T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/417 Esas
KARAR NO : 2025/671
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/06/2023
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davacının oğlu ... yönetimindeki ... plakalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu davacının oğlu sürücü ...'nun vefat ettiğini, söz konusu kaza tek taraflı ve davalı sigortanın sorumluluğunu üstlendiği araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle davalıya başvuru yapılmış ancak davalı tarafça murisin eş ve çocuğuna ödeme yaparak poliçe limitinin tükendiği belirtilerek talebin ret olunduğunu, ancak davalı tarafın davacı annenin payını ayırıp murisin eş ve çocuklarına ödeme yapması gerekirken poliçe teminatının tamamını ödemesinin KTK md.96'ya aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilememesinin, zarar görenlerin çokluğu karşısında henüz talepte bulunmayan kişilerce de tazminat talep edileceğini öngörememesinin, hem sigortacılık ilke ve prensipleri hem de sektör uygulamaları bakımından davalı sigorta şirketinden beklenebilecek basiretli bir davranış olmadığını, kazaya neden olan ... plakalı aracın davalıya trafik sigortalı olması nedeniyle davalıya karşı davadan önce başvurunun yapıldığını ve ödeme yapılmayınca arabuluculuğa başvuru yapıldığını ve anlaşma olmayınca da işbu davanın açıldığını beyanla trafik kazasında oğlunu kaybeden davacının, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere); Şimdilik 100 TL destekten yoksun kalma tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; kişinin kendi kusuruyla ölümüne neden olması halinde müvekkil sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, poliçe limitinin tüketilmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının dayandığı delillerin taraflarına tebliğe çıkartılması gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde müvekkili kurumun sorumluluğunun, KTK'nın 85/1 ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1.maddesi gereğince araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı talebi hakkında kanuna ve Yargıtay uygulamalarına uygun değerlendirme yapılması gerektiğini, 04/12/2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni genel şartlar gereği hesaplamada %1,65 İskonto oranının esas alınması gerektiğini, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, kurumları taraflarından yapılan ödemenin güncellenerek hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerektiğini, zira müvekkil şirkete eksik evrak ile başvuruda bulunulduğunu, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini beyanla davacı vekilinin müvekkil şirkete yapmış olduğu huzurdaki haksız, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddine, yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Hasar dosyası ve poliçe örneği celbedilmiş, davalı sigorta şirketinin İTO kaydı çıkarılarak dosyamız arasına alınmış, davacının ve müteveffa ...'nun Aile nüfus kayıt örnekleri UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı hakkında sosyal-ekonomik durum araştırması yapılmış, ... plakalı aracın trafik ve malik kayıtları celbedilmiş, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyasının aslı, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas, ...23.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları UYAP üzerinden celp edilmiş, taraflarca bildirilen deliller toplanmış ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
... 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının UYAP'tan celbi ile dosyanın incelenmesi neticesinde; 03/03/2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı şirket tarafından ZMMS poliçesi otonun sürücüsü ...'nun bu kurallara uymadan süratli seyredip aracın kontrolünü kaybederek yol kenarındaki mıcıra kaptırdığından, böylece süratli oluşunun etkisi ile tekrar kontrolü sağlayamayıp yoldan çıktığından olayda tamamen kusurlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 19/11/2024 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile ; "...davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için dosya üzerinde GÜNSÜZ OLARAK mahkememizce re'sen seçilecek bir aktüerya bilirkişisine tevdii ile bilirkişi incelemesi yapılmasına' karar verilmiş ve işbu doğrultuda aktüerya bilirkişisi ...tarafından tanzim edilen 20/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı,
-Dosya kapsamında dava dışı ... tarafından paydaşlara rücuya tabi ödeme yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge tespit edilememiş olup, paydaşların hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından bu açıdan herhangi bir tenzil yapılmadığı,
-Paydaşlık durumları ile ilgili açıklamalarının iş bu raporun 12. Sayfasında Sayın Mahkeme'nin takdirine sunulduğu,
-Dava dışı paydaş eş ...'nin günümüz rapor/hesap tarihi itibariyle yeniden evlenip evlenmediğinin tespitine yarayacak dosya kapsamında güncel tarihli nüfus kayıt örneğinin mevcut olmadığı,
-Davalı ... A.Ş. tarafından dava dışı paydaşlara yapılan ödeme ile 175.000,00-TL'lik ZMMS Kişi Başı Ölüm ve Sakatlık Teminatı tüketilmemiş olsaydı, günümüz rapor/hesap tarihi itibariyle yapılan hesaplamada davacı ve dava dışı tüm paydaşların toplam zararının 175.000,00-TL'lik ZMMS Kişi Başı Ölüm ve Sakatlık Teminatı kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, davacı paydaş anne ...'nun ZMMS Teminat Limiti kapsamında kalan zararının 14.513,55-TL olabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Davacı vekili 22/01/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 14.513,55 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 13/02/2025 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; "...davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki aktüerya bilirkişisine tevdiine" karar verilmiş ve işbu doğrultuda aktüerya bilirkişisi ...tarafından tanzim edilen 02/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
-Davalı vekilinin kök rapora itiraz dilekçesindeki tüm hususlara dair takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, aktüeryal yönden tek itiraz olan hesaplama yönetimine (İtiraz: İlgili açıklamalar ve güncel Yargıtay Kararı doğrultusunda yapılacak olan hesaplamada TRH-2010 Mortalite Tablosu ve %1,65 teknik faizin esas alınması gerekmektedir.) dair açıklamaların ve örnek Yargıtay kararların kök ve işbu ek raporda mevcut olduğu, bu yönüyle kök raporun geçerliliğini koruduğu, kök rapor tarihinden bu yana ülkemizde geçerli olan Asgari Ücret Verisinde bir değişiklik olmadığı da dikkate alındığında yeniden hesaplama yapmaya gerek olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporları, dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 vd. maddeleri ile 97 maddesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun 53/3 fıkrası kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı talepli eda davasıdır.
HMK'nun 320.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, dava konusu kazada tarafların kusur durumunun ne olduğu, davacının kaza nedeniyle destekten yoksun kalma zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise maddi tazminat tutarının ne olduğu ile bu zararın davalıdan talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
6098 Sayılı Kanunun 53/3 maddesi uyarınca haksız fiil sonucu ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini talep hakları vardır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 maddesinde düzenlenen motorlu araç işleten ile araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun hukuki niteliği kural olarak tehlike sorumluluğudur. Mezkur Kanunun 85/1 maddesi uyarınca "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Yine aynı kanunun 58/son maddesi uyarınca "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." Bu düzenlemeler kapsamında motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin, motorlu aracın işletilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararlardan sorumluluğu kusur(haksız fiil) sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen yükümlülüğünün ihlaline dayanan olağan sebep sorumluluğu niteliğinde de değildir. Tehlike sorumluluğu niteliğindeki bu sorumluluğun doğması için, motorlu aracın işletilmesine özgü tipik tehlikenin gerçekleşmesi yeterli olup motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin kusuru yahut objektif özen yükümlüğünü ihlali aranmaz. Motorlu taşıt işletenin olağan sebep sorumluluğu istisna olup 2918 Sayılı Kanun'un 85/3 fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre işletme haline olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. Somut olayda meydana gelen trafik kazası aracın işletilmesi sırasında meydana geldiğinden, işletenin sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğunda şüphe yoktur. Bu sebeple işleten ancak kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi ile motorlu araç işleten veya teşebbüs sahibine zorunlu mali sorumluluk sigortası yapma mecburiyeti getirilmiştir. Bu düzenleme ile sigortacının, motorlu taşıt işletenin veya teşebbüs sahibinin motorlu taşıtın işletilmesinden doğan sorumluluğunu teminat ile sınırlı olmak üzere karşılaması amaçlanmıştır. Aynı kanunun 92 maddesinde ise zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı tahdidi biçimde sayılmıştır. Maddeye göre; aşağıdaki hususlar zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu dışındadır.
"a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f) Manevi tazminata ilişkin talepler. "
Anılan düzenlemeler, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;dava konusu kazanın meydana gelişinde ... plakalı müteveffa araç sürücüsü ...'nun %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli ve hükme esas alınan hesap raporuna göre; davacı anne ...'nun teminat limiti kapsamında destekten yoksun kalan bedelinin 14.513,55-TL olduğu, davalının bu zarardan 2918 Sayılı Kanunun 91 vd. maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu'nun 53/3 fıkrası kapsamında Zorunlu mali sorumluluk sigortacısı sıfatı ile sorumlu olduğu, davacı vekilinin 20/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen miktar üzerinden talep arttırım dilekçesini sunduğu, bu nedenle talebe bağlılık ilkesi ile 20/01/2025 ve 02/07/2025 tarihli bilirkişi raporlarındaki hesaplamalar Mahkememizce nazara alınarak davanın 22/01/2025 harçlandırma tarihli talep arttırım dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden kabulü ile; 14.513,55-TL maddi tazminatın 07/06/2023 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı tarafın poliçe limitinin tüketilmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğine yönelik savunmasına; müteveffa sürücü ...'nun vefat ettiği tarihte davacının hayatta olduğu ve sigorta şirketi tarafından ödeme yapılırken garameten paylaşım yapılarak davacı ...'nun payının ayrılarak ödenmemesi/davacıya ödenmesi gerektiğinden Mahkememizce itibar edilmemiştir.
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın 22/01/2025 harçlandırma tarihli talep arttırım dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden KABULÜ İLE; 14.513,55-TL maddi tazminatın 07/06/2023 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 991,42-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 179,90-TL ve 50,00-TL tamamlama harcı toplamı olan 229,90-TL'nin mahsubu ile 761,52-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 14.513,55-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvuru harcı 179,90-TL peşin harç, 50,00-TL tamamlama harcı, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 161,75-TL posta masrafları olmak üzere toplam 6.071,55-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/10/2025
Katip
¸
Hakim
¸