T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/214 Esas
KARAR NO: 2023/697
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 26/03/2021
KARAR TARİHİ: 12/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ...'un 04.10.2019 günü ... ili ... ilçesinde sürücü davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ve davalı ... A.Ş. sigortalısı ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada yaralanarak sakatlandığını, olayda müvekkili davacı ...'un herhangi bir kastı ya da kusuru bulunmadığını, davalıların ise kusurlu veya kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, olay sebebi ile yaralanıp çok erken yaşta hem bedenen hem de zihnen sakat kalan müvekkilim davacı ...'un geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik kaybı zararlarından dolayı maddi kaybı fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olup hesap bilirkişisi tarafından davacının gerçek zararı tespit edildiğinde davamız ıslah edilip gerçek maddi zararımız talep edileceğini, müvekkili davacı ...'un , olay sebebiyle ağır bir şekilde yaralandığını, yürüyüşünün bozulduğununu, oturup kalkamaz hale geldiğini, bacaklarını tam basamaz ve tek başına ayakta duramaz hale geldiğini, yüzünde ve vücudunda kalıcı izler meydana geldiğini, tedavi süreci boyunca bakıma muhtaç kaldığını, uzun süre hastanede yattığını, olayın kendisinde yarattığı psikolojik travma sebebiyle büyük acı ve elem duymuş ve çok genç yaşta sakat kalması sebebiyle de hayatı boyunca duymaya devam edeceğini belirterek, geçici iş göremezlik kaybı zararından dolayı 500,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine, sürekli iş göremezlik kaybı zararından dolayı 500,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacı ...'a ödenmesine, maddi tazminata ilişkin fazlaya dair talep ve dava haklarımızın saklı tutulmasına, hükmolunacak tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisiz mahkeme de açıldığını, kazanın meydana geldiği yerin ... ili, mağdur davacının yerleşim yerinin ... ili, davalı müvekkilinin yerleşim yerinin de ... ili olduğunu, bu suretle yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğundan öncelikle Yetkisizlik Kararı verilmesini, esasa ilişkin olarak da; taraflar arasında gerçekleşen trafik kazası ile ilgili ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E – ... K. sayılı dosyası ile kovuşturma yapılmış olup; müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının ise asli kusurlu olduğu sabit olduğundan müvekkilinin beraatine karar verildiğini ve dosya kesinleştiğini, müvekkilinin kendisine ait ... plakalı araç ile seyir halinde iken; müvekkile yeşil ışığın yandığı kavşaktan geçmek istediği esnada, bisikleti ile yolculuk yapan davacının yol hakkı müvekkilde olmasına karşın trafik kurallarını ve trafik ışıklarına dikkat etmeksizin müvekkilin aracına çarptığını, söz konusu kazaya ilişkin olarak kaza tespit tutanağı incelendiğinde yol hakkının müvekkilde olduğu ve müvekkilin yeşil ışık ile geçiş üstünlüğünün olduğunun açıkça belirtildiğini, yine ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasınca ... Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda; çarpma noktasının yeri, sanık sürücü sevk ve idaresindeki otomobilin son duruş konumu hususları birlikte incelendiğinde sanık sürücü ...'ın mahal hız limitleri altında seyrettiği ve mahalli kavşağa yeşil ışıkta girdiği esnada gidiş istikametine göre sağından seyredip kırmızı ışıkta giren mağdurun sevk ve idaresinde olan bisiklete çarptığı anlaşılmakla sanık sürücü ...' ın meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı yönünde rapor oluşturulduğunu, müvekkilin kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının kendi kusuru ile sebebiyet verdiği yaralanmasından kaynaklı (olduğunu iddia ettiği) maddi-manevi zararının müvekkil tarafından karşılanması hak ve adalet ile bağdaşmayacağını, kazanın oluşumunda dahi kendi kusuru olmamasına karşın müvekkilinin, davacı çocuğun üzülmemesi adına vicdanen tüm zararlarını giderdiğini ve telefonunun kırıldığını iddia eden davacıya sıfır bir telefon aldığını, davacının maddi zararının giderildiğini de ceza mahkemesinde açıkça belirttiğini, müvekkilinin bu iyi niyetli davranışına karşın davacının kötü niyetli olarak eldeki davayı açarak haksız kazanç elde etme gayreti içerisine girdiğini belirterek, haksız ve kötüniyetli açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf müvekkil şirkete yapmış olduğu başvuruda eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK madde 97 uyarınca işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin işbu dava konusu eksik başvuru nedeniyle temerrüte düşmediğinin aşikar olduğunu, dava konusu hasara ilişkin müvekkil şirket nezdinde ...nolu hasar dosyası açıldığını, Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde 03/06/2019 -03/06/2020 tarihlerini kapsayan ... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat taleplerinin şahıs başına geçerli olan teminat limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu Genel Şartlarda üzerine aldığı sorumluluk olduğunu, kazazedenin kazaya sebep olan sigortalı veya sürücüden Borçlar Kanunu gereğince talep edebileceği tüm tazminatları değil, bu tazminatlardan bir kısmı olan ve Genel Şartlarda belirlenmiş tazminatları karşılama yükümlülüğünde olduğunu, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespitini talep ettiklerini, müvekkil şirketin kazaya karışan aracın ZMMS Poliçesini düzenleyen şirket olup, müvekkil Şirketin sorumluluğu poliçe limitleri dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağı incelendiğinde davacı yanın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun açık ve net olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu ZMMS Genel Şartları gereğince hiçbir şekilde geçici iş göremezlik tazminatını ihtiva etmediğini, bu tazminatın sadece SGK’dan talep edilebileceğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkil şirkete sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti halinde tazminat hesabı için davacı gerçek gelirinin tespiti gerektiğini, davacının müvekkil şirkete başvurusuna rağmen ödeme olmaması sebebiyle temerrüt faizi talep ettiğini, davacıya ait tazminat hesabının ana unsurlarından olan özrülülük oranı raporu sunulmadığını, özür oranı belli olmadığı için ödenecek tazminatın belli olmadığını, müvekkilinin ancak özürlülük oranının ve kusur oranının tespitinden sonra temerrüte düşmüş kabul edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 ve devamı maddeleri ile 97 maddesi kapsamında, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ile araç sürücüsüne yönelik maddi ve manevi tazminat talepli eda davasıdır.
HMK'nun 320.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davaya konu trafik kazasındaki tarafların kusur durumları ve davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, hastane kayıtları, tedavi belgeleri, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E – ... K. sayılı dosyasının örneği, poliçe örneği, trafik kaydı, trafik kazası tespit tutanağı ve ATK raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kuruluna sevki ile kusur hususunda hazırlanan 13/04/2022 tarihli raporun sonuç kısmında; Davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, davacı sürücü ...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna sevki ile hazırlanan 27/02/2023 tarihli raporun sonuç kısmında; Mevcut belgelere göre Süleyman ve Songül oğlu, 03/12/2004 doğumlu, ...’un 04/10/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirilmesinde; yer almayan cetvel, şekil ve tabloların, yer aldığı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla küçüğün tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) haftaya kadar uzayabileceği, söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksiniminin olmadığı bildirilmiştir.
ATK raporları dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 maddesinde düzenlenen motorlu araç işleten ile araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun hukuki niteliği kural olarak tehlike sorumluluğudur. Mezkur Kanunun 85/1 maddesi uyarınca "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Yine aynı kanunun 58/son maddesi uyarınca "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." Bu düzenlemeler kapsamında motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin, motorlu aracın işletilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararlardan sorumluluğu kusur(haksız fiil) sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen yükümlülüğünün ihlaline dayanan olağan sebep sorumluluğu niteliğinde de değildir. Tehlike sorumluluğu niteliğindeki bu sorumluluğun doğması için, motorlu aracın işletilmesine özgü tipik tehlikenin gerçekleşmesi yeterli olup motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin kusuru yahut objektif özen yükümlüğünü ihlali aranmaz. Motorlu taşıt işletenin olağan sebep sorumluluğu istisna olup 2918 Sayılı Kanun'un 85/3 fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre işletme haline olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. Somut olayda meydana gelen trafik kazası aracın işletilmesi sırasında meydana geldiğinden, işletenin sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğunda şüphe yoktur. Bu sebeple işleten ancak kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi ile motorlu araç işleten veya teşebbüs sahibine zorunlu mali sorumluluk sigortası yapma mecburiyeti getirilmiştir. Bu düzenleme ile sigortacının, motorlu taşıt işletenin veya teşebbüs sahibinin motorlu taşıtın işletilmesinden doğan sorumluluğunu teminat ile sınırlı olmak üzere karşılaması amaçlanmıştır. Aynı kanunun 92 maddesinde ise zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı tahdidi biçimde sayılmıştır. Maddeye göre; aşağıdaki hususlar zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu dışındadır.
"a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f) Manevi tazminata ilişkin talepler. "
Somut olayda; taraflar arasında çözümlenmesi gereken ilk husus, taraflar arasındaki uyuşmazlık konularından biri de olan dava konusu kazada tarafların kusur durumunun ne olduğu hususudur. Eldeki davada davacı taraflar, davalı şirketin sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın davacı ...'a çarpması neticesinde sakat-malül kaldığını, bu nedenle davalı araç sürücüsü ile sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. İşbu davaya konu trafik kazası nedeniyle ... plakalı araç sürücüsü ... hakkında ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E – ... K. sayılı dosyasın üzerinden kovuşturma yapılmış olup; davalının herhangi bir kusurunun olmadığı, davacının ise asli kusurlu olduğu sabit olduğundan davalının beraatine karar verildiği ve dosyanın kesinleştiği, davalının kendisine ait ... plakalı araç ile seyir halinde iken; davalıya yeşil ışığın yandığı kavşaktan geçmek istediği esnada, bisikleti ile yolculuk yapan davacının yol hakkı davalıda olmasına karşın trafik kurallarını ve trafik ışıklarına dikkat etmeksizin davalının aracına çarptığını, söz konusu kazaya ilişkin olarak kaza tespit tutanağı incelendiğinde yol hakkının davalıda olduğu ve davalının yeşil ışık ile geçiş üstünlüğünün olduğunun açıkça belirtildiği, yine ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasınca ... Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda; çarpma noktasının yeri, sanık sürücü sevk ve idaresindeki otomobilin son duruş konumu hususları birlikte incelendiğinde sanık sürücü ...'ın mahal hız limitleri altında seyrettiği ve mahalli kavşağa yeşil ışıkta girdiği esnada gidiş istikametine göre sağından seyredip kırmızı ışıkta giren mağdurun sevk ve idaresinde olan bisiklete çarptığı anlaşılmakla sanık sürücü ...' ın meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı yönünde rapor oluşturulduğu, işbu dava dosyasında aldırılan ATK raporunun dosya kapsamında aldırılan diğer raporlar ile uyumlu olması, raporun dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli olması sebepleriyle ilgili ATK raporu kusur değerlendirilmesi bahsinde Mahkememizce hükme esas alınmış olup davalının kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığı kanaatine varılmakla davacının kendi kusuru ile sebebiyet verdiği yaralanmasından kaynaklı maddi-manevi zararının davalılar tarafından karşılanmasının hukuka uygun olamayacağı değerlendirilerek yukarıdaki açıklamalar ile birlikte ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan rapor ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak sigortalı araç sürücüsü olan ...'ın davaya konu kazanın gerçekleşmesinde kusuru bulunmadığından Mahkememizce davalı sigorta şirketinin de sorumlu olmayacağı tespit edilerek davanın reddine karar verilmiş ve tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 269,85-TL maktu karar ve ilam harcının, dava açılırken davacı taraftan peşin olarak alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 210,55-TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar ... Aş ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen maddi tazminat miktarı üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 1.000,00-TL vekalet ücretinin, davacılardan tahsili ile davalılar ... Aş ve ...'a verilmesine,
5-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin, davacılardan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
6)Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/10/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*