T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/191 Esas
KARAR NO: 2023/671
DAVA: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 16/03/2022
KARAR TARİHİ: 05/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı takip borçlusu ...A.Ş. arasında ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmesi tanzim ve imza edilmiş olduğunu, diğer davalılar ..., ... (... Mirasçısı) ... ve ... A.Ş. tarafından Genel Kredi Sözleşmesinin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, mezkur Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında borçlu şirkete tahsis edilen bankacılık ürünlerinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine ... 6. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçlu firmanın hesapları kat edildiğini, asıl borçlu ve müteselsil kefillere ihtarnamede belirtilen borçların ödenmesinin ihtar edildiğini, ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından ... 9. İcra ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı/borçlu tarafından borca ve tüm fer'ilerine ve yetki itiraz borca ve ferilerine itirazda bulunulmuş ilgili icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili banka tarafından davalı/borçlular aleyhine başlatılan icra takibinde haksız ve mesnetsiz iddialar ile borca itiraz edilmiş ise de dava dışı takip borçlusu şirket ile müvekkili banka arasında akdolunan Genel Kredi Sözleşmesinde davalı/borçlunun e Müteselsil kefaleti ve imzası bulunduğundan borçtan sorumluluğunun mevcut olduğunu, ... 9. İcra Müdürlüğü ... E. Dosyası kapsamında başlatılan ilamsız icra takibine haksız ve mesnetsiz iddialar ile itiraz eden davalı yanın işbu itirazlarının iptali ile mezkür takibin devamına, borçlunun likit olan alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma günleri tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunmamışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ve İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Yetki ilk itirazına ilişkin 03/11/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında; davacı ve davalı ... Limited Şirketi arasında imza altına aldığı genel kredi sözleşmesinin 13-e. maddesi uyarınca İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, davacı ile davalı şirket yönünden tacirler arasındaki bu anlaşmanın HMK'nun 17. Maddesi uyarınca usulüne uygun düzenlenmiş yetki sözleşmesi mahiyetinde olması İstanbul İcra Dairelerinin yetkili icra daireleri olması ve TTK'nun 7. Maddesinden teselsül karinesi uyarınca kefalet sözleşmesi dolayısıyla bu yetki sözleşmesinin nedeniyle diğer davalıları da bağlayacağı kanaatine varılmakla (takip borçlularının) icra takibindeki yetki itirazının ve mahkememizin yetkisine yapılan ilk itirazlarının ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra dairesinin yetkili olup olmadığı, mahkememizin yetkisine yapılan ilk itirazın haklı olup olmadığı, davacı bankanın davalılardan genel kredi ve teminat sözleşmesi ile bu sözleşmeye kefalet kapsamında alacaklı olup olmadığı, icra dairesine yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davacı tarafın İİK'nın 67/2. fıkrası uyarınca icra inkar tazminatı talep edip edemeyeceğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça bildirilen belgeler, İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, kefalet protokolü, genel kredi sözleşmesi, kat ihtarnamesi, hesap özetleri, ticari defterler ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş, 13/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; davacı banka ile davalı asıl kredi borçlusu/kredi lehtarı ... Ltd. Şti. nin arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı/kefilller ... A.Ş. ... , ... ve ... 200.000,00 TL müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, davalı kefiller ... A.Ş. ..., ... ve ... Genel Kredi Sözleşmesinde imzası bulunduğu borçlardan müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu, davalı kredi borçlusu ... Ltd. Şti. nin Davacı ... Bankası A.Ş. den kullanmış olduğu nakdi krediyi ödemediği, Bankadan almış olduğu teminat mektubunu iade etmediği, asıl borçlu davalı ... Ltd. Şti. ve davalılar ... A.Ş. ..., ..., ve ...'ın ... 9. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyada 27.09.2021 icra Tarihi itibariyle davacı ... Bankası A.Ş. ne 183.424,76 TL borçlu olduğu, asıl borçlu davalı ... Ltd. Şti. olan vefat eden davalı kefilin mirasçısı ...'ın borçlu sayılması yüksek mahkemece kabul edilmesi halinde davalı ...'ın ... 9. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyada 27.09.2021 icra tarihi itibariyle davacı ... Bankası A.Ş. ne 181.680,35 TL borçlu olduğu bildirilmiştir.
Dava dosyasının rapor veren bilirkişiye tevdii ile, asıl borçlu ... Ltd. Şti. ile davacı banka arasında 22/02/2019 ve 06/01/2021 tarihlerinde iki ayrı genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalanmış olması nedeniyle kök raporda tespit edilen takibe konu kredilerin doğum tarihleri itibariyle hangi tarihli sözleşme kapsamında kullandırıldıklarının tespiti ile taraf vekillerinin itiraz dilekçelerindeki itiraz sebepleri incelenip değerlendirilmek ve gerekiyorsa hesaplama yapılması hususlarında HMK'nun 281/2. Maddesi uyarınca ek rapor alınmasına karar verilmiş, 19/06/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; davacı banka ile davalı asıl kredi borçlusu/kredi lehtarı ... Ltd. Şti. nin arasında 22.02.2019 ve 06.01.201 tarihlerinde genel kredi sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı/kefilller ... A.Ş. ..., ..., ve ... toplamda 450.000,00 TL müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, davalı kefiller ... A.Ş. ..., ..., (mirasçısı ...) ve ... Genel Kredi Sözleşmesinde imzası bulunduğu borçlardan müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu, davalı kefillerin her 2 sözleşmede de kefalet imzaları bulunduğu için, kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı yönünde bir ayrıştırma yapılmasına gerek bulunmadığı, çünkü davalılar her sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerden müteselsilen zaten sorumlu olduğu, müteselsil kefil sıfatıyla imza tarihinden itibaren 10 yıl süreli olarak sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı ve kefalet tarihlerini kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla, TBK'nun ilgili hükümlerine uygun olduğu, sözleşmelerde 10 yıllık sürenin dolmadığı, davalı kredi borçlusu ... Ltd. Şti. nin Davacı ... Bankası A.Ş. den kullanmış olduğu nakdi krediyi ödemediğini, Bankadan almış olduğu teminat mektubunu iade etmediği, asıl borçlu davalı ... Ltd. Şti. ve davalılar ... A.Ş. ..., ..., ve ...'ın İstanbul 9. İcra müdürlüğü ... E. Sayılı dosyada 27.09.2021 icra Tarihi itibariyle davacı ... Bankası A.Ş.'ne183.424,76 TL borçlu olduğu bildirilmiştir.
İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır.
"Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin Zekeriya İpek adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, 2016/4405 Esas 2016/15076 Karar sayılı ilamı)"
İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:
1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.
2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.
3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.
4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.
5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.
6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, davacı tarafça bildirilen belgeler, ... 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, kefalet protokolü, genel kredi sözleşmesi, kat ihtarnamesi, hesap özetleri, ticari defterler ile 19/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı banka ile davalı asıl kredi borçlusu/kredi lehtarı ... Ltd. Şti. arasında 22.02.2019 ve 06.01.201 tarihlerinde genel kredi sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı/kefilller ... A.Ş. ..., ..., ve ...'ın toplamda 450.000,00 TL müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, davalı kefiller ... A.Ş. ..., ..., (mirasçısı ...) ve ... Genel Kredi Sözleşmesinde imzası bulunduğu borçlardan müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu, davalı kefillerin her iki sözleşmede de kefalet imzaları bulunduğu için, kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı yönünde bir ayrıştırma yapılmasına gerek bulunmadığı, zira davalıların her sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerden müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu, müteselsil kefil sıfatıyla imza tarihinden itibaren 10 yıl süreli olarak sorumlu oldukları, sorumlu oldukları azami miktarı ve kefalet tarihlerini kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla kefalet türünün belirtilmesi sebepleriyle kefalet sözleşmesinin TBK'nın ilgili hükümlerine uygun olduğu, sözleşmelerde 10 yıllık sürenin dolmadığı, davalı kredi borçlusu ... Ltd. Şti. nin Davacı ... Bankası A.Ş. den kullanmış olduğu nakdi krediyi ödemediği, Bankadan almış olduğu teminat mektubunu iade etmediği, asıl borçlu davalı ... Ltd. Şti. ve davalılar ... A.Ş. ..., ..., ve ...'ın ... 9. İcra müdürlüğü ... E. Sayılı dosyada 27.09.2021 icra tarihi itibariyle davacı ... Bankası A.Ş.'ne183.424,76 TL borçlu olduğu kanaatine varılmıştır.
19/06/2023 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kısmen kabulü ile İstanbul 9.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazların; davalı ... Ltd. Şti. , ... A.Ş, ..., ... yönünden; 183.424,76-TL alacak yönünden iptali ile, takibin takip talebindeki koşullarla devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davalı ... yönünden; davalının ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile dava konusu borca taraf olan ...'ın mirasını reddettiği, ilgili kararın 15/03/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, alacak miktarının likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilen 183.424,76-TL'nin (davalı ... icra inkar tazminatından sorumlu olmaması kaydıyla) taktiren %20'si oranında icra inkar tazminatının(36.684,95 TL) ... dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, ... 9.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazların;
A)Davalı ... Ltd. Şti. , ... A.Ş, ..., ... yönünden; 183.424,76-TL alacak yönünden iptali ile, takibin takip talebindeki koşullarla devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
B)Davalı ... yönünden; davalının ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile dava konusu borca taraf olan ...'ın mirasını reddettiği, ilgili kararın 15/03/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine,
2-İİK'nun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilen 183.424,76-TL'nin (davalı ... icra inkar tazminatından sorumlu olmaması kaydıyla) taktiren %20'si oranında icra inkar tazminatının(36.684,95 TL) ... dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 12.529,74-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.235,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.294,61-TL harcın ... dışındaki davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 2.235,13-TL peşin harç, 161,40-TL başvurma harçları olmak üzere toplam 2.396,53-TL harcın ... dışındaki davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 393,50-TL posta giderleri olmak üzere toplam 2.393,50-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %99'unun ... dışındaki davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, %1'inin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 29.347,96-TL vekalet ücretinin ... dışındaki davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 1.639,95-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
8-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.640,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, kabul ve red oranına göre 1.623,60-TL'sinin ... dışındaki davalılardan, 16,40-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
10-Davalı tarafından yatırılan gider/delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.05/10/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*