T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/793 Esas
KARAR NO : 2025/942
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 15/11/2022
KARAR TARİHİ : 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;davacı müvekkilin ... Tic. A.Ş. Tarafından davalılar ... Tic. A.Ş. Ve ... aleyhine ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi nezdinde ... Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, davalılar montero ve ... takibe karşı itiraz ettiğini, davaları ile davalılar ... ve ...'ün takibe karşı yaptıkları itirazın iptal edilmesini, alacağın tahsiline ve davacı müvekkilin lehine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Davalı ...'nun Davacı müvekkil ...'e olan borcunun teminatı, ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında derdest takibe konu ve ...Mahallesi, 15-20 pafta, 981 ada, 62 parselde bulunan taşınmaz üzerinde kurulmuş olan ipotek olduğunu, Davalı ...'nun Davacı müvekkil ...'e olan borcu muaccel, Davalı ... mütemerrit olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip taleplerinin hukuka uygun olduğunu, borçlunun borcunu zamanında ödemeyip temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklının davacıyı zarara uğrattığını, uğranılan zararın temerrüt faiziyle karşılanmasının mümkün olmadığını, davacı müvekkil ...., ... Şirketi, ... Şirketi ... Şirketi, ... Şirketi ("...."), ... Şirketi ..., ... ve ... geçmişte ... ve ...'ün %50-%50 hissedarlığında ve ortak kontrolünde olduğunu, bu şirketler ...'nu teşkil ettiğini,12.03.2019 tarihinde ...şirketleri, ..., ... ve 11 banka arasında ... Kredi ve Yapılandırma Sözleşmesi imzalandığını, 13.03.2019 tarihinde ... Kredi ve Yapılandırma Sözleşmesi 1. defa tadil edildiğini, 17.10.2019 tarihinde ...Kredi ve Yaptlandırma Sözleşmesi 2. defa tadil edildiğini, 04.03.2020 tarihinde ... Kredi ve Yapılandırma Sözleşmesi 3. defa tadil edildiğini, 29.04.2021 tarihinde Davacı müvekkil ..., Kredi Sözleşmesi'nin 8.3 maddesi uyarınca zorunlu erken ödemeyi gerçekleştirdiğini, ..., ... ve ...'nun borcunun Davacı müvekkil ... tarafından müteselsil borçlulardan müvekkil Davacı ...'in şirketin iç ilişkide payına düşen tutarı aşan şekilde kapatıldığına ilişkin olarak Kredi Sözleşmesi uyarınca alacaklı olan bankaları temsil eden Kredi Temsilcisi ...'den yazı alındığını, böylece, müvekkil Davacı ..., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK") m. 168 uyarınca alacaklı bankaların haleli sıfatı ile ..., ... ve ...'dan alacaklı ve ...'ün ...'teki villası da dahil olmak üzere Kredi Sözleşmesi'nde yer verilmiş tüm nesnel ve kişisel teminatlar üzerinde hak sahibi hâle geldiğini, 07.05.2021 tarihinde ... tarafından ... 36. Noterliği kanalı ile çekilmiş ... yevmiye numaralı ihtamame ile ..., Montero ve Verano'dan bu borcun ödenmesinin talep edildiğini, 07.06.2021 tarihinde ..., ... ve .... tarafından ... 36. Noterliği kanalı ile Sanset'e çekilmiş ... yevmiye numaralı ihtarname ile alacak kalemlerinin içeriklerinin ve vadeleri üzerinde bir mutabakat olmadığının belirtildiğini ve bunun sonucunda herhangi bir ödeme yapılmadığını,09,06.2021 tarihinde Kredi ve Teminat Temsilcisi sıfatı ile ... Anonim Şirketi tarafından ... 48. Noterliği kanalı ile çekildiğini ... yevmiye numaralı ihtarname ile ...'in TBK m. 168 uyarınca halefiyet hakkını kullanıp kullanmayacağının ...'ye bildirilmesi talebi ile Sanset'e ihtarname çekildiğini, 14.06.2021 tarihinde .... taralından ... 36. Noterliği kanalı ile çekilmiş ... yevmiye numaralı ihtarname ile halefiyet sebebi ile alacaklı bankaların haklarının kendiliğinden ...'e geçmiş olduğunf, halefiyet hakkının kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin bir beyanda bulunulmasına gerek olmadığını ancak yine de halefiyetten kaynaklı hakların kullanılacağına ilişkin bildirim yapıldığını, bu bildirimin aynı tarihte e-posta yolu ile ...'ye gönderildiğini ve kurumsal bankacılık şubesine elden teslim edildiğini, ... tarihinde ... tarafından ... 36. Noterliği kanalı ile çekilen.... yevmiye numaralı ihtamame ile ..., ... ve ...'un anapara borcu bakımından mütemerrit durumda olduğu belirtildiğini, bu borcun ödenmesi tekrar talep edildiğini ve ödemenin gerçekleşmemesi ihtimalinde faiz borçları bakımından da temerrüt durumunun ortaya çıkmış olacağı bildirildiğini, 08.07.2021 tarihli bu ihtarname aynı gün Davalı ....'ya tebliğ edildiğini, ihtarname ile Davalı ...'ya ödeme için 3 iş günü süre verildiğini, ödeme yapılmadığını, 29.09.2021 tarihinde kapatılan kredilerin her bir müteselsil borçlu bazında kapama bakiyeleri ... tarafından ...'den talep edildiğini, 06.10.2021 tarihinde, kapatılan tüm kredilerin her bir müteselsil borçlu bazında kapama bakiyeleri ayrı ayrı ...'e ... tarafından bildirildiğini, 19.10.2021 tarihinde ..., ...'dan olan alacağının tahsil edilebilmesi için bu alacağın teminatı olarak verilmiş ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurduğunu, takip talebini ve takip talebini açıklayan dilekçe ile dayandığı belgeleri .... Gayrimenkul Satış İcra Dairesine sunmuş ve ... İcra Müdür Yardımcısı tarafından bu talep kabul edilerek ödeme emri düzenlenmesine karar verildiğini, Davalı ...'nun Kredi Sözleşmesi çerçevesinde müteselsil borçlulardan birisi olduğunu, davalı ...'nun bu borcu da dahil olmak üzere Kredi Sözleşmesi kapsamındaki tüm borçlar müteselsil borçlulardan Davacı müvekkil ... tarafından Kredi Sözleşmesi'nin Zorunlu Erken Ödeme hâlini öngören m. 8.3 hükmü uyarınca ödendiğini ve kapatıldığını, davacı müvekkil ..., TBK m. 168 uyarınca bankaların halefi sıfatını kazandığını, Davalı ....'dan onun payı için bankalara yaptığı ödeme tutarında alacaklı olduğunu, davalı...'nutı Davacı müvekkil ...'e olan borcunun muaccel olması sebebi ile ve davalı ...'nun temerrüde düşmesini takiben Davacı müvekkil ... tarafından bu alacağın teminatı olan ipoteğin paraya çevrilmesi ile takip başlatıldığını ve bu takibe; davalılar haksız bir şekilde itiraz ettiklerini, bu sebeplerden dolayı; davalılar ... Şirketi ve ...'ün ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine karşı yapmış oldukları itirazın iptaline, dava konusu alacağın davalılar tarafından davacı müvekkil...'e takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ödenmesine ve bu doğrultuda icra takibinin devam etmesine; temerrüt nedeniyle Davacı'nın malvarlığında doğan aşkın (munzam) zararın temerrüt faiziyle karşılanmayan kısmının HMK m. 107 tahtındaki geçici talep sonucu olarak şimdilik 100.000 TL’nin avans faizi ile birlikte (belirsiz alacak davası olarak bilirkişi marifetiyle bedel tam ve kesin olarak belirlendikten sonra bedeli arttırma hakkımız saklı kalmak kaydıyla Davacı Sanset'e ödenmesine; Dava ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere Davacı müvekkil .... lehine 2005 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67(2) uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesine; ve yargılama giderleri, vekalet ücreti, harçlar ve sair masrafların davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Birleşen ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; dava dışı borçlu ile banka ve ayrıca davacı ve davalıların müteselsil borçlu olarak imzalamış oldukları genel kredi sözleşmesinin var olduğunu, bu çerçevede gerek davacı gerek davalıların isim ve imzalarının yer aldığı, 11 banka arasında 12/03/2019 tarihinde kredi ve yapılandırma sözleşmesi yapıldığını, davacı ile diğer davalıların kredi sözleşmesi tahtında müteselsil borçlular konumunda olduğunu, davacı ile ... arasında varlık satış sözleşmesinin yapılarak ifa olunduğunu davacının müteselsil borçlu olarak zorunlu erken ödemeyi gerçekleştirdiğini, kredi sözleşmesi tahtında diğer davalıları müteselsilen borçlu oldukları halde payının dahi davacı tarafından ödenmiş olduğunu, bu ödemeler sonrasında her bir müteselsil borçlu bazında kapama bakiyelerinin davacı tarafından Yapı ve Kredi bankasından talep olunduğunu, ... Bankası tarafından 06/10/2021 tarihinde kapatılan tüm kredilerin her müteselsil borçlu bazında kapama bakiyelerinin ayrı ayrı davacıya bildirildiğini, davacının bu suretle davalılar dahil iç ilişkide paylarını ödemesi ile müteselsil borçlulardan alacaklı olduğunu, zaten davalı ... tarafından ... gönderilen e-postada ise davacının halef sıfatının varlığı ile davacıya olan borcunun ikrar olunduğunu, bu suretle iç ilişkideki payından fazlasını ödeyen müteselsil borçlu olarak davacının TBK m.167 hükmünce doğmuş rücu alacaklısı konumunda olduğunu, erken ödeme nedeniyle yapılan ödemeler nedeniyle davalılardan ödeme talep olunduğu davacının hiçbir tahsilat yapamadığı gibi dava tarihi itibariyle dahi temerrüt faiziyle karşılanamayan zararın mevcut olduğunu, bu munzam zararın ise davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi ...esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davacı müvekkili ...Şirkeli (“...") tarafından Davalılar ... Şirketi ("...") ve ...Şirketi ("'....”) aleyhine (birlikte "Davalılar") ... 6. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında taşınır rehinlerinin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmış olup, davalılar takibe itiraz ettiklerini, du dava ile davalıların takibe itirazlarının iptal edilmesi, alacağın tahsiline ve davacı müvekkili ... lehine alacağın %20'sinden az olmamak üzere İcra inkâr tazminatına hükmedilmesi talep edildiğini, davalıların davacı müvekkili ...'e olan borcunun teminatlarından biri ... 6. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında derdest takibe konu Davalı ...'in ticari işletmesi de dahil olmak üzere...'in ...'ndeki fabrikası ile ... ve ...'deki tesislerinde yer alan tüm taşınırları üzerinde kurulmuş taşınır rehni olduğunu, davacı müvekkili ...'in rehin hakkı sahibi olduğu Taşınır Rehni Sicili (...) kayıtlarından ve noter onaylı sözleşmelerden açıkça görüldüğünü, Taşınır Rehni Sözleşmesi'nin incelenmesi ile davacı müvekkili Alacaklı ...'in davalılardan olan alacağının teminatı davalılardan ...'in fabrikasında yer alan makine ve teçhizatın rehni olduğunu, ...'in huzurdaki davaya konu alacağın teminatı olan taşınırlar üzerindeki rehin, Kredi Sözleşmesi uyarınca kurulmuş olup bu rehinin Kredi Sözleşmesi tahtındaki tüm borçların teminatlarından birini teşkil ettiğini, bu rehnin, ... kayıtlarında ve noter onaylı sözleşmede açıkça görüldüğünü, müvekkili davacı alacaklı Sanset'in kendi payını aşan kısmı ödediği anda alacaklı bankaların yerine geçtiğini ve halef sıfatı ilk alacaklı bankaların sahip olduğu tüm hakları kanun gereği ve kendiliğinden kazandığını, davalı borçlu ...'in, davacı alacaklı ...'e noter kanalı ile göndermiş olduğu ihtarnamede de halefiyeti varlığını ikrar ettiğini, alacağın varlığının, muacceliyetinin, borçlunun temerrüdü ve müvekkili alacaklı davacının rehinli alacaklı sıfatı hususunda hiçbir tartışma olmadığını beyanlarla davalıların ... 6. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine karşı yapmış oldukları itirazın iptaline ve bu doğrultuda icra takibinin devam etmesine; alacağın %20'sinden az olmamak üzere İcra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve özetle; dava konusu uyuşmazlığın, 12.03.2019 tarihinde davacı ve davalı şirketlerinde arasında bulunduğu ... ile 11 banka arasında imzalanan 12.03.2019 tarihli kredi ve yapılandırma sözleşmesine dayandığını, bahse konu yapılandırma sözleşmesinin 3.kez tadil edildiğini, davacının, sözleşmenin 8.3 m. yer alan “ zorunlu erken ödeme halleri “ başlığı altında yer alan *“ varlık satışı “ ait 8.3.4 m. uyarınca, garantör sıfatıyla ödeme yapmak durumunda kaldığını, davacının toplam kredinin 550 milyon TL ödediğini, bu ödemenin yaklaşık olarak 150 milyon TL ... ilaç ve diğer 400 milyon TL'lık kısmının Davacı ...ya ait olduğunu, toplam borcun 2 katından fazla olan 4 milyar TL tutarındaki teminatların hiçbir oranlama yapılmadan kredi verenler tarafından davacı şirkete devredildiğini, bu uygulama müvekkilinin tüm ticari faaliyetlerini sonlandırmaya yönelik talep olduğunu, ipotek resmi senedinde teminat sahibi olarak yer almayan birisinin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapamayacağını, halefiyet şartlarının bulunmadığını, çünkü, 09.03.2023 tarihli vadesi gelmeyen bir borcun muaccel olmadığını, sözleşme incelendiğinde helafiyetten söz edebilmek için müteselsil borçluluk halinin mevcut olması gerektiğini, ancak sözleşmeye göre borçluların herbirinin borçlarına garantör olduklarını, bu durumun sözleşmenin 54 sayfasında 1.5 (v) bendi altında garanti ilişkisi olduğunu gösterdiğini, dolayısıyla sözleşmeyi imzayalanların garantör sıfatıyla hareket ettiklerinin son derece açık olduğunu, dolayısıyla davacının yaptığı ödemenin garantörlük kapsamında kaldığını, bu hususun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerektiğini, nitekim ... ve ...tarafından sunulan 14.07.2021 tarihli mütalaa da halefiyet ilişkisinin bulunmadığını ve hukuka aykırı olarak teminatların devredildiğinin ifade edildiğini, davalı ve dava dışı ...'ün aldıkları miras payı kapsamında borcu ödemeleri gerektiğini, borcun vadesi 09.03.2023 tarihi olduğu için müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, bu minvalde açılan takibin iptali gerektiğini, kredi borcu muaccel olmadığı için kanuni takip başlatılamayacağını belirterek; davanın reddine, gerek dava dilekçesinde gerek ise keşide edilen ihtarnamelerdeki çelişkili beyanlar nedeni ile, davacının davaya dayanak sözleşmenin sona ermesi mi yoksa devam etmesi nedeni ile mi hak iddiasında bulunduğunun anlaşılamadığı bu bağlamda savunma haklarının kısıtlanmaması ve hakimin davayı aydınlatma görevi çerçevesinde bu hususun davacıya açıklattırılmasına; haksız takip nedeni ile davacı yan aleyhine dava ve takip konusu alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan'a yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde ve özetle;Munzam zarar talepli davanın açılabilmesi ve görülmesi şartlarının mevcut olmadığını, bu davanın görülmesinin ön şartı gerçek davacı alacağının ne olduğunun ortaya konulmasına bağlı olduğunu, davacı önce, gerçekten ne kadar alacaklı olduğunu, bunun ne kadarının müvekkillerin sorumluluğunda olduğunu tam ve gereği gibi açıklaması gerektiğini, ... 6. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyanın itirazın iptali davası Mahkemenizin ... E. Sayılı dosyası ile derdest olduğu, bu dosyada davacı ..., davalılar müvekkili şirketlerin olduğunu, munzam zarar iddiası ve tazmin talebi için Arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkilleri tarafından çeşitli kereler davacı yana ne kadar borç olduğu, davacının dayanak kredi sözleşmesinden kaynaklı ne kadar alacaklı olduğu sorulmasına karşın, tam bir cevabın verilmediğini, hiç bir şekilde müvekkillerin sorumluluğu kabul anlamına gelmemek üzere; Munzam zararın tazmini için aranan şartların oluşmadığını belirterek; öncelikle şartları oluşmayan haksız davanın reddine karar verilmesini, davacının munzam zarar iddiasından önce gerçek alacak miktarının ne olduğunun tespit edilmesi gerektiği göz önünde bulundurularak buna ilişkin yargılama süreçlerinin sonucunun beklenmesini, aksi kanaat halinde ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ve .... E. Sayılı dosyalarında görülen davaların birleştirilerek görülmesini, davacının munzam zarar iddiasını ispatlayamadığı gözetilerek haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama harç ve masrafları ile yasal vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
.... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde ve özetle;Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; öncelikle çeşitli sebeplerle davalı firmalar tarafından cevap dilekçesi sunma süresinin kaçırıldığı, bunun sonucu HMK md. 128 gereği davanın tamamının inkar edilmesi olduğunu, bu kapsamda savunma genişletilmeden haksız dava ve takibine karşı savunmalarını sunduklarını, 2019 yılı Mart başlarında davalı firmalar, ... Grubuna bağlı birer şirket olduğunu, o tarihte ... aralarında ... ve ...’in bulunduğu,... gibi şirketlerden müteşekkil bir şirketler topluluğu olduğunu, tüm bu sirketlerde 2019 yılı Mart ayı itibariyle topluluğa bağlı tüm şirketlerde kardeş olan ... ve ...’ün doğduran ya da dolaylı olarak %50-50 hisse sahibi olduklarını, bu kapsamda grup şirketler dahilinde bulunan ve kredi kullanan davacının, davalı ... A.Ş ile alacaklılar bankalar arasında 12.3.2019 tarihinde yeniden yapılandırma sözleşmesi immzalandığını, yeniden yapılandırma sözleşmesine ... ve ...’ün gerçek kişi garantör sıfatıyla katıldığını, sözleşmede erken ifa durumu’nun ayrıca düzenlendiğini, buna göre herhangi bir borçlu şirkette veya garantörlerin varlık satışı halinde elde edilecek gelirin vadesi gelmiş olsun ya da olmasın kredinin kapatılmasında kullanılacağını, bu kapsamda ilk varlık satışı’nın,...içerisinde yer alan...A.Ş.deki hisselerin devri ile oluştuğunu, ...ve ... ün şirketteki %15’lik hisselerini yabancı bir fona sattığını, elde edilen gelirle tüm grubun vergi borçlarının tamamını ve kredi borcunun büyük bir kısmının ödendiğini, varlık satışından sonra yeniden yapılandırma sözleşmesi tadil edildiğini, akabinde ...ve ...’ün ... grubu içerisinde olan şirketleri kendi aralarında pay ettiklerini ve gruptan ayrıldıklarını, huzurdaki davada ve itiraza konu icra takibinde davacı ...’in, firmaları tarafından gerçekleştirilen bir varlık satışı neticesinde kredi borçlarının kalan kısmının tamamının firmaları tarafından erken ödendiği buna bağlı olarak alacak taleplerini davalı firmalara yöneltme talebinde ve iddiasında olduğunu, ana başlıklar itibarı ile; davacı Firmanın davalı firmalara yönelik halefiyete dayalı rücu hakkı bulunmadığını, davacı firmanın halefiyet hakkı olduğu kabul edilse dahi takipte talep edilen borç ve faizin hukuka aykırı olduğunu,davacı tarafından aynı alacak iddiasına ilişkin olarak hukuka aykırı bir şekilde birden fazla rehin takibi başlatıldığını, davacı firma tarafından davalı firmalar aleyhine kötü niyetli ve zarar kastı ile dava konusu takipte dahil olmak üzere bir çok süreç işletildiğini, davalılar ... ve ..., halefiyetten bahsedilebilmesi için borçlular arasında teselsülün bulunması gerektiğini, Kredi ve Yapılandırma Sözleşmesi’nde müteselsil borçluluktan bahsedilmediğini, Kredi ve Yapılandırma Sözleşmesi ile her bir şirketin eski kredisini kapatmak için yeni bir kredi borcu altına girdiğini, bu kapsamda bu yeni sözleşmenin borçlusunun kredi kullanan şirketin kendisi olduğunu, Bu kapsamda, Davalılar, borçlarının tamamı için sorumlu olmadıklarını, sadece kendi borçları için sorumlu olduklarını, Kredi ve Yapılandırma Sözleşmesi bakımından tarafların teselsülü kabul etmelerinde ekonomik bir menfaatlerinin bulunmadığını ve Kredi ve Yapılandırma Sözleşmesi m. 1.5’te sadece TBK m. 128’de düzenlenen garanti sözleşmesine atıfta bulunulduğunu, TBK m. 128 gereği, Davacı’nın halefiyet hakkının bulunmadığını, Bu kapsamda, Davalılar, Davacı’nın halefiyet iddialarının hukuka aykırı olduğunu ve Davacı’nın kendi borcunu aşan kısım için sadece “garanti veren” sıfatıyla hareket ettiğini, kredi borçlarının ödenmesi sürecinde Davacı’nın alacaklı bankalardan alacağı temlik de almadığını ve bu nedenle davacının halefiyet hakkı bulunmadığını, kredi borcunun ödenmesiyle borcun sona erdiğini ve sözleşmenin ifa edildiğini; bu kapsamda, kredi borcuna bağlı diğer fer’i borçların da sona erdiğini, Bu itibarla kefalet, ipotek ve rehin gibi teminatların ortadan kalktığını, davacının talep ettiği faiz oranlarının hukuka aykırı olduğunu ve sözleşmede kararlaştırılan faiz oranlarının uygulanması gerektiğini, davacının aynı alacağa ilişkin birden fazla rehin takibi başlatarak hukuka aykırı davrandığını ve şirketlerin mağduriyetine sebep olduğunu, davacının kötü niyetli ve zarar kastıyla hareket ettiğini, şirketlere zarar vermek amacıyla birden fazla takip başlattığını belirterek; davalı şirketlerin davacıya karşı sorumluluğunun bulunmadığını ve davacının alacak taleplerinin gerçeğe aykırı olduğunu belirterek davanın reddedilmesini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Asıl dava; dava dışı bankanın haklerine halef olan davacı şirket tarafından davalılar aleyhine açılan ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağa ilişkin başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe yönelik yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Birleşen ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında dava; tazminat talebine ilişkindir.
... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
Taraflarca gösterilen delilen toplanmış, Gayrimenkul Satış İcra müdürlüğünün ... esas sayılı... esas sayılı, ... esas sayılı dosyaları, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının bir örneği Uyap üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
.... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi... esas sayılı dosyasında alınan Banka E.Müdürü/Müfettiş ..., Öğretim Üyesi ..., Banka E.Müdürü... tarafından düzenlenen 21.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacının ve davalıların Kredi ve Yapılandırma Sözleşmesi uyarınca müteselsil borçlular oldukları, davacının kendi payını aşar surette davalı müteselsil borçluların iç ilişkideki payını ödediği ve TBK md. 167 uyarınca davalılardan rücu alacaklısı olduğu ve md. 168 uyarınca alacaklı bankaların halefi olduğu, halef sıfatı ile takip konusu olup paraya çevrilmesi talep edilen taşınırlar üzerindeki teslimsiz rehni kanun gereği ve kendiliğinden iktisap ettiği, ayrıca Taşınır Rehninin Teminat Temsilcisi ... Bankası'nın tasarrufu ile Davacı adına usulen de ... (Taşınır Rehni Sicili)'ne kaydedildiği, bu nedenle davacının rehinli alacaklı olup rehnin paraya çevrilmesini talep edebileceği, davacının, davalılardan ...'den takip tarihinde işlemiş faizler dahil 190.148.704,72 TL, Davalı Verano'dan takip tarihi itibarıyla işlemiş faizler dahil 9.882.149,55 TL alacaklı olduğu, takip tarihinde davalıların bu tutarlarda davacıya borçlu oldukları ve asıl alacak (anapara) tutarları ödeninceye kadar %26,25 oranında temerrüt faizi ile talep edilebileceği belirtilmiştir.
.... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi .. esas sayılı dosyasında alınan Banka E.Müdürü/Müfettiş ..., Öğretim Üyesi ..., Banka E.Müdürü ... tarafından düzenlenen 05/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda, mevcut takiplere binaen, ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına 25/10/2025 tarihinde ... tarafından yapılan, 337.500.000,00.-TL ödeme, ... Gayrimenkul Satış İcra Mahkemesinin; dosya içerisinde bulunan takip talebi, kredi sözleşmesi ve tahsil harcı ve tahsilat makbuzu ile dosya kapak hesabının birer örneğinin ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile ... 6. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyalarına gönderilmesi, ve işbu dosyalarda alınan İNFAZ nedeniyle dosyaların kapatılması kararlarına binaen davalı borcunun ödendiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir.
Asıl davada alınan, Banka E. Müdürü ..., Nitelikli Hesap Uzmanı ..., Banka ve Finans Uzmanı ... tarafından düzenlenen 11.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda, dava dışı kreditör 11 adet banka ile borçlu şirketler arasında yeniden yapılandırma sözleşmesi akdedildiği, bankalar konsorsiyumunun lideri/temsilcisi. ... Bankası olduğu, İşbu yapılandırma sözleşmesini başta davacı ile davalılar da müteselsil garanti tahtında imzalamış oldukları, işbu sözleşmeye konu edilen kredi borçları davacı şirket tarafından ödendiği, akabinde konsorsiyum lideri bankaca teminatlar (ipotek verehinler) TBK'nun 166, 167 ve İ68 m. uyarınca resen davacı tasarrufuna intikal ettiği, davacının kreditör bankaların halefi durumuna geçtiğini, davalı ... 50'lik hissesinin maliki olduğu taşınmazı 1. Ve 2. derecede olmak üzere toplam 60.000.000,00 TL'lık limit ipoteği/üst sınır ipoteği dahilinde dava dışı kreditör banka/lara ipotek verdiği, Dolayısıyla davalı gerçek kişinin tüm sorumluluğu huzurdaki takipte ipotekli taşınmaza dayandığı, Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 124.047.435-TL'nın (6.333.344,03 -6.209.296,60 =) Teddi durumunda, takip tarihinden itbaren asıl alacak tutarı 5.572.948,35 TL'sı tamamen ödeninceye kadar yıllık % 26,25 oranında temerrüt faizi ile birlikte istenilebileceği belirtilmiştir.
Nitelikli Hesaplama Uzmanı ..., Medeni ve Borçlar Hukuku ABD ..., Banka ve Finans Uzmanı ..., Banka E. Müdürü ..., Muhasebe Finans Uzmanı KGK Bağımsız Denetçi ... tarafından düzenlenen 17/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar esasında kök rapora karşı itirazlarında evvelce sundukları ve heyetimizce kök raporda detaylı şekilde değerlendirilen hususları yinelediklerinden detaylıca incelemelerimiz ve itirazlara yönelik açıklamalarımız kapsamında kök raporda yer alan takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğuna dair görüşümüzün aynen muhafaza edildiği, davacı yanın icra inkâr tazminatı vs. taleplerinin takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı yanın munzam zarar talebinin yerinde görülmesi halinde, temerrüt faizi ile karşılanamayan munzam zararın 3.410.772,89 TL olabileceği belirtilmiştir.
Nitelikli Hesaplama Uzmanı ..., Medeni ve Borçlar Hukuku ABD ..., Banka ve Finans Uzmanı..., Banka E. Müdürü ..., Muhasebe Finans Uzmanı KGK Bağımsız Denetçi ... tarafından düzenlenen 02/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda;i. Mali İnceleme ve Değerlendirme Yönünden: davacı yan vekilinin, bilirkişi ek raporundaki hesaplamanın, temerrüt tarihi ve dava tarihi arasındaki özellikle asgari ücrette gerçekleşen artış oranı ve Yargıtay'ın yerleşik içtihadında yer alan diğer yatırım araçlarının ortalamasını temsil etmek üzere BIST 100 ile BIST 30 endekslerinin artış oranları da dikkate alınarak yeniden yapılması talebine ilişkin olarak yapılan ek hesaplama neticesinde, davacı yanın temerrüt faizi ile karşılayamadığı munzam zararının dava tarihi itibarıyla 3.998.396,01 TL olabileceği, davalı yanca ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesinde yer verilen Yargıtay kararları ve bunlara dayalı itirazlar kapsamında, davacı yanın asıl davada, yukarıda hesaplanan munzam zararı talep edip edemeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davacı yanın sözleşme kapsamındaki banka alacaklarına halef olduğu tartışmasız olmakla birlikte, halefi olduğu alacağın vadeli bir alacak olması karşısında davalılar vekilinin itirazlarının yerindeliği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, nitekim konuya ilişkin olarak LISCHER, 1990, s.151-152; GÜMÜŞ, 2014, s.229, 232. Farklı yönde bkz. OĞUZMAN/ÖZ, 2014, CI, s.268. Yazarlar, henüz vadesi gelmemiş bir borcun, borçlunun izni olmaksızın üçüncü kişi tarafından ifası halinde caiz olmayan vekaletsiz iş görmenin mevcut olduğu kanaatindedir. şeklinde bir yaklaşımın var olduğu, birleşen dava dosyasının incelenmesinde, ... İlaç, ... İlaç, ... İlaç ve ... aleyhine davacı ... tarafından ... Gayrimenkul Satış icra Dairesinin...Esas sayılı dosyasından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasında, 24.10.2024 tarihinde dosyaya 337.500.000,00 TL ödeme yapıldığı, dosya hesabına göre 336.505.325,07 TL olan dosya borcunun tamamen ödenerek dosyanın infazen kapatıldığı, ipotek takip dosyası borcu kapatılmış olmakla, huzurdaki asıl davaya konu rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibin mükerrer takip olduğu ve konusuz kaldığı, ödemeye ilişkin hususun, birleşen dosyada alınan ek raporla da teyit edilmiş olduğu, ayrıca ek raporda Davacının ... 6. İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasında toplam 211.065.865,69 TL üzerinden takip başlattığı ancak, takipte toplamda 200.030.854,27 TL talep edebileceği, bu anlamda da 11.035.011,42 TL aşkın icra takibinin söz konusu olduğunun tespit edildiği, asıl davaya konu mükerrer takibin .... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi Müdürlüğü ...E. dosyasında İcra Müdürlüğünün 25.10.2025 tarihli kararıyla "Tahsilde tekerrür olmamak üzere açılan işbu dosyanın infazen kapatılmasına," karar verildiği, bu durumda, işbu dava konusu takibin mükerrer bir takip olduğu, davalılar vekilince, tahsilde tekerrür olmamak kaydı şartı ile gerçekte olan alacak tutarı bir alacak tutarı iken, davacının aynı alacak için birden fazla rehin ve ipotek takip icra ve dava süreçleri yürüten davacı yanın kötü niyeti olduğu, davanın tümden reddi, dayanak takip konusu borç kalmadığı ve ipotek dosyası ile tüm borcun itfa edildiği gözetilerek toplam dava değeri üzerinden davalı yan lehine %20'den az olmayan kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesi gerektiği yönündeki beyanlar karşısında, davacı yanın asıl davada konu ettiği alacak talebinin, yukarıda davalılarca ileri sürülen hususlar kapsamında kötü niyetli olup olmadığı, bu anlamda davalıların kötü niyet tazminatının yerindeliği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı yanın birleşen dosyada alınan ek rapora karşı beyan dilekçesinde yer verdiği şekli ile .... Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ...E. sayılı icra dosyasında davalıların teminatlarının serbest bırakılmasına kararına itiraz ettikleri ancak, alacağın tahsil edildiğinden bahisle, icra dairesi tarafından bu talebin reddedildiği,
Genel İnceleme ve Değerlendirme Yönünden: davalının garanti sözleşmesinin özelliği verilmesine rağmen kanundan doğan bir halefiyetin olmayacağını belirtmesi bakımından ek raporda ister garanti kapsamında ister müteselsil borçlulukta teminat veren, alacaklının doğrudan takibine açık olduğu ifade edildiği, nitekim, doktrinde belirtildiği üzere garanti, borçlunun yalnız ödeme gücünü değil, aynı zamanda borcun varlığını, dâva ve takip edilebilir olmasını da kapsayacağı, öte yandan bu noktada şunu da ifade edelim ki Kredi Sözleşmesi’nin 1.5 (A), 1.5 (F) ve 2.7 (v) numaralı maddeleri incelendiğinde, davacı ve davalının diğer kredi borçluları ile birlikte, müteselsil borçlu olduklarının müşahede edildiği, müteselsil borçluluğun mevcudiyeti halinde ise tarafların birbirlerine rücu hakkı bulunduğunun ifade edilmesi gerektiği, hâl böyle olunca Davalı/Borçlu Montero’nun iç ilişkideki payını ödediği tutarda alacaklı bankaların halefi hâline gelmesi sebebiyle, Davacı/Alacaklı ..., Davalı/Borçlu Montero’dan olan rücu alacağının teminatı olarak Garantör ve ipotek veren sıfatını taşıyan Davalı ...’ün taşınmazı üzerindeki ipotek hakkının da kanun gereği ve kendiliğinden sahibi olduğuna dair görüşümüzün aynen muhafaza edildiği,Mahkemece davacının garantör sıfatını haiz olduğu ve garanti sözleşmesinde garanti verenin kefalet sözleşmesinde olduğu gibi, lehtara karşı kanuni bir rücu hakkı bulunmadığı, garanti veren açısından 6098 sayılı Kanun'un 127 nci maddesi uyarınca bir halefiyet ilişkisinin varlığı ve alacaklının, sözleşme açısından garanti alanın, asıl borçluya karşı ileri sürebileceği hak ve taleplere halef olma imkanının söz konusu olmayacağı belirtilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Asıl davada uyuşmazlığın; Dava dışı ipotek alacaklısı ... Bankası A.Ş ile davalılar arasındaki kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun tamamını kredi sözleşmesinin müteselsil borçlusu sıfatı ile ödeyerek dava dışı bankanın haklarına halef olan davacı şirket tarafından davalılar aleyhine başlatılan halefiyete dayalı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe yönelik itirazın iptali istemi olup uyuşmazlığın; geçerli bir halefiyet ilişkisi bulunup bulunmadığı, davacının geçerli takip ve dava yetkisi bulunup bulunmadığı, borcun muaccel olup olmadığı, davacının kredi yapılandırma sözleşmesinde yer olan zorunlu erken ödeme halleri de nazara alınarak teminatların paraya çevrilip çevrilmeyeceği davalıların borçlu olması halinde miktarı ve davalıların temerrüt nedeniyle davacının mal varlığından doğan munzam zarardan sorumlu olup olmadıkları , olması halinde miktarı noktasında toplandığı, tespit edilmiştir.
İtirazın iptali talebi bakımından; davacı tarafından davalılar aleyhine ... Gayrimenkul satış Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik olarak açılan itirazın iptali davasının borcun tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açılan başka bir takip dosyasında 25.10.2025 tarihinde tamamen ödenerek tahsilen kapatıldığı anlaşılmakla anılan talep yönüyle davanın konusuz kaldığı değerlendirilerek konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
İcra inkar ve kötü niyet tazminat talepleri bakımından; dosya kapsamına kazandırılan 11.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda, 17/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda ve 02/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda davacı tarafın dava dışı bankalara yaptığı ödeme sebebiyle TBK'nın 167. Maddesi uyarınca bir kısım alacağı bulunduğunun tespit edilmesi ve ayrıca davalılar tarafından dava tarihinden sonra ödeme yapılmak suretiyle takibe konu borcun sona erdirildirilmesinden takip konusu borcun davalıların kabulünde olduğu sonucuna ulaşılması sebepleriyle davanın açılış tarihi itibariyle haklılık durumuna göre alacağın likit olduğu da gözetilerek davacı taraf yararına icra inkar tazminatı hükmetmek gerekmiştir. Davacı tarafın davalılar aleyhine icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğuna dair davalılar tarafından dosya kapsamına sunulan somut delil bulunmaması ve dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporlarının yanı sıra davalı taraflarca takip dosyasına ödeme yapılmış olması nedeniyle borcun tarafların kabulünde olması hususları gözetilerek davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin yasalü koşullarının oluşmadığı kanaatiyle kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HMK 331. Maddesinde esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri düzenlenmiş olup, 1. Fıkrasında davanın konusuz kalması nedeniyle esastan karar verilmeyen hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edilerek hükmedileceği belirtilmiştir. Bu nedenle yargılama giderlerinin bu madde kapsamında değerlendirilmesi ve dava tarihindeki haklılık durumuna göre hükmedilmesi gerekir.
Vekalet Ücreti yönünden ise AAAT'nde özel düzenleme bulunmakta olup tarifenin 6.maddesine göre anlaşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle ön inceleme tutanağı tamamlanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Tüm bu nedenlerle dava tarihindeki haklılık durumu ve davanın ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra konusuz kaldığı da gözetilerek aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Munzam zarar talebi bakımından; dosyada mübrez belgelerden;
Dava konu kredi sözleşmesinin aşağıda alıntılanan 8.3.4. maddesinin:
(ı)Herhangi bir Yükümlü'nün:
(a) Madde 17.2.2 (Gayrimenkullerin Satışı) hükümleri uyarınca herhangi bir
Garimenkul'a satışı;
(b) Madde 17.2.1 (... Pay Satışı) hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilen
... Pay Satışı:
(c) Kredi Verenlerin Oybirliğinin kararına istinaden, Kredi Temsilcisinin vermiş Olduğu yazılı izin doğrultusunda İzinlerini veya (paragraf (a) ve (b) dışındaki) Teminat Dokümanlarına konu (Hisseler ve Rehinli Markalar dahil) herhangi bir
malvarlığını elden çıkarması ya da 3. Kişiye (devir ve/veya sermaye arttırımı yoluyla) intikal ettirmesi; halinde, elde edilen tutarlar (Yükümlü Gayrimenkullerin satışı halinde madde 17.2.2 (B)(Yükümlü Gayrimenkullerin Satışı) hükümleri uyarınca öncelikle ödenmesi gereken tutarlar ödendikten sonra bakiyesi), Yükümlüler tarafından derhal Zorunlu Erken Ödeme'de kullanılmak ve Madde 8.1 hükümleri (Ortak Hükümler) dairesinde işlem görmek üzere Terminat Temsilcisi Hesabı'na intikal ettirilir ve Madde 8.1.3 uyanınca Kredi Verenle'e ödenir.
" hükmünü havi olduğu, anılan düzenleme nazara alındığında davacının bir varlığını satması sonucunda Kredi Sözleşmesi’nin 8.3.4. maddesinde öngörülen erken muacceliyet kaydı sebebi ile kredi borcu tüm müteselsil borçlular bakımından muaccel hâle gelmiş olduğu, bu anlamda muacceliyetin şarta
bağlanmış olduğu, davacı şirketin 29.04.2021 tarihinde Kredi Sözleşmesi’nin 8.3 maddesi uyarınca zorunlu erken ödemeyi gerçekleştirdiği, yapılan ödemeler noktasında bir ihtilaf da bulunmadığı, davacı şirketin varlık satışı yapmış olması hasebi ile sözleşmenin 8.3 m. uyarınca erken ödeme koşullarının kendiliğinden hasıl olduğu, davacı şirket tarafından, ... 36. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nımaralı ihtarname ile hesabın 08.07.2021 tarihi itibariyle itibariyle 5.572.948,35 TL ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faiz ve sair fer’ileri ile birlikte (3) işgünü içinde ödenmesi, herhangi bir işlem yapılmaması halinde ise yasal yollara başvurulacağı hususunun ihtar edildiği, davalı kredi lehtarı-... Tic. A.Ş.: Muhatap şirkete e-posta marifetiyle 08.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, hesap kat ihtarnamesiyle ödeme için verilen (3) iş günlük mehil süresi bitimini müteakip 17.07.2021 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, ancak davacının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde; ... tarafından 25.10.2025 tarihinde gönderilen 337.500.000,00 TL ile... E. Sayılı icra takibi dosyasının kapatılması neticesinde, dava dışı şirketin ticari defterlerinde ana ve alt detay hesaplarda davacı şirketlerden alacak olarak görülen 149.802.496,70 TL'nin tahsilatının yapılarak 30.10.2024 tarihinde oluşturulan muhasebe kaydı ile davacı şirketlerden olan alacak hesaplarının kapatıldığı ve takip öncesi ve sonrası hesaplanan faizler ile takip öncesi faiz üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi efektinin toplamı olarak 170.468.878,66 TL'nin faiz gelirleri hesaplarına kaydedildiği, ...E. Sayılı icra takibine ilişkin olarak 25.10.2024 tarihinde yapılan kapak hesabıyla toplam 336.505.325,07 TL olarak hesaplanan tutarın, dava dışı ... tarafından 25.10.2024 tarihinde gönderilen 337.500.000,00 TL ile kapatılması nedeniyle, dava dışı şirketin ticari defterlerinde davacı şirketlerden herhangi bir alacak bakiyesi kalmadığı, dolayısıyla dava dışı şirketin ticari defterlerine göre, 30.10.2024 tarihi itibariyle, dava dışı şirketin davacı şirketlerden herhangi bir alacağının bulunmadığı,...E. Sayılı icra takibine ilişkin olarak 25.10.2024 tarihinde yapılan kapak hesabıyla toplam 336.505.325,07 TL olarak hesaplanan tutarın, dava dışı ... tarafından 25.10.2025 tarihinde gönderilen 337.500.000,00 TL ile kapatılması nedeniyle, davalı şirketlerin ticari defterlerinde davacı... Ticaret Anonim Şirketi'ye herhangi bir borç bakiyesinin kalmadığı, dolayısıyla da, davalı şirketlerin ticari defterlerine göre, 25.10.2024 tarihi itibariyle, davacı ... Şirketi'ne herhangi bir borcunun bulunmadığı, davacı alacaklı... Şirketi'nin dosya kapsamına sunduğu muhasebe kayıtlarında; zarar kaydı, ek gider kaydı, banka tarafından tahsil edilmiş ceza kaydı vb herhagi bir kaydın bulunmadığı, davalıların muhasebe kayıtlarında ise; ana para, faiz, borçlulara yansıtılan kurumlar vergisi farkı ödenmiş ve defterlerde tüm hesaplar kapandığı, rücu ilişkisi icra ödemeleri ile tamamen tasfiye edildiği, bu bağlamda alacaklı şirketin yasal defterlerinde erken ödeme nedeniyle doğmuş somut bir zarar kalemi bulunmadığı, rücu ilişkisinin icra ödemeleriyle kesin şekilde tasfiye edildiği, bu durumda davacı ... Şirketi tarafından talep edilen munzam zararı hesaplamaya elverişli mali verilerin dosya kapsamına sunulmadığı, munzam zarar talep edilebilmesi için somut zarar olgusunun ispatlanması gerektiği, yalnızca parasal değer kaybı, borsada işlem gören hisselerin değerleri, paranın satın alma gücü ve paritesi üzerinden belirlenecek reel değer kaybı yahut değerli madenlere kıyasla cari değer tespiti ölçütleri baz alınarak finansal maliyetler ve riskler gözetilmeden belirli bir parasal değerin gelecekteki başka bir tarihteki farazi değeri üzerinden munzam zarar iddiasında bulunulamayacağı, dosya kapsamında da davacı tarafça yapılan ödeme sebebiyle davalılardan rücu talebinin zamanında karşılanmadığı, zamanında karşılanmış olsaydı zarara uğramayacağından bahisle munzam zarar isteminde bulunulmuş ise de yukarıda detaylarıyla izah edildiği üzere davacı tarafça; zarar kaydı, ek gider kaydı, banka tarafından tahsil edilmiş ceza kaydı vb herhagi bir kaydın dosya kapsamına sunulmadığı ve bu bağlamda somut zararın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
TMK'nın 6. maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü havi olduğu ve yine HMK'nın 190. maddesinin "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmünü havi olduğu, TMK'nın 6. Maddesi ile HMK'nın 190. Maddesi uyarınca huzurdaki davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu, davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getiremediği, davacı tarafça yapılan ödeme sebebiyle davalılardan rücu talebinin zamanında karşılanmadığı, zamanında karşılanmış olsaydı zarara uğramayacağı temellendirmesinden hareketle davacının davalılardan munzam zarar alacağı bulunduğu vakıasını ispat edemediği kanaatine varılmakla; dosya kapsamında toplanan tüm deliller dikkate alınarak, davacı tarafça ileri sürülen vakıaların sübuta etkili delillerle ispat edilemediği değerlendirilerek munzam zarar talebi yönüyle davanın reddine, karar vermek gerekmiştir.
... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında uyuşmazlığın; Taraflar aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında taşınır rehninin paraya çevrilmesi sureti ile takip başlatıldığı, davalıların haksız itirazı ile takibin durduğundan bahisle açılan itirazın iptali istemi olup uyuşmazlık konusu tarafların ve dava dışı şirketlerin 11 banka ile yaptığı kredi yapılandırma sözleşmesi ve sonrasında yapılan tadil sözleşmeleri kapsamında davacı şirketin kredi sözleşmesinden kaynaklanan zorunlu erken ödeme yaptığı ve bu kapsamda davalı şirketlerin tüm borçlarını alacaklı bankaya ödemesiyle iç ilişkide banka haklarına halef olduğu iddiası ile açılan itirazın iptali istemli davada uyuşmazlık konusunun davacının zorunlu erken ödeme yapması nedeniyle diğer davalılara karşı bankanın haklarına halef olup olmadığı, davacının davaya dayanak icra dosyası nezdinde davalılardan alacak talep hakkının bulunup bulunmadığı varsa ise miktarı noktasında toplandığı, tespit edilmiştir.
İtirazın iptali talebi bakımından; davacı tarafından davalılar aleyhine ... 6. İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik olarak açılan itirazın iptali davasının borcun tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açılan başka bir takip dosyasında 25.10.2025 tarihinde tamamen ödenerek tahsilen kapatıldığı anlaşılmakla anılan talep yönüyle davanın konusuz kaldığı değerlendirilerek konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
İcra inkar ve kötü niyet tazminat talepleri bakımından; dosya kapsamına kazandırılan 11.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda, 17/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda ve 02/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda davacı tarafın dava dışı bankalara yaptığı ödeme sebebiyle TBK'nın 167. Maddesi uyarınca bir kısım alacağı bulunduğunun tespit edilmesi ve ayrıca davalılar tarafından dava tarihinden sonra ödeme yapılmak suretiyle takibe konu borcun sona erdirildirilmesinden takip konusu borcun davalıların kabulünde olduğu sonucuna ulaşılması sebepleriyle davanın açılış tarihi itibariyle haklılık durumuna göre alacağın likit olduğu da gözetilerek davacı taraf yararına icra inkar tazminatı hükmetmek gerekmiştir.
Davacı tarafın davalılar aleyhine icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğuna dair davalılar tarafından dosya kapsamına sunulan somut delil bulunmaması ve dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporlarının yanı sıra davalı taraflarca takip dosyasına ödeme yapılmış olması nedeniyle borcun tarafların kabulünde olması hususları gözetilerek davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin yasal koşullarının oluşmadığı kanaatiyle kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HMK 331. Maddesinde esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri düzenlenmiş olup, 1. Fıkrasında davanın konusuz kalması nedeniyle esastan karar verilmeyen hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edilerek hükmedileceği belirtilmiştir. Bu nedenle yargılama giderlerinin bu madde kapsamında değerlendirilmesi ve dava tarihindeki haklılık durumuna göre hükmedilmesi gerekir.
Vekalet Ücreti yönünden ise AAAT'nde özel düzenleme bulunmakta olup tarifenin 6.maddesine göre anlaşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle ön inceleme tutanağı tamamlanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Tüm bu nedenlerle dava tarihindeki haklılık durumu ve davanın ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra konusuz kaldığı da gözetilerek aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Birleşen ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında uyuşmazlığın; Davacı ve davalıların içerisinde bulunduğu ve müteselsil borçlu oldukları 11 bankanın 12.03.2019 tarihinde yapılandırma sözleşmesi ve sonrasında 13.03.2019, 17.10.2019 ve 04.03.2020 tarihlerinde tadil sözleşmesinde; 8.3 maddesinde zorunlu erken ödeme hallerinin düzenlenmiş olup 20.04.2021 tarihinde davacı ... ile ... arasında Varlık Satış Sözleşmesi akdedilerek 29.04.2021 tarihinde müteselsil borçlu sıfatı ile 8.3 madde kapsamında zorunlu erken ödemenin gerçekleştirildiği, davacının şirketin iç ilişkisinde payına düşen tutarı aşan şekilde tümüyle ödeyerek davalılardan TBK 167. Md. Uyarınca rucüen alacaklı olduğu, temerrüt nedeni ile davacının mal varlığında doğan faizle karşılanmayan aşkın (munzam) zararının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesi istemi olup uyuşmazlık konuları halefiyete dayalı rucüen alacak koşullarının oluşup oluşmadığı, davacı tarafın dayanak kredi sözleşmesinden dolayı finans kurumlarına yaptığı ödemelerin ne kadarının kendi ve ne kadarının grup şirketlere ait olduğu bu kapsamda munzam zarar koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının davalılardan talep edilebilir alacağı olup olmadığı var ise miktarı noktasında toplandığı, tespit edilmiştir
Munzam zarar talebi bakımından; dosyada mübrez belgelerden;
Dava konu kredi sözleşmesinin aşağıda alıntılanan 8.3.4. maddesinin:
(ı)Herhangi bir Yükümlü'nün:
(a) Madde 17.2.2 (Gayrimenkullerin Satışı) hükümleri uyarınca herhangi bir
Garimenkul'a satışı;
(b) Madde 17.2.1 (... Pay Satışı) hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilen
... Pay Satışı:
(c) Kredi Verenlerin Oybirliğinin kararına istinaden, Kredi Temsilcisinin vermiş Olduğu yazılı izin doğrultusunda İzinlerini veya (paragraf (a) ve (b) dışındaki) Teminat Dokümanlarına konu (Hisseler ve Rehinli Markalar dahil) herhangi bir malvarlığını elden çıkarması ya da 3. Kişiye (devir ve/veya sermaye arttırımı yoluyla) intikal ettirmesi; halinde, elde edilen tutarlar (Yükümlü Gayrimenkullerin satışı halinde madde 17.2.2 (B)(Yükümlü Gayrimenkullerin Satışı) hükümleri uyarınca öncelikle ödenmesi gereken tutarlar ödendikten sonra bakiyesi), Yükümlüler tarafından derhal Zorunlu Erken Ödeme'de kullanılmak ve Madde 8.1 hükümleri (Ortak Hükümler) dairesinde işlem görmek üzere Terminat Temsilcisi Hesabı'na intikal ettirilir ve Madde 8.1.3 uyanınca Kredi Verenle'e ödenir.
" hükmünü havi olduğu, anılan düzenleme nazara alındığında davacının bir varlığını satması sonucunda Kredi Sözleşmesi’nin 8.3.4. maddesinde öngörülen erken muacceliyet kaydı sebebi ile kredi borcu tüm müteselsil borçlular bakımından muaccel hâle gelmiş olduğu, bu anlamda muacceliyetin şarta bağlanmış olduğu, davacı şirketin 29.04.2021 tarihinde Kredi Sözleşmesi’nin 8.3 maddesi uyarınca zorunlu erken ödemeyi gerçekleştirdiği, yapılan ödemeler noktasında bir ihtilaf da bulunmadığı, davacı şirketin varlık satışı yapmış olması hasebi ile sözleşmenin 8.3 m. uyarınca erken ödeme koşullarının kendiliğinden hasıl olduğu, davacı şirket tarafından, ... 36. Noterliğinin .... tarih ve ... yevmiye nımaralı ihtarname ile hesabın 08.07.2021 tarihi itibariyle itibariyle 5.572.948,35 TL ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faiz ve sair fer’ileri ile birlikte (3) işgünü içinde ödenmesi, herhangi bir işlem yapılmaması halinde ise yasal yollara başvurulacağı hususunun ihtar edildiği, davalı kredi lehtarı-... Tic. A.Ş.: Muhatap şirkete e-posta marifetiyle 08.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, hesap kat ihtarnamesiyle ödeme için verilen (3) iş günlük mehil süresi bitimini müteakip 17.07.2021 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, ancak davacının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde; ... tarafından 25.10.2025 tarihinde gönderilen 337.500.000,00 TL ile ... E. Sayılı icra takibi dosyasının kapatılması neticesinde, dava dışı şirketin ticari defterlerinde ana ve alt detay hesaplarda davacı şirketlerden alacak olarak görülen 149.802.496,70 TL'nin tahsilatının yapılarak 30.10.2024 tarihinde oluşturulan muhasebe kaydı ile davacı şirketlerden olan alacak hesaplarının kapatıldığı ve takip öncesi ve sonrası hesaplanan faizler ile takip öncesi faiz üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi efektinin toplamı olarak 170.468.878,66 TL'nin faiz gelirleri hesaplarına kaydedildiği, 2023/588 E. Sayılı icra takibine ilişkin olarak 25.10.2024 tarihinde yapılan kapak hesabıyla toplam 336.505.325,07 TL olarak hesaplanan tutarın, dava dışı ... tarafından 25.10.2024 tarihinde gönderilen 337.500.000,00 TL ile kapatılması nedeniyle, dava dışı şirketin ticari defterlerinde davacı şirketlerden herhangi bir alacak bakiyesi kalmadığı, dolayısıyla dava dışı şirketin ticari defterlerine göre, 30.10.2024 tarihi itibariyle, dava dışı şirketin davacı şirketlerden herhangi bir alacağının bulunmadığı,.... E. Sayılı icra takibine ilişkin olarak 25.10.2024 tarihinde yapılan kapak hesabıyla toplam 336.505.325,07 TL olarak hesaplanan tutarın, dava dışı ... tarafından 25.10.2025 tarihinde gönderilen 337.500.000,00 TL ile kapatılması nedeniyle, davalı şirketlerin ticari defterlerinde davacı ... Şirketi'ye herhangi bir borç bakiyesinin kalmadığı, dolayısıyla da, davalı şirketlerin ticari defterlerine göre, 25.10.2024 tarihi itibariyle, davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne herhangi bir borcunun bulunmadığı, davacı alacaklı ... Şirketi'nin dosya kapsamına sunduğu muhasebe kayıtlarında; zarar kaydı, ek gider kaydı, banka tarafından tahsil edilmiş ceza kaydı vb herhagi bir kaydın bulunmadığı, davalıların muhasebe kayıtlarında ise; ana para, faiz, borçlulara yansıtılan kurumlar vergisi farkı ödenmiş ve defterlerde tüm hesaplar kapandığı, rücu ilişkisi icra ödemeleri ile tamamen tasfiye edildiği, bu bağlamda alacaklı şirketin yasal defterlerinde erken ödeme nedeniyle doğmuş somut bir zarar kalemi bulunmadığı, rücu ilişkisinin icra ödemeleriyle kesin şekilde tasfiye edildiği, bu durumda davacı ...Şirketi tarafından talep edilen munzam zararı hesaplamaya elverişli mali verilerin dosya kapsamına sunulmadığı, munzam zarar talep edilebilmesi için somut zarar olgusunun ispatlanması gerektiği, yalnızca parasal değer kaybı, borsada işlem gören hisselerin değerleri, paranın satın alma gücü ve paritesi üzerinden belirlenecek reel değer kaybı yahut değerli madenlere kıyasla cari değer tespiti ölçütleri baz alınarak finansal maliyetler ve riskler gözetilmeden belirli bir parasal değerin gelecekteki başka bir tarihteki farazi değeri üzerinden munzam zarar iddiasında bulunulamayacağı, dosya kapsamında da davacı tarafça yapılan ödeme sebebiyle davalılardan rücu talebinin zamanında karşılanmadığı, zamanında karşılanmış olsaydı zarara uğramayacağından bahisle munzam zarar isteminde bulunulmuş ise de yukarıda detaylarıyla izah edildiği üzere davacı tarafça; zarar kaydı, ek gider kaydı, banka tarafından tahsil edilmiş ceza kaydı vb herhagi bir kaydın dosya kapsamına sunulmadığı ve bu bağlamda somut zararın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. TMK'nın 6. maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü havi olduğu ve yine HMK'nın 190. maddesinin "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmünü havi olduğu, TMK'nın 6. Maddesi ile HMK'nın 190. Maddesi uyarınca huzurdaki davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu, davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getiremediği, davacı tarafça yapılan ödeme sebebiyle davalılardan rücu talebinin zamanında karşılanmadığı, zamanında karşılanmış olsaydı zarara uğramayacağı temellendirmesinden hareketle davacının davalılardan munzam zarar alacağı bulunduğu vakıasını ispat edemediği kanaatine varılmakla; dosyal kapsamında toplanan tüm deliller dikkate alınarak, davacı tarafça ileri sürülen vakıaların sübuta etkili delillerle ispat edilemediği değerlendirilerek davanın reddine, karar vermek gerekmiştir ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Her ne kadar mahkememizin 23/12/2025 tarihli celsesinin gereği düşünüldü kısmının 1a ve 2 a kısmında sehven "davanın konusuz kalmadığı" şeklinde yazılmış ise de, 1a ve 2 a kısmı "davanın konusuz kaldığı, şeklinde tashihen düzelmiştir.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Mahkememize ait asıl dava (2022/793 Esas) kapsamında :
1a-Davacı tarafından davalılar aleyhine ... Gayrimenkul satış Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik olarak açılan itirazın iptali davasının borcun tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açılan başka bir takip dosyasında 25.10.2025 tarihinde tamamen ödenerek tahsilen kapatıldığı bu kapsamda davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
1b-Dava tarihi itibariyle haklılık durumu nazara alınarak ve Davalıların likit ve muaccel takibe itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla bilirkişi raporu ile hesap olunan toplam 6.209.296,60 TL alacak üzerinden hesap olunan %20 oranı olan 1.241.859,32 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
1c- Koşulları oluşmadığından davalılarca talep olunan kötü niyet tazminat talebinin reddine ,
1d- Munzam zarar istemli davanın reddine,
1e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 78.198,72-TL harçtan mahsubu ile artan 77.583,32-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
1f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
1g-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcı, 80,70-TL başvuru harcı, 106.000,00-TL bilirkişi ücreti, 42.191,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 148.887,20-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
1h-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
1ı-Davalı tarafça yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa iadesine,
1i-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
2-Mahkememiz dosyası ile birleşen mahkememizin 2023/589 Esas sayılı dosya kapsamında ;
2a-Davacı tarafından davalılar aleyhine ... 6. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik olarak açılan itirazın iptali davasının borcun tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açılan başka bir takip dosyasında 25.10.2025 tarihinde tamamen ödenerek tahsilen kapatıldığı bu kapsamda davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ,
2b-Dava tarihi itibariyle haklılık durumu nazara alınarak ve Davalıların likit ve muaccel takibe itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla bilirkişi raporu ile hesap olunan toplam 190.148.704,72 TL alacak üzerinden hesap olunan %20 oranı olan 38.029.740,95 TL icra inkar tazminatının davalı ...Tic AŞ den,9.882.149,27 TL alacak üzerinden %20 oranı hesap olunan 1.976.429,91 TL icra inkar tazminatının davalı ... Tic AŞ de alınarak davacıya verilmesine,
2c- Koşulları oluşmadığındün davalılarca talep olunan kötü niyet tazminat talebinin reddine,
2d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 2.549.148,00-TL harçtan mahsubu ile artan 2.548.532,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2f-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcı, 269,85-TL başvuru harcı, 54.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.826,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 57.711,25-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2g-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2h-Davalı tarafça yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa iadesine,
2ı-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
3-Mahkememiz dosyası ile birleşen mahkememizin 2024/184 Esas sayılı dosya kapsamında; davacı tarafından davalılar aleyhine Munzam zarar istemli davanın reddine,
3a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 42.693,75-TL harçtan mahsubu ile artan 42.078,35-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 367.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya/davalılara verilmesine,
3d-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3e-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3f-Davalı tarafından tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
3g-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır