T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/365 Esas
KARAR NO : 2025/881
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/06/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı tüzel kişilik arasında, davalı yanın "..." adresinde diş kliniği olarak faaliyet göstermek amacı ile kiraladığı taşınmaza yönelik mimari hizmetlerin verilmesi kapsamında (davalıdan gelen talep üzerine) müvekkilinin, davalı tüzel kişiliğe yapılacak işler ve verilecek hizmetlere yönelik olmak üzere yazılı bir teklif sunmuş olup, işbu teklifin davalı tüzel kişilik tarafından kabulü ile bir akid inikad etmiş ve müvekkili tarafından teklife konu iş ve hizmetlere yönelik olmak üzere, üstlenilen edimlerin ifa edilmeye başlanıldığını, çalışmalar devam ederken, davalı yandan gelen ilave (ek) iş ve hizmet talepleri kapsamında işbu ilave (ek) iş ve hizmetler de müvekkil (mimarlık şirketi) tarafından yerine getirildiğini, işin hitamında, hak ediş çizelgesinde, ilk teklifte yer almayan ve davalının işin başlamasından hitamına değin oluşan diğer talepleri üzerine, müvekkili tarafından yerine getirilen işler ve hizmetlere ilişkin kalemlere de yer verildiğini, müvekkilinin, davalı tüzel kişiliğe ilk yazılı teklifinde yer alan tutarın 536.000,00 TL + % 18 KDV 96.480,00 TL = 632.480,00 TL olduğunu, müvekkili tarafından işin hitamında kesin hak ediş tutarını oluşturan 721.164,14 TL + % 18 KDV = 850.973,69 TL tutarındaki bir faturanın 10.09.2020 tarihinde tanzim edildğini ve davalı tüzel kişiliğe gönderildiğini, davalı tarafın anılan borç toplamı olan 850.973,69-TL'nin yalnızca 500.000 TL'lik bölümünü, davacı/müvekkile ödemiş bulunmakla, 350.973,69 TL tutarındaki bakiyeyi ise ödememiş bulunduğunu, anılan 350.973,69 TL tutarındaki bakiye (asıl) alacak ve bu asıl alacağa takip tarihi olan 16.03.2021 tarihine kadar işlemiş ticari avans faizi tutarı olan 17.474,16 TL ile birlikte 368.447,85 TL tutarındaki toplam alacak üzerinden davalı aleyhine ... 26. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ilamsız icra takibi ikame edildiğini, davalı/borçlu tarafından işbu ilamsız icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek, öncelikle davalı yanın halihazırda ( ticari faaliyet gösterdiği "..." adresinde bulunan diş kliniğinde, davacı müvekkilin ilk fiyat teklifine, nihai hak edişine ve dava dilekçesi ekinde sunulan whatsapp kayıtlarında yer alan hizmet ve işlerin "delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimalini bertaraf edebilmek amacı ile HMK. M. 400 ve devamı hükümleri gereğince delil tespiti talebimizin (tensiple birlikte) kabulüne, davalı/borçlunun ... 26. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin 350.973,69 TL asıl alacak ve 15.454,86 TL ticari avans faizi uygulanmasına, İİK. m. 67/2 maddesi uyarınca asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...A.Ş.’nin diş kliniği olarak faaliyet gösterdiği taşınmazda yapılması planlanan işler ve verilecek mimari hizmetlere ilişkin davacı tarafça davalıya yazılı bir teklif sunulduğunu, teklifin davalı tarafından kabulü ile sözleşmenin kurulduğu ve teklife konu iş ve hizmetlere ilişkin üstlenilen edimlerin ifasına başlandığını, çalışmalar devam ederken teklif içeriğinde bulunmayan ve davalıdan gelen ilave iş ve hizmet taleplerinin de davacı yüklenici tarafından yerine getirildiğini, işin bitiminde davacı tarafça düzenlenen hak ediş çizelgesinde, ilk teklifte yer almayan ve davalının işin bitimine değin oluşan diğer talepleri üzerine yapılan iş ve hizmetlere ilişkin kalemlere de yer verildiğini, ilk yazılı teklifte yer alan tutarın KDV dahil 632.480,00 TL olduğunu, davacının ilk teklifinde yer almayan ve dava dilekçesi ekinde delil olarak sunulan WhatsApp yazışmaları ile davalının ilave ek iş ve hizmet talebinde bulunduğunu, davacı tarafından işin bitiminde, kesin hak ediş tutarını içeren 10.09.2020 tarihli, KDV dahil 850.973,69 TL tutarlı faturanın davalıya göndedildiğini, ancak davalı tarafça faturaya itiraz edilerek iade edildiğini, davalının toplam borcun 500.000 TL'lik bölümünü ödediğini, bakiye 350.973,69 TL yönünden 04.12.2020 tarihli Arabuluculuk Anlaşmama Tutanağı uyarınca temerrüdün oluştuğu, bakiye 350.973,69 TL alacak ve 16.03.2021 takip tarihine kadar işlemiş 17.474,16 TL ticari avans faizi ile birlikte toplam 368.447,85 TL üzerinden davalı aleyhine ... 26. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını itiraz üzerine davaya konu 03.01.2023 tarihli Arabuluculuk Anlaşmama Tutanağı düzenlendiği iddia olunarak itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin talep edildiğini, müvekkilinin ... A.Ş. ile ... arasında varılan sözlü anlaşma uyarınca Mimarlık Şirketi, müvekkilimin ... adresinde bulunan Diş Kliniğinin alt yapı ve üst yapı işlerine ilişkin mimari projeyi 12 Mayıs 2019 tarihinde taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme olmaksızın üstlendiğini, eser sözleşmesinde iş bedeli, iş sahibi ile yüklenici arasında eser sözleşmesi yazılı yapıldığını ve bedel de kararlaştırılmışsa, sözleşmedeki esaslara göre hesaplanacağını, bunun yanında, eser sözleşmelerinin yazılı yapılmasının zorunlu olmadığını, dava konusu somut uyuşmazlıkta da taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi olmaması ve bir bedel de kararlaştırılmaması nedeniyle olayın çözümünde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 481. maddesi uygulama alanı bulacağını, TBK’nın “Değere Göre Bedel” başlıklı 481. maddesinde “Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.” düzenlemesi mevcut olduğunu, anılan yasal düzenleme ve yerleşik yargı kararları uyarınca taraflar arasında iş bedelinin kesin olarak kararlaştırılmadığı durumlarda sözleşme bedelinin, her yıl gerçekleştirilen imalat bedelinin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplattırılıp toplanması suretiyle belirlendiğini, rayiç değerin işin yapıldığı yer ve zamanda yapıldığı yerdeki piyasa değeri olduğunu, rayiç bedelin içinde malzeme, işçilik, kar ve kararlaştırılmışsa veya işin niteliğinden anlaşılıyorsa yüklenicinin yapacağı diğer masraflar ve giderlerin de olduğunu, KDV’nin hesaplanan rayiç değere ayrıca eklenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket ve çalışanlarının projenin eksik teslimi ve ayıplı olması nedenleriyle yürütmekte oldukları faaliyetlerde önemli ölçüde sıkıntılar yaşandığını ayrıca, halen devam etmekte olan birçok ayıp ve yeni yeni ortaya çıkmaya başlayan gizli ayıp niteliğindeki çok ciddi sorunlar nedeniyle tehdit altında bulunduğunu, hatalı yapılması nedeniyle klinikte halen elektrik kaçağı, çeşitli zamanlarda meydana gelen pis su baskınları, çalışan ve klinik hastaları için tehlike arz eden kapı ve dekorasyon döşemelerin mevcut olduğunu, yine, kliniğin üst katında bulunan cerrahi odası ve muayene odasından farklı zamanlarda iki ayrı kez aşağı katta hastaların beklediği bekleme alanına ve banko masasına kanlı ve pis sular döküldüğünü, alt katta bulunan iki muayene odası hasta koltuğu altlarından çalışma alanına muayene alanına kanalizasyon artığı atık su fışkırdığını, bu durumun, kanalizasyon bağlantılarında yapılan hatalardan kaynaklandığını, bu ayıpların ve sorunların tamamı müvekkili şirket tarafından giderilmek zorunda kalındığını, davacının müvekkilime verdiği hizmet nedeniyle rayiç piyasa koşullarının çok üzerinde bir ücret almış olduğunu bildiği halde, ödemelerin tamamlanmasının ve işin ayıplı ve geç de olsa teslim edilmesinin üzerinden çok uzun bir zaman geçtikten sonra hiçbir mutabakate ve bilgilendirmeye dayanmaksızın afaki bir tutar üzerinden düzenlemiş olduğu fatura nedeniyle müvekkilim hakkında kötüniyetli olarak icra takibi başlatmış bulunduğunu, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklının, kötüniyetli kabul edileceğini belirterek, davanın reddi ile İİK m.67 uyarınca kötüniyetli olduğu açıkça anlaşılan davacının alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 26. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, fiyat teklifi, fatura, hak ediş, ihtarname, ticari defter ve kayıtlar ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Dosyanın bilişim uzmanı bilirkişiye tevdi ile davalı vekili tarafından dosyaya sunulan flash bellek kayıtlarının çözümü yapılmıştır.
Mahallinde keşif icrası ile MK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir İnşaat Mühendisi, 1 Mimar ve 1 Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilerek mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; davalının faaliyet gösterdiği iş yerinde mimari hizmetlerin verilmesin kapsamında, teklife konu iş ve hizmetlere yönelik edimlerin ve teklif kapsamında bulunmayan ek iş ve hizmetlerin neler olduğu, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, dosyadaki sözleşmeler, tarafların ticari defterleri ile dosyaya celbedilen belgeler incelenerek, davacının taraflar arasındaki mimari hizmetleri kapsamında bakiye alacağın bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davacının davalıdan talep edebileceği bedel olup olmadığı, var ise miktarı ile taraflar arasındaki alacak borç durumlarının net miktar belirlenmek suretiyle hazırlanan 03/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının, davalıya tanzim ettiği ve davalı tarafından noter marifetiyle iade edilen faturanın davalı şirkete 19.09.2020 tarihinde e-mail olarak gönderildiği dikkate alındığında; Mahkemenin bu tarihten bir gün sonraki tarih olan 20.09.2020 tarihini temerrüt tarihi olarak Takdirde Bulunması Halinde; Davacı; 300.626,00 TL. İçin 20.09.2020 Tarihi ile 16.03.2021 İcra Takip Tarihine Kadar, Ana Para : 300.626,00 TL. Faiz Yıllık 4 (613,75 - 16,75) Oranı ile 176 Gün için 21.760,38 TL. Toplam 22.386,38 TL. talep edebileceği, davacının, icra takibi ile talep ettiği 350.793,69 TL. ana para talebinin yerinde olmadığı, ana para olarak 300.626,00 TL. talep edebileceği, 17.474,16 TL. işlemiş faiz talebinin ise hesaplamamızda tespit edilen 21.760,38 TL. faiz tutarından düşük olması sebebiyle taleple bağlılık ilkesi gereğince 17.474,16 TL. işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, davacının, davalıdan 300.626,00 TL. ana para, 17.474,16 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 318.100,16 TL. talep edebileceği, davacının, davalıdan işlemiş faiz talebinde bulunmayacağı yönünde Takdirde Bulunması Halinde ise; davacının, davalıdan 300.626,00 TL. ana para talebinde bulunabileceği bildirilmiştir.
Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine bir borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesaplama uzmanı(hususen eser sözleşmeleri alanında uzman) bilirkişi eklenmesi ile taraf vekillerinin tüm itirazlarının karşılanması ve değerlendirmelerin yapılmasının sağlanması amacıyla hazırlanan 21/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının ilave iş olarak yaptığını iddia ettiği hali hazırda sözleşme kapsamında kalanlar, sözleşme kapsamında mevcut olmayıp ilave iş olarak yaptıkları ve zarara dair talepleri heyetimiz teknik üyelerince değerlendirildiği, davacının, ilave işler dahil bakiye alacağının 300.626,00 TL, olarak hesaplandığı, dolayısıyla davacının yaptığı işin karşılığı olan bedeli talep edebileceği, taraf iradelerinin bu hususlarda birleşmediği ihtimalinde de vekâletsiz iş görmeye ilişkin hükümler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 526 ilâ 531. maddeleri arasında düzenleme alanı bulmuş olup; en genel tanımıyla, iş görenin iş görme yükümünün yokluğu; bir başka deyişle vekâlete sahip olmaksızın iş sahibinin bir işini görmesi olarak tanımlanabileceği, dolayısıyla ortada vekâletsiz bir işin görülmüş olmasının mevzu bahis olması halinde taraflar arasında herhangi bir vekâlet yahut yapılan iş ve işleme verilmiş bir onay ilişkisi söz konusu olmaması gerektiği, davacının, ilave işler dahil bakiye alacağının 300.626,00 TL, olarak hesaplandığı, davacının, davalıya tanzim ettiği ve davalı tarafından noter marifetiyle iade edilen faturanın davalı şirkete 19.09.2020 tarihinde e-mail olarak gönderildiği dikkate alındığında; Sayın Mahkemenin bu tarihten bir gün sonraki tarih olan 20.09.2020 tarihini işlemiş faiz talep edilebilecek tarihi olarak Takdirde Bulunması Halinde; davacının, icra takibi ile talep ettiği 350.793,69 TL. ana para talebinin yerinde olmadığı, ana para olarak 300.626,00 TL. talep edebileceği, 17.474,16 TL. işlemiş faiz talebinin ise hesaplamamızda tespit edilen 21.760,38 TL. faiz tutarından düşük olması sebebiyle taleple bağlılık ilkesi gereğince 17.474,16 TL. işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, davacının, icra takip tarihi itibariyle davalıdan 300.626,00 TL. ana para * 17.474,16 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 318.100,16 TL. talep edebileceği, Mahkemece davacının, davalıdan işlemiş faiz talebinde bulunmayacağı yönünde takdirde bulunması halinde ise; davacının, davalıdan 300.626,00 TL. ana para talebinde bulunabileceği, davacının ilave iş olarak yaptığını iddia ettiği hali hazırda sözleşme kapsamında kalanlar, sözleşme kapsamında mevcut olmayıp ilave iş olarak yaptıkları ve zarara dair talepleri heyetimiz teknik üyelerince detaylıca davacının, ilave işler dahil bakiye alacağının 300.626,00 TL, olarak hesaplandığı, dolayısıyla davacının yaptıı işin karşılığı olan bedeli talep edebileceği, davalının işlerini, vekaleti olmadan gördüğü ihtimalinde de yine davacı şirketin, bu işler sırasında giriştiği masrafları talep edebileceği bildirilmiştir.
İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır.
"Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ... adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, ...Esas ... Karar sayılı ilamı)"
İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:
1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.
2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.
3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.
4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.
5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.
6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ... 26. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası, fiyat teklifi, fatura, hak ediş, ihtarname, ticari defter ve kayıtlar 03/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile 21/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı ile davalı arasında yazılı olamayan eser sözleşmesi akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında sözlü olarak kurulan eser sözleşmesinde belirlenen imalatlara ek olarak ilave iş yaptırılıp yaptırılmadığı, yapılan işlemlerin ilave iş olup olmadığı, sözleşmeye ilave olarak yapıldığının kabulü halinde ise talep edilebilecek miktarın tespiti noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Taraf deliller toplanmış ve dosya bir inşaat mühendisi, bir mimar ve bir mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş dosya kapsamına sunulan 03/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacı tarafça yapılan işlerin mahiyeti, dava konusu işin yapıldığı dönemdeki piyasa rayiç değerine hak edişin ne kadar olması gerektiği, kesilen fatura içeriği ile yapılan işlerin uyum gösterip göstermediği hususları irdelenmiş ve nihai olarak temerrütün oluşup oluşmadığı ihtimallerine göre hesaplama yapılmıştır. Taraf vekillerince yapılan itirazlar gözetilerek kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine taraf vekillerinin tüm itirazlarının karşılanması ve değerlendirmelerin yapılmasının sağlanması amacıyla bir borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesaplama uzmanı(hususen eser sözleşmeleri alanında uzman) bilirkişi eklenmek suretiyle hazırlanan 21/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda ise taraf vekillerinin kök rapora itirazları ile davacı tarafça yapılan işlerin mahiyeti, dava konusu işin yapıldığı dönemdeki piyasa rayiç değerine hak edişin ne kadar olması gerektiği, kesilen fatura içeriği ile yapılan işlerin uyum gösterip göstermediği hususları irdelenerek yine temerrüt koşullarına ilişkin nihai takdir mahkememize bırakılarak sonuç değere ilişkin ihtimalli hesaplama yapılmıştır. Dosya kapsamına sunulan tüm delillerin tetkiki neticesinde; taraflar arasında sözlü olarak kurulmuş eser akdi bulunduğu, davacı tarafça yapılan işlemlerin sözleşme kapsamında olmayan ilave işlerden olup olmadığının yazılı sözleşme bulunmadığından tespitinin mümkün olmadığı ancak taraflar arasında gerçekleşen ve dosya kapsamına ibraz edilen mail yazışmaları ile dava konusu işlerin yapılması noktasında tarafların mutabık oldukları ve dava konusu eserlerin bütünüyle davacı firma tarafından imal edildikleri, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde de bu hususa değinilerek taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca somut olayda değere göre bedel başlıklı 481. Maddesinin tatbik olunması gerektiği hususunda beyanlarda bulunulduğu ve esasen dava konusu işlerin davacı tarafça yapıldığı yönünde uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki temel uyuşmalık noktasının yapılan işlemler sebebiyle istenen bedeli fahiş olduğu vakıasından kaynaklandığı, bu bağlamda yapılan incelemede ise alanında uzman teknik heyetten alınan 21/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ile davacının, ilave işler dahil bakiye alacağının 300.626,00 TL, olarak hesaplandığı, davacı tarafça davalıya gönderilen ancak davalı tarafça iade edilen faturanın e-mail yoluyla tekrar gönderilmesi sebebiyle davalının temerrüte düşürüldüğünün kabulü halinde davacının 300.626,00 TL asıl alacağın yanı sıra 17.474,16 TL. işlemiş faiz ile birlikte toplam 318.100,16 TL alacak talebinde bulunabileceği kanaatinin mahkememize bildirildiği, mahkememizce ise dava konusu faturanın davalı tarafça iade edilmesi sonrası davalıya gönderilen e-mail ile temerrüt koşullarının oluşmayacağı, davalı taraf açısından alacağın miktar ve koşulları itibariyle takiple somutlaştırılması sebebiyle takipten önce işlemiş faiz talep edilemeyeceği kanaatiyle davacının davalıdan 300.626,00 TL asıl alacak talebinde bulunabileceği kanaatine varılmıştır.
21/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kısmen kabulü ile ... 26. İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 300.626,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden reddine, davanın kısmen kabulüne karar vermekle davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... 26. İcra Dairesi'nin ...E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 300.626,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden reddine,
3-Davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 20.535,76-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 6.257,68-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 14.278,08-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 4.415,45-TL peşin harç, 1.842,23-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.437,58-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 19.500,00-TL bilirkişi ücreti, 2.250,00-TL keşif araç ücreti, 3.030,30-TL keşif harcı, 711,25-TL posta giderleri olmak üzere toplam 25.491,55-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %82'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, %18'inin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 2.000,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %18'inin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, %82'sinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 48.100,16-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
10-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, kabul ve red oranına göre 1.082,40-TL'sinin davalıdan, 237,60-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
11-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*