T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/242 Esas
KARAR NO : 2026/310
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/03/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilleri aleyhinde ... 13. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınarak Kambiyo Senetlerine mahsus yol ile icra takibi başlatıldığını, Yapılan icra takibi arka yüzünde ki müvekkili ...'a ait imza cirosu sahte olduğunu, Söz konusu icra takibi nedeni ile müvekkillerinin tüm mal varlığına ihtiyati haciz konulduğunu, İcra takibine konu olan çek nedeni ile müvekkillerinin davalı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, Davalı taraf ile hiçbir zaman ticari veya fiili bir bağlantıları olmamış olup çalıntı olan bu çeklerle haksız menfaat sağlanmaya çalışıldığını, ... müvekkillerinin mal varlığı gasp edilmeye çalışıldığını, Haksız ve hukuka aykırı ikame edilen icra takibi nedeniyle işbu davayı açmak mecburiyeti hasıl oduğunu, Tüm bu açıklanan maddi ve yasal olgular ışığında, müvekkillerin davalı tarafa takip konusu çekten dolayı borçlu olmadığı açıkça anlaşıldığını, Bu nedenle müvekkillerinin davalıya, takip konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalı taraf aleyhinde, dava değerinin % 20'sinden aşağı olmayacak oranda kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, Yine ileride telafisi güç hatta imkansız zararların meydana gelmemesi açısından, Mahkemece (İİK 72) ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile icra takibinin karar kesinleşinceye kadar durdurulmasını talep etiklerini, Bu nedenlerle işbu menfii tesbit davasının açılması zarureti hasıl olduğunu, haklı davanın KABULÜ ile Öncelikle tensiple birlikte ... 13. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının takip konusu çekin çalıntı olması ,çek hakkında ödeme yasağı tedbir kararının bulunması nedenleri ile ve müvekkilinin bu haksız durum nedeniyle mali açıdan zor durumda bulunması nedeniyle uygun görülecek teminat mukabilinde (İİK-72) dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren icra dosyasına depo edeceği kapak hesabı dosya alacak tutarının Alacaklıya ödemesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Depo ve Tedbir kararı ile ... 13. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan ihtiyati haciz kararı üzerine yapılan tüm hacizlerine kaldırılmasına, Yapılacak Yargılama neticesinde Davacı müvekkillerinin ... 13. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, ... 13. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına konu, ... Şubesine ait ... Çek Seri No'lu 03Kasım 2022 baskı tarihli, 11.03.2023 keşide tarihli Keşidecisi müvekkil şirket... Ltd. Şti) lehtarı ise diğer Müvekkili ... olan 65.000 TL bedelli çekten dolayı, müvekkillerinin davalı şirkete karşı borçlu olmadığının tespiti ile işbu çekin iptaline karar verilmesini, Davalı aleyhinde, müvekkilleri hakkında kötü niyetli ve usulsüz olarak sahte imza ile başlattığı takipten dolayı dava değerinin % 20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacılar, ... 13.İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı icra takibine konu çekten ötürü müvekkiline karşı borçlu bulunmadığının tespitini talep ettiğini, Dava haksız nitelikte olup reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davacı, dava konusu çekin keşidecisi olup çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, Dava dilekçesinde; dava konusu çekin keşide edildikten sonra çekin lehtarı olan diğer davacı ...'a gönderilmek üzere kargoya verildiği iddia ettiğini, Bu durumda davacı (...) , hem çekteki imzasını hem de çekteki borç ilişkisini kabul etmiş olduğunu, TTK 687.maddesi uyarınca bile bile borçlunun zararına iktisap etmiş olmadıkça şahsi defiiler dahi iyiniyetli yetkili hamile karşı ileri sürülemez iken davacının müvekkiline ileri sürebileceği şahsi bir defiisi dahi bulunmadığını, Bu nedenle de çekin keşidecisi olan davacı, dava konusu çekten ötürü müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, Dava konusu çek incelendiğinde; çekin müvekkiline ciro yoluyla geçtiği ve davacı ile müvekkili arasında başka cirantalar bulunduğu görüleceğini, Müvekkili, çeki davacıdan almadığından çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilecek durumda olmadığnıı, Bu nedenle iyiniyetli olduğunu, Bu nedenle yapılacak inceleme neticesinde, çekteki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilse dahi müvekkilinin tazminatla sorumlu tutulması mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacıların %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER /
Taraf vekillerinin belirttiği, ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin ....D.iş sayılı İhtiyati haciz kararı, ... 13. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,Takip Dayanağı Çek sureti, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, Taraflara ait Ticari defter ve kayıtlar,Kargo evrakları, Vergi kayıtları, Muhasebe kayıtları, makbuzlar ve whatsapp kayıtları, Bilirkişi incelemesi, delil olarak değerlendirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sahte imza ile ciro edilerek takibe konulduğu iddia olunan 11/03/2023 keşide tarihli 65.000,00 TL bedelli çek nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşıldı.
24/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda “ Davacı ...Şti. tarafından ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait ... - ... adına yazılı, keşidecisi ...Şti. Olan, 11/03/2023 - ... düzenleme yer ve tarihli, 65.000 TL bedelli çek aslında davacı şirket adına atfen atılı bulunan imza ve ciranta imzaları ile ...'ın imzalarının karşılaştırılması istenilmiş ise de; dava dosyasının yapılan incelemesinde dosyada yer alan kasa evrakları içerisinde inceleme konusu çek aslının bulunmadığı tespit edilmiş olup, inceleme konusu belge aslı bulunmadığından dosya içerisinde yer alan davacıya ait mukayese belgeleri ile herhangi bir mukayese yapılamamıştır. İnceleme konusu belge (çek) aslının dosya içerisine alındıktan sonra dosyanın tarafıma tevdii edilmesi ile gerekli incelemenin yapılabileceği” sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE /
Menfi tespit davasıdır.
... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısının davalı ... Şirketi, borçlularının davadışı ... Şirketi,... Şirketi, ... Şirketi ve davacılar ... Şirketi Ve ... olduğu, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 21.03.2023 tarihinde başlatılan icra takibinde, toplam alacak tutarının 71.867,29 TL olduğu ve takip dayanağının ... günlü ... Seri No lu çeki 65.000,00 TL bedelli çek olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların uyuşmazlık noktaları, ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu ... Bankası, ...Şubesine ait, Keşide yeri ..., 11/03/2023 günlü ... Seri No lu çeki 65.000,00 TL bedelli, keşidecisinin davacı ... Şirketi, lehtarının davacı ... olan çek sebebiyle davacıların davalıya borçlu olup olmadığından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
... 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. ... K sayılı dosyasının incelenmesi ile, davaya konu çekin iptali için davacı ... tarafından 03/01/2023 tarihinde dava açıldığı, tensip zaptı ile ödeme yasağı kararının verildiği, 13.07.2023 tarihinde Konusuz Kalması Nedeniyle Karar Verilmesine Yer Olmadığına dair karar verildiği, kararın 08.09.2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
... C.B.S. ...Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesi ile, davacı ...Şirketi tarafından, davaya konu olan çekin çalınması sebebiyle faili meçhul olarak şikayette bulunulduğu, dosyada daimi ara kararı verildiği, soruşturmanın derdest olduğu görüldü.
TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun ... Esas ... Karar...Esas ... Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun ... E-....K sayılı kararı)
Sahtecilik def’i mutlak def’ilerden olup kambiyo senedinde imza inkarında bulunandan sonra gelen herkese karşı ileri sürülebilir. HMK 211 uyarınca ... yönünden sahtecilik incelemesinin yapılması için çekin ibrazının zorunlu olduğu, davaya konu çekin hamilinin davalı ...Şirketi olduğu, davalının çeki ibraz etmesi gerektiği yahut çekin bulunduğu yeri mahkemeye bildirmesi gerektiği, mahkememizce, dava konusu çekin aslının dosyaya sunulması için HMK'nun 220/1. Maddesi uyarınca davalı vekiline 12.11.2025 tarihli duruşmada 1aylık kesin süre verildiği, kesin süreye uyulmadığı taktirde bu çek aslını sunmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve HMK'nun 220/3. Maddesi uyarınca belgenin içeriği konusunda davacı tarafın beyanının kabul edileceğinin ihtar edildiği, davalı vekiline ihtarın duruşma zaptının 18.11.2025 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı vekilinin kesin süre içerisinde çek aslını sunmadığı gibi, çekin bulunduğu yeri mahkememize bildirmediği, davalı tarafın çek aslını mahkememize sunmadığından HMK 220/3 gereğince davacı ...'ın beyanına üstünlük tanınmış ve davaya konu çek üzerinde lehtar hanesinde ... adına atılı imzanın davacıya ait olmadığı kabul edilmiş ve bu davacı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, ciro silsilesinde şeklen bozukluk bulunmaması ve davacının davalının kötüniyetini kanıtlayamaması sebebiyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, diğer davacı keşideci ...Şirketinin başkasının imzasının sahteliğine dayanarak hak iddia edemeyeceğinden iş bu davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-... Şti'nin davasının reddine,
2-Davacı ...'ın davasının kabulü ile ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konulu ... Bankası ...Şubesine ati ... çek seri numaralı 11/03/2023 keşide tarihli 65.000,00 TL bedelli çek sebebi ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, 3-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 4.440,15 TL karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama yoluyla alınan 2.317,04 TL harcın, alınması gerekli 4.440,15 den mahsubu ile eksik 2.123,11 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı ... tarafından yatırılan 2.317,04 TL peşin ve tamamlama harç ve 179,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.496,94 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı ... tarafından yapılan 1.373,50-TL tebligat ve posta masrafı yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, 8-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T hükümlerine göre belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T hükümlerine göre belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacı ...Şti dan alınarak davacıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davacı şirket yetkilisinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/05/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.* Full & Egal Universal Law Academy