T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/670 Esas
KARAR NO : 2025/181
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2022
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında sözleşme imzalanan sözleşme gereğince davacının tüm edimlerinin eksiksiz ve tam olarak yerine getirildiğini, yapılan işlemler sonucu davalı tarafa faturalar kesildiğini, davalı tarafından müvekkiline bir takım ödemeler yapıldığını ancak yüklenici müvekkili şirketin cari hesap ekstresi gereği 660.757,97 TL tutarında ödenmeyen borç yekünü bulunduğunu, bunun üzerine 12.08.2022 tarihinde, müvekkili şirket tarafından, davalı borçlu tarafa mutabakat mektubu gönderildiğini, davalı borçlu tarafından yapılan herhangi bir itirazın bulunmadığını, borcun ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname keşide edilmesine rağmen davalı yanca ödeme yapılmadından borcun tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek haklı davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, dava ve takip konusu alacağın likit olmasından bahisle kötü niyetli davalı/ borçlu aleyhine dava ve takip değerinin % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Ancak iş bu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde müvekkil şirket tarafından borca ve feri'lerine itiraz edilmiş ve takip durdurulmuştur. Davacı, bu kez de itirazımızın iptali ve takibin devamı için huzurdaki haksız davayı ikame ettiğini, davacı tarafın hiçbir alacağı bulunmamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı girişimlerle alacaklı olduğunu iddia ettiğini, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamede de açıkça ikrar edildiği üzere; davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki alacak-borç ilişkisinin kalmadığı davacı şirket yetkilisinin imza ettiğinin ve hukuken makbuz olarak nitelendirilen belge ile sabit olduğunu, davacı tarafından kaleme alınan makbuzdan görüleceği üzere herhangi bir ödeme vaadi bulunmadığı gibi davacı şirket yetkilisi tüm alacaklarını tahsil ettiğinin bildirdiğini açıkça elden tahsilatlar yaptığını da kabul ve taahhüt ettiğini, davacı tarafın açıkça elden tahsilatlar yaptığını da kabul ettiğini,taraflar arasındaki mutabakatın 27.12.2021 tarihli makbuz belgesi ile sağlandığını ve 01.03.2021 tarihli sözleşmeye konu alacak-borç ilişkisinin sona erdirildiğini, 27.12.2021 tarihinden sonra davacının olmayan bir alacak yaratma gayesi ile giriştiği kötüniyetli ve hukuka aykırı eylemlerin kabul edilebilemeyeceğini belirterek; usul ve yasaya aykırı kötü niyetli huzurdaki davanın reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın konusunun Taraflar arasında 01/03/2021 tarihli ... ilçesi ... Mahallesi... parsel numaralı gayrimenkul üzerine imal edilen ... misafirhanesi projesinin Mobilya ve Dekorasyon işlerinin davacı tarafça üstlenildiği, sözleşme gereğince davacı tarafça yükümlülükler tam olarak yerine getirilerek cari hesaba dayalı olarak düzenlenen faturaların davalıya gönderilmesine rağmen bakiye 660.757,97 TL miktarlı kısmın ödenmediği iddiasına dayalı olarak davalıya 12/08/2022 tarihinde mutabakat mektubu gönderilerek 31/12/2022 tarihi itibarı ile 660.757,97 TL borç bakiyesi bildirilmesine ve TTK 94 madde uyarınca 1 ay içerisinde cevap verilmemesi halinde kabul edilmiş sayılacağının ihtar olunmuş olmasına rağmen borcun ödenmediği gibi mutabakata da cevap verilmediğinden bahisle başlatılan takibe yönelik itiraz istemi olup uyuşmazlık konularının davacı tarafça dava konusu sözleşme kapsamında 27/12/2021 tarihli belge ile 373.369,33 TL nin ödenmesi ile hesabın kapatılarak davalının ibra edilip edilmediği, taraflar arasında başkaca bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı, 27/12/2021 tarihli belgenin imzalanmasında davacı iradesinin fesada uğrayıp uğramadığı, elden ödeme iddiasının yerinde olup olmadığı, taraflar arasında mevcut eser sözleşmesi kapsamında davalının bakiye borcu olup olmadığı, varsa miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 660757,97-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Taraflarca gösterilen delilen toplanmış ... 2. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı esas sayılı dosyasının bir örneği Uyap üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmış, tanık beyanına başvurulmuş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişiler SMMM – MBA Muhasebe Finans Uzmanı ..., Mimar ..., Sözleşme, Borçlar, Sorumluluk,Nitelikli Hesaplama vb Uzmanı (E. Öğretim Üyesi, Borçlar Hukukçusu) ... tarafından düzenlenen 13/11/2024 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına ibraz edilmiştir.
Mahkememizin 14/11/2023 tarihli celsesinde dinlenen tanık ... beyanında; " taraflar arasındaki mobilya dekorasyon işi kapsamında davacı şirketin taşeronu olarak misafirhane ve lobinin bazı bölümlerini mobilya ve demir işlerinin sahibi olduğum ... tarafından üstlenildi, ben ...verdiği işleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdim, davacı şirketten alacağımı istediğim zaman davacı şirket temsilcisi ...alacağını alamadığını beyan etti, ben bu kapsamda davacı firma ile ne zaman görüşsem kendileri ... alacakları alamadıkları için ödeme yapamadıkları söylediler, ben davanın tarafları hakkında yapılmış ödemeler ya da verilmiş bir ibra olup olmadığı konusunda bilgi sahibi değilim, davacı şirketle bu iş kapsamında başka bir ticari ilişkim de mevcut değildir."demiştir.
Mahkememizin 05/03/2024 tarihli celsesinde dinlenen tanık ...beyanında; "Ben davalı şirkette 2020 - 2022 yılları arasında şantiye şefi olarak çalıştım, davacı tarafça otel odalarının mobilyaları ve dışarının peyzaj işinin yapımı üstlenilmişti, bütün diğer taşeronlara yaptığımız gibi ön avans verilerek imalatlara da başlandı, bu kapsamda davacıya da bir kısım avans ödemesi yapılmıştır ancak ben davacıya ne kadar avans ödemesi yapıldığı hususunda bilgi sahibi değilim, avans ödemeleri zaman zaman elden, zaman zaman banka aracılığı ile yapılmaktadır, davacıya yapılan avans ödemesinin ne suretle yapıldığını ve miktarını bilmiyorum ancak avans ödemesi yapıldığını biliyorum çünkü çalıştığımız tüm taşeronlar la avans ödemesi yapılmadan işe başlama gerçekleşmemektedir, avans ödemesinden sonra taşeronlar imalata başlarlar ve işi yaptıkça hak ediş ile bizden ücretlerini talep ederler ve hak ediş kapsamında ödeme yapılır, bütün taşeronların hak edişleri iskan alınmadan önce tamamlanarak teslim edildiği, biz de hak edişlerini yapıp faturalarını kestik, bana göstermiş olduğunuz ve okuduğunuz belge ile ilgili bir bilgim yoktur ancak şunu söyleyebilirim ki tüm taşeronlara ödemeler yapılmıştır,ben ... diye birini tanımamaktayım, davacı ile davalı şirketin bu dava dosyası haricinde başka bir ticari ilişkileri olabileceği konuşulduğunu biliyorum, sonrasında ayrıca bir ticari ilişkileri olup olmadığı hususunda bilgi sahibi değilim, geriye kalan bedelin nasıl ödendiği hususunda bilgi sahibi değilim" demiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında 01/03/2021 tarihli ... ilçesi ... Mahallesi ... parsel numaralı gayrimenkul üzerine imal edilen ...misafirhanesi projesinin Mobilya ve Dekorasyon işlerinin davacı tarafça üstlenildiği, davacı tarafça cari hesaba dayalı olarak düzenlenen faturaların davalıya gönderilmesine rağmen bakiye 660.757,97 TL miktarlı kısmın ödenmediği iddiasına dayalı olarak davalıya 12/08/2022 tarihinde mutabakat mektubu gönderilerek 31/12/2022 tarihi itibarı ile 660.757,97 TL borç bakiyesi bildirilmesine ve TTK 94 madde uyarınca 1 ay içerisinde cevap verilmemesi halinde kabul edilmiş sayılacağının ihtar olunmuş olmasına rağmen borcun ödenmediği gibi mutabakata da cevap verilmediğinden bahisle davacı tarafça davaya dayanak takip başlatıldığı görülmüştür.
Dosya kapsamına ibraz edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile; İncelenen davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu davalı ile mevcut ticari ilişkiye ait muhasebe hareketlerinin...numaralı “alıcılar” hesabında takip edildiği, 2021 yılı içerisinde davacı yanın davalı yana 6.392.078,10 TL tutarında fatura keşide ettiği, karşılığında 5.641.320,13 TL tutarında banka havalesi ve çek yoluyla tahsilat yaptığı, yılsonu itibarıyla davacı yanın davalı yandan 750.757,97 TL alacaklı olduğu, bakiye alacak tutarının şirketin 31.12.2021 tarihli yevmiye defter kapanış maddesinde aynen yer aldığı, 2022 yılı içerisinde davacının davalı ya herhangi bir fatura keşide etmediği, 750.757,97 TL
tutarındaki alacak bakiyesinin devir olduğu, yıl içerinde davacının davalıdan 90.000,00 TL tutarında tahsilat yaptığı, yılsonu itibarıyla davacının davalıdan 660.757,97 TL alacaklı olduğu, bakiye alacak tutarının şirketin 31.12.2022 tarihli yevmiye defter kapanış maddesinde aynen yer aldığı görülmüştür.
İncelenen davalı şirkete ait 2022 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu davacı ile mevcut ticari ilişkiye ait muhasebe hareketlerinin ...numaralı “satıcılar” hesabında takip edildiği, 2021 yılı içerisinde davalı yanın davacıdan 6.392.078,10 TL tutarında mal/hizmet teslim aldığı, karşılığında 5.641.320,13 TL tutarında banka havalesi ve çek yoluyla ödeme yaptığı, ...tarih, ... nolu yevmiye maddesinde, “mutabakat gereği” açıklamalı virman kaydı ile 750.757,97 TL tutarındaki borç bakiyesini sıfırladığı, buna dayalı olarak da yılsonu itibarıyla davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, şirketin ... tarihli yevmiye defter kapanış maddesinde de davacıya ait borç/alacak kaydının yer almadığı, 2022 yılı içerisinde davalının davacıdan herhangi bir mal/hizmet alışının bulunmadığı, davacı kayıtlarında yer alan 90.000,00 TL tutarındaki tahsilat kaydının, davalı defterlerinde aynı tarihte ... numaralı, kime verildiğine dair açıklama içermeyecek şekilde yer aldığı, bu anlamda davacı kayıtları ile farklılık gösterdiği, yılsonu itibarıyla davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, şirketin 31.12.2022 tarihli yevmiye defter kapanış maddesinde... nolu hesapta da herhangi bir bakiyenin bulunmadığı, 159.08 nolu hesaptaki tüm bakiyenin (659.302,12 TL) 30.12.2022 tarihinde bir takım “satıcılar” hesap bakiyeleri ile virmanlanarak kapatıldığı, bu kapsamda taraflar arasındaki cari hesap farklılığının,
davalının “mutabakat gereği” açıklaması ile yapmış olduğu 750.757,97 TL tutarındaki virman kaydından kaynaklandığı, söz konusu kaydın tek taraflı bir kayıt olup anılan kaydın 27.12.2021 tarihli “ibra mektubuna” ilişkin olarak yapıldığı anlaşılmakla, bu kaydın yapılmamış olması halinde zaten 31.12.2023 tarihi itibarıyla her iki tarafın 757.757,97 TL tutarındaki borç/alacak bakiyesi üzerinde mutabık olacakları ,2022 yılında davalı tarafından yapılan 90.000,00 TL
tutarındaki ödeme kaydının, davacıyı borçlandırıcı nitelikte yapılmamasından kaynaklı olarak cari hesapta takip tarihi itibarıyla bu tutar kadar fark bulunduğu anlaşılmakla, söz konusu ödemenin aslen davalı kayıtlarında yer aldığı, ancak kaydın münhasıran davacı cari hesabına kaydedilmek yerine, 159.08 nolu verilen sipariş avansı hesabında havuz şeklinde kayıt altına alındığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket yetkilisi tarafından keşide edilen ve imzası inkar edilmeyen 27.12.2021 tarihli makbuz metni aynen şu şekilde olduğu "... ile 01.03.2021 tarihinde yapmış olduğumuz mobilya ve dekorasyon sözleşmesine dair tüm alacaklarımızı tahsil etmiş bulunmaktayız. Elden yaptığımız tahsilatlar olduğunu bildirir, hiçbir alacağımızın kalmadığını kabul ve taahhüt ederim" şeklinde olduğu ve metnin altında davacı şirketin kaşesi üzerine imza atılmış olduğu görülmüştür.
Anılan durum karşısında tacir ve yüklenici konumunda olan davacı şirket tarafından davalı işveren şirkete 27.12.2021 tarihli şirket kaşesi üzerine şirket yetkilisi tarafından imzalanan İbraname düzenlediği, davacı şirket ile davalı şirket arasında bir İbra Sözleşmesi akdedildiği ve ibraname içeriğine göre; davacı yüklenici şirketin, davalı şirket ile aralarında 01.03.2021 tarihinde yapılmış olan mobilya dekorasyon sözleşmesine dair tüm alacaklarını elden yapılan tahsilatlarla davalı işverenden tahsil ederek hiç bir alacağının kalmadığını kabul ve taahhüt ettiği ve mevcut “İbra” ile taraflar arasındaki borcun sona erdiği anlaşılmış, bu koşulda ibranamenin akdedilmesinden sonra davalı şirket tarafından davacı şirkete 90.000 TL ödeme yapılmış olmasının davacının borcun sona ermediği ya da iradenin sakata uğratıldığı iddiasını ispata yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı her ne kadar bu İbranamenin “irade sakatlığı” sebebiyle geçersiz olduğunu iddia etmişse de, bu iddiasını ispata yönelik herhangi bir delil ibraz etmemiş ,dinlenilen tanık anlatımları ile de bu hususun ispat olamadığı, davalının 27.12.2021 tarih, ... nolu yevmiye maddesinde, “mutabakat gereği” açıklamalı virman kaydı ile 750.757,97 TL tutarındaki borç bakiyesini sıfırladığı, buna dayalı olarak da yılsonu itibarıyla davalı yanın davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığı anlaşılmakla dosya kapsamı itibarıyla davacı şirket temsilcisinin isticvabı istemi de yerinde görülmeyerek davanın reddi ile Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Reddine,
2-Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 11.333,47-TL harçtan mahsubu ile artan 10.718,07-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 103.113,70-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
9-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır