘nin “...”iline ait sözleşme konusu işle ilgili hazırlanan hakediş raporlarına karşılık düzenlediği faturaların ilgili ticari defter ve belgelerdeki kayıtları incelenmiş olup, incelemeye esas tarih aralığı dosyaya sunulan hakediş raporlarının başlangıç ve bitiş tarihi olan 31.05.2013-29.02.2016 tarih aralığı esas alınmıştır. Yukarıda tablolarda ayrıntısı ile belirtildiği üzere, ... iline ait 31.05.2013-29.02.2016 tarihleri arası 34 adet hakediş raporu düzenlenmiş olup hakedişlere düzenlenen fatura toplamı KDV dahil 3.276.802,29 TL.dir. Davalı firmanın kayıtlarında, dosyaya sunulan hakediş raporları dışında “...”ili için düzenlemiş olduğu faturaların tümünü kapsamına alan yukarıdaki tabloda 31.05.2013- 29.02.2016 tarihleri arası düzenlenen fatura toplamı KDV dahil 5.853.481,74 TL , bu tutara karşılık yapılan ödeme toplamı 5.529.340,96 TL olup cari hesabın 324. 140,78 TL alacak bakiyesi olduğu tespit edilmiştir. Tarih aralığı olarak dava dosyasında bulunan hakediş raporlarındaki başlangıç tarihi 31.05.2013 ve bitiş tarihi olarak 29.02.2016 tarihi esas alınmıştır.Taraflar arasında yapılan sözleşme ve eki teknik şartnameye göre davalı şirketin durum kod ve kaçak bildirimlerini tutanağa ve tahakkuka bağlaması şartı konulduğu; bu itibarla tutanağa ve tahakkuka bağlanmayan işler için davacının hizmet bedeli talep etme hakkı bulunmadığı, davalı idare tarafından bu bildirimlerin dürüstlük kuralına aykırı şekilde geciktirildiğine veya reddedildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir kayda rastlanılmadığı, tarafların sözleşme dönemlerinde düzenledikleri ve karşılıklı olarak imza ettikleri hakediş raporlarında da aksine bir duruma rastlanılmadığı, hakedişlerin herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın davacı şirketin de kabulünde olduğu, bunun dışında da davacının talep ettiği alacak kalemlerine ilişkin ilgili dönemde talebini içeren herhangi bir ihtarata da rastlanılmamıştır.Taraflar arasındaki sözleşme ekinde yer alan teknik şartnameye göre; tüketicinin bahçesinde köpek var, girilemiyor vb. gidi okunamaması halinde E.P.D.K. Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve ilgili mevzuat uyarınca yüklenici kullanım yerine bırakacağı bir bildirim (oku gel ihbarnamesi) ile, tüketiciden sayaç değerini tespit ederek şirkete bildirmesini isteyecektir. Ancak bu endeks değerinin işletmeye ulaşması ve fatura düzenlenmesi halinde yükleniciye uygulama yılındaki Ana Hizmet Bedeli ödenecektir. Tüketici tarafından endeksin işletmeye bildirilmesi ve sonucunda tahakkuka bağlanmaması halinde ise herhangi bir ödeme yapılmayacaktır. Bu hükümden olmak üzere, oku gel işlemlerinin ödemeleri ve işleyişinin usulsüz/kaçak kullanımdan farklılaştığı anlaşılmaktadır. Burada esas itibariyle davacı şirkete yine endeks okuma ücreti ödenmektedir; yoksa bu işlemler başına tıpkı usulsüz/kaçak kullanımdaki gibi bir ödeme yapılmamaktadır. Ödemenin yapılabilmesi ise, oku gel ihbarnamesine muhatap olan abonenin davalı şirkete sayaç değerini bildirmesi ve fatura düzenlenmesi şartına bağlanmıştır. Burada kuşkusuz abonenin üzerine düşen kanuni yükümlülüğünü yerine getirmeyerek sayaç değerini davalı şirkete bildirmemesi, ne davacıya ne de davalıya yüklenecek bir vakıadır. Burada sözleşme rizikosunun nasıl paylaşıldığına bakılması gerekir. Hükümde yer alan “bu endeks değerinin işletmeye ulaşması ve fatura düzenlenmesi halinde” ibaresinden, davacıya ödeme yapılabilmesinin şarta bağlandığı ve ancak bu şart gerçekleştiği takdirde ödeme yapılacağı açıkça kararlaştırılmıştır. Zaten ödeme miktarı da, usulsüz/kaçak kullanımlardaki gibi işlem başına değil, yine ana hizmet işlerinde olduğu gibi, davalı şirkete bildirilen sayaç değerleri üzerinden, yani endeks okuma ücreti ödenmektedir. Dosya kapsamında, yalnızca okuma sonuçlarında adet olarak ortaya konulan oku gel ihbarnamelerine hangi abonelerin muhatap olduğu tespit edilemediği gibi oku gel ihbarnamesini aldıktan sonra davalı şirkete bildirim yapıp yapmadıkları da anlaşılamamaktadır. Zira hakediş ödemelerinde ayrıca bu konuya ilişkin bir başlık açılmamıştır. “Ana Hizmet Bedeli” olan sayaç okuma işlemi ücreti, bu hizmetleri de kapsadığından, davacı şirkete yönelik ödeme yapılmadığına dair bir kayda rastlanılmamıştır.Taraflar arasında yapılan sözleşme ve eki teknik şartnameye göre işgören davacı şirkete kaçak kullanım, bina yıkık, resmi daire, bina kapalı, boş, kullanım, endeks doğru, tesisat farklı karnede, bağlantı hattından kesilmeli vb. hizmetlerden kaynaklı ödenmemiş herhangi bir alacağı tespit edilememiştir. Tarafların sözleşme dönemlerinde düzenledikleri ve karşılıklı olarak imza ettikleri hakediş raporlarında da aksine bir duruma rastlanılmadığı, hakedişlerin herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın davacı şirketin de kabulünde olduğu, bunun dışında da ilgili dönemde davacının talep ettiği alacak kalemlerine ilişkin talebini içeren herhangi bir ihtarata da rastlanılmadığı" hususunun bildirildiği görülmüştür.
05.11.2024 Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " ... Genel Müdürlüğünün 28.02.2022 tarih ve... tarihli cevap ve ekleri, hakediş raporları, İstihkak rapor ve ekleri, istihkak tespit tutanaklarının tekrar incelenmesi sonucunda da kök rapordaki tespitlerin aksine bir tespite rastalamadıklarını, kök rapordaki görüşlerin aynen savunulduğunu, dosya içerisinde "endeksör hakediş raporları " başlıklı ayrı bir rapora rastlanılmadığını, kök rapor hazırlanırken de ek rapor hazırlanırken de bu başlık altında ayrı bir belge dosyada bulunmamakta olduğu" hususunun bildirildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava, tacirler arası hizmet alım sözleşmesi nedeni ile alacak istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı ile davacı ile davalı arasında ... ilinde davalı şirketin iştigal konusunu oluşturan sayaçların davacı tarafından okunmasına yönelik hizmet alım sözleşmesinin imzalandığı, davacının sözleşmede yüklenici olduğu ve hak edişlerinin eksik ödendiğini iddia ettiği, davalının ise zamanaşımı ve 2010 yılı öncesine ilişkin talepler bakımından pasif husumet ehliyeti yokluğu itirazında bulunmuş olup davacının herhangi bir hak ediş alacağının bulunmadığına yönelik cevabi beyanda bulunduğu, dosya içerisinde davacının 2013 yılı mayıs ayına kadarki hak edişlere ilişkin herhangi delilin bulunmaması sebebiyle davalının pasif husumet ehliyeti yokluğu ve zamanaşımı defisinin reddine karar verildiği, dosya içerisinde 01.05.2013 Sözleşme tarihli Mayıs 2013 dönemine ait 1 no.'lu hakediş ile 30. tarihli Şuat-2016 dönemine ait 34 no.' lu hakedişler arasındaki hakkediş suretlerinin mevcut olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi ile .. ... ve ... için 31.05.2013 - 29.02.2016 tarihleri arasında tüm hizmet faturaları için KDV dahil 5.853.481,74 TL fatura düzenlendiği, davalı tarafça yapılan ödemenin ise 5.529.340,96 TL olduğu, davacının ticari defterlerine göre ... iline ait 31.05.2013-29,02.2016 tarihleri arası 34 adet hakediş raporu düzenlenmiş olup hakedişlere düzenlenen fatura toplamı KDV dahil 3.276.802,29 TL olduğu, davacının ticari defterleri ile sadece ... ili için faturalandırılan 3.276.802,29 TL hizmet bedelinin ne kadarının davalı tarafça ödendiğine ilişkin kaydın bulunmadığı, ödemelerin ...ve .. illeri için birlikte yapıldığı, davacının cari hesabının 324.140,78 TL alacak bakiyesi olduğu, davacının ticari defterlerinin incelenmesi ile 30.06.2016 itibarıyla davacı firmanın davalıdan 25.095,12 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının ticari defterleri ile davalının ticari defterlerinin birbirini doğrulamadığı, yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı davasına konu ettiği ... iline ilişkin ne kadar hak ediş bedelinin ödenmediğini ticari defterleri ile net şekilde ispat edemediğinden bu talebin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında yapılan sözleşme ve eki teknik şartnameye göre davalı şirketin durum kod ve kaçak bildirimlerini tutanağa ve tahakkuka bağlaması şartı konulduğu; bu itibarla tutanağa ve tahakkuka bağlanmayan işler için davacının hizmet bedeli talep etme hakkı bulunmadığı, davalı idare tarafından bu bildirimlerin dürüstlük kuralına aykırı şekilde geciktirildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delilin bulunmadığı, tarafların sözleşme dönemlerinde düzenledikleri ve karşılıklı olarak imza ettikleri hakediş raporlarında da aksine bir duruma rastlanılmadığından bu alacak talebi yönünden da davacının talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme ekinde yer alan teknik şartnameye göre; tüketicinin bahçesinde köpek var, girilemiyor vb. gidi okunamaması halinde EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve ilgili mevzuat uyarınca yüklenici kullanım yerine bırakacağı bir bildirim (oku gel ihbarnamesi) ile, tüketiciden sayaç değeri tespit ederek şirkete bildirmesi gerektiği, dosya kapsamında, yalnızca okuma sonuçlarında adet olarak ortaya konulan oku gel ihbarnamelerine hangi abonelerin muhatap olduğu tespit edilemediği gibi oku gel ihbarnamesini aldıktan sonra davalı şirkete bildirim yapıp yapmadıkları da anlaşılamadığı, zira hakediş ödemelerinde de ayrıca bu konuya ilişkin bir başlık açılmadığı, Ana Hizmet Bedeli olan sayaç okuma işlemi ücreti bu hizmetleri de kapsadığından davacının bu alacak talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında yapılan sözleşme ve eki teknik şartnameye göre işgören davacı şirkete kaçak kullanım, bina yıkık, resmi daire, bina kapalı, boş, kullanım, endeks doğru, tesisat farklı karnede, bağlantı hattından kesilmeli vb. hizmetlerden kaynaklı ödenmemiş herhangi bir alacağının dosyadaki delilerle tespit edilemediği, tarafların sözleşme dönemlerinde düzenledikleri ve karşılıklı olarak imza ettikleri hakediş raporlarında da aksine bir durumun olmadığından davacının bu alacak talebine ilişkin olarak talebini ispat edemediği değerlendirilmiş, neticeten davacının taleplerini ispat edememesi sebebiyle davanın reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın reddine ,
2-Karar tarihinde yürürlükle bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40 -TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.793,14 TL ve 3.742,36 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.535,50 TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 4.920,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı tarafından yatırılan gider avansı ve yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 6. madde uyarınca belirlenen taktiren 51.862,52-TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda , kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf'a kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
09/07/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır