T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/478 Esas
KARAR NO: 2023/751
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/07/2021
KARAR TARİHİ: 26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA : Müvekkilinin endüstriyel mutfak, çamaşırhane ve servis ekipmanları alanında faaliyet gösteren üyelerden oluşan bir dernek olduğunu, derneğin kuruluşundan bu yana önemli faaliyetlerinden biri olan ... üzerinde davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin bulunduğunu, müvekkilinin uzun süredir bu dergi üzerinde hak sahibi olduğunun kamuoyunca bilindiğini, derginin yayını için dava dışı şirketle çeşitli tarihlerde sözleşmeler yapıldığını, ... dergisinin künyesinde de müvekkilinin işbirliğiyle dava dışı ... tarafından hazırlandığının belirtildiğini, yayının bir süre ...'ın denetimi altında davalı tarafından yerine getirildiğini, 15.11.2017 tarihli ibra ile ...'la olan ticari ilişkinin sona erdirildiğini ve bu sözleşmede de derginin tüm haklarının müvekkiline ait olduğunun belirlendiğini, düzenlenen tüm sözleşmelerde müvekkilinin derginin tescilsiz marka ve isim hakları dahil olmak üzere tüm haklarının sahibi olduğunun açıkça belirlendiğini, davalının 2017 itibariyle derginin yayımı için müvekkiline hizmet verdiğini, bu nedenle sözleşmenin sona ermesinden sonra davalının marka ve isim hakkı üzerinde bir hakkının bulunmadığının açık olduğunu, taraflar arasında düzenlenen 11.01.2018 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde davalının dergiden elde edilen reklam gelirlerinin %10'unun müvekkiline vermekle yükümlü olmasına rağmen henüz iki yıllık hak edişlerinin ödenmediğini, ... alanı üzerinden derginin reklamını yaparak isim ve marka adlarını kullanarak gelir elde etmeye başladığını, internet sitesinin alan adını müvekkiline iadesi için gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığını, sözleşmenin 16.01.2021 tarihinde feshine rağmen davalının tecavüzlerinin sürdüğünü, müvekkilinin haklarının yok sayılarak dergi ismini "..." şeklinde değiştirerek yayınlamaya devam ettiğini, yayınlanan dergilerin ciddi şekilde benzerlik gösterdiğini, yapılan yayınlarla müvekkilinin marka ve emeğinden faydalanıldığını, sosyal medyada yapılan yayın ve reklamlarda müvekkilinin dergisi ile karışıklık oluşturulduğunu, yapılan eylemlerin haksız rekabet niteliğinde olduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesi ve tespitine, 20.000-TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, hükmün ilamına, sosyal medya ve internet ortamında kullanılan ... ibarelerinin kullanılmasının tedbiren durdurulmasına ve bu ibarelerin internet siteleri ve sosyal medya hesaplarından çıkarılmasına, bu mümkün olmadığı takdirde hesaplara erişimi engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davacının yaklaşık 30 yıldır "..." isimli derginin hak sahibi olduğunu iddia ederek, müvekkili şirket tarafından derginin isminin rekabet oluşturacak şekilde kullandığını iddia ettiği, incelendiğinde davacının dersinin isminin sadece "..." olduğunu, ... kelimesi anonim olduğundan bu isim üzerinde kimsenin hak sahibi olmayacağını, davacı tarafça hak sahibi olduğunu iddia ettiği "..." dergisi için 23/12/2016 tarihinde üçlü bir sözleşme imzalandığını, davacı yanca delil olarak ileri sürülen 11/01/2018 tarihli sözleşme incelendiğinde sözleşmenin sadece son sayfasında müvekkili şirketin adına bir imza yer aldığını, diğer sayfalarda imza yer almadığını, imzanın yer almadığı, mutabakat sağlanmadığı ayrıca bu sayfalarda her zaman ve her şekilde lehe değişiklik yapılabileceğini, müvekkilinin bu sözleşmeden sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından yapılan ihtarnameye cevap verilmediğini iddia edildiği ancak ... 17. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile cevap verildiğini, bu ihtarnamenin 27/01/2021 tarihinde de davacıya tebliğ edildiğini, taraflar arasında imzalanan 23/12/2016 tarihli sözleşmenin 23/12/2017 tarihi itibariyle, taraflar arasında yenilenmesi yönünde bir mutabakat bulunmadığından kendiliğinden sona erdiğini, davacının müvekkili şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, davacının tüm talepleri haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalının davacıya karşı haksız rekabet teşkil eden eyleminin bulunup bulunmadığı, davalı tarafın davacı tarafa karşı haksız rekabet teşkil eden eyleminin bulunması halinde bu nedenle davacının maddi ve manevi talep edip edemeyeceğine ilişkindir.
Tarafların anlaşamadıkları hususların; davalının davacıya karşı haksız rekabet teşkil eden eyleminin bulunup bulunmadığı, davalı tarafın davacı tarafa karşı haksız rekabet teşkil eden eyleminin bulunması halinde bu nedenle davacının maddi ve manevi talep edip edemeyeceğine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, taraflar arasında celp edilen sözleşme, ... 2. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye ve ...tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin suretleri, tebliğ mazbataları, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinin sonuç kısmında TTK'nın 54 ve devamı maddeleri gereğince açılmış haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, tazminat davasındaki ihtiyati tedbir isteminde bulunduğu, Mahkememizin 12/08/2021 tarihli ara kararı ile; "İstem konusu hususun yargılamayı gerektirdiği ve bu aşamada HMK.nın 390/3 maddesi gereği yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine" dair karar verildiği, davacı tarafça Mahkememiz kararının istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin; 03/03/2022 tarih, 2022/190 Esas ve 2022/243 Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin 12/08/2021 tarihli ara kararının kaldırıldığı, mahkememiz 13/07/2021 tarihli ara kararı ile "Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine" dair karar verilmiştir.
Davacı tanığı ... beyanında: "Ben davacı derneğin Genel Sekreteri Direktörü olarak görev yapmaktayım, 2017 yılında ...bize yayıncılık kanadını kapatmak istediğini bize bildirdi, biz de ... çalışan ve işi bilen personelin çalışmak istemeye devam etmesi nedeniyle bu kişilerin kurduğu ... isimli şirketle anlaşma yaptık, isim haklarını devraldık, ... ile sözleşme yaptık, ... ile bir müddet çalıktık sonra komisyonlarımızı alamamamız nedeniyle sözleşmeyi sonlandırdık, ... isimli bir dergi çıkarttığını anladık, şablon ve içerik bizim dergimiz ile aynıydı, sektörde de kavram kargaşası olmaya başladı, bu derginin bizim yani ...'in dergisi değil mi şeklinde sektörde bir karşılığının olduğunu gördük. Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir" dedi.
Davacı tanığı ... beyanında: "Ben davacı derneğin mali müşaviriyim, dernek olarak uzun yıllardır ... alanında dergi çıkartılmaktadır, dernek davalı şirketle anlaşmasını bitirdikten sonra dergiyi kendi çıkarmaya devam etti, sonradan davalı şirketin de ... alanında bir dergi çıkardığını duydum, bu derginin çıkartılması ile alakalı reklam gelirlerimiz azalmıştır, reklam gelirlerinin azalması rekabetten dolayı olabilir, benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir" dedi.
Davalı tanığı ... beyanında: "Ben 2000-2012 yılları arasında ...'da görev yapıyordum, görevim gereği çalıştığım şirketin çıkardığı dergilerin reklam işleriyle uğraşıyordum, bu dergiler arasında ... de bulunmaktaydı, bu ... dergisini ... çıkarıyordu, davacı dernek ile ... arasında bir anlaşma da vardı, 2012 yılından sonra ben farklı bir dergiye geçtim, sonrasında davacı derneğin çıkardığı dergi ve davalı şirketin çıkardığı dergiye ilişkin bir çalışmam olmadı, bu konuda bizzat bilgi sahibi değilim, yalnızca bu dergilerin çıkarıldığını çalıştığım sektör itibariyle duydum, benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir" dedi.
Davalı tanığı ...beyanında: "Ben davalı şirketin yetkilisi ... hanımı tanıyorum, soyismini bilmiyorum, kendisi daha önce ismini bilmediğim bir şirkette çalıştığı dönemde ... dergisi çıkarıyordu, büyük bir yayın kuruluşundaydı, çeşitli yayınların editörlüğünü yapıyordu, ... dergisi de bunlardan bir tanesiydi diye hatırlıyorum, tam tarihini hatırlamadığım bir vakitte yayın grubundan ayrılacağını, bir dergi çıkaracağını, bu derginin ... alanında olacağını, isminde ... kelimesinin geçmesini istediğini ancak bu konuda bir engel olup olmadığını sordu, ben de reklamcılık sektöründen gelen deneyimimle ... kelimesinin kimsenin uhdesinde olmadığını, önüne veya sonrasına özel bir ek getirdiği takdirde ... kelimesini içeren bir dergi çıkarabileceğini söyledim, sonrasında benim derginin çıkarılma süreci ve çıkarılan derginin reklam alınma sürecine ilişkin bir dahilim olmamıştır, isim ve logo konusunda fikirlerim alındı, davacı derneğin çıkardığı dergiye ilişkin de bilgi sahibi değilim ancak ... dergisini içerik olarak biliyorum, benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir." dedi.
Haksız rekabet TÜRK BORÇLAR KANUNU KAPSAMINDA m. 57 de düzenlenmiş olup hüküm şu şekildedir '' ... Gerçek olmayan haberlerin yayılması veya bu tür ilanların yapılması ya da dürüstlük kurallarına aykırı diğer davranışlarda bulunulması yüzünden müşterileri azalan veya onları kaybetme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu davranışlara son verilmesini ve kusurun varlığı hâlinde zararının giderilmesini isteyebilir. Ticari işlere ait haksız rekabet hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır. ...'' İş bu davada uygulanan haksız rekabet hükümleri, TBK da düzenlenen haksız fiilin TTK kapsamında düzenlenmiş olan özel halidir. Önce özel hüküm düzenleyen TTK uygulanır. Özel hükümde düzenleme yoksa veya özel hüküm genel hükme atıf yapmışsa bu durumda TBK genel hükme başvurulur. HAKSIZ REKABETE İLİŞKİN TTK HÜKÜMLERİnin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalara ilişkin sayılan şu hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak, Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek, Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur, Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak, Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak, Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak, Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek, Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak, İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak. Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek, Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek. Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine; doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Haksız rekabetin varlığı halinde hukuki sorumluluk kapsamında çeşitli davaların açılma imkanı bulunmakla bu davalar şunlardır; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; 1)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, 2)Haksız rekabetin men’ini, 3)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, 4)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, 5)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve kusur varsa zarar ve zıyanın tazmini hükmüne göre tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki davaları açabilirler, ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler. Bir kimse aleyhine haksız rekabetin men’ine ve haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesine ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına ilişkin verilmiş olan hüküm, haksız rekabete konu malları, doğrudan veya dolaylı bir şekilde ondan ticari amaçla elde etmiş olan kişiler hakkında da icra olunur. Çalıştıranın sorumluluğu halinde ;haksız rekabet fiili, hizmetlerini veya işlerini gördükleri sırada çalışanlar veya işçiler tarafından işlenmiş olursa, fiilin haksız olup olmadığının tespiti, haksız rekabetin men’i, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesi ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası davaları çalıştıranlara karşı da açılabilir. Çalıştıranın sorumluluğunda kusur varsa zarar ve zıyanın tazmini ile Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesi talebini içerir davalar hakkında Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşlarının sorumluluğunu gerektiren durumlar; haksız rekabet, her türlü basın, yayın, iletişim ve bilişim işletmeleriyle, ileride gerçekleşecek teknik gelişmeler sonucunda faaliyete geçecek kuruluşlar aracılığıyla işlenmişse, fiilin haksız olup olmadığının tespiti, haksız rekabetin men’i, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesi ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası, davaları ancak, basında yayımlanan şeyin, programın; ekranda, bilişim aracında veya benzeri ortamlarda görüntülenenin; ses olarak yayımlananın veya herhangi bir şekilde iletilenin sahipleri ile ilan veren kişiler aleyhine açılabilir; ancak; yazılı basında yayımlanan şey, program, içerik, görüntü, ses veya ileti, bunların sahiplerinin veya ilan verenin haberi olmaksızın ya da onayına aykırı olarak yayımlanmışsa, yazılı basında yayımlanan şeyin, programın, görüntünün, ses veya iletinin sahibinin veya ilan verenin kim olduğunun bildirilmesinden kaçınılırsa, başka sebepler dolayısıyla yazılı basında yayımlanan şeyin, programın, görüntünün, sesin, iletinin sahibinin veya ilan verenin meydana çıkarılması veya bunlara karşı bir Türk mahkemesinde dava açılması mümkün olmazsa, yukarıda anılan davalar, yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni, program yapımcısı, görüntüyü, sesi, iletiyi, yayın, iletişim ve bilişim aracına koyan veya koyduran kişi ve ilan servisi şefi; bunlar gösterilemiyorsa, işletme veya kuruluş sahibi aleyhine açılabilir. Bu öngörülen hâller dışında, aynı şekilde mezkur kişilerden birinin kusuru hâlinde sıraya bakılmaksızın dava açılabilir. Kusur varsa zarar ve zıyanın tazmini ile Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesi davalarında Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Haksız rekabet fiilinin iletimini başlatmamış, iletimin alıcısını veya fiili oluşturan içeriği seçmemiş veya fiili gerçekleştirecek şekilde değiştirmemişse, bu maddenin birinci fıkrasındaki davalar hizmet sağlayıcısı aleyhine açılamaz; tedbir kararı verilemez. Mahkeme haksız rekabet eyleminin olumsuz sonuçlarının kapsamlı veya vereceği zararın büyük olacağı durumlarda ilgili hizmet sağlayıcısını da dinleyerek, haksız rekabet fiilinin sona erdirilmesini veya önlenmesine ilişkin tedbir kararını hizmet sağlayıcı aleyhine de verebilir veya içeriğin geçici olarak kaldırılması dâhil somut olaya uyan uygulanabilir başka tedbirler alabilir. Mahkemece verilen kararın ilanına ilişkin yasal düzenleme şu şekildedir. '' ... Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler. ...'' Haksız rekabette zaman aşımı; TTK 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, haksız rekabet fiili aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur. Haksız rekabete ilişkin olarak verilebilecek ihtiyati tedbirler ve şartları; dava açma hakkını haiz bulunan kimsenin talebi üzerine Mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, TTK 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, 6100 Sayılı HMK ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verebilir ayrıca, hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturması hâlinde cezayı gerektiren haksız rekabet konusu mallara, ithalat veya ihracat sırasında hak sahibinin talebi üzerine, gümrük idareleri tarafından ihtiyati tedbir niteliğinde el konulabilir. El koyma ile ilgili uygulama bu konudaki mevzuata tabidir. Gümrük idarelerindeki tedbir veya el koyma kararının tebliğinden itibaren on gün içinde, esas hakkında ilgili mahkemede dava açılmaz veya mahkemeden tedbir niteliğinde karar alınmazsa idarenin el koyma kararı ortadan kalkar. Haksız rekabet haksız fiilin bir türü olup bazı hallerde ceza sorumluluğu doğurur, cezayı gerektiren fiiller şunlardır; TTK 55 inci maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler, kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verenler, çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar, çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyenler, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, TTK 56 ncı madde gereğince hukuk davasını açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine, her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılırlar. Haksız fiillerde tüzel kişilerin cezai sorumluluğu; tüzel kişilerin işlerini görmeleri sırasında bir haksız rekabet fiili işlenirse TTK 62 nci madde hükmü, tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gerekmiş olan organın üyeleri veya ortakları hakkında uygulanır. Haksız rekabet fiilinin bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine de karar verilebilir. TMK KAPSAMINDA DÜRÜSTLÜK İLKESİ: TMK m. 2 de düzenlenmiş olup '' ... Hukukî ilişkilerin kapsamı- Dürüst davranma- Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. ... '' şeklinde düzenlenmiştir. TBK KAPSAMINDA MANEVİ TAZMİNAT m 58 de düzenlenmiş olup '' ... Kişilik hakkının zedelenmesi- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. ... '' şeklinde düzenlenmiştir.
HMK’nun 273. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle sunulan belge, bilgi, kayıtlar ve dava dilekçesinde bildirilen internet sitesi, sosyal medya hesapları, ticari defter ve kayıtlar itibariyle davalının davacıya karşı haksız rekabet teşkil edecek eyleminin bulunup bulunmadığı, var ise bu eylem nedeniyle davalının maddi kazanç temin edip etmediği, etmiş ise denetime açık şekilde hesaplanarak miktarının bildirilmesi hususlarında HMK'nun 279/2. maddesine uygun olarak açıklamalı rapor tanziminin istenilmesi hususlarında hazırlanan 16/05/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; Davacı şirkete ait 2017-2018-2019-2020-2021 yılı ticari defterlerinin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davalı şirkete ait 2018-2019-2020-2021 yılı ticari defterlerinin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı ile Davalının 31.12.2019 tarih itibari ile 29.584,73 TL bakiyede mutabık oldukları, Davalı yanın davacı yana düzenlemiş olduğu 05.10.2020 tarihli ... numaralı 17.700,00 TL ‘lik faturanın Davacı tarafından 30.06.2022 tarihinde kayıtlara alınmasından kaynaklı 2020 ve 2021 yılında mutabık olmadıkları, .... kelimesi, dilimizde oldukça kullanılan kelimelerden birisi olduğu. Sektörde ... yaygın olarak kullanılmakta olup ayırt ediciliği bulunmadığı, ...+ Şekil olarak marka kullanımının bir ayırt ediciliğinin düşük olduğu, ... ibaresi sektörde çok yoğun bir kullanıma sahip olduğu, davacı ve davalının yayınladıkları dergilerin aynı alanda faaliyet gösterdiği, her ikisinin de ... sektöründe kullanılan alet, ekipman ve gıda ürünleri üretim ve satış faaliyeti yapan firmalar ile, bu sektörde direkt hizmet veren Restaurant, Otel gibi firmaların reklamlarının ve tanıtımların yapıldığı, davacı firmaya ait derginin .... Sayısının ... sayfasında ... reklamı olduğu, davalı tarafından üretilen derginin 7. sayısının 14-15 sayfalarında ... reklamı olduğu, bazı firma reklamlarının ortak olduğu, dergilerin ağırlıklı olarak sektör uzmanlarına yönelik olduğu genel okuyucuya hitap etmediği, derginin ismi bakımından “karıştırılma” “iltibas” yaratacak şekilde bir haksız rekabet ihlali oluştuğu tespit edilmemiştir.
Davalı markasının bu alanda...Tarih ve... tescil numarası ile 16. Emtiada tescili bulunduğu, ancak davacının herhangi bir tescilli markasının bulunmadığı. Davacının maddi ve manevi tazminat talebi bakımından davacı tarafından uğranılan maddi zarara ilişkin dosyaya, uğranılan maddi kayıpların tutarı ve içeriğine yönelik her hangi bir somut delil sunulmamıştır. Manevi zarara yönelik tazminat talebi bakımından davacı Derneğin manevi olarak davalının “kendi işletmesi, iş ürünleri veya faaliyetleri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak” eylemi nedeniyle ne gibi bir manevi zarara uğradığı konusunda iddiasını ispatlayıcı somut bir bilgi, veri ya da ispat vasıtası sunmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Saptanan ve hukuksal durum karşısında; TMK m. 2 ile TTK m. 54 vd. ile TBK m. 58 kanuni temelli haksız rekabetten kaynaklanan tespit, men, ref, maddi ve manevi tazminat, ilan ile erişimin engellenmesi davasına ilişkin çekişmede yukarıdaki kanuni ve teknik incelemeler ışığında; davacı haksız rekabetten zarar gördüğünü ve haksız rekabetin varlığını iddia eden davacı taraf davasını ispatla mükellef olup ispatlayamamıştır şöyle ki; ... kelimesi, dilimizde oldukça kullanılan kelimelerden birisi olup, gıda sektöründe ... yaygın olarak kullanılmakla ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ...+ şekil olarak marka kullanımının ayırt ediciliğinin düşük olduğu, ... ibaresinin sektörde çok yoğun bir kullanıma sahip olduğu, davacı ve davalının yayınladıkları dergilerin aynı alanda faaliyet gösterdiği, her ikisinin de ... sektöründe kullanılan alet, ekipman ve gıda ürünleri üretim ve satış faaliyeti yapan firmalar ile, bu sektörde direkt hizmet veren Restaurant, Otel gibi firmaların reklamlarının ve tanıtımların yapıldığı, davacı firmaya ait derginin ... Sayısının ... sayfasında ... reklamı olduğu, davalı tarafından üretilen derginin 7. sayısının 14-15 sayfalarında ... reklamı olduğu, bazı firma reklamlarının ortak olduğu, dergilerin ağırlıklı olarak sektör uzmanlarına yönelik olduğu genel okuyucuya hitap etmediği, derginin ismi bakımından “karıştırılma” “iltibas” yaratacak şekilde bir haksız rekabet ihlali oluşmadığı, davalı markasının bu alanda ... Tarih ve .... tescil numarası ile ... Emtiada tescili bulunduğu, ancak davacının herhangi bir tescilli markasının bulunmadığı, anlaşılmakla davacı haksız rekabet fiil unsurunun haksızlığını, haksız rekabetin varlığını, davalı tarafın kusurunu, davalı tarafın hukuka aykırı fiilini, haksız rekabet sonucu oluştuğu iddia olunan zararını, haksız rekabet fiili ile bunun sonucu oluştuğu iddia olunan zarar arası illiyeti, dürüstlük kuralına aykırılığı, haksız rekabet yüzünden uğradığını iddia ettiği manevi zararını ve davalının kusurunu ispat yükü altında olmasına rağmen ispatlayamamıştır. Bunun sonucu olarak haksız rekabetten kaynaklanan haksız rekabetin tespiti mümkün olmamış, tespit olunmayan haksız rekabetin men' ine karar vermek olanağı olmamış, yine varlığı tespit olunmayan bir şeyin ref' i de mümkün bulunmamış yine kanunen maddi ve manevi tazminat şartları oluşmamakla bunun sonucu ilan ve erişimin engellenmesi talebinin de yerinde olmadığına kanaat getirilmiştir. Ayrıca her ne kadar davacı tarafından manevi tazminat istenmiş ise manevi tazminat açısından davacı tarafından haksız rekabetin varlığı ispatlanamamakla kanuni şartlar gereği davalının sorumlu olmadığına kanaat getirilmiştir. TMK' nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkı kullanılarak kanun çerçevesinde davanın esasa ilişkin şartları oluşmamakla redde karar verilmiştir. Maddi ve hukuki olgular; hukuk- hak- nesafet- hakkaniyet- ülkenin ekonomik koşulları- tarafların ekonomik sosyal durumları- paranın satın alma gücü- tarafların kusur durumları -kaldı ki iş bu davada davalının hukuka aykırı fiili bulunmamaktadır- olayın ağırlığı- olay tarihi- gelişen hukukta tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oran - cezadan çok mağduru tatmin edici oluşu - manevi tazminatın bölünmezliği ile manevi tazminat taktir edilmeme nedenleri olarak birlikte değerlendirilmiştir. Mahkememizce denetlenen hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişiler mali müşavir ..., ... ile gıda mühendisi ... tarafından hazırlanan 17/05/2023 tarihli bilirkişi teknik raporunda hakimin yetkisi sahasına girmeyen teknik değerlendirmelere itibar edilerek davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı reddine, karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 269,85-TL maktu karar ve ilam harcının, dava açılırken davacı taraftan peşin olarak alınan 426,94-TL harçtan mahsubu ile artan 157,09-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 87,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya iadesine, kalan bakiye 113,00-TL gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
7-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi..26/10/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır