T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/215 Esas
KARAR NO: 2023/867
DAVA: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/07/2020
KARAR TARİHİ: 13/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM/
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin ekli 13.07.2016 tarihli acentelik sözleşmesi ile davalı Sigorta Şirketinin 25.07.2019 tarihine kadar ... Bölge Müdürlüğüne bağlı olarak sigorta acenteliğini yaptığını ve ve davalının ... 10 Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu azilname-fesih ihbarı ile acenteliğini bir sebep gösterilmeksizin fesih edildiğini, müvekkilin 13.07.2016 yılından itibaren acenteliğin feshine kadar 3 yıl ve 12 gün acentelik hizmeti verdiğini, acentelik görevinde oldukça yüksek istihsal gerçekleştirdiğini. müvekkilinin davalı sigortaya yaptığı toplam üretimden hak kazandığı pirim kazancının yaklaşık 263.000-TL, yıllık aldığı komisyon ortalamasının 85.000-TL civarında olduğunu, davalının müvekkil acenteliğini herhangi bir sebep göstermeksizin feshettiğini, acenteliğin feshinden sonra müvekkilinir portföyündeki müşterilerin önemli bölümünün davalı sigortanın müşterisi olduğunu ve davalı şirket üzerinden sigortalılıklarını sürdürdüğünü, beyan ederek, şimdilik 25.000,00-TL portföy tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacı ile müvekkil şirket arasında 13.01.2016 tarihinde bir Acentelik Sözleşmesi imzalandığını; bu sözleşmeye istinaden taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu, ticari ilişki devam ederken 13.07.2016 tarihinde taraflar arasındaki sözleşmenin yenilendiğini, müvekkil şirketin adresinin ...olması nedeniyle, yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının sözleşmede yazılı ve kendisine yetki verilen branşlar genelinde üretim yapmadığını, yaptığı üretimlerde ise hasar/prim oranının yüksek olduğunu, bu hususun düzeltmesi için davacı tarafın uyarılmasına rağmen, bir düzelme göstermediği için sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini, davacı acenteye ... 10. Noterliği vasıtasıyla ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile 3 ay sonra sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, davalı acenteden bu süre içerisinde herhangi bir itiraz veya noter kanalıyla karşı ihtar gönderilmediğini, 3 aylık sürenin sonrasında ... 10.Noterliğinin ...tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fesih işlemi gerçekleştirilerek sözleşmenin haklı sebeple sona erdirildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE/
Dava, acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme tazminatının tazminine ilişkindir.
Davacı, acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davalı ise acentelik sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini ileri sürmektedir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.07.2016 tarihli acentelik sözleşmesine, 25.07.2019 tarihli azilname ve fesihnameye, müvekkilinin acente ticari defter ve kayıtlarına, zmss ve kasko yangın v.b. poliçe kayıtlarına, davalı sigorta şirketinin ticari defter ve kayıtlarına, poliçelere, banka kayıtlarına, bilirkişi incelemesine, ... büro dosya no, ... arabuluculuk nolu 17.07.2020 tarihli arabuluculuk anlaşamama tutanağına, tanığa v.b. diğer kanuni delillere delil olarak dayanmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Acente Sözleşmesine, Fesih ihtarnameleri ve tebliğ şerhlerine, azilnameye ve fesihnameye, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarına, tüm poliçe, hasar kar, prim ve bunlarla sınırlı olmamak üzere var olan kayıt ve verileri, davacı davalı ticaret sicil evraklarına, ticaret sicil gazetesine, bilirkişi incelemesine, tanığa, Yargıtay Kararları ve sair delillere delil olarak dayanmıştır.
Davacı vekili 14/09/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile "25.000-TL olarak talep ettikleri portföy tazminatı bedeli tazminatının 30.062,61-TL artırılarak 55.062,61-TL portföy tazminatının acenteliğin haksız olarak feshedildiği 25.07.2019 tarihinden itibaren avans faizi masraf ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini " talep etmiştir.
17/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda "Davalı ... Sigorta Şirketi ile Davacı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri arasındaki 13.07.2016 Tarihinde yapılan süresiz Acentelik sözleşmesi yasal tebligat yapılıp bekleme süresine uyulmak suretiyle 25.07.2019 Tarihi itibariyle Acentelik Sözleşmesinin feshedildiği, 13.07.2016-25.07.2019 tarihleri arasında acentelik sözleşmesi yapılmış fiili olarak ekranın açık olduğu 13.07.2016 tarihinden acentenin kapandığı 25.07.2019 tarihe kadar yaklaşık 37 aylık süre içerisinde iptal edilen üretimler ve iptal edilen komisyon tutarları düşüldükten sonra tüm branşlarda toplam 1.555.040,- TL üretim gerçekleştirerek 183.858,-TL Komisyon geliri elde edildiğine, Acente Branş bazında dağılımı olarak tüm üretim dağılımının: Trafik Branşı 683, Kasko Branşı 4 9, Yangın 4 7, Ferdi Kaza” ve Diğer branşlar 01,5 oranında gerçekleştirildiğine, 2016 senesi rakamları incelendiğinde kazanılmış Hasar Prim oranı 021, 2018 senesi verileri incelendiğinde kazanılmış hasar prim oranı V037, 2018 senesi verileri incelendiğinde kazanılmış hasar prim oranı 478 2019 senesi verileri incelendiğinde kazanılmış hasar prim oranı ”0106 olduğu değerlendirildiğine, denkleştirme (Portföy) tazminatı yönünden 59.629,29 TL tazminat hesaplaması yapıldığı" bildirilmiştir.
17/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda "Huzurdaki davanın; davacı/davalının sigorta acentesi tarafından davalı Sigorta şirketine 25.07.2019 fesih tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte şimdilik 25.000,00 TL portföy tazminatı talepli tazminat davası olduğu, davacı vekili Sayın ...’e 15.03.2023 tarihinde mail gönderilerek Sayın Mahkemenin verdiği görev çerçevesinde inceleme talep edildiği, davacı vekili tarafından ‚davalının defter ve kayıtlarına dayandıklarının taraflarına
bildirildiği, bu halde davacının ticari defterlerini TTK.80 ve HMK. 219. maddeleri gereğince takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davalının 2016-2017-2018 ve 2019 yıllarına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, davacı acente ... Sigorta ile davalı ... Sigorta Kooperatifi (.... Sigorta A.Ş.) arasında 13.07.2016 başlangıç tarihli 16 sf. ve 24 maddeden ibaret bir sözleşmesi tanzim edildiği, taraflar arasında bu yönde ticari
ilişki olduğu, 25.07.2019 fesih tarihi ile 25.07.2020 dava tarihi arasındaki geçen sürede başka acenteleri tarafından 1.290,874,41 TL brüt prim üretildiği, - 693.643,41 TL’sinin iptal edildiği ve neticede 597.231,00 TL net prim üretimi yapıldığının 74.740,41 TL komisyon geliri elde edildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirtilen hedeflere ulaşılamaması durumunda sözleşmenin feshedileceği yönünde bir düzenlenme bulunmadığı, acentenin belirlenen hedeflere ulaşamamasında kusurunun bulunduğunu belirleyen dosya kapsamında bir delil bulunmadığı dolayısıyla sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğinin değerlendirildiği, bu kapsamda da hesaplanan ve sözleşme ilişkisinin 5 yıldan daha az sürmüş olması durumunda faaliyetin devamı sırasındaki ortalama değer esas alınacağından TTK 122/2 gereğince 55.062,61 TL denkleştirme (portföy tazminatı) hesaplandığı, Ticaret Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesap Uzmanı İnceleme ve Değerlendirmeleri Denkleştirme talebi (portföy tazminatı) kapsamında, denkleştirme talebi acentelik sözleşmesinin sona ermesine bağlı hukuki ve mali sonuçlardan bir diğeri olduğu, acente, faaliyeti süresince müvekkili için aynı zamanda bir müşteri çevresini yarattığı, müşterilerini müvekkiline ve müvekkilinin markasına bağlayacağı, yeni müşteriler ve var olan müşteri çevresi ile eski müşteriler ilişkiyi güçlendireceği, derinleştireceği, ancak sözleşmenin sona
ermesi ile birlikte acente artık kazandığı müşterilerle kurulan sözleşme ilişkileri sebebiyle ücret isteyemez ve müvekkili doğrudan veya yeni bir acente vasıtasıyla bu ilişkilerden menfaat sağlamaya devam edeceği, artık ücret hakkı da sona eren acentenin bu aşamada kayıpla başbaşa bırakılması, adil olmayan bir takım sonuçlar meydana getireceği, bu nedenle müvekkilin yararlanmaya devam ettiği bu süregiden menfaati için bir karşılık ödenmesi, acentenin kaybının bir ölçüde dengelenmesi gerekeceği, bu yasal karşılık, denkleştirme bedeli veya portföy tazminatı olduğunu, söz konusu karşılık için “portföy tazminatı” “portföy hakkı” “müşteri tazminatı”, “portföy akçası”, “denkleştirme istemi” gibi bir çok terim önerilmekle birlikte, TTK kabul ettiği kavram “denkleştirme istemi” olduğunu, bu talep, bu istem, hukuken tazminat niteliğinde olmadığını, acente tarafından yaratılan ve müvekkilince yararlanılmaya devam eden müşteri çevresi için ücret alma imkanı kaybetmesinin tazminat yanında ayrıca denkleştirici bir karşılığı olduğunu, acentelik sözleşmesinin sona ermesi şekline bağlı olarak TTK m. 121/4-5 hükümlerindeki tazminat veya genel hükümlerden hareketle tazminat hakkının varlığı denkleştirme talebine engel olmadığını, zira bunların hem hukuki dayanağı farklı olduğunu, hem de bunlar birbirini ikame etmeyeceğini, tazminat ve denkleştirme kümülatif olarak talep edileceğini, denkleştirme talebinin koşulları, TTK m. 122 hükmü uyarınca sözleşmenin sona ermesi, yeni ve sürekli müşteriler, acentenin ücret kaybına uğraması, denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olması denkleştirme bedelinin hesaplanması denkleştirme bedeli, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır (TTK m. 122/2). Kanunen belirlenen bu eşik, üst sınırdır. Ödenecek denkleştirme bedelinin hesaplanmasında üç aşamalı bir işlem söz konusu olur. İlk aşamada öncelikle müvekkilin menfaati, daha sonra da acentenin kaybı hesaplanır. Bulunan miktar, ham karşılıktır. Bu aşamada sözleşmenin sona erdiği tarih esas alınarak menfaat ve kayıp ile ilgili tüm somut veriler göz önünde Bulundurulur. Ancak neticede yine de tahmini bir hesap yapılır. Elde edilen sonuç hakkaniyet denetimine tabi tutulur. Hakkaniyet, verinin niteliğine göre, bedelin artmasına veya azalmasına nede olabilir. Hesaplama şeklini gösterir esaslar, acentenin aleyhine sonuç doğurmadığı ölçüde geçerlidir. Dolayısıyla acente için daha yüksek bir denkleştirme bedelinin çıkması neticesini, bir hesaplama yönteminin karşılaşltırılması da hukuken mümkündür. Sigorta Sektörü Uzmanı İnceleme Ve Değerlendirmeleri: Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirmesi sonucu taraflar arasındaki
acentelik ilişkisinin 3.07.2016-25.07.2019 tarihleri arası devam ettiği, Davalı sigorta şirketince sözleşme kapsamında tek taraflı usulüne uygun tebligat yapmak suretiyle fesih hakkı olduğu ancak fesih sebebinin haklı fesih sayılan hallerden olmadığı anlaşılmakta olup davacı acentenin ilgili yasadan kaynaklı şartların oluşması halinde denkleştirme (portföy) tazminat talep hakkı olacağı değerlendirilmiştir.
Taraflar arasında 13/07/2016 tarihli acentelik sözleşmesi akdedildiği, söz konusu sözleşmeye göre davacının davalının acentesi olarak faaliyet göstereceği ve kendisine verilen vekaletname ile belirlenen sigorta dallarında sigortacılık yapacağı hüküm altına alındığı, davalı ... Sigorta A.Ş. ... 10. Noterliği ... tarih, ... yev. no.lu muhatap davacı ... Sigorta’ya gönderilen ihtarname ile 3 aylık sürenin sonrasında hüküm doğuracak şekilde usulüne uygun şekilde 25.07.2019 tarihinde fesih edildiği, Acente Branş bazında dağılımı olara tüm üretim dağılımının: Trafik Branşı %83, Kasko Branşı % 9, Yangın % 7, Ferdi Kaza % 1 ve Diğer branşlar % 01,5 oranında gerçekleştirildiği, Hasar Prim oranı %21, 2017 senesi verileri incelendiğinde kazanılmış hasar prim oram %37, 2018 senesi verileri incelendiğinde kazanılmış hasar prim oranı %78, 2019 senesi verileri incelendiğinde azanılmış hasar prim oranı %106 olduğu değerlendirildiğinde, Hasar prim oranının artış gösterdiği anlaşılmakta olup 2016,2017,2018 ve 2019 yıllarının hasar prim ortalaması %60,5 olarak hesaplandığı, 25.07.2019 fesih tarihi ile 25.07.2020 dava tarihi arasındaki geçen sürede başka acenteleri tarafından 1.290,874,41-TL brüt prim üretildiği, 693.643,41-TL’sinin iptal edildiği ve neticede 597.231,00-TL net prim üretimi yapıldığının 74.740,41-TL komisyon geliri elde edildiği, Taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirtile hedeflere ulaşılamaması durumunda sözleşmenin feshedileceği yönünde bir düzenlenme bulunmadığı, acentenin belirlenen hedeflere ulaşamamasında kusurunun bulunduğunu belirleyen dosya kapsamında bir delil bulunmadığı dolayısıyla sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğinin değerlendirildiği, bu kapsamda da hesaplanan ve sözleşme ilişkisinin 5 yıldan daha az sürmüş olması durumunda faaliyetin devamı sırasındaki ortalama değer esas alınacağından TTK 122 gereğince 55.062,61 TL denkleştirme (portföy tazminatı) hesaplandığı, olası Portföy Tazminatı Hesaplaması (55.062,61 TL): yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere davacının portföy kaybının bu günkü değeri aşağıdaki gibi hesaplandığı, davacı-...Davacının Portföy Kaybının Bugünkü Değeri Yıllar İtibariyle % 9'dan Bugünkü Bugünkü Yıllar Net Kar Acentenin Kaybı Değer Faktörü Değer 1. Yıl 34.048,85 TL 34.048,85 - (34.048,85 x % 20= 6.809,77) =27.2 9,08 TL 0,9100 24.787,56 TL 2. Yıl 24.787,56 TL 24.787,56 - (24.787,56 x % 20=4.957,51) = 19.83,05 TL 0,8200 16.260,64 TL 3. Yıl 16.260,64-TL, 16.260,64- (16.260,64 X % 20=3.252,13) =13.008,51-TL 0,7300 9.496,21-TL 4. Yıl 9.496,21-TL 9.496,21 - (9.496,21 x % 20=1.899,24) = 7.4, 6,97 TL 0,6400 4.862,06 TL 5. Yıl 4.862,06 TL 4.862,06 - (4.862,06 x % 20=972,41) = 3.8, 89,65 TL 0,5500 2.139,31 TL toplam kar kaybı= 71.564,26 TL, 57.545,79 TL Tabloda görüleceği üzere; "olası" bir portföy kaybı tutarı 57.545,79 TL olarak hesaplandığı, Hesaplamada iskonto oranının % 9 ve yasal faiz oranı olarak alınması, ilgili yıllarda ekonomik göstergelere göre, oluşan iskonto oranları zaman zaman
değişkenlik gösterse de yasal faiz oranına yakın oranda seyretmesi nedeniyle tercih edildiği, Yeni TTK gereği dava konusu ile ilgili 122. Maddesindeki; "Denkleştirme istemi acentenin (davamızda davacı) son beş yıllık faaliyeti sonucunda aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz, sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır" şeklinde düzenlemeye göre, davacının talep ettiği portföy tazminatı tavanı son beş yıllık hasılat tutarının ortalamasını geçemeyeceği, ancak tarafların acente sözleşmesi kapsamında 13.07.20, 06-25.07.2019 tarihlerinde çalıştıkları ve tam yıl olarak 2017 ve 2018 yıllarında çalıştıkları görülmekle; açıklama tutar 2017 Yılı Net Komisyon 51.858,40 2018 Yılı Net Komisyon 58.266,80 toplam (A) 110.125,20 ortalama (A/2) 55.062,61 buna göre; 21.01.2022 tarihli kök raporda bilirkişi heyeti tarafından davalının kayıtların göre tespit edilen‚ davacı ...’ın Üretim Kayıtları kısmındaki; 2017 yılındaki 51.858,40 TL ve 2018 yılındaki 58.266,81 TL net komisyon bedellerinin toplanması ile 110.125,21 TL olan 2017+2018 net komisyon bedellerinin ortalamasını 55.062,61 TL olduğu buna göre; denkleştirme İsteminin Üst Sınırı olarak 55.062,61 TL hasılat ortalamasına varıldığından; yukarıda davacının portföy kaybının, (iş bu dava açısından üst sınırı olan 55.062,61 TL olduğundan) ve 55.062,61 TL olabileceği, davacı taraf dava dilekçesinde talep miktarını yükseltmek üzere şimdilik 25.000,00 TL portföy tazminatı tutarına fesih tarihi olan 25.07.2019 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep ettiği, TCMB verilerinden 25.07.2019 fesih tarihi itibariyle avans faizin % 19,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 55.062,61 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren % 19,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği" bildirilmiştir.
Dava acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme tazminatının istemine ilişkindir. Genel olarak portföy tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişki devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. Somut olayda uygulanması gereken TTK'nın 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "portföy tazminatı", "portföy akçesi" olarak da ifade edilen bu tür tazminat, 5684 sayılı Sigorta Kanununun 23/16. maddesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebileceği şeklinde düzenlenmiştir. Bu tazminat istemi TTK 122. Maddede düzenlenmiştir. Buna göre " Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra;
a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa,
b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve
c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir." denilmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin davalının yasal tebligat yapılıp bekleme süresine uyulmak suretiyle 25.07.2019 tarihindeki fesih ihbarı ile sona erdirildiğine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı vekilinin davacının portföy kazandırmadığına yönelik itirazı bulunmakta ise de hükme esas alınan 17.04.2023 tarihli raporda davacı acentenin sözleşmenin feshi sonrasında müşterilerinin davalının diğer acenteleri tarafından yapılan sigortaları sonucu (25.07.2019-25.07.2020) tarihleri arası 597.231,00 TLnet prim üretimi yapıldığı 74.740,41 TL komisyon geliri elde edildiği görülmüştür. Bu nedenle davalının bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.
TTK 122/3 maddesinde "Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz denilmektedir. Davalı bu maddeye dayanarak acentenin hedef edilen prim miktarlarını tutturamadığından bahisle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği savunmasında bulunmuş ise de belirtilen hedeflere ulaşılamaması durumunda sözleşmenin feshedileceği yönünde bir düzenleme bulunmaması ve
acentenin belirlenen hedeflere ulaşamamasında kusurunun bulunduğunu belirleyen dosya kapsamında bir delil bulunmaması nazara alınarak sözleşmenin feshi için davacının kusurlu davranışına dayanıldığı savunması kabul edilmemiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/5374 E. 2022/7179 K sayılı kararında da "Taraflar arasındaki sözleşmede açıkça, portföyün tamamen kaza sigortasından yapılmış olmasının ya da riskin dağıtılmamasının sözleşmenin 11. maddesine göre haklı nedenle fesih sonucunu doğuracağı belirtilmemiştir. Bu nedenle davacı acente tarafından üretim ortalaması gerçekleştirildiğinden sözleşmenin feshinin haksız olduğunun kabulü gerekir." denilmiştir.
TTK 122/2 maddesinde "Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır." denilmektedir. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi 5 yıl süreli ise de 13.07.2016-25.07.2019 tarihleri arasında devam etmiştir bu nedenle hesaplama yapılırken bu tarih aralığı ortalaması dikkate alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda erken fesih nedeniyle davacının portföy kaybının 55.062,61 TL olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne ve davalının dava tairihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla hüküm altına alınan tazminat miktarının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın kabulü ile; 55.062,61 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 3.761,33-TL maktu karar ve ilam harcından, davacı taraftan peşin alınan 426,94-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 515,00 TL olmak üzere toplam 941,94 TL harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 2.819,39-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve (2) numaralı maddede mahsup edilen toplam 941,94-TL harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı, 6.700,00-TL bilirkişi masrafı 342,50 TL posta giderleri ve diğer giderler olmak üzere toplam 7.096,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Hukuk Muhakemeleri Yasasının 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
7-Davalı tarafça yatırılan gider avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair taraf vekillerinin huzurunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıklandı 13/12/2023
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır