T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/322 Esas
KARAR NO : 2025/48
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/03/2017
KARAR TARİHİ : 23/01/2025
Mahkememizden verilen 19/12/2019 tarih, 2017/265 Esas ve 2019/1018 sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 25/03/2021 tarih, 2020/1358 Esas ve 2021/371 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla, Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalıların müvekkili şirketin sahibi ve yetkilisi olan ...'ın güvenini kazanarak kendilerini sanat erbabı olarak tanıttıklarını, şirket sahibi ...'ın da buna güvenerek davalı ...'a davacı şirketin %45 hissesini verdiğini, ayrıca davalıya olan güveni nedeniyle şahsi hesabından şirkete ... sözleşmesiyle 406.095,82 USD değerinde özel kuyumculuk ve işleme makinaları alarak yatırım yaptığını, tüm ödemelerin şirket yetkilisi ... tarafından yapıldığını, dava konusu 15 kilo 24 ayar külçe altın da şirket yetkilisince davalıya teslim edildiğini, şirketin bulunduğu dairedeki döşeme ve dekorasyon işlemleri için şirket yetkilisinin önemli miktarda harcama yaptığını, müvekkili şirketten 15 kg külçe altın ile 150.000 USD değerinde pırlanta taş, 10.000,00 USD değerinde siyah pırlanta, 90.000 USD değerinde çeşitli kıymetli taş ve 15.000,00 USD değerinde üç adet elmas taşın davalılarca teslim alındığını, davalıların hesap vermemeleri üzerine şirket yetkilisi ...'ın 06.08.2015 tarihinde şirkete gelerek stok sayımı yapılarak davalıların hesap vermesini istediğini, davalı ...'ın şirket yetkilisinin hazır olanların yanında şirket kayıtlarında bulunan 15 kg. külçe altın ile 150.000,00 USD değerinde pırlanta taş, 10.000,00 USD değerinde siyah pırlanta, 90.000,00 USD değerinde çeşitli kıymetli taş ve 15.000,00 USD değerinde üç adet elmas taşı ...'dan teslim aldığını ikrar etmesine rağmen 9 kilo 550 gram külçe altının nerede kullanıldığını açıklayamadığını, altınların ile değerli taş ve paraların şirkette bulunmadığının tutanak imzacıları huzurunda beyan ettiğini, yapılan görüşmede davalının 2 kg. altını ve bir kısım değerli taşları özel borçlarını ödemek üzere kullandığını, 3-4 kg. altını ...'de özel ilişkisi olduğunu beyan ettiği davalı ... ile beraber harcadığını, ...'ın özel ilişkilerini kullanarak kendisini bu işleri yapmaya teşvik ettiğini, kalan altın ve taşları ne şekilde harcadığını hatırlamadığını beyan ettiğini, 07.08.2015 tarihinde şirkette tutulan tutanakta ise şirket çalışanı ...'nun davalıların iş ve şirketle olan ilişkileri hakkında bilgi verdiklerini, beyana göre davalının sürekli şekilde altın bozdurarak döviz aldığını, davalıların eylemleri nedeniyle müvekkilince suç duyurusunda bulunulduğunu ve tazminat davaları açıldığını, davalı ortağın şirketin tasfiyesini sağlamak amacıyla ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, bu durumda müvekkilince şirkete teslim edilen 9,550 Kğ.altının davalıların uhdesinde olduğunu ileri sürerek, 1 kilogram 24 ayar kütçe altının davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1 kilo 24 ayar külçe altının tahsil tarihindeki karşılığı olarak 144.742,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, taraflar arasında ortaklığın giderilmesine dair davaların bulunduğunu, davanın davalı ... yönünden ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, davalı ... yönünden ... 26.İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, zaman aşımı ve husumet itirazlarının bulunduğunu, ...'ın altın ve değerli taş ile özel tasarım mücevher ve sanat objesi üreten sadekar olduğunu, ...'ın mücevher tasarımcısı ve gemolog olduğunu, müvekkilinin hak ettiği ve vaadedilen işçilik ücretlerinin ödenmediğini, ... ait 80'den fazla mücevherin ... tarafından konsinye olarak satılmak üzere irsaliye ile davacıya ait ... şirketine sevk edildiğini ve mücevherlerin davacı tarafından satılmaya başlandığını, ancak davacının bu ticari ilişkinin ilk satışından itibaren bir kez ödemede bulunduğunu, devam eden satışlardan ödeme yapmaktan kaçındığını, müvekkilinin alacağını istemesi üzerine şirket yetkilisinin 06.08.2015 günü yedi kişiyle şirkete gelerek müvekkili ...'ı darp ederek şirkete ait 350 adet mamul, 150 adet yarı mamul, işlenmemiş şirket sermayesi altın ve değerli taş ile 80'den fazla mamul, mücevher, obje, mücevher kalıbı ve ekipmanına el koyduğunu, müvekkilinin şikayeti üzerine ... 58.Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığını, şirket yetkilisinin çok sayıda mücevheri kendi mağazasıyla başka yerlerde satışa sunduğunu, şirket yetkilisi tarafından müvekkili hakkında, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Esas sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılıkça kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin ürünlerini alan şirket yetkilisinin ödemeden kaçınması nedeniyle takas haklarının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, ... 26.İş Mahkemesinin ... Esas, ... 13.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... 16.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ile ... Esas, ... 12.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... 3.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... 54.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, davacı vekilinin delil listesinin Ek 66 ve Ek 67 numarasında bulunan 06/08/2015 ve 07/08/2015 tarihli davalıların imzasını içermeyen tutanak asılları kasaya alınmış, tutanak tanıkları ... ve Kamber İnce adına tanık olarak dinlenilmiştir.
Mahkememizin 07/12/2017 tarihli duruşmasının (6) numaralı ara kararı ile; ''Davalılar vekilinin ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının birleştirilmesi talebinin, anılan davanın ticari şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin olduğu, eldeki davanın alacak davası olduğu, her iki dava arasında yargılamaların birlikte yürütülmesini gerektirecek düzeyde hukuki ve fiili bağlantı bulunmadığı anlaşılmakla REDDİNE'' karar verilmiştir.
Mahkememizin 07/12/2017 tarihli duruşmasının (7) numaralı ara kararı ile; ''Davalılar vekilinin vekilinin ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında ileri sürdüğü derdestlik itirazının anılan davanın ticari şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin olduğu, eldeki davanın alacak davası olduğu, her iki davanın taraf ve konu bakımından aynı olmadıkları anlaşılmakla REDDİNE'' karar verilmiştir.
Mahkememizin 12/04/2018 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''Davalılar vekilinin görev itirazının gelen yazı cevapları doğrultusunda davalı Ümitin tacir olduğu, diğer davalı ... tacir olmamakla birlikte davacı tarafça tazminat talebinin müşterek mütesellsinlen tahsilinin istenildiği bu haliyle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla reddine'' karar verilmiştir.
Mahkememizin 12/04/2018 tarihli duruşmasının (5) numaralı ara kararı ile; ''Davalılar vekilinin bildirdiği tanıkların davacı ile davalı ... arasında işçi ve işveren ilişkisi bulunup bulunmadığına yönelik dinletilmek istenildiği, bu hususun yargılamamızın konusunu oluşturmadığı, iş mahkemesinde devam eden yargılamanın konusunu oluşturduğu anlaşılmakla bu tanıkların dinlenilmesi talebinin reddine'' karar verilmiştir.
Davacı tanığı Tanık ...: "Bana göstermiş olduğunuz (06/08/2015 tarihli tutanak altındaki) imza benimdir, ben ...Şirketi'nde tutanak tarihinde çalışandım, hala orada çalışıyorum, bu şirket de ...'a aittir, ... Şirketi de ...'ın ortak olduğu bir şirkettir, tutanak günü ... ile birlikte ... Şirketi'nin atölyesinin bulunduğu ... semtine gittik, orada benim haricimde 3-4 kişi daha vardı,... ve ... isimli kişiler de vardı, ... çalışanı, ...'ın ... isimli şirketinin çalışanı, ... ise ... çalışanı idi, ...'in o gün orada olup olmadığı hatırlamıyorum, orada eksik altın ve mücevharat ve taşların bulunup bulunmadığının tespiti için sayım yapıldı, ... de orada idi, sayım sonrasında altınlarda ve taşlarda eksiklik çıktı, ... eksik altın ve taşları çocuğunun okul taksidi ve kendi şahsi özel borçları için kullandığını kabul etti, hatta borç benim borcum bir evim var satıp ödeyeceğim dedi, ... ile ilgili herhangi bir şey söylemedi, eksik çıkan altınları ve taşları ... ile birlikte harcadığına dair bir cümle kurmadı, tutanağı kimi hazırladığını hatırlayamıyorum, ben altına imza attım, tutanağı imzalamadan önce okuduğumu hatırlıyorum. Ben ... ile ...'in ayrı bir odaya girerek konuştuklarını gördüm ancak odadan çıktıktan sonra bana az evvel tutanaktan okuduğunuz Ümit'e atfedilen sözlerin ... Hanım ile ilgili kısmını ...'in söylediğini duymadım, böyle bir şeyi hatırlamıyorum, ben olay günü gerçekleşen hadiseler ile ilgili sadece yukarıda anlattığım hususları hatırlıyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı Tanık ...: "Bana göstermiş olduğunuz (06/08/2015 ve 07/08/2015 tarihli tutanak altındaki) imzalar bana aittir, ben tutanakların tanzim edildiği tarihte ... firmasında çalışıyordum, bu firmadan ayrılalı 3-4 yıl kadar oldu, zaten birkaç ay kadar çalıştım, şuanda çalıştığım firmanın taraflarla herhangi bir ilgisi yoktur, 06/08/2015 tarihinde Mapsan firmasına ait atölyede ... ile çalışırken ... ile ..., ..., ... ve ... atölyeye geldiler, ... sayım yapılmasını istedi, ben ... ve ... atölyede bulunan altın, para ve taşların sayımını yaptık, sayım sonrası yüklü miktarda 9-10 kg kadar altın eksik çıktı, yine miktarını hatırlayamadığım taş ve para eksiği de çıktı, ... eksiği kabul ettiğini, eksik çıkan altın ve taşları kendisinin kullandığını söyledi, bunu çok net hatırlıyorum, ama eksik çıkan altın, taş ve paraları ... ile birlikte harcadığına dair bir şey söylemedi, böyle bir şey hatırlamıyorum, sayım sonrasında ... ile ...'in ayrı bir odaya gidip konuştuklarını da hatırlıyorum, çıktıktan sonra da ... ben borcumu kabul ediyorum, ödeyeceğim gibi cümleler söyledi, tutanağı kimi yazdığını hatırlamıyorum, tutanağı imzalamadan önce okudum, ancak tutanağın ... ile ilgili bölümlerini daha doğrusu ...'in o gün orada böyle şeyler söylediğini hatırlamıyorum. Az evvel söylediğim gibi sayım sırasında orada ..., ..., ..., ..., ... ve ben vardık, başka kimse yoktu, sayım bütün gün sürdü, o sırada bu saydığım isimlerden içeri girip çıkanlar oldu, ...'in üzerinde herhangi bir baskı olduğunu hatırlamıyorum, zaten sayımı bana ve ...'a ... kendisi yaptırdı. Tutanak günü (07/08/2015 tarihli) ... ile birlikte atölyede çalışıyorduk, ...'da çalışan usta idi, biz çalışırken ... geldi, ... sohbet esnasında ... ve ...'nın kendisine zaman zaman altın bozdurduklarını söyledi, yine bir yurt dışı seyahati öncesinde ... ve ...'nın kendisinden altın bozdurmasını istediklerini kendisinin de bozdurup götürüp parasını onlara verdiklerini, bazen altın bozdurup döviz aldırdıklarını, ... ve ...'nın sevgili gibi davrandığını anlattı, sonrasında ... bunları tutanağa geçmek istedi, o sırada orada ..., ..., ben ve ... vardı, yalnız yukarıda anlattığım gibi bütün bu konuşmalar sohbet sırasında oldu, bir önceki gün yaşanan olaylardan sonra Sercan bunları ...'a kendi isteği ile anlattı, ... Bey de duyduklarını tutanağa geçmek istedi biz de imzaladık. Ben çalıştığım birkaç aylık süre içerisinde ...'ın anlattığı türden şeyleri bizzat görmedim, ben ...'da birkaç ay çalıştım ancak ...'ta daha önce 9 yıl çalıştım ve bu süre içerisinde ...'ı ve ...'i misafir olarak gelip gitmelerinden ötürü defalarca gördüm, ancak çalıştığım süre zarfi içerisinde ... firmasına ...'ın geldiğini hiç görmedim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacının iddiası ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli, tarafların ticari defter ve kayıtlarında ne şekilde gözüktüğünün tespiti için tarafların 2014 ve devamı yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde üç kişilik mali bilirkişi heyeti marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve SMMM ..., SMMM ... ve SMMM ... tarafından tanzim edilen 20/05/2019 teslim tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-Davacı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin (HMK md. 222) uyarınca davacı lehine delil niteliğinin bulunduğu,
-Dosya kapsamındaki evraklarda dava konusu altınların davacı şirket müdürü ... tarafından teslim alındığına dair vesaikin sunulu olduğu, işbu vesaik sonrasında davalılara ürünlerin teslimine ilişkin vesaikin bulunmadığı, diğer taraftan davalı ...'ın ürünleri üretimde kullanmak üzere aldığına dair beyanlarının olduğu ancak aynı ifade de ürünlerin üretimde kullanıldığına dair beyanlarının olduğu, davalı tarafın beyanlarında davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan etmiş olduğu, yine dosya kapsamındaki beyanlardan anlaşıldığı üzere davalı ...'ın davacı şirketin feshi için dava açmış olduğu, davacı şirketin de davalı ...'ın ortaklıktan çıkması için aynı davada karşı dava açmış olduğu,
-Dosya kapsamında bulunan ceza dosyasında davacı şirket müdürünün ve tutanaklarda imzalan bulunan ... ve ...'nun Asliye Ceza Mahkemelerinde yargılandığı, yargılamanın CMK 223/8 uyarınca durdurulmasına karar verildiği,
-Davacı tarafça ibraz edilen defterlerde davalıların borçlu olduklarına dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, yine dava konusu kaybolan altınların kaybolduğuna dair de davacı ticari defterlerinde herhangi bir kaydın bulunmadığı,
-Tüm bu hususlar dikkate alındığında tarafların iddialarının soyut olarak kaldığı, Davacı şirketin delil olarak sunduğu tutanaklarla ilgili davalıların kabullerinin olmadığı gibi tutanak tarihindeki olan olaylar ile ilgili yargılamaların yapılmış olduğu, davacı şirketin işbu davada konu ettiği alacak ile ilgili kendi yasal defterlerinde dahi herhangi bir (davalılar aleyhine) kaydın olmadığı dikkate alındığında dava konusu alacağın ispatlamadığının kabulünün gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 19/12/2019 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; "Davanın Reddine...," karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 25/03/2021 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; "...TBK'nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince yapılacak değerlendirme ve özellikle maddi olguya ilişkin tespitleri, hukuk hakimini bağlar. Bu nedenle mahkemece söz konusu ... 54. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediği tespit edilerek, kesinleşmedi ise bekletici sorun sayılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken,...
KARAR : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
"1- HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,
2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine...," karar verilerek dosyanın Mahkememize gönderildiği ve Mahkememizin 2021/322 Esas sayılı sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
... 54.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; müdahilin ..., sanıkların ... ve ..., sanıkların üzerine atılı suçun ''Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma'', suç tarihinin 06/08/2015 olduğu ve Mahkemenin 11/01/2022 tarihli kararı ile; ''A) Sanıklardan ... hakkında iştirak halinde diğer sanıkla birlikte hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla TCK.nun 155/2 uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın suçlamaları kabul etmediği yönünde ki savunmaları, sanığın diğer suçlu bulunan sanığın eylemine iştirak ettiği yönünde net delil bulunmaması göz önüne alınarak, sanığın iddiaya konu suçu işlediği yönünde kesin, yeterli, inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle iddiaya konu suçu işlediği sabit olmayıp CMK 223/2-e Maddesi uyarınca BERAATİNE,
B) Sanıklardan ...’ın iddiaya konu taşları uhdesine geçirdiği yönünde şüpheden uzak, kesin, yeterli delil elde edilememekle birlikte , 9550 gram altını uhdesine geçirdiği sübuta erdiğinden;
1- Sanığın sübut bulan eylemine uyan, suç tarihine göre 5237 S.Türk Ceza Yasası’nın 155/2.Maddesi uyarınca, 5237 S.Y.nın 61.maddesinde belirtilen suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki göz önüne alınarak ve takdiren aşağı hadden uzaklaşılarak hüküm kurularak 2 yıl Hapis ve yüz tam gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2- Sanığın, dosya kapsamından anlaşılan sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki gözlemlenen davranışları, cezanın sanığın üzerindeki olası etkileri bir arada değerlendirildiğinde sanığın cezasının yasadaki özel indirim nedenleri dışında daha da indirilmesi gerektiği mahkememizce kabul edildiğinden 5237 S.TCY ‘nın 62/1. maddesi uyarınca sanığın cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sonuçta sanığın 1 YIL 8 AY HAPİS ve 83 tam gün karşılığı Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına,
3- Sanığa verilen gün karşılığı cezanın sanığın şahsi, sosyal ekonomik durumu göz önüne alınarak sanığa verilen cezanın TCK.nun 52/1-2-3. maddeleri uyarınca günlüğü 20.TL hesabı ile 1660-TL ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİNE,
4-Sanığa bu suç için verilen sonuç ceza 5237 S. TCY.nın 49/2 maddesinde belirtilen kısa süreli hapis cezası olmadığından, yasal olanak bulunmaması nedeni ile cezanın 5237 S. TCY.nın 50/1 maddesi uyarınca adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına,
5-Sanığa verilen cezanın iki yıldan düşük hapis cezası olması, sanığın getirtilen adli sicil kaydından suç tarihinden önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olduğunun anlaşılması, suçu işledikten sonra yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle sanığın pişmanlık duyduğu ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşması nedeni ile sanığa verilen cezanın 5237 S. TCY’ nın 51/1 maddesi uyarınca ERTELENMESİNE,
5237 S. TCY’ nın 51/3 maddesi uyarınca takdiren 2 yıl denetim altında bulundurulmasına,
Sanığın dosya kapsamı ile anlaşılan kişiliği ve sosyal durumu nedeni ile 5237 S. TCY’ nın 51/6 maddesi uyarınca takdiren, sanığa aynı madde 4 ve 5. fıkraları uyarınca yükümlülük yüklenmesine ve uzman kişi görevlendirilmesine yer olmadığına,
Belirlenen denetim süresi iyi halli olarak geçirildiğinde 5237 S. TCY’ nın 51/8 maddesi uyarınca cezanın infaz edilmiş sayılmasına,...'' karar verildiği, verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35.Ceza Dairesi'nin 27/02/2024 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile; ''...istinaf başvurularının esastan reddine...KESİN...'' olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili 18/06/2024 harçlandırma tarihli ıslah dilekçesi ile; dava konusu talep tutarı 1 kilo altın karşılığı olan 144.742,00 TL olarak yaptıkları dava taleplerini 8.550 GRAM değeri olan (16.03.2017 Dava tarihi itibarıyla 24 ayar altın gram değerinin 144,742 TL üzerinden hesaplanmak üzere) 1.237.544,1 TL arttırarak ISLAH ederek, ıslah harcının Mahkeme dosyasına yatırıldığı, davanın kabulü ile; 9 kilo 550 gram 24 ayar külçe altının (1.382.286,1 TL) müvekkile aynen iadesini, mümkün değilse tahsil tarihindeki TL karşılığı olarak ödenmesini, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleriyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 23/01/2025 tarihli duruşmasında; ''Davalılar vekilinin ... 16. ATM nin ...esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi talebinin usul ekonomisi ilkesi, dava konularının farklılığı ve dosyanın tekemmül ettiği kanaattinde olunması nedenleriyle reddine'' karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /
Dava, davacı şirketin ortağı ve yetkilisi ... tarafından sermaye olarak şirkete konulup davalı ...'a teslim edilen altın, değerli taş vb. kuyumculuk emtiasının davalılarca zayi edilmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nun 137.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; dava dilekçesine konu davalılara teslim edildiği ve davalılar tarafından zimetlerine geçirildiği iddia olunan altınlar ile ilgili davacı şirketin davalılardan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak tutarının ne olduğu, davalıların pasif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
6098 Sayılı Kanun'un 49.maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkalarına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu sorumluluğun hukuki niteliği kusur sorumluluğu olup haksız fiil failinin sorumluluğu bu madde kapsamında değerlendirilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74.maddesi: ''Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.
Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz.'' şeklindedir.
Toplanan deliller, bilirkişi raporları, yukarıdaki yasal düzenlemeler, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 25/03/2021 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; eldeki davada ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğu, davacı tarafın davalı ... yönünden İstanbul BAM 14.Hukuk Dairesinin kararı, İstanbul 54.Asliye Ceza Mahkemesinin 11/01/2022 tarihli mahkumiyet kararı ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında üzerinde bulunan ispat külfetini yerine getirdiği, diğer davalı ... yönünden ise dosyaya sunulan bilirkişi raporu, İstanbul BAM 14.Hukuk Dairesinin kararı, ... 54.Asliye Ceza Mahkemesinin 11/01/2022 tarihli beraat ilamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında üzerinde bulunan ispat külfetini yerine getiremediği başka bir deyişle işbu davalı yönünden davasını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla Mahkememizce davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile, 1.382.286,10-TL'nin 144.742,00-TL'sine dava tarihi olan 16/03/2017, 1.237.544,10-TL'sine ise ıslah tarihi olan 18/06/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile -davalı tarafından işlenen fiil temelde haksız fiil olarak nitelendirildiğinden Mahkememizce ticari avans faizine hükmedilmemiştir- birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine,
2-Davalı ... aleyhine açılan davanın KABULÜ İLE, 1.382.286,10-TL'nin 144.742,00-TL'sine dava tarihi olan 16/03/2017, 1.237.544,10-TL'sine ise ıslah tarihi olan 18/06/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca hesap olunan 94.423,96-TL nispi karar harcından peşin alınan 2.471,84-TL ve ıslah harcı 21.134,16-TL'nin toplamı olan 23.606,00-TL'nin mahsubuna, bakiye 70.817,96-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 205.520,05-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
5-Red kararına karşı karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 31,40-TL başvuru harcı, 2.471,84-TL peşin harç, 21.134,16-TL ıslah harcı, 2.700,00-TL bilirkişi ücreti ve 441,30-TL posta gideri olmak üzere toplam 26.778,70-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8-Davalı ... tarafından yatırılan ve kullanılmayan 50,00-TL gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde adı geçen davalıya iadesine,
9-Davalı ... tarafından yatırılan ve kullanılmayan 50,00-TL gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde adı geçen davalıya iadesine,
10-HMK.nun 333.maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın talep halinde ve hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/01/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸