T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/427 Esas
KARAR NO:2025/352
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:03/07/2023
KARAR TARİHİ:22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ ile davalı ... arasında, ... Fuar Alanında davacı firma tarafından düzenleneceği belirtilen ... 2020 Fuarına katılım sözleşmesi düzenlendiği ve fuar katılım bedeli olan 32.580,35 TL için 08.05.2019 tarihi tahsilat makbuzu ile davalı tarafa 30.09.2019 keşideli 10.000,00 TL, 30.10.2019 keşideli 10.000,00 TL ve 30.11.2019 keşideli 12.580,35 TL olmak üzere üç ayrı çek verildiği ve çek bedellerinin davalı tarafça vadelerinde bankaya ibraz yoluyla tahsil edilerek ödemenin tamamlandığını, ancak, aradan yıllar geçmiş olmasına karşın sözleşmeye konu fuarın bugüne kadar gerçekleştirilmediği, Yapılan ilk erteleme küresel salgın nedeniyle katılımcılar tarafından da makul karşılandığını ve düzenleyici firma tarafından fuarın 2021 yılının 20-24 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirileceğinin açıklandığını, ortada herhangi bir zorlayıcı neden olmadığı halde ve diğer birçok sektörel fuarın aynı ay içerisinde gerçekleştirilmiş olmasına karşın düzenleyici firma tarafından yine pandemi bahane edilerek fuarın bu kez Mayıs 2022'ye ertelendiğini, bu keyfi ertelemenin sözleşmeyi kuşkulu hale getirdiği ve müspet ve menfi zararları oluşan müvekkilin 08.12.2021 tarihinde ... 10. Noterliğinden çektiği ihtarname ile sözleşmeden döndüğü ve yaptığı ödemelerin kendisine geri ödenmesini talep ettiğini, karşı tarafın ... 9. Noterliğinden 20.10.2021 tarih ve ... sayılı cevabi ihtarı ile bu ödeme talebini yerine getirmeyeceğini bildirmesi üzerine davacı tarafından alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile açılan iş bu takibe borçlu tarafın 05.10.2022 tarihli dilekçe ile yaptığı haksız itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın 10.11.2022 tarihinde gerçekleşmeyen fuarın katılım bedeli için davacıya fatura tanzim edip gönderdiğini, müvekkilinin ise noter kanalı ile faturaya itiraz ettiğni, GİB e-fatura portalı üzerinden fatura iptal başvurusunda bulunduğunu, daha sonra başvurulan zorunlu arabuluculuk yolunda ise davalı tarafın olumsuz tavrı nedeniyle bir anlaşma sağlanmayarak ekteki 05.05.2023 tarihli anlaşmama tutanağının düzenlendiğini ve sonuç olarak alacağın tahsil edebilmesi için işbu itirazın iptali davasının açılmasının zururetinin doğduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit ve davalı taraf itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan ayrıca davalı aleyhine % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin davasını yetkisiz mahkemede ikame etmiş olduğunu ve mahkemenin yetkisine açıkça itiraz ettiklerini, taraflar arasında imzalı Yetki Sözleşmesi gereğince tarafların tacir olduğu da dikkate alındığında sözleşmenin 32. Maddesi gereğince Yetkili Mahkeme ve İcra Daireleri Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin gerektiğini, davacının dilekçesinde de bahsedildiği üzere .... İcra Dairesinde icra takibi başlatılmış olup davalı tarafından yetki ve borca itiraz yapıldığı, Yetkisiz icra dairesine yapılan yetki itirazı nedeniyle takibin yetkisinin kesinleşmediğini, yetkili icra dairesine gönderilerek yeniden başlatılması gerektiğini, bu kapsamda somut olayda itirazın iptaline konu icra takibinin usulüne uygun olarak başlatılmadığı dolayısıyla dava şartının oluşmadığı nedenlerle işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında fuar katılım sözleşmesi akdedildiği ihtilaf konusu olmamakla işbu sözleşmenin hükümlerinin bağlayıcılığı hususuna değilmesi gerektiğini, sözleşmenin içeriği kavramından anlaşılması gerekenin ne olduğu kanunda açıkça belirtilmemiş olmakla birlikte doktrinde tarafların yapmış oldukları sözleşme kapsamında, üzerinde anlaşmaya vardıkları her şeyin sözleşmenin içeriğine dahil olduğunun ifade edildiğini, tarafların belirlediği edim veya edimlerin, bu edimlerin nerede ve ne zaman yerine getirileceği, yan edim ve yükümlülükler, sözleşmenin şekli, tarafların yapmaması gereken fiil ve davranışlar ile pek çok şeyin sözleşmenin içeriğine dahil olduğunu, tarafların özgür iradeleri ile oluşturup, içeriğini serbestçe belirledikleri sözleşmenin kurulmasından sonra sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmaları temel kural olup, bu kurala “Ahde vefa (söze bağlılık)” ilkesi denildiğini, herkesin sözleşme ile verdiği sözde durması gerektiğini ve sözleşme yapıldıktan, bir takım haklar ve yükümlülükler doğduktan sonra, tarafların özel durum ve ilişkilerinde ortaya çıkan değişikliklere bakılmaması gerektiğini ve bu değişikliklerin sözleşme ile verilen sözü etkilememesi gerektiğini, yani tarafların değişikliklere karşın, kendileri için zor da olsa verdikleri sözü yerine getirmeleri gerektiğini, aynı zamanda dürüstlük kuralının da bir görünümü olan “ahde vefa” ilkesi gereğince kişilerin serbest iradeleriyle sözleşme ile verdikleri sözleri ve karşılıklı taahhütlerin, bu kişiler arasında bağlayıcı olduğunu, davacı tarafın şirket olması nedeniyle basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiği kuralından hareketle, Fuar Katılım Sözleşmesi ve bunun özelinde 2. Madde hükmü cari olup davacı katılımcının, fuar tarihinin değiştirilmesi halinde katılımcının sözlemeden dönme ve bedelin iadesini talep etme hakkı söz konusu olmadığını, bundan bahisle somut olayda; davacı yan, tacir sıfatıyla fuar katılım sözleşmesini incelemiş, hüküm ve sonuçlarını öngörerek ve kabul ederek sözleşmeyi akdettiğini, bu şekilde olmasa bile TTK uyarınca basiretli tacir olmak vasfıyla hüküm ve sonuçları öngörerek sözleşmenin akdedildiği varsayıldığını, müvekkil şirketin tüm dünyayı kasıp kavuran COVİD 19 pandemisi nedeniyle devlet tarafından alınan kararlara ve yayınlanan genelgelere uyarak davaya konu fuarı ertelemek zorunda kaldığını, özellikle fuarın uluslararası bir fuar olması, yapılması planlanan tarihte yurt dışından gelecek potansiyel müşteri katılımcıların pandemi nedeniyle katılamayacaklarına ve bu sebeple fuarın ertelenmesine yönelik talepleri olması ve fuardan elde edilecek faydanın düşük olması dikkate alarak fuar tarihini ertelediğini, müvekkil şirketin katılımcılardan aldığı ücretler ile fuar organizasyonu harcamaları yaptığını, personelini çalıştırdığını, maaşlarını verdiğini, istihdam sağladığını, devlete vergilerini ödediğini, bütün bu gerçeklik dikkate alındığında müvekkilin iradesi dışında doğan, açık bir mücbir sebep olan pandemi süreci nedeni erteleme den kaynaklı olarak bedel idadesi yoluna gidilmesi gerektiğini, taraflar arasından menfaatler dengesi müvekkili aleyhine hukuka aykırı olarak bozacağı izahtan vareste olduğunu, pandemi sürecinden önce yaklaşık 30 yıldır kesintisiz fuar hizmeti veren müvekkil şirket aleyhine açılan davada ahde vefa ilkesi de göz önünde bulundurulması gerektiğini beyan ederek haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar ve kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, Fuar katılım sözleşmesi, Taraflara ait ticari defter, fatura ve kayıtlar, fesih ihtarnamesi, cevap ihtarı, GİB e-fatura iptal/itiraz talebi, BA-BS formları ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Uyuşmazlığın niteliği ile HMK'nın 200. maddesi uyarınca itibariyle taraf vekillerinin tanık dinletme taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığından davalı tarafın HMK'nın 128. Maddesi uyarınca dava konusu vakıaların tamamını inkar etmiş sayılması ile yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir sektör (Fuarcılık Hizmetleri) uzmanı, bir mali müşavir ve bir borçlar mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, dosyadaki sözleşmeler, tarafların ticari defterleri ile dosyaya celbedilen belgeler incelenerek, taraflar arasındaki ... 2020 Fuarına katılım sözleşmesi kapsamında ; sözleşmenin niteliği ve kapsamı da tespit edilmek suretiyle sözleşmenin geçerli olup olmadığı, taraflarca sözleşme hükümlerinin gereği gibi ifa edilip edilmediği, sözleşmenin ifası aşamasında hangi tarafça edimin yerine getirilmediği, fuarın gerçekleştirileceği yer ve zamanın değiştirilmesinin hukuka uygunluğu ile taraf menfaatleri açısından değerlendirilmesi, taraflarca yapılan ödeme kayıtlarına göre ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise iadesi gereken tutarın net miktar belirlenmek(faiz ve ferileri yönünden de değerlendirilme yapmak suretiyle) suretiyle tespiti, yapılan değerlendirmenin açık ve anlaşılabilir bir tarzda raporun sonuç kısmında tablo halinde belirtilmesi; hususlarında hazırlanan 02/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ...'a ait 2019-2020-2021-2022 yılları ticari defterlerinin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı ... A.Ş.'nin ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, 31.12.2019 tarih itibari ile davacının, davalıdan alacak bakiyesinin bulunmadığının görüldüğü, davacının 2019-2020-2021-2022 ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan alacağının bulunmadığı, dava dosyasında mübrez ... 2020 Fuarına katılım sözleşmesi düzenlendiği ve fuar katılım bedeli 32.580,35 TL olduğu, davacı tarafından , davalı unvanına düzenlenmiş olan toplam 32.580,35 TL olan 3 adet çeklerin davacı defter ve kayıtlarında bulunmadığı, ... Bankası A.Ş.'nin 19.12.2023 tarihli ...-... numaralı yazısında; çeklerin vadelerinde ödendiğinin görüldüğü, davalının 10.11.2022 tarihinde düzenlemiş olduğu ... numaralı faturasına, davacının 15.11.2022 tarihinde süresinde itiraz ettiği, davalı ... 2022 yılı BS formu incelendiğinde BS formunda ...'a ait 1 belge bildirimi toplam 27.630,35 TL (32.580,35 TL fatura (KDV Dahil) davacı ...'a ait 2021-2022 BA formları dosyada görülemediği, sektörel değerlendirmeye bağlı olarak taraflar arasında alacak borç ilişkisine bakıldığında, davacı yanın edimini ödemeleri yaparak tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiği, davalı fuar organizatörü ... A.Ş.nin fuarı mücbir sebep dışında da ertelemeleri ve fuar yeri değişikliği dolayısıyla, davacının katılımdan vaz geçmesi ile davalının edimini yerine getirme konusunda, hukuki olarak davalının edimini yerine getirip getirmediğinin takdirinin Mahkemeye ait olmak üzere, fuar sektörü teamüllerine uygun hareket etmediği ve teknik değerlendirmede açıklanan tüm sebeplere bağlı olarak edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğinin düşünüldüğü, tüm dosya kapsamında mali ve sektörel tespitler doğrultusunda, davacının fuar katılım bedeli için ödediği tutarı, fuar ertelemeleri ve fuar yeri değişikliği sebebiyle katılımdan vazgeçmesi ve bundan dolayı katılım bedeli olan 32.580,35-TL nin iadesini talep ettiği, ilgili katılım bedelinin iadesine yönelik 05.10.2022 Takip Tarihli ....İcra Dairesi ... Esas Sayılı Dosyası ile alacak talebinde bulunduğu ve davalının 32.580,35 TL tutardan(faiz ve icra masrafları hariç) sorumlu olduğu, davacının katılım bedelinin iadesi ile ilgili icra dosyasında talep ettiği faiz türü ve faiz başlangıcı için temerrüt tarihinin ödeme tarihinden itibaren mi yoksa, davacının 08.12.2021 tarihinde ihtarname ile sözleşmeden dönme tarihinin mi esas alındığının belirtilmediği ve bu tarihler esas alındığında da icra dosyası ile talep ettiği faiz olan 226,28 TL hesaplamaya ulaşılmadığı ve dolayısıyla faiz hesaplanamadığı bildirilmiştir.
Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile taraflar arasındaki ... 2020 Fuarına katılım sözleşmesi kapsamında ; sözleşmenin niteliği ve kapsamı da tespit edilmek suretiyle sözleşmenin geçerli olup olmadığı, taraflarca sözleşme hükümlerinin gereği gibi ifa edilip edilmediği, sözleşmenin ifası aşamasında hangi tarafça edimin yerine getirilmediği, fuarın gerçekleştirileceği yer ve zamanın değiştirilmesinin hukuka uygunluğu ile taraf menfaatleri açısından değerlendirilmesi,(bu hususa ilişkin değerlendirme yapılırken davalı vekilince sunulan 22/04/2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin, 30/09/2024 tarihli beyan dilekçesi ile işbu beyan dilekçesi ekinde sunulan İstanbul BAM 45. HD. 2021/947 Esas, 2024/816 Karar sayılı ilamının da gözetilmesi ve tartışılması) taraflarca yapılan ödeme kayıtlarına göre ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise iadesi gereken tutarın net miktar belirlenmek(faiz ve ferileri yönünden de değerlendirilme yapmak suretiyle) suretiyle tespiti ve alacak talebi yönünden hazırlanan 07/01/2025 tarihli ek raporda, davalı ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, bu yönüyle itirazlara yönelik bir değerlendirme yapılamadığı, kök raporda ki yaklaşımdan ayrılmayı gerektirecek yeni bir bulguya rastlanmadığı, öte yandan dosyaya sunulan ve değerlendirilmesi talep edilen B.A.M. Kararı doğrultusunda, Davacının katılım ücretini talep etmesinin uygun olmadığı, sözleşmenin uyarlanması yoluna gidilebileceği, davacı tarafın bedel iadesi talebinin sözleşmeden dönme işlemine dayandığı, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanıp kullanamayacağı hususunun takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Mahkemenin davacının haklı olması yönünde karar vermesi durumunda, İlgili katılım bedelinin iadesine yönelik 05.10.2022 Takip Tarihli ....İcra Dairesi ... Esas Sayılı Dosyası ile alacak talebinde bulunduğu, ve Davalının 32.580,35 TL tutardan(faiz ve icra Masrafları hariç) sorumlu olduğu bildirilmiştir.
İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır.
"Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ... adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Eskişehir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, 2016/4405 Esas 2016/15076 Karar sayılı ilamı)"
İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:
1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.
2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.
3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.
4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.
5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.
6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, Fuar katılım sözleşmesi, taraflara ait ticari defter, fatura ve kayıtlar, fesih ihtarnamesi, cevap ihtarı, GİB e-fatura iptal/itiraz talebi, BA-BS formları, 02/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ile 07/01/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı ...'a ait 2019-2020-2021-2022 yılları ticari defterlerinin TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, davalı ... A.Ş.'nin ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, 31.12.2019 tarih itibari ile davacının, davalıdan alacak bakiyesinin bulunmadığının görüldüğü, davacının 2019-2020-2021-2022 ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan alacağının bulunmadığı, dava dosyasında mübrez ... 2020 Fuarına katılım sözleşmesi düzenlendiği ve fuar katılım bedeli 32.580,35 TL olduğu, davacı tarafından , davalı unvanına düzenlenmiş olan toplam 32.580,35 TL olan 3 adet çeklerin davacı defter ve kayıtlarında bulunmadığı, ... Bankası A.Ş.'nin 19.12.2023 tarihli ...-... numaralı yazısında; çeklerin vadelerinde ödendiğinin görüldüğü, davalının 10.11.2022 tarihinde düzenlemiş olduğu ... numaralı faturasına, davacının 15.11.2022 tarihinde süresinde itiraz ettiği, davalı ... 2022 yılı BS formu incelendiğinde BS formunda ...'a ait 1 belge bildirimi toplam 27.630,35 TL (32.580,35 TL fatura (KDV Dahil) davacı ...'a ait 2021-2022 BA formları dosyada görülemediği, 6098 sayılı TBK'nın 26. Maddesi uyarınca kanuna aykırı olmamak kaydıyla tarafların sözleşmenin içeriğini serbestçe tayin edebileceği, taraflar arasında imzalanan ... 2020 Fuarına katılım sözleşmesinin 2. Maddesine göre davalı olan organizatör firmanın fuarın yapılacağı yer ve zaman ile ilgili değişiklik yapma hakkına sahip olduğundan, davacı olan müşterinin sözleşmeyi feshetme veya ödediği fuar katılım bedelini talep hakkı olmadığı kanaatine varılmıştır.
07/01/2025 tarihli ek bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak; yukarıdaki açıklamalar ışığında; taraflar arasında imzalanan ... 2020 Fuarına katılım sözleşmesinin 2. Maddesine göre davalı olan organizatör firmanın fuarın yapılacağı yer ve zaman ile ilgili değişiklik yapma hakkına sahip olduğundan, davacı olan müşterinin sözleşmeyi feshetme veya ödediği fuar katılım bedelini talep hakkı olmadığı kanaatiyle davanın reddine, davanın reddine karar verildiğinden İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının yasal koşulları oluşmadığından reddine, davacının icra takibi başlatmakta kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığından yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 560,26-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 55,14-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30,000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle(40.000,00 TL'yi aşmadığından) KESİN olmak üzere karar verildi.22/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır