T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/316 Esas
KARAR NO : 2025/601
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 12/05/2023
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacılar vekilinin dava dilekçesinde ve özetle; müvekkillerinden ... Ltd. Şti.'nin davalı bankanın ...Şubesinden ticari kredi kullandığını, söz konusu ticari krediye diğer müvekkillerin de müştereken ve müteselsilen kefil olduklarını, müvekkili şirketin işlerinin bozulması nedeniyle söz konusu kredinin geri ödemesinin davalıya yapamadığını, bu nedenle kredi kullanım esnasında kredi sözleşmesinin ekindeki (kredinin teminatı) senedin, davalı tarafından ... 9.İcra Müdürlüğü'nün ...(Eski E. ...) dosyası ile 24.08.2016 tarihinde 1,000.000,00-TL bedelli senetten bakiye 652.899,93-TL bedel üzerinde icra takibe konu edildiğini, bahsi geçen krediye teminat olarak gerçek kişi müvekkillerin kefaleti dışında... adına kayıtlı ... ili, ... ilçesinde bulunan bir adet taşınmazın da yine bu krediye teminat olarak bankaya sunulduğunu ve davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, kredinin geri ödemesi müvekkillerince sağlanamaması üzerine davalının, kredi alacağının tahsili İçin ... 10.İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını, esasen her iki dosyanın da alacağının esası davalı banka tarafından verilen tek kredi alacağı olduğunu, ... 10.İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyasından başlatılan takip neticesinde krediye teminat olarak verilen ipotekli taşınmazın ... 1.İcra Müdürlüğü'nün... talimat sayılı dosyasından 17.05.2017 tarihinde 595.000,00-TL bedelle satıldığını ve bu tutarın davalıya ödendiğini, fakat davalının söz konusu tutarı takip dosyasına bildirmediğini, bunca süre haksız faiz işlemesine sebebiyet verdiği gibi takip dosyasından müvekkillerine ait başkaca taşınmazların da haksız bir şekilde icradan satışını sağladığını, davalının kredi alacağına karşılık aldığı tek teminatın bu olmayıp müvekkillerince kredinin teminatı olarak bir kısım çeklerin de davalı bankaya verildiğini, ipotek dosyasından 595.000,00 TL, Çek ve nakit ödemelerden 180.015,99 TL olmak üzere toplamda 775.015,99-TL ödeme yapıldığını fakat takip dosyasından müvekkillerinin hala davalıya 2.337.205,62-TL borçlu göründüğünü, davalı tahsil ettiği ödemeleri takip dosyasına bildirmeyerek müvekkillerinden ... adına kayıtlı .. ili, ... İlçesinde bulunan 3 adet taşınmazın icradan çok düşük miktarda satılmasına sebebiyet verdiğini beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalı alacaklıya takip dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle dava değerinin %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 23/10/2023 tarihli dilekçesi ile; ... 9.İcra Müdürlüğü'nün .... (Eski E. ...) Esas sayılı dosyasından davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiğini belirtmiştir.
SAVUNMA /
Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı şirketin ve davalı bankanın İTO kayıtları çıkarılarak dosyamız arasına alınmış, davacılar ..., ... ve ...'ın nüfus kayıt örnekleri UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ... 9.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas, ... 10.İcra Müdürlüğü'nün... Esas, ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ...Talimat ve ... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyaları UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, davalı ...A.Ş.' nin ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizin 19/09/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için DAVALI BANKANIN Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Bankacı bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 07/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-Davalı ... T.A.Ş. ile davacı ... Tic.Ltd.Şti. Arasında 10.03.2014 tarihinde 1.000.000,00 TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı,
-Söz konusu sözleşmede diğer davacılar ..., ... ve ...'ın ayrı ayrı 1.000.000,00 TL tutarında geçerli kefaletlerinin bulunduğu,
-Üçüncü şahıs konumunda olan dava dışı ...'ın maliki olduğu taşınmaz üzerine, davalı banka lehine 675.000,00 TL tutarında ipotek tesis edildiği, ayrıca alacaklısı davacı ....Ltd.Şti. borçluları ..., ...ve ... olan, 10.03.2014 Tanzim Tarihli, 02.08.2016 vadeli, 1.000.000,00 TL bedelli bononun, davalı bankaya, bono alacaklısı ...Şti. tarafından ciro edildiği,
-Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine, banka lehine tesis edilen ipoteğe ve davalı bankaya ciro edilen Finansman Senedine istinaden davacı asıl borçluya ... no.lu Taksitli Kredi kullandırıldığı ve Çek Karnesi verildiği,
-Kat tarihi itibariyle davacı asıl borçlu şirketin davalı bankaya toplam 650.519,60 TL nakit ve 34.980,00 TL gayrinakit borcu bulunduğu,
-Davalı banka tarafından davacı asıl borçlu ile davacı kefiller ve aynı zamanda senet borçluları aleyhine, ... 9.İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Eski E. ...) sayılı dosyasından Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile ve ayrıca davacı asıl borçlu ve ipotek borçlusu aleyhine ... 10.İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasından İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile icra takipleri başlatıldığı,
-Davalı banka kayıtları incelendiğinde, ... 10.İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı icra takibine konu ipotekli taşınmaz satışından, huzurdaki dava tarihinden önce 21.06.2017 tarihinde 501.493,00 TL tutarında tahsilat yapıldığı,
-16.08.2016 tarihinde temerrüde düşen davacı asıl borçlu bakımından, söz konusu tahsilat tutarı da dikkate alınarak dava tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda, davacı ... Tic.Ltd.Şti.'nin davalı bankaya 356.124,12 TL asıl alacak, 781.981,80 TL işlenmiş faiz ve BSMV olmak üzere toplam 1.138.105,92 TL borçlu bulunduğu,
-Diğer davacılar ...'ın 16.08.2016 tarihinde, ...'ın 19.08.2016 tarihinde ve ...'ın 24.08.2016 tarihinde temerrüde düştükleri, temerrüdün oluştuğu tarihte mevcut bulunan 650.519,60 TL'lık asıl alacak tutarının, adı geçenlerin kefalet limiti içinde kaldığı, bu durumda Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca, bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kefillerin kendi sorumlulukları başladığından, davacı kefillerin de dava tarihi itibariyle davalı bankaya 1.138.105,92 TL borçlu bulundukları,
-Davacı ...Şti. ile ..., ... ve ...aleyhine, ... 9.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 24.08.2016 tarihinde başlatılan ve 08.03.2019 tarihinde ... Esası İle yenilenen Kambiyo Senetlerine Özgü İcra Takip dosyasından, huzurdaki dava tarihinden sonra 04.03.2025 tarihinde 1.367.671,07 TL tutarında tahsilat yapıldığı, söz konusu tahsilat tutarı dikkate alınsa dahi, davacıların davalı bankaya 11.100,56 TL borçlu bulunduklarının hesaplandığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 07/04/2025 tarihli ara kararının (1) numaralı ara kararı ile; "Davacılar vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmesi ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişiye tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda bankacı bilirkişi Şefik Çelik tarafından tanzim edilen 29/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
-Tüm delillerin takdiri tamamen sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacılar vekilinin beyan ve itirazları bir kez daha ayrıntılı olarak değerlendirildiği, davacılar vekilinin beyan ve itirazları konusunda 07.03.2025 tarihli Kök Raporunda belirtilen görüşünün özünde bir değişiklik bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporları, teknik açıdan yeterli, denetime açık, bilimsel verilere dayalı görülerek Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /
Dava; menfi tespit davasıdır.
... 9.İcra Müdürlüğü'nün ... (Eski E. ...) Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış ve incelenmesinde; alacaklı/davalı bankanın 1.000.000,00 TL Miktarlı 10/03/2014 Tanzim Tarihli, 02/08/2016 Vade Tarihli Senetde dayalı olarak davacılar aleyhine toplam 652.899,93-TL alacağın ödetilmesi istemiyle kambiyo senetlerine mahsus icra yolu ile icra takibinde bulunulduğu tespit olunmuştur.
HMK'nın 320.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinden ötürü davacı şirketin kullandığı ticari kredi nedeniyle menfi tespit istemi ile kötü niyet tazminatı istemlerinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun ...Esas ... Karar ... Esas ... Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun ...E-... K sayılı kararı)
İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; davalı ... T.A.Ş. ile davacı ....Ltd.Şti. Arasında 10.03.2014 tarihinde 1.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olup, diğer davacıların işbu sözleşmede ayrı ayrı 1.000.000,00-TL tutarında geçerli kefaletlerinin bulunduğu, alacaklısı davacı ... Tic.Ltd.Şti., Borçluları ..., ... ve ... olan, 10.03.2014 Tanzim Tarihli, 02.08.2016 vadeli, 1.000.000,00 TL bedelli bononun, davalı bankaya bono alacaklısı ... Tic.Ltd.Şti. tarafından ciro edildiği, ayrıca dava dışı ...'ın maliki olduğu taşınmaz üzerine davalı banka lehine 675.000,00-TL tutarında ipotek tesis edildiği, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine, banka lehine tesis edilen ipoteğe ve davalı bankaya ciro edilen senede istinaden, davacı asıl borçlu şirkete Çek Karnesi verildiği ve Taksitli Kredi kullandırıldığı, davalı bankaca kredi hesabının 09.08.2016 tarihinde kat edildiği, kat tarihi itibariyle davacı asıl borçlu şirketin davalı bankaya toplam 650.519,60 TL nakit ve 34.980,00 TL gayrinakit borcu bulunduğu, davalı banka tarafından davacı asıl borçlu ile davacı kefiller ve aynı zamanda senet borçluları aleyhine, .. 9.İcra Müdürlüğü'nün .. E. (Eski E. ...) sayılı dosyasından Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile ve ayrıca davacı asıl borçlu ve ipotek borçlusu aleyhine ... 10.İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasından İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile icra takipleri başlatıldığı, ... 10.İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı icra takibine konu ipotekli taşınmaz satışından 21.06.2017 tarihinde 501.493,00 TL tutarında tahsilat yapıldığı,16.08.2016 tarihinde temerrüde düşen davacı asıl borçlu bakımından, söz konusu tahsilat tutarı da dikkate alınarak dava tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda, davacı ...Ltd.Şti.'nin davalı bankaya 356.124,12 TL asıl alacak, 781.981,80 TL işlenmiş faiz ve BSMV olmak üzere toplam 1.138.105,92 TL borçlu bulunduğu, diğer davacılar ...'ın 16.08.2016, ...'ın 19.08.2016 ve ...'ın 24.08.2016 tarihlerinde temerrüde düştükleri, temerrüdün oluştuğu tarihte mevcut bulunan 650.519,60 TL'lık asıl alacak tutarının, adı geçenlerin kefalet limiti içinde kaldığı, bu durumda Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca, bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kefillerin kendi sorumlulukları başladığından, davacı kefillerin de dava tarihi itibariyle davalı bankaya 1.138.105,92 TL borçlu bulundukları anlaşıldığından Mahkememizce ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte davacı şirket ile ..., ... ve ... aleyhine, .... 9.İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyası ile başlatılan Kambiyo Senetlerine Özgü İcra Takip dosyasından, dava tarihinden sonra 04.03.2025 tarihinde 1.367.671,07 TL tutarında tahsilat yapıldığı, söz konusu tahsilat tutarı dikkate alınsa dahi, davacıların davalı bankaya 11.100,56 TL borçlu bulundukları anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacılardan tahsiline, peşin alınan 11.149,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.534,50-TL'nin hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 101.935,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacılarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 5.500,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan delil avanslarından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine,
Dair, davalı vekilinin huzurunda, davacının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2025
Katip
¸
Hakim
¸