T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/338 Esas
KARAR NO : 2025/870
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22.05.2023
KARAR TARİHİ : 10.12.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil firma, davalı ile soru bankası, test kitabı, konu anlatımlı ders kitabı vb ürünlere ilişkin mal alım satışı şeklinde çalıştığını, mal alımına ilişkin binaen son olarak davalının ödemesi gereken 39.372,18-TL bakiye mevcut olduğunu, ancak kalan bakiye bakımından hiçbir ödeme alınmadığını, bu sebeple, alacağını tahsil edebilmek için ... 35.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya ile icra takibine başlandığını, davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, davalı bu takibe borcun kendisine ait olmadığı iddiasıyla itirazda bulunmuş, bu sebeple takibin durmuş olduğunu, borçlu her ne kadar itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de, söz konusu icra takibinde yer alan takibe dayanak teşkil eden evraklardan anlaşılacağı üzere borcun varlığının ortada olduğunu, müvekkil şirketin ticari defter, faturalar ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davanın haklılığının ortaya çıkacağını, davalı (borçlu) kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle borca itirazın iptali ile takibin devamı ve takip talebinin 9920'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu itirazın iptali davasını açmak zarureti hasıl olduğunu, müvekkilin alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun bir çok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkil bakımından yukarıda belirtildiği üzere teminat şartı aranmayacağını, harçtan muafiyet tahtında, huzurdaki davada davacı taraftan harç alınmamasına, HMK md.406/2, İİK md.257, md.264, vd. hükümleri uyarınca davalının malvarlıklarının ihtiyaten haczine, davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine 9020'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: Davalı tarafça açılan icra takibine borçlu olmadığı için 18.06.2021 tarihli havaleli dilekçe ile itiraz etmiş bulunduğunu, davalı taraf ise itirazın ardından ancak 24.02.2023 tarihinde arabuluculuk müessesine başvurduğunu, görüleceği üzere söz konusu dava itirazın ardından 1 yılı aşkın zaman sonra açıldığını, bu bakımdan davalının haksız davasının hak düşürücü süreler içerisinde açılmadığından öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, söz konusu şirketin ...'ye devredilmesi akabinde şirkette muhatap bulma sorunu yaşadığı gibi daha sonrasında ... yetkililerinin de sürekli değişmesi ve şirketle olan hesabının ve anlaşmasının bilinmemesi sebebiyle oldukça mağdur olmuş bulunduğunu, şahsı defalarca İstanbul iline şirkete ait binalara gitmekle ilgili kişilerce şahsının mağduriyetinin giderileceği söylense de bu hususta herhangi bir adım atılmamış ve ardından her seferinde yeni sorumlularla muhatap olmak zorunda kalmış bulunmakta olduğunu, her yeni gelen yetkiliye durumumu, mağduriyetini baştan itibaren anlatmakla tarafına yardımcı olunacağı, satışı imkansız ürünlerin sözleşmeye uygun olarak iade alınacağı söylenmişse de süreç davalık olma aşamasına kadar uzadığını, şahsının terör örgütüne müzahir şirkete ait sınava hazırlık materyallerini satması imkansız olmakla bu sebeple davacı şirketle arasındaki sözleşme ifası mümkün olmayan bir hal almış ve zorlayıcı sebeplerle sözleşmenin ifa olanağı kalmadığını, mahkemece de takdir edileceği üzere davacı şirket; hem sözleşme uyarınca iade edileceği söylenen hem de ticari ilişkinin uygulama sürecinde uygulandığı üzere iade edilmesi gereken ürünlerin ücretlerini talep etme hususunda haksız durumda olduğunu, kaldı ki defalarca şirket yetkilileriyle görüşmeler yapılmış ve ürünlerin iadesinin kabul edilmesi talep edildiğini, örneğin; ... isimli yetkiliyle, ... isimli depo sorumlusuyla, Muhasebe biriminden ... isimli şahısla ve şirkete ait 0212 410 30 30 numaralı sabit hatlarla yıllar içerisinde defalarca görüşülmekle mahkemeden söz konusu YETKİLİ şahıslarla arasında rızam olmakla ilgili HTS kayıtlarının dosya arasına alınmasını talep ettiğini, davacının haksız davasının ve sair taleplerinin reddine karar verilmesini, dava harç, masrafları, vekalet ücreti ve sair giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekilinin belirttiği ... 35.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler, davalının belirttiği sözleşmeler, arama kayıtları, HTS raporları, Anlaşmalı Sürat Kargo uhdesinde bulunan eski kayıtlar delil olarak değerlendirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasında takibe konulan cari hesap ekstresi uyarınca davalının borçlu olup olmadığı, faiz miktarı ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu anlaşıldı.
05.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda “Dosya mevcudu, davacı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defterleri, talimat yoluyla alınan bilirkişi raporu, davacı şirketin bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi, icra ve dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; İncelenen davacı yana ait 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK.’nun ilgili Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davacı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı Davacı ...Tic. A.Ş.’nin 2016 yılında davalı yandan aldığı 45.000,00 TL tutarındaki 3 (üç) adet çekin karşılıksız çıkmasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 10/06/2021 tarihi itibariyle davalı ...’den 39.372,18 TL cari hesap alacağının bulunduğu Davalı şirketin icra takip tarihi olan 10/06/2021 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü” sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava, ticari satıma ilişkin fatura ve açık hesap ilişkisinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılmış olan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
... 35. İcra dairesinin ... e sayılı icra dosyasının incelenmesi ile alacaklısının davacı ... Tic. AŞ, borçlusunun davalı ... olduğu, 10.06.2021 tarihli ödeme emrinin 66.476,96 TL olduğu, ödeme emrinin davalıya 18.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği ,borçlu vekilinin 18.06.2021 tarihinde borca ,takibe ,faize ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce 22.06.2021 tarihli tensip ile takibin durdurulmasına karar verildiği, borca itiraz dilekçesinin takip alacaklısı vekiline tebliğ edilememesi ve dava tarihi dikkate alındığında iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davanın mutlak ticari davalardan olmadığı , nisbi ticari davalardan olduğu, ... Vergi Dairesinden gelen 13.06.2023 tarihli müzekkere cevabında davalının bilanço esasına göre defter tuttuğu ve tacir olduğu belirtildiğinden TTK madde 4/1 uyarınca mahkememizin iş bu davaya bakmakta görevli olduğu anlaşılmıştır.
Davacının dava dilekçesiyle ,davalı ile aralarında ticari alım satım bulunduğunu ,davalının cari hesap ekstresi ve dosyaya sunulu faturalar uyarınca davalıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği, dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı, davacının 2016, 2017 , 2018 ,2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin incelendiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil kabul edildiği, ticari defterlerde taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının 22 adet davalı adına düzenlenen fatura sebebiyle 2021 yılı ticari defterler uyarınca 39.372,18 TL davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının ticari defterlerinin incelenmesi için Tatvan ...Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı, talimat mahkemesince muhasip bilirkişiye dosyanın verildiği fakat davalının ticari defterlerini ibraz etmediği görülmüştür.
HMK'nın 190.maddesinde ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Davalı tarafça borca itiraz dilekçesinde ticari ilişki reddedilmemiş, borcu bulunmadığı savunulmuştur. Her ne kadar fatura tek başına akdî ilişkiyi ve alacağı tek başına ispata yeterli olmaz ise de somut olayda, davalı şirket ticari ilişkiyi reddetmediği gibi davacının düzenlediği takip konusu faturaları BA formlarına göre kayıt altına alıp vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu durumda davalının, BA formu uyarınca davacının dava konusu faturasını vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları teslim almış olduğu kabul edilmiştir. Bir diğer deyişle, davacının takibe konu alacağının dayanağı faturalarını BS formları ile bildirdiği, davalının da bu faturaları BA formuyla vergi dairesine bildirdiği ihtilafsız olup davalının alacağa dayanak faturaları mal alış bildirimi olarak vergi dairesine bildirdiği gözetildiğinde, fatura konusu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı kabul edilmiş ,ticari defterlerde davacının davalıdan takip miktarındaki asıl alacak kadar alacaklı olduğu tespit edildiğinden davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın fatura alacağı olması sebebiyle alacak likid ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça 22.08.2016 ile 10.06.2021 tarihleri arasında asıl alacağa faiz talep edilmiş ise de davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair ihtarname vs sunmadığı, dosyada buna dair başkaca delil olmadığından davacının davalıyı icra takibi ile temerrüde düşürdüğü kabul edilmiş ve davacının faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile davalının ... 35.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 39.372,18 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullarıyla birlikte devamına, fazlaya dair talebin reddine ,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın takdiren % 20 sine tekabül eden 7.874,43 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 2.689,52 TL karar ve ilam harcı ve 179,90 başvuru olmak üzere 2.869,42 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) haklılık durumuna göre (%59,22- %40,78) 1.272,34 TL davacıdan 1.847,66 TL davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
5-Davacı tarafından yapılan 8.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.498,75-TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 9.998,75 TL yargılama giderinin haklılık durumuna göre 5.921,25 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalının sarf ettiği 205 TL yargılama giderinin haklılık durumuna göre 83,6 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye masrafın davalı üzerinde bırakılmasına,
7- HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli ...Ü.T hükümlerine göre belirlenen 39.372,18 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır