T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/372 Esas
KARAR NO: 2024/420
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/06/2023
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM/
Davalı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin, davalı şirketten 12.09.2018 - 26.09.2018 tarihleri arasında 2 hafta süreyle ... plakalı ... markalı aracı kiraladığını, müvekkiline kiralama işlemi sırasında birtakım sözleşmelerin imzalatıldığını ve 500,00-TL depozito bedeli alındığını, kiralama süresinin bitiminde 26.09.2018 tarihinde aracın müvekkili tarafından davalı şirkete teslim edildiğini ve teslim formunun imzalandığını, müvekkilinin ödemiş olduğu depozito bedelinden 130,00-TL HGS ve 30,00-TL yıkama ücreti kesilerek bakiye depozito gecikmeli olarak 22.10.2018 tarihinde müvekkiline elden iade edildiğini, bu şekilde müvekkili ile davalı şirket arasındaki ilişkinin sona erdiğini ancak bu olaydan yaklaşık olarak 4 yıl sonra davalı şirket tarafından müvekkili aleyhinde ... 28.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 12.09.2018 düzenleme tarihli, 25.000,00-TL bedelli senede dayalı olarak kambiyo takibinin başlatıldığını, söz konusu takipte ödeme emrinin 14.03.2023 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından araç kiralama işlemi sırasında müvekkiline birtakım sözleşmelerin ve aracın teslimi sırasında ise teslim formunun imzalatıldığını, bunun dışında müvekkilinin bilgisi dahilinde herhangi bir senet veya belgeyi imzalamadığını, bu hususta ... 28.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan Kambiyo takibinde taraflarınca senetteki imzaya itiraz edildiğini, imza itirazına ilişkin davanın ... 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile görülmekte olup halen derdest olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında yukarıda bahsedilen araç kiralama ilişkisi dışında herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını beyanla müvekkilin takip dayanağı senedi imzalamamış olması ve davalı şirketle söz konusu senede dayanak olacak herhangi bir ticari ilişkisi olmaması sebebiyle davanın kabulüne, müvekkilinin senede dayalı takipte yazılı asıl alacak ve işlemiş faiz tutarınca davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, haksız olarak icra takibi başlatmış olan davalı aleyhine asıl alacağın %20′sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, davacı tarafın, müvekkili şirketten araç kiraladığını ve kiraladığı aracı hasarlı olarak müvekkiline teslim ettiğini ancak müvekkili nezdinde doğan zararı nakden tazmin etmediğini, müvekkili lehine bono düzenleyerek müvekkiline teslim ettiğini ancak vade tarihi itibariyle davacı tarafından düzenlenen bononun ödenmediğini, işbu davaya konu icra takibinin başlatılmasının zaruri hale geldiğini, davacının takibe konu borcu inkar ettiğini, taraflar arasındaki ihtilafın kaynağı araç kiralama sözleşmesi olduğu için bu ihtilafın çözümünde görevli mahkemelerin HMK'nın ilgili maddeleri gereği Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, Esasa ilişkin olarak, davacının dava dilekçesi ile aleyhine icra takibi başlatıldığını, bononun üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, davacının iddia ve beyanları gerçeğe aykırı olup davasının reddi gerektiğini, maddi zarar olarak hasar bedeli, kazanç kaybı ve değer kaybı bedelini tazmin etmek için müvekkili şirkete davacı tarafından imzalanan bononun teslim edildiğini, ayrıca ekte sunulan davacının imzasını içeren protokol ile davacının hasar bedeli, kazanç kaybı ve değer kaybına ilişkin zararı gidermek için 25.000,00-TL bedelli senet düzenlendiğini kabul ettiğini, yukarıdaki açıklamalar ışığında dava konusu bonoya ilişkin temel borç ilişkisi varlığı ispatlanmış olup, bononun davacı tarafından imzalandığını, bu bakımdan davacının borcunun tespitinde dava konusu bono üzerinde yer alan bedelin esas alınması gerekmekte ve huzurdaki davanın reddi gerektiğini, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu beyanla işbu davanın görevsizlik nedeniyle usul yönünden reddine, İşbu talepleri uygun görülmezse esasa girilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ve İİK md.72/4 uyarınca alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE/
Dava, menfi tespit davasıdır.
... 28.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış ve incelenmesinde; davalı/alacaklı tarafın, davacı hakkında toplam 36.590,41-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibinde bulunulduğu, takip dayanağı evrakın 12/09/2018 tanzim, 12/12/2019 vade tarihli, keşidecisi ... olan ve 25.000,00-TL bedelli senet olduğu tespit edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 4.maddesinde ''Sulh Hukuk Mahkemelerinin Görevi'' düzenlenmiştir. Buna göre 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre; “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Somut olayda; taraflar arasında 12.09.2018 - 26.09.2018 tarihleri arasında 2 hafta süreyle ... plakalı ... markalı aracının kiralanmasına ilişkin kira sözleşmesi akdedilmesi ve bu hususta taraflar arasında herhangi bir ihtilafın söz konusu olmaması, davalı şirketin dosyaya kazandırılan İTO kaydında da Meslek Grubunun ''26-Taşıt Kiralama ve İlgili Hizmetler'' olması, keza takibe dayanak ve davaya konu bononun tanzim tarihinin de kira akdinin başlangıç tarihi olan 12/09/2018 olması, davalının da, davacının kiraladığı aracı hasarlı olarak kendisine teslim ettiğini ancak kendisi nezdinde doğan zararı nakden tazmin etmediğini, kendisi lehine bono düzenleyerek kendisine teslim ettiğini ancak vade tarihi itibariyle davacı tarafından düzenlenen bononun ödenmediği iddiası Mahkememizce nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanması, eldeki davanın da 06/06/2023 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına ve kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. (Bknz. Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 27/11/2019 tarih, 2019/5488 Esas ve 2019/9424 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54.Hukuk Dairesinin 30/05/2024 tarih, 2024/2115 Esas ve 2024/1304 Karar ile 25/01/2024 tarih, 2022/1211 Esas ve 2024/176 Karar sayılı ilamları)
HMK nun 1.maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, HMK'nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır. Anılan gerekçelerle HMK'nun 114/1-(c) ve 115/2.maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine ve görevli Mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK md. 4/f.1-(a) ve HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen bendi uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, taraf vekillerinin huzurunda, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/07/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸