T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/537 Esas
KARAR NO :2025/381
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:17/08/2021
KARAR TARİHİ:29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin 28.12.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü konumunda olduğunu, dava konusu trafik kazasının plakası belirlenemeyen bir aracın müvekkiline arkadan çarpması sonucunda oluşmuş olduğunu ve söz konusu kazaya karışan aracın ise kaza yerinden kaçtığını, müvekkilinin kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazaya ilişkin ... Cumhuriyet Savcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası ile kaçan araç sürücünün aranmasının devam ettiğini ve işbu dava dilekçesinin yazıldığı süre içerisinde de failinin tespit edilemediğini, kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını ve kaza nedeni ile vücudunda kemik kırıkları oluştuğunu, trafik kazası neticesinde yaralanan müvekkilinin cismani ve maddi zararlarının karşılanması için taraflarınca ... Hesabına başvuru yapılmış ve ... Hesabınca ... numaralı dosya oluşturulmuş ve söz konusu taleplerinin karşılanmasının mümkün olmadığı ... Hesabının 17.05.2021 tarih ve ... numaralı yazısı ile taraflarına bildirildiğini, müvekkilinin davanın giderlerini karşılayabilecek maddi gücü bulunmadığını adli yardım taleplerinin kabulü ile trafik kazasında bedensel zarar(İş gücü Kaybı Nedeniyle) nedeniyle fazlaya ilişkin talepleri ve dava hakları saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre şimdilik 50.000,00TL maddi tazminat(İş gücü Kaybı Nedeniyle) ile olay tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, gerçekleştiği iddia edilen kaza tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, somut olayda; davadan önce müvekkili kuruma yapılan başvurunun dava konusu kazanın gerçekleştiğine ilişkin somut bilgi ve belgelerden yoksun olduğu, plakası belirlenemeyen aracın neden olduğu iddia edilen kazanın oluşuna dair yeterli kanaat edinilebilecek evrak sunulmadığı, davacının beyanlarının çelişkili olduğu, kaza raporu olmadığı, davacının mevzuatta belirlenen sağlık kurulu raporunu sunmadığı, bu nedenlerle dava açma şartı oluşmadığından öncelikle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davacının iddialarının ispata muhtaç olduğunu, olayda müvekkili kurumun sorumluluğunu gerektirir somut bir olgunun bulunmadığını, davacının, ifadesi, başvuru dilekçesi, dava dilekçesinde yer alan her 3 beyanın da birbirinden farklı olduğunu, dava konusu kazaya, tespit edilemeyen aracın neden olduğunun ispatlanamadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından davadan önce mevzuata uygun sağlık kurulu raporu ibraz edilmediğini, bu nedenle dava öncesi tamamlanması gereken zorunlu başvuru şartı usulüne uygun olarak gerçekleştirilmediğini, kalıcı engel oranın tespitine yönelik rapor ibraz edilmeden KTK md.97-99 gereği dava şartının gerçekleşmediğini, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden denetime elverişli ve ayrıntılı inceleme yapılmış bir rapor alınarak ve iddia edilen kazanın gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, davacının kalıcı maluliyet oranının tespiti için sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, ayrıca kalıcı maluliyeti varsa bunun oranı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre adli tıp kurumu aracılı ile tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının TRH Yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak hesaplamasının gerektiğini, hesaplanacak tazminattan davacının müterafik kusuru (koruyucu ekipman kullanmaması) nedeniyle en az %20 indirim yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilgili emeklilik kurum ve kuruluşlarına müzekkere yazılarak davacıya ödenen bir tazminat ya da bağlanan bir maaş/aylık/ödenek olup olmadığının sorulmasını cevaba göre müvekkilin sorumluluğunda olacak tutardan mahsup edilmesini, Yargıtay kararı gereği, dava tarihinden itibaren faiz işletileni gerektiğini beyanla davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaat halinde ispatlanamayan davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacının nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı hakkında SED araştırması yapılmış, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, hasar dosyası, SGK kayıtları, davacının hastane kayıtları ve tedavi evrakları, ... plakalı motosikletin trafik kayıtları celbedilmiş ve dosya üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılarak bilirkişi raporları alınmıştır.
Mahkememizin 20/01/2022 tarihli duruşmasının (9) ve (10) numaralı ara kararları ile; ''9-Davalı vekilinin özel dava şartı itirazının, dava tarihinden önce KTK 97 maddesi uyarınca başvuruda bulunulduğu anlaşılmakla REDDİNE,
10-Davanın 2918 Sayılı Kanun'un 109/1 fıkrasında düzenlenen iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin zamanaşımı def'inin reddine'' karar verilmiştir.
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ... Talimat Esas sayılı dosyasında dinlenen davacı tanığı ...; "davacı ...'i dükkanından alışveriş yapması nedeniyle tanırım olay günü kazaya şahit oldum beyaz doblo tarzı diye hatırladığım bir araba davacıya arkadan çarpıp kaçtı kazanın arkadan çarparak olduğunu gördüm davacı yere düştü hemen ardından ambulans geldi bu esnada çarpıp kaçan aracın plakasını alamadım tanıklık ücret talebim vardır , bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
... 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat Esas sayılı dosyasında dinlenen davacı tanığı ... ... beyanında: "Ben davacı ile bir dönem inşaat işlerinde çalışmış olmamız sebebiyle tanışırım. Ben inşaatlarda dış cephe işi yaparım davacı ise çatı izolasyonu işi yapar. Kazanın meydana geldiği gün ben ... ilinde ... Sokağı olarak bilinen yerde inşaat işinde dış cephe işinde çalışıyordum. Davacı sabah saatlerinde hem ziyaret için hem de iş görüşmesi için çalıştığım inşaata gelmişti. Davacı inşaatta motoruna binip ayrıldıktan hemen sonra bir kaza sesi duyduk. Kafamızı çevirip baktığımızda davacı olduğunu gördüm. Hemen yanına koştum. Davacıya beyaz renkli ... ... veya doblo tarzı olarak belirtebileceğim beyaz bir araç arkadan çarptı. Çarpan araç hiç durmadan hemen olay yerinden kaçtı. Ben davacıya çarpan bu aracın plakasını görmedim. Davacının yanına geldiğimde davacı kanlar içindeydi. Ambulans geldi. Hastaneye bende davacı ile birlikte gittim. Olay sebebiyle davacı yüzünden yaralandı. Bugün dahi hala yüzünde izler var. Gözü ameliyattan dolayı aşağı sarkmış durumdadır. Ağzında da dudağının kenarında yamukluk kaldı. Davacı ...'da tedavi olduktan sonra ... da da tedavisi devam etti. Davacı olaya bağlı yaralanması sebebiyle çalışamamaktadır. Çünkü davacı çatı işi yapar ve pürmüz ile çalıştığı için yüksek alevden dolayı yüzü yaralı olduğundan çalışamıyor." benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İstanbul Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'nun 27/03/2024 tarih ve ... karar sayılı raporunda özetle; Mevcut belgelere göre ... oğlu, 15.08.1987 doğumlu ...’in 28.12.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 03/10/2024 tarihli duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile; ''..davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu kazada tarafların kusur durumlarının tespiti için dosya üzerinde GÜNSÜZ OLARAK mahkememizce re'sen seçilecek bir kusur bilirkişisine tevdii ile bilirkişi incelemesi yapılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda kusur bilirkişisi İsmet Akıl tarafından tanzim edilen 31/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
KUSUR DURUMU DEĞERLENDİRİLMESİ NETİCESİNDE;
A- ... plakalı davacı mağdur motosiklet sürücüsü ...'in kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 27/02/2025 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişiye tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda kusur bilirkişisi...l tarafından tanzim edilen 24/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
-Kök raporda tespit edilen kusur oranlarının olayın oluşumunda aynen geçerli olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Yukarıda yer verilen bilirkişi raporları ve ATK raporu dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /
Dava, trafik kazası nedeniyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 vd. maddeleri ile 97 maddesi ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14.Maddesi kapsamında maddi tazminat talepli eda davasıdır.
HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; dava konusu kazada tarafların kusur durumunun ne olduğu, davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise maddi tazminat tutarının ne olduğu, bu zararların davalıdan talep edilip edilemeyeceği ile davalının özel dava şartı itirazının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85.maddesinde düzenlenen motorlu araç işleten ile araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun hukuki niteliği kural olarak tehlike sorumluluğudur. Mezkur Kanunun 85/1 maddesi uyarınca "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Yine aynı kanunun 58/son maddesi uyarınca "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." Bu düzenlemeler kapsamında motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin, motorlu aracın işletilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararlardan sorumluluğu kusur(haksız fiil) sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen yükümlülüğünün ihlaline dayanan olağan sebep sorumluluğu niteliğinde de değildir. Tehlike sorumluluğu niteliğindeki bu sorumluluğun doğması için, motorlu aracın işletilmesine özgü tipik tehlikenin gerçekleşmesi yeterli olup motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin kusuru yahut objektif özen yükümlüğünü ihlali aranmaz. Motorlu taşıt işletenin olağan sebep sorumluluğu istisna olup 2918 Sayılı Kanun'un 85/3 fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre işletme haline olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. Somut olayda meydana gelen trafik kazası aracın işletilmesi sırasında meydana geldiğinden, işletenin sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğunda şüphe yoktur. Bu sebeple işleten ancak kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1.maddesi ile motorlu araç işleten veya teşebbüs sahibine zorunlu mali sorumluluk sigortası yapma mecburiyeti getirilmiştir. Bu düzenleme ile sigortacının, motorlu taşıt işletenin veya teşebbüs sahibinin motorlu taşıtın işletilmesinden doğan sorumluluğunu teminat ile sınırlı olmak üzere karşılaması amaçlanmıştır. Aynı kanunun 92 maddesinde ise zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı tahdidi biçimde sayılmıştır. Maddeye göre; aşağıdaki hususlar zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu dışındadır:
"a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f) Manevi tazminata ilişkin talepler.
g) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
h) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,
i) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler."
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinde; ''Bu Kanunun 13'üncü maddesi, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10.7.2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21.12.1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde ... Hesabı oluşturulur. Hesaba;
a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
b)Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, ...'' başvurulabileceği öngörülmüştür.
Anılan düzenlemeler, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;eldeki davada davalının sorumluluğunun kusur sorumluluğuna dayandığı, Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davacının yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında ... plakalı davacı mağdur motosiklet sürücüsü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu kanaatine Mahkememizce de varıldığından Mahkememizce ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, davaya konu kazanın gerçekleşme şekline ilişkin olarak tanık dinletmiş ise de tanık ... ...'ın görgüye dayalı bir beyanının bulunmadığı sabittir. Bu nedenle duyuma dayalı tanık ... ...'ın beyanına da itibar edilmemiştir.
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 170,78-TL'nin mahsubu ile bakiye 444,62-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ayrıca Adli Müzaheret nedeni ile Hazine tarafından karşılanan 5.500,00-TL bilirkişi ücreti ve ATK fatura ücreti olan 3.875,00 TL'nin toplamı olan 9.375,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davalı tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/05/2025
Katip ...
Hakim ...