T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/499 Esas
KARAR NO : 2025/879
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/07/2022
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin lehtarı ve zilyedi iken ... Bankası ...Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Şti. olan, ... numaralı, 30/06/2022 tarihli ve 100.000,00 TL bedelli çekin kargo taşıması esnasında kaybolduğunu, çekin kaybolduğunun fark edilmesinden sonra müvekkilince şikayette bulunulduğunu, dava dışı kargo şirketi tarafından, çekin araçta iken çalındığına dair müvekkiline bilgi verildiğini, buna ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ...Soruşturma sayılı dosya açıldığını, çekin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesi talebiyle ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, dosya kapsamında takip dayanağı çek hakkında teminat karşılığında ödemeden men kararı verildiğini, çekin vade tarihinde davalı tarafça bankaya ibraz edildiğini, ödeme yasağı nedeniyle bankaca ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı tarafça müvekkili aleyhine ... 14. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, müvekkili tarafından icra takibine itiraz amacıyla ... 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla şikayette bulunulduğunu, başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkilinin tüm mal varlıklarına ve hesaplarına haciz konulduğunu, müvekkilinin bu durumdan mağdur olduğunu iddia ve beyan ederek ... 14. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına ve hacizlerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, dava konusu çekin lehtarı olduğunu, çekteki imzasına bir itirazının bulunmadığını, davacının, çekte kendisinden sonra gelen kişilerle arasında ticari bir ilişki olmadığı yönündeki iddiasının şahsi bir defii olduğunu ve TTK 687. maddesi uyarınca iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının, müvekkilinin bile bile davacının zararına hareket ettiğine ilişkin bir delil sunmadığını, çekte ödeme yasağı var ise de ; ödeme yasağı bulunması çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmediğini, dava konusu çek incelendiğinde ciroların birbirini takip ettiği ve ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığını, takip konusu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre dalı müvekkilinin TTK'nun 790. maddesine göre yetkili ve meşru hamil olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi bulunmadığını, davalının, çekte ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibraz anında öğrendiğini ve iyi niyetli olduğunu, davacının , ödeme yasağı kararı almak için çek iptal davası açması ve savcılığa suç duyurusunda bulunmasının çekin rızası dışında elinden çıktığı anlamına gelmeyeceği, davacının bu iddiasını usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerektiği, dava dilekçesine bakıldığında davacının çalın çek iddiasını ispat edecek somut hiçbir delil sunmadığını, TTK'nın 792.maddesi uyarınca davacının, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ispat etse dahi davalının çeki vermekle yükümlü tutulabilmesi için çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olması gerektiği, davalının iktisap anında çekin çalıntı olduğuna dair bir bilgisi bulunmadığını ve davacı tarafın bu hususa ilişkin yazılı bir delil de ibraz etmediğini, dava konusu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre davalının yetkili ve meşru hamil olduğunu tüm bu nedenlerle; TTK'nın 792.madesinde aranan şartların da somut olayda gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacının davalıya ... Bankası ...Şubesi'ne ait keşidecisi ...Şti. Olan, ... numaralı, 30/06/2022 tarihli ve 100.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı, davalının çeki kötü niyetli istikab edip etmediği, çekin istirdatının gerekip gerekmediği, davalının davacının tazminat talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, çek sureti, imza sirküleri, imza örnekleri, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak, ... Soruşturma numaralı dosyası, ... 14. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası, vergi dairesi kayıtları, kargo kayıp tutanağı, ticari defterler, ticaret sicil kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir.
06/03/2025 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile "Mahkememizce bekletici mesele yapılan .. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyasında daimi arama kararı verildiği anlaşılmakla anılan dosyanın bekletici mesele yapılmasına yer olmadığına," karar verilmiştir.
Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfî (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfî tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir.
Menfi tespit davası, maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (Tanrıver, S.: Medenî Usul Hukuku, C.1, Ankara 2016, s. 844-845).
TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Menfi tespit ve istirdat davalarında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, El Kitabı, s. 370 ilâ 372). 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Öte yandan, sözleşmedeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti bunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay HGK'nın 26/04/2006 tarih ve ... E., ...K. sayılı ilamı).
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 03/07/2025 tarihli celsenin 4 numaralı ara karar ile "HMK’nun 283/1. maddesi gereği bilirkişiye emek ve mesaisine karşılık Bilirkişi Asgari Ücret Tarifesi 7. Maddesinde belirtilen bilirkişinin vasfı, uyuşmazlığın niteliği dosya kapsamı itibariyle 6.500,00 TL ücret taktirine, masrafın alacağın varlığını ispat yükünün davalı taraf üzerinde olması sebebiyle davalı avansından karşılanmasına,, davalının yatırdığı delil avansının karşılamadığı miktarın mahkememiz veznesine depo edilmesi için HMK'nun 324/1. maddesi uyarınca davalı vekiline 1 aylık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde delil avansı bedelinin depo edilememesi halinde HMK'nun 324/2. maddesi uyarınca talep olunan bilirkişi delilinin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağının ve dosyadaki mevcut diğer delillere göre karar verileceğinin ihtarına" karar verildiği ara kararın davalı vekillerinden ...'a 08/07/2025 tarihinde ...'a ise 12/07/2025 tarihinde ayrı ayrı usulüne uygun şekilde tebliği ile davalı vekillerine kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, verilen kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmadığı, kesin süre verilmesi halinde HMK'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkacağından kesin süre ara kararından sarfı nazar edilemeyeceği ve ihtaratın infazının gerektiği anlaşılmakla davalı tarafın bilirkişi delili ikamesinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş olup, huzurdaki davada yukarıda etraflıca izah edildiği üzere alacağın varlığını ispat yükü davalı tarafta olup davalı tarafça bilirkişi ücretine ilişkin delil avansı süresi içerisinde yatırılmadığından çek aslı üzerinde imza inkarı vakıasına ilişkin bilirkişi raporu tanzim edilememiş olup, mevcut delil durumuna göre davalı tarafın alacak iddiasını ispat edemediği sonuç ve kanaatine ulaşılmış ve bu sebeplerle, davanın kabulü ile, ... 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine konu ... Bankasına ait ... seri numaralı, 30/06/2022 tarihli, 100.000,00.-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, ... Bankasına ait ... seri numaralı, 30/06/2022 tarihli, 100.000,00.-TL bedelli çekin davalıdan istirdatı ile davacıya iadesine, davalı tarafın tazminat talebi yönünden ise davanın kabulüne karar verilmekle davalının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/4. fıkralarındaki koşullar oluşmadığından reddine,
karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, ... 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine konu ... Bankasına ait ... seri numaralı, 30/06/2022 tarihli, 100.000,00.-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine,
2-Ziraat Bankasına ait 0010854 seri numaralı, 30/06/2022 tarihli, 100.000,00.-TL bedelli çekin davalıdan istirdatı ile davacıya iadesine,
3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/4. fıkralarındaki koşullar oluşmadığından reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 6.831,00-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.707,75-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.123,25-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 1.707,75-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı, 178,25-TL posta giderleri olmak üzere toplam 1.966,70-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*