T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/858 Esas
KARAR NO : 2025/299
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ : 13/12/2022
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirket tarafından taşınmaz satın alımı için davalı firmaya toplamda 1.300.000,00-TL avans ödemesi yapıldığını, ancak davalı tarafından konu ödemenin karşılığı olarak herhangi bir taşınmaz satışı yapılmadığını, davalı şirket tarafından daha sonra bu paranın bir kısmının iade edildiğini, ancak bakiye olarak 300.000,00-TL'nin kaldığını, davalı şirketin sürekli olarak bakiye 300.000,00-TL'nin iade edeceğini taahhüt etmesine rağmen bir türlü iade etmediğini, bunun üzerine taraflarınca alacağının tahsili talebiyle ... 32.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak borçlu tarafından icra ödeme emrine, borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini ve borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu, taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ancak yapılan toplantıda herhangi bir anlaşmanın sağlanamadığını, bu nedenle davalı/borçlunun vaki itirazı üzerine duran icra takibine devam edilebilmesi için itirazın iptali talebi ile işbu davayı açma zaruretinin doğduğunu beyanla davalı/borçlunun ... 32.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, davalının takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128.maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin İTO kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ... 32.İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyaları UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizin 19/09/2024 tarihli duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için tarafların 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına...." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 03/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-Davacı tarafça sunulan defterlerin taraflar lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı defterlerine göre 18.05.2022 takip tarihi itibari ile davalı taraftan 300.000,00 TL'si asıl alacaklı olduğu,
-Davalı tarafın inceleme gününde defter ve belge ibraz etmediği, Diğer taraftan davalı şirketin tasfiye memuru tarafından verilen beyana göre davalı şirketin defter ve belgelerinin sunulamayacağına dair beyanları ile ilgili değerlendirme ve hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
-Davalı şirket ile ilgili ticaret sicil müdürlüğünden gelen yazı içeriğine göre davalı şirketin 18.05.2022 takip tarihinden sonra 11.08.2022 tarihinde tasfiye sonu yapılmak sureti ile terkin edildiği, davalı şirketin sicil kaydının terkin edilmesine ilişkin takdir ve hukuki değerlendirmenin sayın Mahkemeye ait olduğu,
-Davacının defterlerinde kayıtlı olan ödemelere ilişkin dekontlar üzerinde herhangi bir açıklama (ödemenin taşınmaz satış vaadi veya benzeri) yer almamasına ilişkin değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
-Davacının defterlerinde kayıtlı olan 300.000,00 TL asıl alacağın sayın Mahkeme tarafından da yukarıdaki açıklamalara karşın davalıya avans olarak gönderilen tutarın bir bölümünün iade edilmemesinden kaynaklı olduğunun kabul edilmesi durumunda davacının 18.05.2022 takip tarihi itibari ile davalı taraftan 300.000,00 TL asıl alacaklı olacağı,
Davacının işbu davaya dayanak olan icra takibinde takip öncesi işlemiş faiz talebinin olmadığı nazara alındığında takip öncesi faiz hesabının yapılmasına yer olmadığı,
Davacının 300.000,00 TL'lik takibi ile karşılaştırıldığında herhangi bir fazla talebin olmadığı,
-Davacının takibinin 300.000,00-TL üzerinden devamı ile birlikte 18.05.2022 takip tarihinde mütemerrit olduğu ve aynı zamanda tarafların tacir olmaları nazara alındığında davacının asıl alacağına 18.05.2022 takip tarihinden itibaren davacı talebi doğrultusunda 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince T.C Merkez Bankası tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları (01.01.2022-31.12.2022 arası 15,75; 01.01.2023-30.06.2023 arası %10,75; 01.07.2023-31.12.2023 arası %16,75, 01.01.2024-30.06.2024 arası %44,25; 01.07.2024-30.06.2024 arası %51,75, 01.01.2025 tarihi sonrası %49,25) üzerinden basit usulde(3095 Sy.K.m3)temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı,
-Davacı tarafça talep edilen %20 icra inkar tazminatına ilişkin hukuki değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /
Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır.
... 32.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyanın UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı ve incelenmesinde takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında toplam 300.000,00-TL alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur.
HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, taşınmaz satın alımı için davalı firmaya yapıldığı iddia edilen 1.300.000,00-TL avans ödemesinden iade edilmeyen kısım olan 300.000,00-TL nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı ile davalının takibe vaki itirazının haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18.maddesi; ''...(2)Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir....'' şeklindedir.
İddia, savunma, dosya içeriği deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; eldeki davada tarafların tacir olduğu ve bu nedenle basiretli tacir gibi hareket etmelerinin gerektiği, davanın itirazın iptali davası olduğu nazara alındığında ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğu, davacının taşınmaz satış vaadi için davalıya avans ödemesi gönderdiğini iddia ettiği, bununla birlikte taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi dosyanın geçirmiş olduğu safahatta hiçbir taşınmazdan bahsedilmediği gibi taşınmaz bilgilerini içeren bir bilginin de dilekçelerde/duruşmalarda geçmediği, keza dosya içerisinde yer alan dekontlarında açıklama kısımlarında taşınmazın bilgilerinin yer almadığının görüldüğü, yine bununla birlikte taraflar arasında bir para trafiğinin olduğu ve fakat karşılıklı yapılan bu para transferlerinin dekontlar incelendiğinde açıklama kısımlarının ''BOŞ'' bırakılması nedenleriyle hangi paranın niçin gönderildiği, yine parça parça para gönderilmesinin sebebinin ne olduğu, taraflar arasındaki hangi anlaşma gereği ne kadar para gönderildiği, bu nedenlerle tarafların hangi anlaşmaları gereği birbirinden alacaklı/borçlu oldukları başka bir deyişle tarafların kendi aralarındaki sözleşmeye uygun hareket edip etmedikleri/ifa edip etmedikleri Mahkememizce anlaşılamamıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında ve 6102 sayılı TTK md.18 hükmü gözetilerek davacının taşınmaz satış vaadi için davalıya avans ödemesi olarak gönderdiği 1.300.000,00-TL'den kendisine gönderilmeyen 300.000,00-TL'si nedeniyle alacaklı olduğunu ispat edemediği kanaatine varılmakla Mahkememizce ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 3.623,25-TL'nin mahsubu ile kalan 3.007,85-TL'nin hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davalı taraf yargılamada kendisini bir vekil ile temsil ettirmediğinden vekalet ücreti hususunda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-HMK.nun 333.maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan delil avansından geriye kalan miktarın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸