T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/562 Esas
KARAR NO : 2024/692
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 02/09/2021
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin toptan ayakkabı satışı işi ile ticari alanda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalılardan ...'ın ayakkabı imalatı ile ticari alanda faaliyet gösteren bir tacir olduğunu, davalı ... Şirketi'nin ise, ayakkabı imalatı, deri, suni deri, süet vb. ürünlerin, aparat ve tahan vb. malzemelerin satışı işini yapan bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı ... arasında ticari ilişki oluşturulmak istendiğini, ...'ın dava konusu bir kısım malların verileceğinden bahiste şirket muhasebelerini ve personelini yanıltarak teminat adı altında almış olduğu yazısız ve imzasız boş çek yaprağını daha sonra doldurup imzaladığını, davalılardan ... Şirketi'nin ise bu çeki haksız olarak İcra takibine konu ettiğini, bu sebeple dava konusu çek üzerindeki yazılara ve imzalara itiraz ettiklerini, bu çekin ... 14. icra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı haksız icra takibine konu ... A.Ş. ... Şubesi'ne alt... seri nolu 28.02.2019 tarih ve 55.000,00 TL bedelli çek olduğunu, haksız takibe konu olan çeke ilişkin davalıdan herhangi bir mal alınmadığını, dava konusu çekin verilmesine sebep gerçekleştirilmek istenen ticari alışverişten başka bir şey olmadığını, TTK'ya göre tacirlerin, alım ve satımlarını kayıtlandırmak ve belgelemek zorunda olduklarını, davalı ...'ın, bu çekin karşılığı olan bir mal yermediğini ve teslim etmediğini, mal satışına ilişkin bir fatura düzenlemesi ve teslimi de olmadığını, bu haliyle davalının alacaklı olmadığı, ticari kayıtları ile de ticari sebeple bir alacak iddiasında bulunamayacağı ve ispatlayamayacağının da açık olduğunu, ayrıca, haksız surette ve gerçekte bir alacak var olmadığı halde icra takibine konu edilen bu çek ve icra takibine ilişkin müvekkili şirketin haklarına halel gelmemesi ve şirketin hukuki yararı olması bakımından her iki davalıya karşı da işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek, haklı davanın kabulü ile müvekkili şirketin borcu olmadığının tespitine ve hüküm altına alınmasına, haksız dayanağı çekin iptaline, davalıların % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine,karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davanın tarafları ve konusu aynı olmayan ayrı davaları barındırdığını, davacı tarafın dava dilekçesinde ...'ı ve müvekkil şirketi birlikte davalı olarak gösterdiğini, oysa diğer davalı ... ... 14. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasında alacaklı olmadığı gibi müvekkil ile arasında dava arkadaşlığı söz konusu olmadığını, bu sebeple davanın müvekkili yönünden husumetten reddine karar verilmesini, davacının arabuluculuk son oturum tutanağını sunmadığını, Davacı taraf dilekçesinde müvekkili ile bir ticareti olmadığını, fatura düzenlenmediğini, mal alış verişi olmadığı iddia ettiğini, davacı tarafın iddiaları mesnetsiz olduğunu, süreci uzatmak, borcu ödememek için bu yola başvurduğunu, öncelikle takibe konu kambiyo senedi niteliğindeki çekin temel borç ilişkisinden mücerret olup buna ilişkin itirazların ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın iddialarının dinlenilme ihtimali karşısında bile davacı tarafından açılan davanın reddi gerektiğini, davacı şirketin toptan veya parakende ayakkabı satışı işe ile diğer davalı ...'ın ayakkabı imalatı ile müvekkili şirketin ise ayakkabı imalatı, deri, suni deri, süet, aparat, taban gibi ürün ve malzemeleri yaptığını, müvekkili şirketin piyasada tanınmışlığı gereği davacı ve diğer davalı gibi birçok kişiye mal sağladığını, bu sebeple müvekkili şirketin gerek davacıda gerekse diğer davalı ...'da ticaret gereği alacaklı olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, bu sebeple taraflar arasından yapılan ticaret sebebiyle müvekkili şirketin, davacı şirketten bazılarında lehtar bazılarında ise kendisine yapılan ciro yoluyla alacaklı konumunda olduğunu, müvekkil şirketin davacı şirkete farklı tarihlerde suni deri, taban plaka ve kumaş gibi ürünleri satmış olması sebebiyle irsaliye faturası düzenlediğini ve alacaklı hale geldiğini, bunun karşılığında Müvekkili şirkete, gerek davacı şirket gerekse diğer davalı müvekkile bir çok çek keşide edip verdiğini, dava konusu olan ... A.ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı 28.02.2019 tarih ve 55.000,00 TL bedelli çek bunlardan bir tanesi olduğunu, daha sonra müvekkilinin işbu çekin karşılıksız çıkması sebebiyle, davacı aleyhine 13/03/2019 tarihinde ... 14. İcra Müdürlüğü ...esas sayılı dosyada icra takibi başlattığını, ayrıca söz konusu çekin karşılıksız çıkması nedeniyle ... 26. İcra Ceza Mahkemesi ...esas sayılı dosyada şikayette bulunulduğunu, davacı tarafın açılan takiplerin hiçbirisine süresi içerisinde imza ve diğer sair itirazlarda bulunmadığını, ayrıca gözle yapılan incelemede dahi çeklerin üzerindeki imzaların şirket yetkilisine ait olduğunun ortada olduğunu, davacı tarafın bu yöndeki itirazlarının reddi ile birlikte davanın reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Uyuşmazlık, ... 14. İcra Dairesi'nin.. esas sayılı dosyasındaki takip dayanağı Denizbank Beyazıt Şubesi'ne ait, keşidecisi ...Ltd. Şti. olan ...numaralı, 55.000,00 TL bedelli, 28/02/2019 tarihli çekin altındaki imzaların davacıya ait olup olmadığı, çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olup olmadığı, takip ile çekin iptalinin gerekip gerekmediği ve tarafların İİK'nun 72/4-5. Maddesi uyarınca tazminat talep edip edemeyeceklerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, çek aslı, ... 14. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası, ... 24. İcra Ceza Mahkemesi ...esas sayılı dosyası, ... 26. İcra Ceza Mahkemesi ...esas sayılı dosyası, ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler, yazı ve imza örnekleri ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın grafoloji bilirkişiye tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; ...bank ... Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti. olan ... numaralı, 55.000,00 TL bedelli, 28/02/2019 tarihli çekin altındaki imzaların davacıya atfen atılı bulunan imzanın davacı şirket yetkilisi Hüseyin Kalaycı'nın eli ürünü olup olmadığı hususunda hazırlanan 12/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede, inceleme konusu çekteki keşideci imza ile ...'ya ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde benzerlikler görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde, inceleme konusu çekteki keşideci imzanın ...'nın eli ürünü olduğu bildirilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile ile taraflar arasında dava konusu çeklerin karşılığı olarak mal alış verişinde bulunulup bulunulmadığı, davacının dava konusu çekler sebebiyle davalıya borcunun - bulunup bulunmadığı bulunuyor ise miktarının belirlenmesi hususundan hazırlanan 22/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalı ... Ltd.şti'ne ait 2018-2019 yılı ticari defterlerinin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, ... Şti'nin 2018 yılında davacıya 1 adet fatura düzenlediği, fatura tutarının 25.344,90 TL olduğu, ... Ltd.Şti'nin 2018 yılında diğer davalı ...'a 3 adet fatura düzenlediği, fatura tutarlarının toplamının 56.990,52-TL olduğu, ... Tic. Ltd.Şti 'nin 2019 yılında diğer davalı ...'a fatura düzenlemediği, ... Ltd.Şti 'nin 2019 yılında davacıya fatura düzenlemediği, 2019 yılı içerisinde davalının diğer davalı ...'dan toplamda 6 adet 295.000,00 TL çeklerin giriş kaydının yapıldığı, çeklerin aynı yıl şüpheli cari alacak hesabına kaydedildiğinin görüldüğü, alınan çekler karşılığı davalının diğer davalıya mal satışına dair fatura kaydına rastlanmadığı, dava konusu çekin ...'dan davalı ... Ltd.Şti'ne 04.03.2018 tarihinde çek giriş kaydının yapıldığı, dava konusu çek karşılığı davalı tarafından diğer davalıya fatura düzenlenmediği, dava konusu 28.02.2019 vadeli çekin 04.03.2019 tarihinde diğer davalı ...'dan alındığı 13.03.2019 tarihinde şüpheli ticari alacaklar hesabına kaydedildiği, 24.01.2020 tarihinde icra dosyasına konu edildiğinin görüldüğü, davalı yanın incelenen ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre diğer davalı ...'ın 31.12.2018 tarihi itibariyle 11.990,52 TL borçlu olduğunun görüldüğü, davalı yanın incelenen ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre diğer davalı yana ait tutmuş olduğu ...numaralı Şüpheli Ticari alacaklar hesabının 31.12.2018 tarihi itibariyle 65.000,00 TL borçlu devrettiğinin görüldüğü, ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre diğer davalı yana ait tutmuş olduğu ... numaralı Şüpheli Ticari alacaklar hesabının 31.12.2019 tarihi itibariyle 356.800,00 TL borçlu devrettiğinin görüldüğü, davalı yanın incelenen ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre davacı şirketin 31.12.2018 tarihi itibariyle 6,18 TL borçlu olduğunun görüldüğü, davalı yanın incelenen ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre davacının 31.12.2019 tarihi itibariyle 0,00 TL devrettiğinin görüldüğü, davalı yanın incelenen ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre davacının ait tutmuş olduğu ... numaralı Şüpheli Ticari alacaklar hesabının 31.12.2019 tarihi itibariyle 111.000,00 TL borçlu devrettiğinin görüldüğü, davalının ticari defterlerine göre davacı ve diğer davalının alıcılar hesabındaki tahsil edilemeyen tüm çek kayıtlarının 128 Şüpheli ticari alacaklar hesabına aktarıldığının 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabı: Ödeme süresi geçmiş bu nedenle vadesi bir kaç defa uzatılmış veya protesto edilmiş, yazı ile birden fazla istenmiş ya da dava veya icra safhasına aktarılmış senetli ve senetsiz alacakların izlendiği hesap olduğu bildirilmiştir.
Dosyanın kök rapor sunan mali müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamına sunulan ve kazandırılan deliller ışığında taraflar arasında dava konusu çeklerin karşılığı olarak mal alış verişinde bulunulup bulunulmadığı, çeklerin ile mal alışverişi sebebiyle düzenlenip düzenlenmediği, itiraz dilekçelerinde de belirtildiği üzere çekler mal alışverişi sebebiyle düzenlenmiş ise hangi ticari ilişkiye istinaden düzenlendiği (Davalı firmanın 2017 yılına ait ticari defter ve kayıtları incelenerek) hususlarının tartılışılıp gerekçelendirilmesi davacının dava konusu çekler sebebiyle davalıya borcunun bulunup bulunmadığı bulunuyor ise miktarının tespiti yönünden hazırlanan 10/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davalı ... . Pazarlama Ve Tic. Ltd.Şti 'ne ait 2017 yılı ticari defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu davalı şirketen 2017 yılı Ticari Defter kayıtlarına ve cari hesap ekstresine göre 31.12.2017 tarihi itibariyle davacı şirketin davalıya 15.661,28 TL borçlu olduğu , bu bakiyenin 2018 yılına devredildiği, 2018 yılında yapılan işlemler neticesinde cari hesabın bu seferde 6,18 TL borçlu olarak devrettiği ve 31.12.2019 tarihi itibariyle de cari hesabın sıfırlandığı, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına ve cari hesap ekstresine göre davacının tutulmuş olduğu alıcılar hesabındaki tahsil edilemeyen tüm çek kayıtlarının 128 Şüpheli ticari alacaklar hesabına aktarıldığının görüldüğü, davalı şirketi her ne kadar 2017 ve 2018 yıllarında davacı firmasına fatura düzenlendiğini dilekçesinde belirtmiş olsa da bu faturalar ve cari hesap incelendiğinde, fatura bedellerinin başka çekler ile ödendiği ve cari hesabın sıfırlandığı, dava konusu çekin davalı .... Pazarlama Ve Tic. Ltd.Şti.'nin ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre diğer davalı ...'dan girişinin yapıldığı, bu nedenle dava konusu çekten dolayı davacı şirketle davalı şirket arasında dava konusu çek ile ilgili herhangi bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığı, davalı şirketin 2017 yılı ticari defter kayıtlarına ve cari hesap ekstresine göre 31.12.2017 tarihi itibariyle diğer davalı ...'ın davalıya borcunun bulunmadığı, 2018 yılında yapılan işlemler neticesinde ...'ın davalıya 31.12.2018 tarih itibari ile 1.990,52 TL borçlu olduğunun görüldüğü, bu bakiyenin 2019 yılına devredildiği , 2019 yılında yapılan işlemler neticesinde ...'ın 31.12.2019 tarihi itibariyle de 11.990,52 TL borcunun devam ettiğinin görüldüğü, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına ve cari hesap ekstresine göre diğer davalı ...'ın tutulmuş olduğu alıcılar hesabındaki tahsil edilemeyen tüm çek kayıtlarının 128 Şüpheli ticari alacaklar hesabına aktarıldığının görüldüğü, davalı şirketin 2017 yılı ticari defter ve cari hesap ekstresi kayıtlarına göre 21.08.2017 tarihinde dava konusu 811455 numaralı 55.000,00 TL çekin kayıtlara alındığı, 22.08.2017 tarihinde davalı şirket diğer davalı ...'a 100.000,17 TL fatura düzenlediği , bu faturanın 55.000,00 TL'lik kısmının dava konusu çek ile ödemesinin alındığı, kalan kısmının başka bir çek ile ödemesinin alındığı , dava konusu bu çekin tahsil edilememesi nedeni ile 04.03.2019 tarihinde cari hesaba karşılıksız çek kaydı yapılarak , şüpheli ticari alacaklara alındığı, çekin ciro silsilesine göre, keşideci davacı şirketin dava konusu çeki ... adına düzenlenmiş olduğundan hareketle , davacı şirketin ve ...'ın ticari defterleri incelemeye sunulmadığından çekin taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının görülemediği bundan dolayı da, aralarında bir ticari ilişkinin mevcut olup olmadığı konusunda tespit yapılamadığı bildirilmiştir.
TMK'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nın 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Menfi tespit ve istirdat davalarında ispat yükü, kural olarak davalı tarafa (alacaklıya) düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, El Kitabı, s. 370 ilâ 372). 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Öte yandan, sözleşmedeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti bunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay HGK'nın 26/04/2006 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamı).
Davaya konu somut olayda, davacı taraf, davacı şirketin toptan ayakkabı satışı işi ile ticari alanda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalılardan ...'ın ayakkabı imalatı ile ticari alanda faaliyet gösteren bir tacir olduğunu, davalı ... Şirketi'nin ise, ayakkabı imalatı, deri, suni deri, süet vb. ürünlerin, aparat ve tahan vb. malzemelerin satışı işini yapan bir şirket olduğunu, davacı şirket ile davalı ... arasında ticari ilişki oluşturulmak istendiğini, ...'ın dava konusu bir kısım malların verileceğinden bahiste şirket muhasebelerini ve personelini yanıltarak teminat adı altında almış olduğu yazısız ve imzasız boş çek yaprağını daha sonra doldurup imzaladığını, davalılardan ... Şirketi'nin ise bu çeki haksız olarak icra takibine konu ettiğini, bu sebeple dava konusu çek üzerindeki yazılara ve imzalara itiraz ettiklerini, bu çekin ... 14. icra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı haksız icra takibine konu ... A.Ş. ... Şubesi'ne alt ... seri nolu 28.02.2019 tarih ve 55.000,00 TL bedelli çek olduğunu, haksız takibe konu olan çeke ilişkin davalıdan herhangi bir mal alınmadığını, iddia etmiş davalı ...ŞTİ. tarafı ise takibe konu kambiyo senedi niteliğindeki çekin temel borç ilişkisinden mücerret olup buna ilişkin itirazların ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın iddialarının dinlenilme ihtimali karşısında bile davacı tarafından açılan davanın reddi gerektiği, davacı şirketin toptan veya parakende ayakkabı satışı işe ile diğer davalı ...'ın ayakkabı imalatı ile davalı şirketin ise ayakkabı imalatı, deri, suni deri, süet, aparat, taban gibi ürün ve malzemeleri yaptığını, davalı şirketin piyasada tanınmışlığı gereği davacı ve diğer davalı gibi birçok kişiye mal sağladığını, bu sebeple davalı şirketin gerek davacıda gerekse diğer davalı ...'da ticaret gereği alacaklı olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, bu sebeple taraflar arasından yapılan ticaret sebebiyle davalı şirketin, davacı şirketten bazılarında lehtar bazılarında ise kendisine yapılan ciro yoluyla alacaklı konumunda olduğunu, davalı şirketin davacı şirkete farklı tarihlerde suni deri, taban plaka ve kumaş gibi ürünleri satmış olması sebebiyle irsaliye faturası düzenlediğini ve alacaklı hale geldiğini, davacı tarafın imza itirazının yersiz olduğu, dava konusu çek üzerindeki imza ve yazıların davacı şirket yetkilisine ait olduğu iddia etmiş öncelikle davacı tarafın imza itirazına ilişkin yapılan incelemede 12/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile inceleme konusu çekteki keşideci imzanın Hüseyin Kalaycı'nın eli ürünü olduğu tespit edilmiş ve anılan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan hükme esas alınarak dava konusu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ya ait olduğuna kanaat getirilmiş olup bu kez davacının dava konusu çekin düzenlenmesine sebebiyet verebilecek nitelikte taraflar arasında ticari mal alışverişi olmadığına dair inceleme yapılmış ve bu kapsamda dosya kapsamına sunulan 22/12/2023 tarihli kök bilirkişi raporu ve 10/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığı ve dava konusu çekin tanzimine sebebiyet verebilecek bir ticari mal alışverişi bulunmadığı bildirilmiş 22/12/2023 tarihli kök bilirkişi raporu ve 10/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan hükme esas alınarak taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığı ve dava konusu çekin tanzimine sebebiyet verebilecek bir ticari mal alışverişi bulunmadığına kanaat getirilmiş bu bağlamda davalı tarafın iddialarının aksine davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre de davalı tarafın davacıdan bir alacağının bulunmadığı ve dava konusu edilen çeklerin karşılığının bulunmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği, davalı vekili bu rapora malların teslim edildiğini belirterek itiraz etmiş ise de malların teslim edildiğine ilişkin yazılı belge sunulmadığı böylece davalı tarafın teslim olgusu ve savunmasını ispat edemediği, dava konusu edilen çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığı anlaşılmakla davacının davasının sübuta erdiği ve çek ile bu kapsamda başlatılan icra takibi nedeniyle davalılara borçlu olmadıkları kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle davanın kabulü ile, ... 14. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine dayanak olan ...bank ... Şubesi'ne ait, keşidecisi...Tic. Ltd. Şti. olan ... numaralı, 55.000,00 TL bedelli, 28/02/2019 tarihli çek nedeniyle davacının davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine, ... 14. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasının davacı yönünden iptaline, dair karar verilmiştir.
İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca, menfi tespit davasının kabulü halinde borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötüniyet tazminatı olup, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının da kötüniyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötüniyetli değilse, aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilemez. Davalı alacaklının kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığından yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddi, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle İİK'nun 72/4. Maddesindeki koşullar oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, ... 14. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine dayanak olan ...bank ... Şubesi'ne ait, keşidecisi...Tic. Ltd. Şti. olan ... numaralı, 55.000,00 TL bedelli, 28/02/2019 tarihli çek nedeniyle davacının davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine, ... 14. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasının davacı yönünden İPTALİNE,
2-Tarafların kötü niyet tazminat taleplerinin İİK'nın 72/4-5. fıkralarındaki koşullar oluşmadığından ayrı ayrı reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.757,05-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 939,27-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.817,78-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 939,27-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 483,10-TL posta giderleri olmak üzere toplam 5.481,67-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/11/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*