T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/110 Esas
KARAR NO : 2024/664
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/02/2023
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; ... 9.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının borcun tamamına, faize, faiz oranına itiraz ettiğini, bunun üzerine taraflarınca zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu fakat yapılan görüşme sonucunda anlaşmanın sağlanamadığını, davalı tarafça, 20-24 Eylül 2021 tarihlerinde gerçekleştirilmesi gereken ... gerçekleştirilmediğini, yapılan icra takibi ile müvekkili tarafından fuar için davalı şirkete ödenen 69.641,40-TL'nin iadesinin talep edildiğini ancak davalı şirketin haksız olarak uhdesinde tuttuğu bu bedeli iade etmek yerine icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin 13.12.2021 tarihinde davalı firmaya ihtarname gönderdiğini ve paranın iadesini talep ettiğini fakat davalı firma tarafından cevap dahi verilmediğini, davalı tarafından pandemi gerekçesiyle fuarın yapılmadığı iddia edilse dahi müvekkilinin ödediği fuar bedelinin iade edilmesi gerektiğini beyanla davanın kabulü ile, davalı/borçlunun borca, faize ve fer'ilerine ilişkin itirazının iptaline, takibin ... 9.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden devamına, kötü niyetli olan ve haksız itiraz eden davalı/borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 23/06/2023 teslim tarihli dilekçesi ile; dava değerinin sehven 71.230,00-TL olarak gösterildiğini, asıl dava değerinin 71.230,75-TL olduğunu belirtmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirketin ... bünyesinde yurt içi ve yurt dışında, dünya çapınca çeşitli uluslararası geniş katılımlı fuarlar düzenleyen organizatör bir şirket olduğunu, davalı şirketin ise tekstil sektöründe faaliyet gösteren, üretimini gerçekleştirdiği ürünleri müvekkil şirketin organize ettiği fuarda sergilemek isteyen bir tekstil şirketi olduğunu, bu amaç doğrultusunda taraflar arasında, 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenecek 26.... için "Fuar Katılım Sözleşmesi"nin akdedildiğini, ancak bu sözleşmeye konu fuar organizasyonu kamu kurumların da mecbur kılması kapsamında Covid-19 virüs salgını nedeniyle, haklı sebeplerle ve sözleşme hükümleri kapsamında ileri bir tarihe ertelendiğini, neticede ertelenen fuarın 10 ile 14 Eylül 2022 tarihleri arasında gerçekleştirildiğini, davacıya bildirim ve fuar alanında yer tahsisi yapıldığı ancak davacının ise keyfi olarak fuara katılım sağlamadığını, yapılan sözleşmede yer alan hükümler gereğince müvekkili şirketin fuarı erteleme hakkına sahip olduğunun hukuki bir gerçek olduğunu, yapılan erteleme ile, katılımcıların haklarının aynen koruduğu ve fuar gerçekleştirilmiş olmakla fuar katılım bedelinin iade edilemeyeceği hususu da sözleşme ile hüküm altına alındığını, tarafların tacir olduğunu, TTK'ya tabi olan tarafların yaptıkları sözleşme ile bağlı olmaları gerektiğini, bu kapsamda sözleşmeden dönülmesinin mümkün olmadığı noktasında Yargıtay'ın kararları bulunmakla müstekar kararların bu yönde olduğunu beyanla haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin ... kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ... 9.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına celbedilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizin 30/11/2023 tarihli duruşmasının (3) numaralı ara kararı ile; ''Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için tarafların 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına...'' dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ..., Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisi ...ve sektör bilirkişisi (fuar) ...tarafından tanzim edilen 14/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
-Davacı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin (HMK md.222) sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu,
-Davacı defterlerine göre 09.02.2022 takip tarihi itibari ile davalı tarafa yapılan ödemeler ile ilgili davacının davalı taraftan 69.941,40-TL alacaklı olduğu ancak 17.02.2023 dava tarihi itibari ile davacının davalı taraftan herhangi bir hak ve alacağının olmadığı,
-Davacının davaya konu ettiği fuarın yapılmaması ile ilgili bedel iadesi talebine karşın davalının davaya cevap dilekçesinde davaya konu edilen fuarın gerçekleştirildiği beyan edilmekle birlikte davalının fuar katılım bedeli ile ilgili faturasının da davacı defterlerine kaydedilmek sureti ile hesabın sıfırlandığının belirlendiği,
-Davacı defterlerinde kayıtlı olan takip tarihi sonrası dava tarihi öncesi davacının fuar katılım bedeline ilişkin ödemeleri karşılayacak tutarda kayıtlı olan faturanın davacı tarafça açıklanması gerektiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 09/05/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Davacı vekilinin bilirkişi heyet raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi Murat Kutanoğlu, Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisi ...ve sektör bilirkişisi (fuar) ...tarafından tanzim edilen 15/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle;
-Kök raporda belirtilen görüş ve kanaatlerinde revize veya değiştirilecek bir husus olmadığı ve kanaatlerinden aynen;
Davacı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin (HMK md. 222) sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu,
Davacı defterlerine göre 09.02.2022 takip tarihi itibari ile davalı tarafa yapılan ödemeler ile ilgili davacının davalı taraftan 69.941,40 TL alacaklı olduğu ancak 17.02.2023 dava tarihi itibari ile davacının davalı taraftan herhangi bir hak ve alacağının olmadığı,
Davacının davaya konu ettiği fuarın yapılmaması ile ilgili bedel iadesi talebine karşın davalının davaya cevap dilekçesinde davaya konu edilen fuarın gerçekleştirildiği beyan edilmekle birlikte davalının fuar katılım bedeli ile ilgili faturasının da davacı defterlerine kaydedilmek sureti ile hesabın sıfırlandığının belirlendiği,
Davacı defterlerinde kayıtlı olan takip tarihi sonrası dava tarihi öncesi davacının fuar katılım bedeline ilişkin ödemeleri karşılayacak tutarda kayıtlı olan faturanın davacı tarafça açıklanması gerektiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /
Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır.
... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında toplam 71.230,75-TL alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı/borçlu tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nın 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, taraflar arasında akdedilen 12/12/2019 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesi kapsamında davalıya ödediği ve fakat işbu sözleşme kapsamında düzenlenmesi planan fuarın başta COVİD-19 pandemi gerekçesi ile ertelenmesi nedeniyle ödediği paranın iadesi amacıyla başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı başka bir deyişle davacının taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalıya ödediği paranın iadesi isteminin yerinde olup olmadığı, davacı taraf alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı, temerrüt, işlemiş faiz ve icra-inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Taraflar arasında davacının 21-25 Nisan 2020 tarihlerinde düzenlenecek olan ... katılımı için sözleşme düzenlenmiştir.
Sözleşmenin ilgili maddeleri şu şekildedir.
Madde 1- işbu Fuar Katılım Sözleşmesi'ni imzalayan kuruluşlar "KATILIMCI" olarak; ...A.Ş. ise "DÜZENLEYİCİ" diye anılacak, taraflar iş bu katılma koşullarını aynen kabul edeceklerdir.
Madde 2 - Fuar Katılım Sözleşmesi'ni imzalayarak, işbu Form'da belirtilen DÜZENLEYİCİ'nin, CNR Expo Uluslararası Fuar Merkezi'nde (kısaca CNR Expo) organize ettiği sergi veya fuara (kısaca Fuar) katılmayı kabul eden KATILIMCI, bu imzadan sonra, fuara katılmayı reddetse dahi KATILIMCI'nın maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. KATILIMCI, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb. Hususlarda, DÜZENLEYİCİ'nin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir, KATILIMCI'nın ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. KATILIMCI, ancak DÜZENLEYİCİ'nin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. DÜZENLEYİCİ, fuardan 3 gün öncesine kadar, hiçbir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve KATILIMCI'yı fuardan çıkarabilir. DÜZENLEYİCİ, fuar katılım bedelini fesih/çıkarma/fuar iptali bildirimden itibaren 30 (Otuz) gün içinde KATILIMCI'ya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi, fuardan çıkarma ve fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda KATILIMCI, fuar katılım bedelinden başka masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunma hakkına sahip olmadığını önceden beyan, kabul ve taahhüt eder.''
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18.maddesi; ''...(2)Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir....'' şeklindedir.
Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre; taraflar arasında akdedilen Fuar Katılım Sözleşmesi, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın birinci kısmında borç ilişkilerinin kaynakları üst başlığı ile 1. vd maddelerinde düzenlenmiştir. 26.maddede, tarafların sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirleyebileceği düzenlemesi ile sözleşme serbestliğine yer verilmiştir. Somut olayda, tacir olan her iki taraf özgür iradeleri ile yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri konusunda anlaşmaya vararak imzalamışlardır. Davalı organizatör sözleşmede kendisine tanınan yetki ile covid sebebi ile değişiklik yapmıştır. Sözleşmenin 2. maddesinde davalı şirkete bu konuda çok geniş yetki tanınmıştır. Davacı ise sözleşmeyi bilerek imzalamıştır. Bu durumda TBK 136.madde anlamında ifa imkansızlığının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekecektir. İmkansızlığı, sözleşmenin konusu olan edimin maddi veya hukuki bir nedenden dolayı yerine getirilmesinin mümkün olmaması olarak tanımlamak mümkündür. İmkansızlık nedenleri maddi veya hukuki olabilir. İmkansızlığın objektif olması, sadece borçlu bakımından değil, herkes bakımından söz konusu olan imkansızlık, sübjektif imkansızlık ise, sadece borçlu bakımından söz konusu olan imkansızlığı ifade eder. Kusursuz imkansızlık TBK'nın 136.maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Yasada borcun ifası, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa borcun sona ereceği belirtilmiştir. İmkansızlık geçici nitelikte ise, kural olarak borcun sona ermesine neden olmaz. Bu hususta tarafların farazi iradeleri esas alınmalıdır. Ancak ifa muayyen bir zamanda yapılacak veya ifa zamanı alacaklı için önem taşıyorsa bu hallerde borcun sona ermesi sonucunu doğurur. Somut olayda, dava konusu fuar COVİD-19 sebebi ile ertelenmiş ve dava tarihinden önce 10-14 Eylül 2022 tarihlerinde gerçeştirilmiştir. Her dava, açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir. Somut olayda ifa imkansızlığına dair hükümlerin uygulanarak tarafların verdiklerini geri isteyebilme haklarının doğduğunu kabul etmek mümkün değildir. Zira, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin özellikle 1 ve 2.maddeleri, tarafların tacir olmaları, TTK md.18 hükmü ile bu maddelerin uygulanması tarafların karşılıklı iradeleri ile ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümleri gözetilecektir. Yukarıda yer alan açıklamalar, davacı vekilinin 23/06/2023 teslim tarihli dilekeçsi ile Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporları doğrultuısunda; Davalı şirket, sözleşme hükümlerine göre değişiklik yapma hakkına sahip olup, bununla birlikte değişikliğin de COVİD-19 sebebiyle olduğu gözetilerek davacının sözleşmeyi fesh etme veya ödediği ücreti talep hakkı olmadığı kanaatine Mahkememizce varıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45.Hukuk Dairesinin 05/06/2024 tarih, 2021/947 Esas ve 2024/816 Karar sayılı ilamı)
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 860,29-TL harçtan mahsubu ile bakiye 432,69-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan 30,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-HMK 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan delil avanslarından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/10/2024
Katip
¸
Hakim
¸