T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/241 Esas
KARAR NO : 2024/657
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 10/04/2023
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirketin, davalı bankanın müşterisi olduğunu, 24.01.2022 günü saat 10.30 sıralarında müvekkil şirket ...Şti. yetkilisi ...'in işyerinde çalıştığı esnada şirketin sabit telefonundan kendisini ... Bankası Genel Müdürlüğüne bağlı görevli olarak tanıtan bir şahısın aradığını, şirketin asıl muhasebe sorumlusu yıllık izinde olduğu için onun yerine bakan arkadaştan yardım almak üzere muhasebe departmanına yöneldiğini ve arayan şahısın bu işlemi yapmak için hesapları kontrol etmesi gerektiğini söylediğini, İnternet Bankacılığı ile ilgili sorular sorulduğunu ve şirket yetkilisinin bu esnada şirket muhasebe biriminden destek almaya çalıştığını, müvekkil şirket yetkilisinin gerçekten bankadan aradıklarını düşünmüş olduğunu ve arayan kişi müvekkili istediği gibi yönlendirmeye başladığını ve ne kadar Havale-Eft alacağı varsa kontrol etmesi gerektiğini ifade etmiş olduğunu ve şüpheli kişinin, kontrol yapabilmek için ... Bankası Hesap numarasıyla ilgili şifre dışında, kullanıcı adı ve müşteri numarasının da paylaşılmasını istemiş olduğunu, hatta bu kişinin, müvekkilin güvenini kazanmak için şifrenizi söylemeyin sadece tuşlayın dediğini ve müvekkilin arayana inanmak durumunda kaldığını, müvekkili şirket yetkilisinin bu kişinin tavırlarından dolayı kişiye güvenerek konuşmaya devam ettiğini, sonrasında şüpheli kişinin çelişkili açıklamalarından şüphelendiğini ve bu esnada müvekkil şirketin, davalı bankada bulunan hesabından bir kısım havale-eft yapıldığını gördüğünü ve müvekkil şirket yetkilisinin o anda dolandırıldığını anladığını, şirket yetkilisinin, davalı bankanın online işlemlerini bankanın ... numaralı telefonunu arayarak kapattırdığını, hesabın ... bankası ... şubesine ait olduğunu tespit ettiklerini, şirket yetkilisi hemen şubeyi aradığını ancak müvekkilin hiçbir suretle bankanın ilgili şubesine ulaşamadığını, müvekkilin... numarayı aradığını, ancak davalı bankanın müşteri hizmetlerinin ısrarla şubeye durumun bildirilmesini, işlem yetkisi olmadıklarını belirttiklerini, ilgili şahısın müvekkil şirkete ait ... Bankası A.Ş. ... şubesinde bulunan... İban numaralı banka hesabından, kendi hesaplarına ya da paravan bir hesaba rızası dışında toplam 37.960,00 TL para aktardığını, davalı bankanın yapılan işlemlerin IP adreslerinin dahi farklı olduğunu görebilmesine rağmen, ne gerekli güvenlik tedbirini aldığını ne de kusuruna rağmen müvekkilin zararını karşılamadığını belirterek sonuç olarak; davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini sağlamaması sebebi ile davacı müvekkil şirketin banka hesabından çekilen 37.960,00 TL'nin işlem tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia etmiş olduğu işlemlere ilişkin müvekkil bankada yapılan araştırma neticesinde; konu işlemlerin, davalının müvekkil bankada bulunan ...Şubesi... no.lu hesabından, 24.01.2022 tarihinde yine internet Şubesi aracılığı ile gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, itiraz konusu finansal işlemlerin ... (Mobil) Onay ile onaylandığını, davalının internet bankacılığı işlemlerini 28.08.2020 tarihinden beri ... (Mobil) Onay ile onayladığını, muhtelif tarihlerde ... (Mobil) Onay aktivasyonunu güncellediğini, en son 06.11.2021 tarihinde ...cihaz ile müşteri internet bankacılığının eşleştirilmiş olduğunu ve ilgili tarihten sonra farklı cihaz aktivasyonunun yapılmadığını, müvekkil banka müşterilerinin yüz yüze yapılmayan online bankacılık işlemleri için iki faktörlü kimlik doğrulama mekanizmasına tabi tutulduğunu, bu kimlik doğrulama sürecinde kullanılan faktörlerin, müşterinin bildiği (parola), sahip olduğu (mobil uygulama ... Onay benzeri Cepimza uygulamaları), SMS'le gönderilen tek kullanımlık şifre, tek kullanımlık şifre üretim cihazı vb.) veya müşterinin biyometrik bir karakteristiği olan unsurlar arasından seçilen en az 2 farklı tipte olmak zorunda olduğunu, sadece müşterilerin kimlik kartlarında yer alan bilgiler kullanılarak bu mekanizmanın aşılmasının mümkün olmadığını, 15.03.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan BDDK Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik MADDE 34- (7) ile, Bankaların Müşterilere elektronik bankacılık işlemleri için SMS göndermesinin önüne geçildiğini, davalı tarafından itiraz konusu işlemlerin Ziraat onay uygulaması ile onaylandığını, ... Onay uygulamasının müvekkil banka müşterilerinin cep telefonlarına kurulan ve internet bankacılığı işlemlerini SMS'e gerek kalmaksızın gerçekleştirmelerini sağlayan bir uygulama olduğunu, müşterilerin müvekkil bankanın internet ya da mobil bankacılık uygulamalarına erişirken dolandırıcılar tarafından başka sahte sitelere erişimlerini engellediğini, bu uygulamanın, sms olmadan kullanıcının gerçekte banka sitesine eriştiğini anlayarak telefonundan giriş için onay vermesi şeklinde çalışmakta olduğunu, müvekkili bankanın sorumlu tutulmasına konu olan işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, işlemler sırasında herhangi bir sahte bilgi ya da belge kullanılmadan, dava dilekçesinde müşteri tarafından da kabul edildiği şekilde, müşteriden telefonda temin edilen bilgiler ve kendisine ait parola ve şifrenin paylaşımı ile online internet bankacılığına ulaşıldığını, bu durum Bankamız Elektronik Bankacılık Sözleşmesi'nin ilgili maddelerinde düzenlendiğini müşteriye özel şifrelkod gibi hassas bilgilerin yine müşteri tarafından korunamaması suretiyle işlemlerin gerçekleştirilmiş olduğunu belirterek sonuç olarak; haksız ve hukuki mesnetten uzak iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalı banka tarafından yeterli güvenlik önlemi alınmadığı, güvenlik zafiyeti bulunması dolayısıyla davacı şirketin banka hesabından 37.960,00 TL çekildiği ve davacı şirketin anılan tutarda zarara uğradığı, iddiasına dayalı zarar miktarı olan 37.960,00 TL'nin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... CBS'nin ...soruşturma numaralı dosyası, banka kayıtları, IP kayıtları, başvuru dilekçesi ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
... CBS'nin ...soruşturma numaralı dosyasının incelenmesinde dosyanın yetkisizlik kararı verilerek ... CBS'ye gönderildiği, ... CBS tarafından ise karşı yetkisizlik kararı verilerek yetkili CBS'nin belirlenmesi için dosyanın ... Ağır Ceza Mahkemesine gönderdiği, ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ... CBS'nin yetkili savcılık olarak belirlendiği ancak buna rağmen tekrar yetkisizlik kararı verildiği ve yetkili savcılık biriminin belirlenmesi için dosyanın tekrar ... 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, ilgili mahkemece yetkili savcılık biriminin daha önce belirlendiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurduğu dolayısıyla yürütülen ceza soruşturması safahatinden yetkili Cumhuriyet Başsavcılık biriminin tespiti dışında esasa dair tahkikat işlemi yapılmadığı, bu bağlamda yürütülen soruşturmanın sonuca etkili olmasının beklenemeyeceği, soruşturma işlemleri ile ceza muhakemesi işlemlerinin işbu dava dosyasına makul sürede etki göstermeyeceği değerlendirilmekle; adil yargılanma hakkının bir şubesi olan makul sürede yargılanma hakkına halel getirmemek ve taraflar açısından hak kaybına yol açmamak amacıyla ve TBK'nın 74. Maddesi bağlamında davalı bankanın soruşturma konusu işlem sebebiyle kusuru bulunup bulunmadığına dair nihai değerlendirmenin mahkememizce yapılması gerektiği gerekçesiyle ilgili soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bankacılık ve finans uzmanı bir bilirkişiye tevdi ile Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle 24/01/2022 tarihinde davacı firmanın banka hesaplarından para çekilmesi olayına ilişkin, davalı banka tarafından yeterli güvenlik önlemi alınıp alınmadığı, davalı banka ile davacı firma yetkilisinin dava konusu olayın gerçekleşmesindeki kusur durumlarının detayları ile tespiti ve davalı bankanın zararın gerçekleşmesinde kusuru bulunduğunun tespiti halinde davacı tarafça talep edilebilecek sonuç miktarın ne olduğu hususlarında denetime elverişli şekilde hesaplanması hususlarında hazırlanan 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu oluşan zararın, davacının...Bankası A.Ş. ... Şubesi nezdindeki ... no.lu Türk Lirası Vadesiz Mevduat hesabına, 24.01.2022 tarihinde internet üzerinden erişim sağlanarak, davacının hesabından dava dışı ...'nın ... Bankası nezdindeki hesabına aktarılan, 4 adette 37.960,00 TL'lık EFT işleminden kaynaklandığı, davacının beyanlarından, davaya konu mevduat hesabına internet ortamında gerçekleşen erişimin, 3'ncü şahıslarca davacı şirket yetkilisi ile telefonla doğrudan irtibat kurularak, gizli tutulması gereken Kullanıcı Adı, Müşteri Numarası, Şifre ve sisteme kayıtlı telefonuna gelen Onay Kodu'nun, davacı şirket yetkilisi tarafından bizzat sisteme giriş yapılması suretiyle gerçekleştiği, taraflar arasında imzalanan Elektronik Bankacılık Sözleşmesinin 9. maddesi ve Yargıtay'ın; "Müşterilerin, internet bankacılığında kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlüli mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir.” şeklindeki yerleşik emsal kararı gözetildiğinde, oluşan zararda davalı bankaya atfedilebilecek bir sorumluluğun bulunmadığı kanaatinin oluştuğu, bildirilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bankacılık ve finans uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 20/05/2024 tarihli rapor, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları, tarafların bildirdiği belgeler, ... CBS'nin... soruşturma numaralı dosyası, banka kayıtları, IP kayıtları, başvuru dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı bankanın yeterli güvenlik önlemi alınmadığı ve oluşan güvenlik zafiyeti sebebiyle 37.960,00 TL çekilerek zarara uğratıldığı iddialarına dayanıldığı, ancak dosya kapsamında toplanan deliller ışığında davaya konu zarar iddiasının, davacının ...Bankası A.Ş. ... Şubesi nezdindeki ... numaralı Türk Lirası Vadesiz Mevduat hesabına, 24.01.2022 tarihinde internet üzerinden erişim sağlanarak, davacının hesabından dava dışı...'nın ... Bankası nezdindeki hesabına aktarılan, 4 seferde toplam 37.960,00 TL'lik EFT işleminden kaynaklandığı, davacının beyanlarından, davaya konu mevduat hesabına internet ortamında gerçekleşen erişimin, 3'ncü şahıslarca davacı şirket yetkilisi ile telefonla doğrudan irtibat kurularak, gizli tutulması gereken kullanıcı adı, müşteri numarası, şifre ve sisteme kayıtlı telefonuna gelen onay kodunun, davacı şirket yetkilisi tarafından bizzat sisteme giriş yapılması suretiyle gerçekleştiği, taraflar arasında imzalanan Elektronik Bankacılık Sözleşmesinin 9. maddesi ve Yargıtay'ın; "Müşterilerin, internet bankacılığında kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlüli mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir.” şeklindeki yerleşik emsal kararı gözetildiğinde, oluşan zararda davalı bankaya atfedilebilecek bir sorumluluğun bulunmadığı kanaatine varılarak bankacılık ve finans uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 20/05/2024 tarihli rapor hükme esas alınarak davacının hesabından çekilen mevduat sebebiyle oluşan zararda davalı bankaya atfı kabil kusur bulunmadığı, davalı banka yönünden güvenlik açığı iddiasının ispat edilemediği sonucuna varılmıştır. Bu kapsamdabankacılık ve finans uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 20/05/2024 tarihli raporun usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması sebebiyle ilgili bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve davanın reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 648,27-TL peşin harcın mahsubu ile artan 220,67-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.24/10/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*