T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/250 Esas
KARAR NO : 2025/144
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2022
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili ile davalı arasında İngiltere'den gelen müşteriler için 01.04.2016-31.10.2016 tarihli sezonu kapsayan konaklama sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre yurtdışından gelen misafirlerin davalı şirketin otelinde konaklayacağı ve bunun karşılığında konaklama bedeli olarak müvekkil şirketin davalıya anlaşma kapsamında ödeme yapacağının kararlaştırıldığını, davalının bu sözleşme kapsamında otelinde konaklayan müşterilerle ilgili konaklama süresince sağlık ve güvenlik dahil her türlü önlemi alacağını kabul ve taahhüt ettiğini, 2016 yılı 16.10.2016 - 24.10.2016 tarihlerinde davalı şirket işletmesi ...'de konaklayan ... ve beraber konakladığı diğer 6 müşterinin otelin üzerine düşen yükümlülük ve önlemleri yerine getirmemesi sebebi ile otelde müşteriler için hazırlanmış olan yemeklerden çok ciddi boyutta rahatsızlandığını ve hatta gıda zehirlenmesi geçirdiğini, otelin özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi, bu konuda gıda güvenlik mevzuatına uygun davranmamasından kaynaklanan bu durum için davalı şirket otelinde konaklayan müşterinin ülkesine döndüğünde şikayetçi olduğunu ve uğradığı zararın tazmin edilmesini istediğini, şikayet sonrasında müvekkilinin derhal davalı şirketi bilgilendirdiğini ve davalının söz konusu şikayete ilişkin savunmaları, delilleri ve ilgili her türlü kayıt ve belgeleri kendisine göndermesini talep ettiğini, ancak davalı şirketten konuya ilişkin hiçbir dönüş alınamadığını, davalı otelin özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle bizzat sorumlu olduğu ve kusuru olmadığını ortaya koyabilecek hiçbir delil sunamadığı gıda zehirlenmesi şikayetinden doğan 27.470,74 GBP reklamasyon bedelinin müvekkili firmaya fatura edildiğini ve anılan rakamın müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığını, bahse konu zararın fatura edilerek davalı şirkete gönderildiğini ancak davalı şirketçe ödeme yapılmayacağınının bildirildiğini, bunun üzerine davalı aleyhine ... 2.İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; teminatsız veya sayın mahkeme'nin öngöreceği teminat karşılığında dava konusu borç karşılanıncaya dek davalının doğmuş ve doğacak tüm alacaklarına, menkul ve gayrimenkul malları ile 3.şahıslardan olan doğmuş ve doğacak alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulüne, davalının ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacağımızın takip dosyasında bildirilmiş olan 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsiline, davalının asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının müvekkili ile davalı Kaya arasında İngiltere'den gelen müşteriler için 01.04.2016-31.10.2016 tarihli sezonu kapsayan konaklama sözleşmesi imzalandığını, davacı şirket ile davalı arasında imzalanmış olan bu sözleşmeye göre yurtdışından gelen misafirlerin davalı şirketin otelinde konaklayacak ve bunun karşılığında konaklama bedeli olarak davacı müvekkili şirketin davalıya anlaşma kapsamında ödeme yapacağını, davalının bu sözleşme kapsamında otelinde konaklayan müşterilerle ilgili konaklama süresince sağlık ve güvenlik dahil her türlü önlemi alacağını kabul ve taahhüt ettiğini, dava konusu müvekkili şirketin alacağı 03.06.2022 tarihi için 500.913,391-TL, 24.187,03-GBP değerinde çok önemli ve yüksek bir bedel olup davacı müvekkili şirketin hak etmiş olduğu bu alacağını elde edememesi ticari faaliyetlerini, ilişkilerini çok ciddi şekilde zedelemekte olduğunu, öte yandan yurtdışından önemli sayıda turist getiren davacının bu alacağını davalının kötüniyeti ile tahsil edememesi ülke ekonomisine ve turizme de büyük darbe vurmakta olduğunu, dava konusu borcun müvekkili şirketin ticari hayatındaki anlam ve önemi çok büyük olup, davacı müvekkili şirketin hak etmiş olduğu bu alacağını elde edemediği her geçen gün maruz bırakıldığı mağduriyetin maalesef kat ve kat artmakta, davacı geri dönülemez zararlara uğramakta olduğunu, kaldı ki bizzat davalının hazırlayıp imzaladığı konaklama sözleşmesine bakıldığında bile davalının reklamasyon taleplerinden sorumlu olacağının zaten ortada olduğunu, bu sebeple icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz eden davalı borçlu Kaya'nın tüm menkul ve gayrimenkullerinin devrinin engellenmesi için ivedi olarak iik 257. ve 259. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, teminatsız veya mahkemenin öngöreceği teminat karşılığında dava konusu borç karşılanıncaya dek davalının doğmuş ve doğacak tüm alacaklarına, menkul ve gayrimenkul malları ile 3.şahıslardan olan doğmuş ve doğacak alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, mahkeme nezdinde görülen davanın kabulüne, davalının ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın takip dosyasında bildirilmiş olan 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsiline, davalının asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirketin turizm sektöründe otelcilik faaliyeti yürüttüğünü, davacının ise acente olduğunu, davacı şirketin dava takip yetkisi bulunmadığını, TTK uyarınca yalnızca aracılıkta bulunan veya sözleşme yapan acentelere müvekkili adına dava açma yetkisi tanındığını, dava dilekçesinden ve ekinde sunulan evraklardan davacı şirketin sözleşme ya da aracılık yapan bir acente olup olmadığının anlaşılamadığını, Ayrıca davacı şirketin bu sıfatının kabulü halinde dahi, yetkili acente olup olmadığının da muğlak olduğunu, davacının ihtiyati haciz talebi yerinde olmadığını, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, mükerrer takip sebebiyle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını ve itiraz üzerine takip durdurulduğunu, davacı şirket tarafından duran takibe karşı herhangi bir girişimde bulunulmadan aynı sebebe istinaden ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında mükerrer takip yapıldığını, hangi hukuka göre ve hangi sebebe istinaden ödeme yapıldığı anlaşılamayan alacaktan dolayı müvekkiline husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, bu nedenle husumet itirazının olduğunu, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davaya konu alacaktan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, müvekkili şirkete usulüne uygun olarak yapılmış bir bildirim bulunmadığını, mahkeme kararı olmaksızın yapılan ödemenin yerinde olmadığını, reklamasyon faturasıyla tazminat isteminin yerinde olmadığını, tazminat isteminin reklamasyon faturasıyla talep edilemeyeceğini, fatura müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, davacının alacak talebinin aksine müvekkili şirketin davacı şirketten alacaklı olduğunu, müvekkil şirkete ait ticari defter kayıtlarında ve cari hesaplarda, davacı şirketin müvekkili şirkete karşı 43.524,13-TL tutarında fatura bedeline istinaden borçlu olması sebebiyle ... Genel İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Davacı şirket tarafından borca itiraz edilmesi sebebiyle 54.853,80 TL bedelli olarak ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, müvekkili şirketin davacı olduğu bahse konu mahkeme dosyası celbedildiğinde, açık bir şekilde esasında Müvekkil şirketin davacıdan alacaklı olduğunun görüleceğini, müvekkili şirketin defter ve kayırlarında bu alacaklar kayıt altına alınmış olup hepsi usulüne uygun olarak düzenlendiğini belirterek: hukuki şartları oluşmadığından davacının ihtiyati haciz talebinin reddine, davacının davasının öncelikle usul yönünden, aksi takdirde esas yönünden reddine, yargılama giderler ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde : Davacı şirketin dava takip yetkisi bulunmadığını, davacının ihtiyati haciz talebinin yerinde olmadığını, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, mükerrer takip ve dava sebebiyle davanın reddi gerektiğini, husumet itirazı bulunduğunu, davaya konu alacaktan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, müvekkili şirkete usulüne uygun olarak yapılmış bir bildirim bulunmadığını, mahkeme kararı olmaksızın yapılan ödemenin yerinde olmadığını, reklamasyon faturasıyla tazminat isteminin yerinde olmadığını, tazminat isteminin reklamasyon faturasıyla talep edilemeyeceğini, faturanın müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, davacının alacak talebinin aksine müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunu, davacının takibe girişmekte kötü niyetli olup kötü niyet tazminatı ödemesi gerektiğini, hukuki şartları oluşmadığından davacının İhtiyati Haciz Talebinin reddine, davacının davasının öncelikle usul yönünden, aksi takdirde esas yönünden reddine, davacının % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, ... 6 Asliye Ticaret mahkemesine tarafları konusu aynı olan derdest dosya olduğundan ... sayılı dosya ile birleştirilmesine, yargılama giderler ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Asıl ve birleşen dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
Asıl davada ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 334.645,80-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Birleşen davada ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 3372.722,13-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Davacının, davadışı/...Firmasının TTK.md.105 maddesi uyarınca acentesi konumunda olup davadışı müvekkili adına davalı/... A.Ş. Firması arasında akdedilmiş olan sözleşmeden kaynaklana tazminat talebini davadışı firmaya izafeten açmış olduğu anlaşıldığından, davacının taraf ehliyetinin bulunduğu anlaşılmakla davalı tarafça ileri sürülen husumet itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Taraflarca gösterilen delilen toplanmış, tanık beyanı alınmış, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı sayılı dosyasının ve ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının bir örneği Uyap üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi..., ..., ..., ... tarafından düzenlenen 11/11/2024 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına ibraz edilmiştir.
Tanık ... 12/11/2024 tarihli celsedeki imzalı ve yeminli beyanında;"Ben 2019 Ocak ayında davacı şirketin bölge müdürü olarak çalışmaya başladım, 2016 yılında müvekkil şirketin yurt dışından getirdiği misafirlerin 31 adetinin davalı otel bünyesinde zehirlendiğini duydum, görgüye dayalı bilgim yoktur, karşılıklı yazışmalar neticesinde tedavi belgelerine ilişkin bilgi ve belge mevcut olmaması sebebiyle reklamasyon faturası kesilmiştir, davacı şirket o dönem zarara uğradığını ben sonradan vakıf oldum, ben 2019 yılında göreve başladıktan sonra da davalı şirket yetkilisi ile görüştüm kesin bir dille kabul etmediklerini beyan ettiler "demiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davacı/...A.Ş. Firma asıl ve birleşen davayı, yurt ışında bulunan davadışı/...AG firmasına izafeten açtığını davadışı/... firması ile davalı/... A.Ş Firması arasında, davadışı firmanın ...'den Türkiye'ye tatile gelecek müşterilerinin davalı firmaya ait Otel'de konaklamasını konu edinen, 01.04.2016-31.10.2016 tarihleri arasını kapsayan "Konaklama Sözleşmesinin" akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin 3 nolu maddesinde yer alan hüküm ile davalı firmanın, söz konusu Otel'de konaklayacak müşterilerle ilgili olarak konaklama süresi boyunca ilgili her türlü önlemi alma yükümlülüğü altına girmesine rağmen söz konusu yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği için davadışı firmanın Otel'de 16.10.2016-24.10.2016 tarihleri arasında konaklayan 6 müşterinin, Otelde yediği yemeklerden dolayı zehirlendiklerini ,zehirlenen müşterilerden bir tanesinin (...'nin), ülkesine döndükten sonra Otelden şikayetçi olduğunu ve uğradığı zararın tazminini davadışı Firmadan (davadışı/...Firmasından talep ettiğini) ve davadışı/Firmanın bu müşteriye tazminat olarak, Asıl Davanın ve Birleşen Davanın konusunu oluşturan 27.470,74 GBP ve 29.000,00 GBP tutarındaki Reklamasyon Faturalarının içeriğinde yazılı olan tazminat tutarları ödemek zorunda kaldığını ve dolayısıyla da, davalı Firmanın Otelde konaklama hizmetini verirken yerine getirmekle yükümlü olduğu yükümlülüklerini yerine getirmeyerek müşterilerin zehirlenmemesi için gerekli olan güvenlik önlemlerini almaması sebebiyle davadışı Firmanın bu tutarlarda maddi zararı uğradığını iddia ederek davacı/... A.Ş. Firmasının davadışı/... Firmasına izafeten davalı/... A.Ş. Firması aleyhine asıl ve birleşin davada başlattığı İcra Takibine yapılmış olan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmektedir.
Taraflar arasında sözleşmesel ilişki mevcut olup bu sözleşmeden kaynaklanan tazminat alacağının TBK.md.149 düzenlenmiş olan "10 yıllık zamanaşımına" tabi olduğu ve takip tarihi itibariyle işbu 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu anlaşılmakla davalı tarafça ileri sürülen zaman aşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacının dava konusu olay nedeni ile dava dışı yurtdışı firmasına yansıtma ödemeleri yaptığını belge ile ispat etmesi ve icra takibine konu ettiği faturaların muhatabına tebliğ edildiğini ortaya koyması gerekmekte olup, İbraz edilen bilirkişi raporunda mali müşavir bilirkişi incelemesinde belirtildiği üzere dava konusu tazminat alacağının doğumuna yol açan dava konusu sözleşme kapsamında davalıdan talep edilebilecek tazminat alacağına yönelik olarak davacı tarafça yurt dışı denetim raporu delil olarak sunulmuş olup, yabancı firma tarafından yapılan davacı ile ilgili herhangi bir işlemin yer almadığı bu anlamda bahse konu denetim raporunun, davacı şirketin asıl ve birleşen davada yaptığını ileri sürdüğü yansıtma ödemelerini ispat eder nitelikte olmadığı, yurt dışı firma tarafından kendisi adına izafeten dava açan acente konumundaki davacı firma adına kesilmiş herhangi bir yansıtma faturası ve buna dayalı ödeme dekontu bulunmadığı, dava ve birleşen davaya konu faturaların davalı ticari defter kayıtlarında mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının müvekkili ile davalı Kaya otel arasında İngiltere'den gelen müşteriler için 01.04.2016-31.10.2016 tarihli sezonu kapsayan konaklama sözleşmesi imzalandığı, davaya konu olan turist ... ve beraberindeki 6 kişi davalı 16.10.2016-24.10.2016 tarihleri arasında otelde her şey dahil konseptinde konaklayarak tatil yaptıkları esnada otelde yenilen yemeklerden zehirlendiklerini iddia etmelerine rağmen, Türkiye'de herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmadıkları ve tedavi görmedikleri, dosya kapsamına ibraz edilen İngiltere deki tıbbi belgelerdeki tıbbi muayene tarihi 18.09.2018 tarihi olduğu, sağlayıcı acentenin bu durumdan dolayı oteli sorumlu tuttuğu ve İngiltere de müşterilerine ödediğini iddia ettiği tazminat bedelini davalıdan talep ettiği oysa ki davacının tazminat talebinin haklı görülebilmesi için, davacının dava dışı ... firmasının dava dilekçesinde sözünü edilen müşterisinin davalı firma tarafından işletilen Otel'deki yemeklerden zehirlendiğini ispat etmesi, sonrasında da zehirlenen müşterinin uğradığı zararın tazmini için, dava dışı...Firmasının iddia ettiği tutarlarda tazminat ödediğini ve dolayısıyla da bu tutarlarda zarara uğradığın ispat etmesi gerekmekte olup ibraz edilen bilirkişi raporundaki Doktor bilirkişi değerlendirmeleri uyarınca hastanın geçirilen hastalık ile davalıya ait otelde konakladığı esnada davalı tarafından işletilen Otel'deki yemeklerden zehirlendiğini ispata yönelik somut delil sunmadığı dava dosyasına sunulan sağlık raporlarının, dava konusu olayla bir illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Anılan durum karşısında davacı zehirlendiğini iddia ettiği müşterinin uğradığı zararın tazmini için dava dışı ... Firmasının iddia ettiği tutarlarda tazminat ödediğini ve dolayısıyla da bu tutarlarda zarara uğradığını ispata yönelik de somut delil sunmadığı uğradığını iddia ettiği zararla illiyet bağının kurulamadığı bu sebeplerle davacının bu davadaki iddia ve taleplerini ispat edemediği, dolayısıyla da davadışı firmanın takip tarihi itibariyle davalıdan otelin özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeni ile gıda zehirlenmesi geçirdikleri iddiasına dayalı herhangi bir tazminat alacağının bulunmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 7.434,62-TL harçtan mahsubu ile artan 6.819,22-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 84.021,24-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
8-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
2-BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE,
a)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 6.878,55-TL harçtan mahsubu ile artan 6.263,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 79.137,01-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c)-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
ç)-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
d)-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
e)-Davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
f)-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
3-Koşulları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır