T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/26
KARAR NO : 2025/342
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/01/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2006 yılından itibaren ... Bölgesinde ... bayiliği yaptığını, çok sayıda banka ile çalıştığını, kredibilitesinin son derece yüksek olduğunu, müvekkili ile dava dışı ...’e aralarındaki 21.06.2019 tarihli sözleşmeye göre KDV dahil 2.225.712,05-TL karşılığında, bedeli 30 gün içinde ödenecek 390 adet cep telefonu satmayı ve ödeme tamamlandığında teslim etmeyi üstlendiğini, sözleşmenin imzasından sonra ...’in muhtelif zamanlarda ... no’lu ... kartı ile toplamda 2.937.628,11-TL ödediğini, sonrasında bakiye kısmı ödeyemeyeceğini müvekkiline ilettiğini ve ödenen tutarın iadesini istediğini, müvekkilinin sözleşmenin 7.maddesindeki cezai şart olarak öngörülen cayma bedeli 20.000,00-TL’yi keserek bakiye 917.628,11-TL’yi iade edeceğini bildirdiğini, iade faturası kestiğini, şirkete ait ... Postundan çekilen 422.500,00-TL için ... Bankası’na, bakiye kısmı için ...Bankasına ...’e iade edilmesi için talepte bulunduğunu, 15.07.2019 tarihinde iade kalemi açıldıktan sonra müvekkilinin ... numaralı hesabının ... nolu iade işlemi nedeniyle 431.437,50-TL eksiye düşürüldüğünü, müvekkiline borç olarak yansıtıldığını ancak ...’in kendisine bir ödeme yapılmadığı gerekçesi ile ... 2.Noterliği’nden... tarih ve yevmiye sayılı ihtar gönderdiğini, akabinde .... İcra Md.nün...-E sy dosyası ile takip başlattığını, bankaya ihtarname gönderilerek ...’e ödeme yapılıp yapılmadığı ile yapılmamış ise banka kayıtlarında neden borçlu görüldüğünün sorulduğunu ,bu hususun düzeltilmesinin istendiğini, bankanın olumlu yanıt vermediğini, bankalar nezdinde şüpheli işlem duyurusu yaptığını, hukuka aykırı olarak ticari sırlarını paylaştığını, müvekkilinin tüm pos cihazlarının kapatılmasına, kredi kartlarının ve hesaplarının bloke edilmesine, ticaretinin bir anda durmasına, çeklerinin arka arkaya yazılmasına, kullandığı kredilerin tamamın kat edilerek muaccel hale gelmesine, ve sonuçta mahfı ile batmasına neden olduğunu, bankanın sisteminde müvekkili hakkındaki borç kaleminin kaldırıldığını, davalının hukuksuz eyleminden önce hiçbir borcu olmayan müvekkili hakkında halihazırda onlarca dosya bulunduğunu, bankanın fiktif işlem raporu olmaksızın yaptığı bildirim ile gerçekleştirilen eylemlerin 01.01.2015’de yürürlüğe giren 2014 Aralık Tarihli T.Bankalar Birliği’nin pos cihazları, banka Kartları ve kredi kartlarının amaç dışı kullanım hallerinin belirlenmesi hakkındaki mesleki tanzim kararı ile örtüşmediği, haksız ve hukuksuz olduğu, müvekkilinin uğradığı zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;tamamen fiktif (sahte) işlemlere dayalı, dava dışı ...’in davacının maaşlı çalışanı olduğunu, T.Bankalar Birliği’nin dava konusu işlemle ilgili fiktif işlem kararı bulunan olayda, davanın haksız kazanç istemine dayandığını, reddi gerektiğini, aynı konuda dava dışı ...’in ...bank aleyhine ve müvekkili bankaya ihbar edilen dava da ... 5.AM’nin ...-E sayılı kararı ve dosyada verilen bilirkişi raporu ile haksız ve hukuka aykırı olduğunun ortaya çıktığını, kararda, “....davacının kredi kart limiti, yapılan iş ve işlemin maddi değeri, iade işlemini gerçekleştiren ... Şirketi ile davacı arasındaki ödeme-iade işlemlerin tümü, dava dışı bu şirket hakkında ... Bankaları ... İşlem Değerlendirme Komitesince verilen ... tarih ... Sayılı karar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı ve dava dışı ... şirketi 3 arasındaki banka kanalı ile para transferi iş ve işlemlerinin kredi kartının doldurulup boşaltılması yani fiktif işlemi olduğu kanaatine varılmış...." denildiğini, dava konusu işlem hakkında, ...’nin 18.10.2019 tarihli ...Değerlendirme Komitesi'nin...(gerçek olmayan satış) kararı bulunduğunu, bu karar sonrası davacı şirketin müvekkili ile üye işyeri ilişkisinin 04.11.2019 tarihli (... 3. Noterliği ... yevmiye numaralı) ihtarname gönderilerek sonlandırılarak POS cihazlarının kapatıldığını, 390 adet cep telefonu için yaklaşık 2.2 Milyon TL tutarın anlaşma yaptığı iddia edilen ...’in ...Şti.'nde çalıştığını,... nezdindeki kart limiti 7.500-TL olduğunu, davacının faaliyeti/işlem potansiyeli ile ... ile 2.2 Milyon TL tutarlı sözleşme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafından dava konusu iade iptal işlemleri sonrasında, keşideci olduğu çekleri üçüncü kişilerce karşılıksız yazdırılarak banka sorumluluk bedellerinin ardı ardına tahsil edilmiş olmasının da dikkat çekici olduğunu, Bankalar Birliği tarafından işlemlerin fiktif işlem olup olmadığına yönelik yapılan incelemede; üye işyerinin cirosunun özellikle 2019/Haziran ve Temmuz hayatın olağan akışına aykırı arttığı, satış ve iade işlemlerine konu sahibi aynı olan iki kart limitinin işlemler öncesi yaklaşık 60 kat arttığı, ...’ın 7.500 TL limit tanımladığı ...’in 2.225.712 TL tutarında sipariş vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ...’in üye işyerinde çalıştığı, faaliyet alanının kargo acenteliği olması nedeniyle satın alınan ürünlerin faaliyet alanı ile uyumlu olmadığını ,satış ve iade faturalarının aynı gün (13.07.2019) olması, iade işlemlerinin bir gün sonra (14.07.2019) gerçekleştirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, üye İşyerinin hesabında hiç bakiye bulunmamasına rağmen yüksek tutarlı iade işlemleri gerçekleştirmesinin ... şüpheli bulunduğu, fiktif işlem kararı doğrultusunda haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasının dosyamıza celp edildiği, İTO kayıtları, ... 5 Ocak Vergi Dairesi, ödeme belgeleri ,... Bankası tarafından sözleşme asılları, kredi bilgileri ve ödeme aslının sunulduğu, ... Bankası tarafından mevduat araştırma raporları, ... tarafından POS bilgi tablosu ve POS hareketlerine ilişkin kayıtların sunulduğu, ... Bank ve ...tarafından açılmış hesap olmadığına ilişkin yazı cevabının sunulduğu, ...yazı cevabı, SGK kayıtlarının dosyamıza delil olarak kazandırılmıştır.
12.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Firmanın geçmiş yıllara yayılan Pos işlem tutarları dikkate alındığında; dava konusu büyük tutarlı işlemlerin, firmanın olağan ciro gelişimi ile uyumlu olduğunu, büyük tutarlı işlemlerin 2-3 gün içinde iade/iptal edilmesinin de banka nezdinde şüpheli işlem olarak değerlendirilebileceğini, taraflar arasında imzalanan üye iş yeri sözleşmesinin 11 , 13 ve 16. Maddeleri uyarınca, davalı banka tarafından sözleşmenin fesih edilebileceği, ayrıca bankalar arası kart merkezine bildirimde bulunulabileceğini, söz konusu satış işlemleri sonucunda bu tutarların, davalı banka tarafından , davacı firmanın şube nezdindeki ... nolu tic. Vdz. Mevd. Hesabına alacak olarak aktarıldığı ve davacı firma tarafından da bu tutarların kullanıldığını, bu itibarla davalı bankanın itibar zedeleyici bir tutumunun bulunmadığını" tespit ettiği görülmüştür.
10.05.2025 tarihli heyet bilirkişi raporunda özetle; " davacı ile davalı arasında 13.06.2013 tarihinde imzalanan ...Bankası A.Ş.- Üye İşyeri Sözleşmesi’nin, imzalandığı, taraflar arasında imzalanan diğer (22.02.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi vd) sözleşmelerin uyuşmazlık konusu ile ilgili bulunmadığı, Dava dışı ... ile davacı arasında 21.06.2019 tarihli Telefon Alım Satım Sözleşmesi’nin düzenlendiği, sözleşme ile marka ve modeli belirtilen toplam 390 adet cep telefonunun 2.235.712,05 TL bedel ile satımının öngörüldüğü, bedelin bir bölümünün POS cihazından geçirilen kredi kartları ödendikten sonra tamamının ödenemeyeceği gerekçesi ile cayıldığı; sözleşme bedelinin noter suretinde 10.000.-TL gösterildiğini, davacı tarafından 13.07.2019 tarihinde, ...’in ödemelerine karşılık 917.623.11-TL’lık satış karşılığı bedelle ilgili (satış faturası görülemeyen) İade Faturası düzenlendiği, aynı günü davalı Banka’ya toplam 442.500,00-TL’lık 14 adet POS satış işlemi ile ilgili iade talebinin girildiği, iade talebinin girildiği tarihte, davacının ... sayılı vadesiz hesabında 59,07- TL mevcudun bulunduğunun anlaşılması ile davalı Banka’nın ‘şüpheli işlem’ tespitinde bulunduğu ve iade işlemlerini 16.07.2019 tarihinde takasa giden dosya ile iptal ettiği, dava dışı kredi kartı hamili Ramazan TEKİN’in aynı zamanda davalı banka’nın müşterisi olduğu ve imzaladığı 21.03.2018 tarihli ‘...’de talimatına göre, davacı üye işyerinde çalıştığı, buna göre hamili olduğu kartlar ile davacıya ait Üye İşyeri’nde işlem yapılmasının, 13.06.2013 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi‘nin 11.maddesine aykırı bulunduğu, ... vergi numaralı davacı firmanın 2017,2018,2019,2020 ve 2021 yılı Kurumlar Vergisi Beyanlarına göre, satış iadelerinin 2016 yılında 2.025,42-TL, 2017 yılında 2.656,78-TL iken 2018 yılında 234.347,50-TL, 2019 yılında 917.481,45-TL olarak gerçekleştiği, 2019 yılı iade işlemlerinin geçmiş dönem bilanço rakamlarına göre çok yüksek ve normal gözükmediği, davacının diğer bankalarla ilgili tespit edilen POS işlemlerinin genelde yüzlü ve binli (birkaç yüz/birkaç bin TL gibi) rakamlarda kaldığı, 10.000-TL’sını aşan işlem yok denilebilecek kadar nadir (her bir bankanın yılar içindeki işlemlerin bir veya iki -istisnası ...’da 7 -adet) olmasına karşılık, uyuşmazlık konusu POS işlemlerinin 5.000,00- 30 65.500,00-TL aralığındaki rakamlarla ifade edildiği, bu açıdan işlemlerin firmanın satış/işlem geçmişine göre oldukça yüksek ve uyumlu olmadığı, davacı hakkında tespit edilen toplam 19 icra takibinin dava dışı ... tarafından başlatılan 1 adedinin doğrudan bu dava ile ilgili görüldüğü, 5 adedinin dava konusu işlemlerden sonra verilen kredilerden kaynaklanmasına bağlı olarak dava ile ilgisinin görülemediği, genelde alacaklısı banka olan (bir adet abonelik işlemlerinden kaynaklanan takip ve bir adet senet takibi dışında) takiplerin davaya konu işlemlerden sonra başlatılmış görülmekle birlikte, davacının ‘itibar kaybı’ iddiası bakımından ilgisinin mahkemenin takdirinde olduğu, davalı bankanın ‘şüpheli işlem’ olduğu gerekçesiyle taraflar arasındaki Üyelik Sözleşmesi’ne aykırı olarak ... numaralı işyerinde gerçekleştirildiğini ifade ettiği 14 adet işlemin tutarının 442.500,00-TL olduğu, 10.- İşlemlerin yapılmasında kullanılan Dava dışı kart hamili ...’in , ...’tan aldığı ... numaralı kart hesabındaki işlemleri inceleyen ... 5.ATM’nin ...-Esas sayılı dosyasında düzenlenen 23.05.2023 tarihli Bilirkişi Raporunda, kredi kartı limitinin 7.500,00-TL olmasına karşılık hemen her işlem öncesi kredi kartına yükleme yapılarak kart limitinin artırıldığı, ‘doldur-boşalt’ yöntemi ile uyuşmazlık konusu işlemlerin yapıldığının tespit edildiği, davalı bankanın ‘şüpheli işlemi’ tespiti ile ...’ne başvurduğu, Komite’nin ... tarihli ... sayılı kararı ile davacı işyerinin fiktif işlem yaptığına karar verdiği, davalı bankanın, şüpheli ya da fiktif işlem tespit etmesi halinde, ...’nin kararını beklemeden davacı Üye İşyeri ile olan POS terminalini kapatması ve hesabına bloke koymasının Üye İşyeri Sözleşmesi’nin 16.3.maddesine ( … Üye İşyeri’nin Kredi Kart uygulama kurallarına aykırı davranması… herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın işbu Sözleşmeden kaynaklanan taahhütleri askıya alabilir.) göre mümkün olduğu, işlemlerin diğer tarafı olan kart hamili bankasına (...) bilgi vermesinin olayın gereği bulunduğu, diğer bankalara bilginin ise 01.01.2015 tarihinde yürürlüğe giren ... Bankaları Birliği’nin Mesleki Tanzim Kararı uyarınca birliklere bildirilmesi ile meydana geldiği, bankanın şüpheli işlem bildirimi uygulamasından kaynaklanan bir kusurunun tespit edilemediği, farklı düşünülmesi halinde ise, davalı bankanın, ‘iadesi talep’ edilen 442.500,00- TL tutarı, kart hamilinin hesabına göndermesi ve bu tutarları davacıdan talep etmesi gerekeceği" hususunun tespit edildiği görülmüştür.
21.11.2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; "Davacı vekili 09.09.2024 tarihli dilekçesinde ifade ettiği itirazları ve değerlendirmelerimiz: .-Davacı vekilinin; ‘...’in müvekkili işyerinde çalışmadığı, SGK kayıtlarından konunun araştırılmadığını, ...’in ...Şubesi’nin işletmeciliğini yaptığını, e-ticaret ile uğraştığını, müvekkili işyerinde çalıştığı gerekçesiyle yapılan değerlendirmelerin kökten hatalı olduğuna ilişkin itirazına ilişkin olarak; SGK kayıtları, “dava dışı ...’in 21.03.2018 tarihli ‘...’de talimatını imzaladığı tarihte davacının (... (... Bayi) ...adresli işyerinde, devamında, şüpheli işlemlerin tespit tarihi olarak ifade edilen Haziran-Temmuz/2019 ayında ise kendi işyerinde – Bağkur’lu- olarak çalıştığını göstermektedir.23.03.2019 tarihinde, davacı ...Şti.’nin ... no’lu hesabından ... adına (... nolu hesabına) 50,00-TL’lık Maaş Ödeme dekontunun, şahsın davacı ile iş ilişkisinin bir şekilde devam ettiğini davacı adı geçenin aynı zamanda e-ticaret yaptığını belirtmektedir gösterdiği, kök raporumuzda ifade edildiği üzere, Dava dışı ...’in davacı çalışanı bulunması halinde, ...’in hamili olduğu kartlar ile davacıya ait Üye İşyeri’nde işlem yapılmasının, 13.06.2013 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi ‘nin 11.maddesine aykırı olacağı bir seçenek olarak belirtilmiş olup, itiraz kök rapordaki değerlendirmelerimizi değiştirecek nitelikte görülememiştir. Davacı vekilinin; ‘... ile müvekkili arasındaki adi, yazılı sözleşme ile noterde imzalanan sözleşmenin rakamlarının, noterde yapılan sözleşmede masraflar kaçınılması nedeniyle düşük tutulduğunu, bunun müvekkili aleyhine yorumlanamayacağı itirazına ilişkin olarak; Değerlendirmelerimiz; Kök Raporumuzun IV.2.1.maddesinde konu değerlendirilmiş ve “Adi yazılı ve noterden düzenlenen sözleşmelerdeki bedel farkına ilişkin davacının bir açıklaması görülememiş olmakla birlikte, noter harcını düşük tutabilmek açısından bu yola gidildiği değerlendirilmektedir” denilmiş olup, itiraz kök rapordaki değerlendirmelerimizi değiştirecek nitelikte görülememiştir. Davacı vekilinin; ‘Raporda satış faturasının bulunmadığı ifade edilmiş ise de, satış faturasının bulunduğunu, dilekçe ekinde bir kez daha sundukları’ itirazına ilişkin olarak; Değerlendirmelerimiz; Davacının beyanları,kök raporda görülemediği ifade edilen 13.07.2019 tarihli 917.628,11-TL ‘... 99 adet, bedelin ... Sanal Posta 422.500-TL ve ... Sanal Post 490.990-TL kredi kartı ile tahsil edildiği içeriğindeki faturanın varlığına ilişkin olup, ayrı bir değerlendirme yapılmasının gerekmediği mahkemenin takdirindedir. Davacı vekilinin; ’14 adet POS satış işlemi için iade talebinin girildiği tarihte müvekkilinin hesabında 59,07-TL olmasının önemli olmadığı, müvekkili şirketin 1.000.000,00- TL kredi limiti bulunduğunu, bedelin kredi limitinden karşılanabileceği itirazına ilişkin olarak;kök raporumuzda ‘iade talebinin girildiği tarihte, davacının ... sayılı vadesiz hesabında 59,07-TL mevcudun bulunduğunun anlaşılması ile davalı bankanın ‘şüpheli işlem’ tespitinde bulunduğu ve iade işlemlerini 16.07.2019 tarihinde takasa giden dosya ile iptal ettiği’ bir tespittir; davacının kredi kullanım talebinde bulunmadan, POS cihazından yapılan işlemlerin karşılığının kredi limitinden karşılanacağı beyanının bankacılık açısından bir karşılığı bulunmamaktadır; nitekim, benzer şekilde, aynı işlemlerle ilgili dava dışı ... tarafından ... 5.ATM’de...-E sayısı ile açılan dava da, işlemler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının (...’in) yaptığı işlemler fiktif işlem olarak değerlendirilmiş ve alacak talebi reddedilmiştir; bu açıdan, itiraz kök rapordaki değerlendirmelerimizi değiştirecek nitelikte görülemediği mahkemenin takdirindedir....’in müvekkiline toplam 442.500,00-TL ödemeyi ticari kredi kartı ile yaptığını, müvekkilinin iade talebi üzerine hesap ekstresinde gözüken beş işlem karşılığı 20.000-TL’inin ...’in kartına iade edildiğini, davalının şüpheli işlem bildirimi ile ...’ın bu kez aynı miktarın davalı Banka’ya iade edildiğini, raporda bundan söz edilmediğini, değerlendirme dışı bırakıldığı’, itirazına ilişkin olarak; ... yerine davalı bankaya yapılan iade, uyuşmazlık kapsamında görülmediğinden kök raporda değerlendirilmemiş olup, itiraz kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirmediği mahkemenin takdirindedir .Davacı vekilinin; ‘Raporda Kurumlar Vergisi beyannamelerinden yola çıkılarak yıllara göre, %99’u perakende işlemlere dayanan iade işlemleri ile toptan satışile tek faturaya dayanılarak yapılan iade işleminin miktar olarak kıyaslanmasının hatalı olduğu, 15 yıllık saygı duyulan müvekkili şirketin ilk aşamada ....Şti. olarak kurulduğu, 6 yıl önce ... adı altında birleşmesinin görülememiş olmasının raporun ne denli özensiz hazırlandığını gösterdiği, itirazına ilişkin olarak; Değerlendirmelerimiz; Kök raporumuzda, “... vergi numaralı davacı firmanın 2017,2018,2019,2020 ve 2021 yılı Kurumlar Vergisi Beyanlarına göre, satış iadelerinin 2016 yılında 2.025,42-TL, 2017 yılında 2.656,78-TL iken 2018 yılında 234.347,50-TL, 2019 yılında 917.481,45-TL olarak gerçekleştiği, 2019 yılı iade işlemlerinin geçmiş dönem bilanço rakamlarına göre çok yüksek ve normal gözükmediği” ifade edilmiş olup, davacının ‘tek fatura/toptan satış’ gerekçeleriyle yaptığı itirazın bu değerlendirmeyi değiştirecek nitelikte görülemediği; ayrıca, davacının 2006 yılında kurulduğuna ilişkin beyanlarına kök raporumuzda yer verilmiş olmakla, davacının ‘itibara’ yönelik itirazlarının nihai takdiri mahkemeye aittir. Davacı vekilinin; ‘... ile yapılan satış işleminin toptan satış olduğu, bu nedenle POS cihazlarından yapılan perakende satış rakamlarından (büyük çoğunluğunun 10.000-TL’nin altında olduğu) yola çıkılarak, uyuşmazlık konusu satışın işlem geçmişi ile uyumlu olmadığı değerlendirmesinin hatalı bulunduğu, itirazına ilişkin olarak; kök raporumuzda bu konuda, “Davacının diğer bankalarla ilgili tespit edilen POS işlemlerinin genelde yüzlü ve binli (birkaç yüz/birkaç bin TL gibi) rakamlarda kaldığı, 10.000-TL’sını aşan işlem yok denilebilecek kadar nadir (her bir bankanın yıllar içindeki işlemlerinin bir veya iki -istisnası ...’da 7 -adet) olmasına karşılık, uyuşmazlık konusu POS işlemlerinin 5.000,00-65.500,00-TL aralığındaki rakamlarla ifade edildiği, bu açıdan işlemlerin firmanın satış/işlem geçmişine göre oldukça yüksek ve uyumlu olmadığı” değerlendirmesi yapılmış olup, itirazın bu değerlendirmeyi değiştirecek nitelikte görülemediği mahkemenin takdirindedir. Davacı vekilinin; ‘...’in kredi kartı limitinin 7.500-TL olduğunu müvekkilinin bilmediği, bunun konuyla ilgili de olmadığı, müvekkilinin sonuçta kartın işleme onay verip vermediği ile ilgilendiği, itirazına ilişkin olarak; Değerlendirmelerimiz; Kök raporumuzda bu konuda, “Dava dışı kart hamili ...’in , ...’tan aldığı ... numaralı kart 4 4 hesabındaki işlemleri inceleyen ... 5.ATM’nin ...-Esas sayılı dosyasında düzenlenen 23.05.2023 tarihli Bilirkişi Raporunda, kredi kartı limitinin 7.500,00-TL olmasına karşılık hemen her işlem öncesi kredi kartına yükleme yapılarak kart limitinin artırıldığı, ‘doldur-boşalt’ yöntemi ile uyuşmazlık konusu işlemlerin yapıldığının tespit edildiği,” değerlendirmesi yapılmış olup, itirazın bu değerlendirmeyi değiştirecek nitelikte görülemediği mahkemenin takdirindedir. Davacı vekilinin; ‘İşlemin yapıldığı sırada davalı şirket yetkilisi ile davalı Bankanın Şube Müdürü’nün iletişim halinde olduğu, davalı Bankayı şüpheye sevk edecek durum olmadığı’, itirazına ilişkin olarak; Değerlendirmelerimiz; Kök raporumuzda Davacı firmanın yetkilisi ... ile iletişim kurulamadığına ilişkin ifadeler, Davalı Banka’nın, muhatap ...Şti.’ne ... 3.Noterliği’nin ... tarih ve yevmiye sayılı ihtarnamesi içeriğinde belirtilmiş olup, bilirkişi değerlendirmesinde şüpheli işlem gerekçesi olarak ifade edilmediğinden, itirazın Kök raporumuzda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelikte görülemediği mahkemenin takdirindedir.
Davacı vekilinin; ‘Müvekkilinin şüpheli işlem yapacak kötüniyeti olmadığının 442.500,00-TL’yi çekebilecekken bunu çekmeyişinden de anlaşılabileceği itirazına ilişkin olarak; Değerlendirmelerimiz; Kök raporumuzda davacı firmanın niyetine yönelik bir değerlendirme yapılmamış olup, itirazın bu değerlendirmeyi değiştirecek nitelikte görülemediği mahkemenin takdirindedir. Davacı vekilinin; ‘işlemin fiktif işlem olmasından çok davalı bankanın iade talebi üzerine ortada hiçbir fiktif işlem raporu olmadan tüm bankalar nezdinde yasaya aykırı şüpheli işlem ihbarında bulunmasının önemli olduğu,raporda işlemin ÜİS’nin 11 ve 16.maddelerine uygun olduğu ifade edilmiş ise de 11.maddenin işyerinde SGK çalışanı kişinin yaptığı harcamalar ile 16.maddenin ise genel içerikli bir madde olması nedeniyle bunun doğru olmadığı, davalı bankanın fiktif işlem raporu tutulmadan diğer bankalara bildirim yapmasının mesleki tanzim kararlarına aykırı olduğu itirazına ilişkin olarak; Davacı vekilinin, ...’in müvekkili çalışanı kabul edilmemesi halinde ÜİS’nin 11.maddesine ilişkin itirazı haklı kabul edilebilecek olmakla birlikte, şüpheli işlemin varlığı tespit edildiğinde, Kök raporumuzda da ifade edildiği üzere, gecikmesinde sakınca bulunulan hallerde derhal bildirimde bulunulmasının, Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair 5549 sK kapsamında çıkarılan Tedbirler Yönetmeliği’nin 28.maddesine uygun olduğu, somut olaydaki gibi hesapta para olmadığı halde ‘iade talebi’ girilerek bunun yerine getirilmesinin beklenmesinin, davalı Banka’nın bile bile zararına hareket etmesini ifade etmekle eş anlamlı bulunduğu; davalı Bankanın, özünde davacının –ya da dava dışı kart hamilinin- parasını değil, kendi mevcudunu korumaya çalıştığını, işlemin askıya alınmasında ÜİS’nin 16.3.maddesine (… Üye İşyeri’nin Kredi Kart uygulama kurallarına aykırı davranması… herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın işbu Sözleşmeden kaynaklanan taahhütleri askıya alabilir. Üye İşyeri’nin Kredi Kartı veya Banka Kartı ile işlem yapmasını geçici bir süre engelleyebilir…) aykırılık görülemediği, Banka’nın kart hamilinin bankası ...’a bilgi vermesnin, iade talebi ile gönderdiği dosyayı takastan çekmesinin gerekçesinin doğal sonucu olduğu, T.Bankalar Birliği’nin Mesleki Tanzim Kararı gereği Fiktif İşlem Komitesine başvurulmasının diğer bankaların da birlikler tarafından bilgilendirmesi sonucunu yarattığı, bankanın ‘şüpheli işlem’ tespiti, ...’nin kararı ile de doğrulanmış olmasına 5 5 göre, davalı bankanın haksız bir uygulamasının tespit edilemediği, itirazın bu değerlendirmeyi değiştirecek nitelikte görülemediği mahkemenin takdirindedir. Davacı vekilinin; ‘...’nun onaylı halinin bulunmadığı, Bankalar Birliğinden celbedilmesi gerektiği’ beyanlarına ilişkin olarak;davacının beyanı rapora itiraz niteliğinde bulunmadığından talebin takdiri mahkemeye aittir. Davacı vekilinin; ’01.01.2015’de yürürlüğe giren ... cihazları, Banka Kartları ve Kredi Kartlarının Amaç Dışı Kullanım Hallerinin Belirlenmesi Hakkındaki Mesleki Tanzim Kararında geçen hallerin hiç biri gerçekleşmeden POS cihazının 14/07/2019 tarihinde sonlandırılmasına imkan vermediği, alınan raporda tarihler itibariyle itirazlarının haklı bulunduğu, ancak bu kezde üye işyeri sözleşmesine dayanarak bankanın bu işlemleri yaptığına değinildiği müvekkilinin üye işyeri sözleşmesine aykırı bir işleminin olmadığını, tüm bankalara yapılan bildirimin yasal dayanaktan yoksun olduğu’ itirazına ilişkin olarak; Davacının itirazları bir önceki madde de yanıtlanan ve dilekçenin tamamında ifade edilen itirazın yinelenmesi niteliğinde olup, daha önce de belirtildiği gibi davalı Bankanın işlemin tarafı olan ...’a bilgi vermesi olayın doğasının gereği, diğer bankalara ...dışında davalı bankanın bilgi verdiği ise davacının POS cihazı iptallerine bağlı tahmini dışında kayıt görülememiştir,"hususunun tespit edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE:
Tüm dosya kapsamı toplanan deliller ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından ... Bankası postundan çekilmiş olan 422.500,00 TL'nin iadesi için 15.07.2019 tarihinde davalı bankaya iade talebi açtıktan sonra davalı bankanın şüpheli işlem bildirimi üzerine davalı banka ve diğer bankalar tarafından pos cihazlarının kapatılması ve kredi kartlarının ve hesaplarının bloke edilmesi, çeklerinin arka arkaya yazılması, kullandığı kredilerin tamamının kat edilerek muaccel hale geldiği ileri sürülerek davalının haksız fiili nedeniyle ticari faaliyetinin sona ermesine ve ekonomik mahvına neden olduğu iddiasıyla davalıdan maddi tazminat talebinin yerinde olup olmadığı, varsa miktarı ile davalının kusurunun ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında olduğu anlaşıldı.
Taraflar arasında 13.06.2013 tarihinde ... Bankası A.Ş. Üye İşyeri Sözleşmesi imzalandığı, dava dışı ... ile davacı arasında 21.06.2019 tarihli Telefon Alım-Satım Sözleşmesi'nin düzenlendiği, sözleşme ile marka ve modeli belirtilen toplam 390 adet cep telefonunun 2.235.712,05 TL bedel ile satımının öngörüldüğü, bedelin bir bölümünü POS cihazından geçirilen kredi kartları ödendikten sonra tamamının ödenemeyeceği gerekçesi ile cayıldığı; sözleşme bedelinin noter suretinde 10.000.-TL gösterildiği, davacı tarafından 13.07.2019 tarihinde, ...'in ödemelerine karşılık 917.623.11-TL'lık satış karşılığı bedelle ilgili (satış faturası görülemeyen) İade Faturası düzenlendiği, aynı günü davalı Banka'ya toplam 442.500,00-TL'lık 14 adet POS satış işlemi ile ilgili iade talebinin girildiği, iade talebinin girildiği tarihte, davacının 6296238 sayılı vadesiz hesabında 59,07-TL mevcudun bulunduğunun anlaşılması ile davalı Banka'nın “şüpheli işlem' tespitinde bulunduğu ve iade işlemlerini 16.07.2019 tarihinde takasa giden dosya ile iptal ettiği anlaşılmıştır.
Dava dışı kredi kartı hamili ...'in aynı zamanda davalı Banka'nın müşterisi olduğu ve imzaladığı 21.03.2018 tarihli “...'de talimatına göre, davacı Üye İşyerinde çalıştığı, buna göre hamili olduğu kartlar ile davacıya ait Üye İşyeri'nde işlem yapılmasının, 13.06.2013 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi'nin 11.maddesine aykırı bulunduğu, ... vergi numaralı davacı firmanın 2017,2018,2019,2020 ve 2021 yılı Kurumlar Vergisi Beyanlarına göre, satış iadelerinin 2016 yılında 2.025,42-TL, 2017 yılında 2.656,78-TL iken 2018 yılında 234.347,50-TL, 2019 yılında 917.481,445-TL olarak gerçekleştiği, davacının diğer bankalarla ilgili tespit edilen POS işlemlerinin genelde yüzlü ve binli (birkaç yüz/birkaç bin TL gibi) rakamlarda kaldığı, uyuşmazlık konusu POS işlemlerinin 5.000,00- 65.500,00-TL aralığındaki rakamlarla ifade edildiği, bu açıdan işlemlerin firmanın satış/işlem geçmişine göre oldukça yüksek ve uyumlu olmadığı, davalı Banka'nın “şüpheli işlem' olduğu gerekçesiyle taraflar arasındaki Üyelik Sözleşmesi'ne aykırı olarak ... numaralı işyerinde gerçekleştirildiğini ifade ettiği 14 adet işlemin tutarının 442.500,00-TL olduğu, işlemlerin yapılmasında kullanılan dava dışı kart hamili ...'in, ...'tan aldığı ... numaralı kart hesabındaki işlemleri inceleyen ... 5.ATM'nin...-Esas sayılı dosyasında düzenlenen 23.05.2023 tarihli Bilirkişi Raporunda, kredi kartı limitinin 7.500,00-TL olmasına karşılık hemen her işlem öncesi kredi kartına yükleme yapılarak kart limitinin artırıldığı, 'doldur-boşalt' yöntemi ile uyuşmazlık konusu işlemlerin yapıldığının tespit edildiği, davalı Bankanın 'şüpheli işlemi” tespiti ile ... Değerlendirme Komitesi'ne başvurduğu, Komite'nin 18.10.2019 tarihli 2765 sayılı kararı ile davacı işyerinin fiktif işlem yaptığına karar verdiği, davalı Banka'nın, şüpheli ya da fiktif işlem tespit etmesi halinde, ...'nin kararını beklemeden davacı Üye İşyeri ile olan POS terminalini kapatması ve hesabına bloke koymasının Üye İşyeri Sözleşmesi'nin 16.3.maddesine ( ..Üye İşyeri'nin Kredi Kart uygulama kurallarına aykırı davranması... herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın işbu Sözleşmeden kaynaklanan taahhütleri askıya alabilir.) göre mümkün olduğu, işlemlerin diğer tarafı olan kart hamili bankasına (...) bilgi vermesinin olayın gereği bulunduğu, diğer bankalara bilginin ise 01.01.2015 tarihinde yürürlüğe giren ... Uyarınca birliklere bildirilmesi ile meydana geldiği banka'nın şüpheli işlem bildirimi uygulamasından kaynaklanan bir kusurunun bulunmadığı değerlendirilmiş, açıklanan sebeplerle davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereği 615,40 TL harç alınması gerekli olup eksik alınan 534,70 TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydının yapılmasına,
3-Davacı tarafından yapılan masrafın kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
6-Davalı tarafından yatırılan gider avansı ve yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı şirket yetkilisinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf'a kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır