T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/370 Esas
KARAR NO: 2023/673
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 25/10/2021
KARAR TARİHİ: 05/10/2023
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/836 Esas 2022/200 karar sayılı dosyası yetkisizlikle Mahkememize tevzi edilmekle yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin ...'da ... nolu bayiliğini yaptığını, 2012 yılında bayilik ilişkisi sona erdiğini, davacının 5 Mart 2012 ve 23 Temmuz 2012 tarihlerinde davalı şirkete gönderdiği noter onaylı ihtarname ile bayilik sözleşmesinin ifasından doğan alacaklarının kendisine ödenmesini talep ettiğini, davacının bayilik sözleşmesi çerçevesinde davalı şirkete sunmuş olduğu hizmet neticesinde hak kazandığı aylık primlere ve davalı şirkete iadesini yaptığı elektronik cihazlara ilişkin faturalar düzenlediği ve davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirkete gönderilen ihtarnamelere rağmen fatura alacağının ödenmemesi neticesinde ... 10. İcra Dairesi... E. Sayılı icra takip dosyası ile davacının dava konusu faturaları icraya koyduğunu, davalı şirketin borca itiraz ettiğini, borcunu ödememekte ısrar ettiğini belirterek 54.537,31-TL'lik faturaya dayalı asıl alacağın davalı şirket aleyhine açılan ... 10. İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra takip tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan hükmen tahsiline, yapılan itirazın iptali ile takibin 54.537,31 TL üzerinden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı arasında 01.07.2010 tarihinde ... Bayilik Sözleşmesi imzalandığını ve bu kapsamda davacının bayilik faaliyetlerine başlanıldığını, davacı tarafindan sözleşme hükümleri uyarınca bir ay önceden bildirimde bulunarak bayilik sözleşmesinin feshedildiğinin müvekkili şirkete bildirildiğini, taraflar arasında Bayilik Sözleşmesi uyarınca cari hesap ilişkisi bulunmakta olup ilgili cari hesap ilişkisi uyarınca davacının müvekkili şirkete borcu bulunduğu, dolayısıyla davacı tarafından açılan işbu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğundan ve asıl alacaklı tarafın müvekkil şirket olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşme kapsamında prim ve ürün iade bedelleri nedeniyle alacak talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalıdan aralarındaki sözleşme kapsamında prim ve ürün iade bedelleri nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 10. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, bayilik sözleşmesi, ihtarname, ... 17. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası, tarafların ticari defterleri ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği, mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; davalı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, davalının lehine veya aleyhine delil olma durumu bulunup bulunmadığı, davacı tarafın dava konusu yaptığı prim ve ürün iade bedelleri nedeniyle davalı defterlerinde kayıt bulunup bulunmadığı, 7 ayrı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, BA formu ile bildirilip bildirilmediği, kayıtlı ise bu faturalar nedeniyle davalının ödemesi olup olmadığının, davalının kendi defterleri itibariyle davacıya karşı kapsamında alacak-borç durumunun tespiti ve alacak-borcun neyden kaynaklandığı, hususlarında dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş, 14/08/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; dosya mevcudu, davalı şirketin 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defterleri, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve teknik yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; incelenen davalı şirkete ait 2012 ve 2013 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yılı sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, davalı şirkete ait 2014, 2015, 2016 ve 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirketin 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davalı şirketin sözleşmeye istinaden yapmış olduğu prim kesintisi ve ceza kesintilerinden kaynaklı olarak 31.12.2014 tarihi itibariyle davacı Halis Susuz'dan 41.816,46 TL alacağının bulunduğu, davalı şirketin 41.816,46 TL tutarındaki alacağını Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabına virman kaydı yaprak davacı yandan olan alacağını bu hesapta takip ettiği, davalı şirketin 41.816,46 TL tutarındaki alacağının 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına devir ettiği bildirilmiştir.
TMK'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Somut olayda yukarıda değinilen usul hükümleri ile Yargıtay içtihatları ışığında dayanılan vakıalara göre ispat külfeti davacı tarafta olup dava dilekçesi, cevap dilekçesi, mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 14/08/2023 tarihli rapor, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları, tarafların bildirdiği belgeler, ... 10. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, bayilik sözleşmesi, ihtarname, ... 17. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyası, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, tarafların ticari defterleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 14/08/2023 tarihli rapor ile incelenen davalı şirkete ait 2012 ve 2013 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yılı sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, davalı şirkete ait 2014, 2015, 2016 ve 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirketin 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davalı şirketin sözleşmeye istinaden yapmış olduğu prim kesintisi ve ceza kesintilerinden kaynaklı olarak 31.12.2014 tarihi itibariyle davacı Halis Susuz'dan 41.816,46 TL alacağının bulunduğu, davalı şirketin 41.816,46 TL tutarındaki alacağını Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabına virman kaydı yaprak davacı yandan olan alacağını bu hesapta takip ettiği, davalı şirketin 41.816,46 TL tutarındaki alacağının 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına devrettiği tespit edilmiş ve 14/08/2023 tarihli rapor hükme esas alınarak davacının davalıdan alacağının bulunmadığı, davacı tarafın alacak iddiasını ispat edemediği sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 14/08/2023 tarihli raporun usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması sebebiyle ilgili bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve davanın reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 269,85-TL maktu karar ve ilam harcının, dava açılırken davacı taraftan peşin olarak alınan 931,37-TL harçtan mahsubu ile artan 661,52-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.05/10/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*