T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/169 Esas
KARAR NO :2025/303
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:05/10/2018
KARAR TARİHİ:08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/12/2014 günü ..., yönetimindeki tescilsiz motosikletle, ... ili ...-Zeytinli karayolunda seyir halindeyken ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması neticesinde çift taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza esnasında tescilsiz motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'ın yaralanarak geçici/kalıcı işgücü kaybına uğradığını, kazaya ilişkin soruşturma ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından (Soruşturma No:...) yürütülmüş ve şikayet yokluğu sebebiyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verildiğini, kaza sonrasında tanzim edilen Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre plakasız ve tescilsiz motosiklet sürücüsü ... asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkiline çarpan aracın tescilsiz ve plakasız olması nedeniyle işbu dava Güvence Hesabına yöneltildiğini, müvekkilinin kazadan sonra ... ... Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını, daha sonra ... Devlet Hastanesi'nde ve ... Devlet Hastanesi'nde tedavileri yapıldığını, müvekkilinin tüm bu hastanedeki operasyonlara ve tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığını, müvekkilce davalı Güvence hesabına dava açmadan önce bedeni zararın tazmini için başvuruda bulunulduğunu, ancak bu talebin kurumca reddedildiğini, işbu belirsiz alacak davası kapsamında, müvekkilindeki geçici ve kalıcı işgücü kaybının tespitiyle buna göre ödenmesi gereken tazminatın hesaplanarak şimdilik 200,00 TL tutarındaki kısmının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, hükmedilecek tüm tazminata kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 27/12/2014 tarihinde sürücü ve tescilsiz motor bisiklet ile seyir halinde iken motor bisikletin yapmış olduğu kaza neticesinde davacının malul kaldığını, bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının davacının kusuru oranında olmak üzere, yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kazaya neden olan araç plakasız ve tescilsiz bir motosiklet olduğunu, KTK'nun tanımlar başlıklı 3. Maddesinde motorlu bisiklet, "Silindir hacmi 50 cm 3'ü geçmeyen, içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km 'den az olan bisiklettir" şeklinde tanımlandığını, yine aynı kanunun 103. Maddesinde de, motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluklarının genel hükümleri tabi bulunduğu belirtildiği, KTK'nun bu hükümlerine göre, motorlu bisikletlerin neden oldukları zararlardan dolayı sorumluluk genel hükümlere tabi olduğunu, bu sebeple ilgili davada müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini maluliyet hesaplamasının yapılabilmesi için davacının Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini ayrıca aktüerya hesaplamanın yapılmasını talep ettiği, SGK tarafından davacıya iş göremezlik sebebiyle bağlanan gelirlerin tespitini, poliçe teminatına girmeyen kazanç kaybı, tedavi gideri, bakım, yol, masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddini, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalacı iş göremezlik tazminatı istemlerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... CBS ... soruşturma sayılı dosyası, hasar dosyası, ifade tutanakları, hastane tedavi belgeleri, epikriz raporları, SGK kayıtları, ATK raporu ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Mahkememizin 13/02/2020 tarih ve ... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davaca vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, İstanbul BAM 40. Hukuk Dairesi'nin 2020/2457 Esas 2021/17 Karar sayılı ilamıyla "...Her ne kadar mahkemece aracın üretimini yapan kuruma yazılan yazıya verilep cevap doğrultusunda aracın motor kapasitesinin 50cc altında kaldığı kabul edilerek karar verilmiş ise de, bu kabul şeklinde isabet bulunmamaktadır.
Zira, davaya konu aracın üretimini yapan Kuruma yazılan yazıya verilen cevaplarda, belirtilen şase numarası üzerinden kayıt bulunamadığı bildirildikten sonra “...” modelin 50cc altında üretiminin yapıldığı bildirmiştir. Oysa ki, kaza tespit tutanağında, kazaya karışan tescilsiz motosikletin markası “...” olarak belirtilmiş olup; yazı cevabında ... model motosikletten kastedilenin, kazaya karışan araç olup olmadığı tam olarak anlaşılamamaktadır.
HMK 353/1-a/6. maddesinde esasa etkili nitelikteki delillerin toplanmamış olması kararın kaldırılması nedeni olarak öngörülmüştür.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre kaza tespit tutanağında araç, kod tablosunda (3) mot.bisiklet olarak işaretlenmiş ise de, açıklamalar kısmında motosiklet denildiği, yine 27.12.2014 tarihli ceza tutanağında aracın şase numarası yazılmak suretiyle niteliğinin motosiklet olarak belirtildiği karşısında, aracın üretimini yapan kuruma yeniden yazı yazılarak ve yazıya kaza tespit tutanağının okunaklı olan bir sureti, şase numarasını belirten ceza tutanağı ve kurumun 16.01.2020 tarihli son yazı cevabı eklenerek, bu son yazı cevabında ... modelden kastedilenin, kaza tespit tutanağı ve ceza tutanağında belirtilen kazaya karışan araç olup olmadığı, eğer öyle ise kazaya karışan aracın, ... model olduğunun ne şekilde tespit edildiği sorulduktan sonra gerekirse davacı vekilinin bu konuda bildirdiği deliller de toplanarak neticesinde bir kanaate varılamaması halinde ispat yükünün davalı üzerinde olduğu gözetilerek kusur, maluliyet durumu ve hesaba ilişkin diğer deliller toplanmak suretiyle bir karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." bahisle kaldırılmıştır.
Talimat ile dinlenen davacı tanıklarından, ... "Ben davacıyı tanımıyorum. İsmini ilk defa burada duydum. 2014 yılındaki davaya konu kazayı hatırlamıyorum. Ben ...'te polis memuru olarak görev yapmaktayım. Muhtemelen davaya konu kazaya ben baktım. Şuan bana göstermiş olduğunuz tutanakta gördüğüm kadarı ile ben tutmamışım. Bu nedenle davaya konu kaza nasıl gerçekleşti bilmiyorum. Tutanakta silik bir isim var benim ismim olabilir ancak üzerinden çok zaman geçtiği için hatırlamıyorum" şeklinde,
Tanık ..., " Davacı benim eski kız arkadaşım olur. Davaya konu kazayı ben yaptım. Kendi isteği ile benim motosikletime bindi. Havada hafif yağmur vardı. Işık yeşil ışığa döndüğünde ben hareket ettim. Benim sağ tarafımdaki araç kavşaktan çıkıyordu. Araç bizi gördüğü halde frene basmayıp gaza bastı. Daha sonra da kaza gerçekleşti. Benim başlım tamponun altında kaldığı için gerisini hatırlamıyorum. Davacının fümer kemiği kırılmıştı. Bu sebepten ameliyat oldu hastanede yattı." şeklinde,
Tanık ..., " Olaya ve kazaya ilişkin olarak aradan uzun yıllar geçmesi nedeniyle hiç bir şey hatırlamıyorum. Daha önceden bu kazaya ilişkin mahkeme önünde beyan vermedim. İlk kez burada veriyorum. Olayı hatırlamıyorum. Kaza tespit tutanağındaki gibi olduğunu tahmin ediyorum. Kaza anında gördüğümüzü, tespit ettiğimizi doğrudan tutanağa geçiriyoruz." şeklinde,
Tanık ..., "Olay tarihinde ... isimli iş yerinde plasiyer olarak çalışıyordum. Dava konusu kaza ... Zeytinli yol kavşağında meydana geldi. Kazaya karışan motosikletin sürücüsü kırmızı ışıkta geçerek benim kullanmış olduğum şirket aracına ön taraftan çarptı. Motosiklette 2 kişi vardı ve kaskları yoktu. Ehliyetleri de yoktu, çarpma sırasında her ikisi de yere düştü ancak ciddi bir yaralanma olmadı. Takriben 25 yaşlarındaydılar. Ben bana çarpan motosikletin motor hacmini bilmem ancak büyük boy tekerlekli bir motosikletti. Yani scooter tipi değil onun bir büyük boy modeliydi. Kullandığım araçta sol ön far kırıldı, kaportada hafif bir içine göçme oldu. Araçtaki hasarı ben kendim karşıladım." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi ile 27/12/2014 tarihli trafik kazasında meydana gelen maluliyet oranının ve süresinin tespiti hususunda hazırlanan 17/10/2023 tarihli ATK kusur raporunda; Sürücü ...'nün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Dosyanın Adli Tıp Kurumu'na tevdi ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirme yapılarak davacının 27/12/2014 tarihli kaza nedeniyle; Kaç gün iş ve güçten kaldığı, Kaç günde iyileşeceği, Sürekli iş görmezlik durumu ve oranı, Yaralanmasının bu kaza ile illiyet bağı olup olmadığı hususlarında hazırlanan 29/04/2024 tarihli ATK raporunda; Mevcut belgelere göre ...’ın 27/12/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi ile iş göremezlik tazminat hesabı hususunda hazırlanan 01/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... ...'ın 27/12/2014 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası 9 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının, kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 7.871,75 TL olduğu, SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, sağlık giderleri /tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, sürekli maluliyetinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların bildirdiği belgeler, ... CBS ... soruşturma sayılı dosyası, hasar dosyası, ifade tutanakları, hastane tedavi belgeleri, epikriz raporları, SGK kayıtları, İstanbul BAM 40. Hukuk Dairesi'nin 2020/2457 Esas 2021/17 Karar sayılı ilamı, gelen müzekkere cevapları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazası nedeni ile haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Haksız fiile ilişkin trafik kazası 27/12/2014 tarihinde meydana gelmiştir. 17/10/2023 tarihli kusura ilişkin ATK Trafik İhtisas Kurulu raporu ile oluşan kazada sürücü ...'nün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu tespit edilmiştir. İstanbul ATK'nın 29/04/2024 tarihli raporu ile ...’ın 27/12/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş ve 01/11/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir. Dosya kapsamında aldırılan 17/10/2023 tarihli kusura ilişkin ATK Trafik İhtisas Kurulu raporu, maluliyete ilişkin olarak düzenlenen İstanbul ATK'nın 29/04/2024 tarihli raporu ile tazminat kalemlerine ilişkin 01/11/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporu ayrı ayrı denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; maddi tazminat yönünden yapılan hesaplamaların olaya ve dosya kapsamına uygun olması denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması hasebiyle 01/11/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile; 7.871,75 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 05/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
A) 7.871,75 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 05/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B) Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 537,71-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 63,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 474,31-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL peşin harç, 35,90-TL başvurma harcı, 27,50-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 99,30-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 2.345,00-TL ATK ücreti, 2.960,05-TL posta giderleri olmak üzere toplam 9.805,05-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %99'unun davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, %0,5'inin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 7.871,75-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 1,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.08/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır