T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/490 Esas
KARAR NO: 2024/452
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 27/07/2023
KARAR TARİHİ: 18/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkil şirkette portföy yöneticisi olarak çalıştığı, davalının iş akdinin 19/09/2022 tarihinde sona erdiğini, müvekkil şirket ile davalı arasında 07/02/2022 tarihinde rekabet yasağı sözleşmesi akdedildiğini, davalının ilgili sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, davalı ile müvekkil şirket arasında akdedilen iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki rekabet yasağına ilişkin olarak düzenlenmiş olan rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranması nedeniyle davalının ödemesi gereken cezai şartın tahsili olduğunu, taraflar arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşmesinin 3. maddesine göre "çalışan 4. maddedeki sınırlamalar içerisinde kalmak koşuluyla işverenin iş kolunda faaliyet göstermeyeceğini, faaliyet gösteren bayii ve acentalar da dahil olmak üzere bir başka gerçek ya da tüzel kişi nezdinde çalışmayacağını, bunlarla ortaklık ilişkisine girmeyeceğini, bunlara danışmanlık vermeyeceğini, bunlar ile herhangi bir ticari ilişki içerisinde bulunmayacağını taahhüt eder" şeklinde açıkça rekabet yasağı hüküm altına alındığını, davalı ile müvekkil şirket arasında akdedilen işbu rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranılması halinde yaptırımın ne olacağı hususu sözleşmenin 5. Maddesinde düzenlendiğini, buna göre "çalışan rekabet etmeme borcuna aykırı davranır ise işverene son brüt ücreti üzerinden hesaplanacak 12 (on iki) aylık ücretinin toplamı kadar cezai şart öder bu cezai şart tenkis edilemez işveren cezai şartı aşan zararlarını ayrıca talep edebilir" hükmü olduğu, müvekkili şirket ile davalı arasındaki iş sözleşmesinin feshedildiği ardından davalı, müvekkil şirket ile aynı faaliyet konusunda hizmet veren ... şirketinde çalışmaya başladığını, davalı ile müvekkil şirket arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşme olarak düzenlendiğini davalı tarafından imzalandığını, davalının müvekkil şirket bünyesinden portföy yöneticisi olarak çalıştığı müvekkil şirketin tüm müşteri portföyüne, ticari sırlarına, işverenin yapmış olduğu işe müşterinin iletişim adresleri başta olmak üzere diğer kişisel bilgilerine ulaşılabilecek pozisyonda yer aldığını, davalının müvekkil şirketin müşteri portföyünü, ticari sırlarını ve diğer bilgilerini kullanarak müvekkil şirketin önemli ölçüde müşteri kaybına ve dolayısıyla zarara uğramasına neden olabileceğini, rekabet yasağı sözleşmesi 4. maddede de görüleceği üzere kanuna uygun olarak yer zaman ve konu bakımından sınırlandırılmış olup bu bakımdan da geçerliliğine şüphe bulunmadığını, davalının İstanbul ilinin coğrafi alanı ile sınırlı olmak kaydıyla 2 yıl süre boyunca müvekkil şirket ile aynı iş kolu olan alarm ve görüntüleme sistemleri aracılığıyla bireysel ve kurumsal müşterilere elektronik güvenlik hizmeti sunan başka bir firmada çalışmamayı taahhüt ettiğini, davalının imzalamış olduğu mezkur sözleşme hükümlerini ihlalinde kusurlu bulunduğunun kabul edilmesi ve bu doğrultuda ilgili kanaate varılmasının huzurdaki dava dosyasına ilişkin olarak hukuka uygun olacağını belirterek, davanın kabulü ile davalının Rekabet Yasağı Sözleşmesine aykırı davranması sebebiyle işbu sözleşmenin 5. Maddesinde de belirtildiği üzere davalının son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 12 aylık brüt ücret toplamından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi olarak 1.000,00-TL tutarındaki cezai şart tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranma iddiasına dayalı ceza şart alacağı istemine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, Süresiz İş Sözleşmesi ve SGK İşe Giriş Bildirgesi SGK İşten Ayrılış Bildirgesi, SGK hizmet döküm cetveli, Rekabet Yasağı Sözleşmesi, Ticaret sicil kayıtları ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Öncelikle rekabet kavramı ve genel olarak rekabete ilişkin yasal düzenlemelere değinilmesinde yarar bulunmaktadır:
6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterli görülmektedir.
TBK'nın 445. maddesi uyarınca; rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.
Bu açıklamalar ışığında tarafların sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, sözleşme ve ihtarnameler incelenmiş ve tüm deliller toplandıktan sonra HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın Bir sektör (Güvenlik Hizmetleri) uzmanı, bir mali müşavir ve bir Borçlar Mevzuatından Kaynaklanan Nitelikli Hesaplamalar uzmanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilerek, HKM'nun 273/1. maddesi gereği mahkememize toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında dosyadaki sözleşmeler, tarafların ticari defterleri ile dosyaya celp edilen belgeler incelenerek, taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında: davalının rekabet yasağına aykırı hareket edip etmediği, sözleşmenin geçerli olup olmadığı, davalı tarafça sözleşmeye aykırı hareket edilmiş ise cezai şart alacağını net miktar belirlenmek suretiyle tespiti hususunda hazırlanan 12/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ...'nın 94100 (yüzde yüz) oranında Asli Tam Kusurlu olduğu, söz konusu teknik tespitler doğrultusunda, Davalı tarafın "Rekabet Yasağı Sözleşmesi" gereği 12 (on İki) aylık ücretinin toplamı kadar cezai-şart ödeyeceğinin belirlendiği, davalının sözleşmeye aykırı davrandığının teknik değerlendirmeler neticesinde tespit edildiği ve buna bağlı olarak davalının son brüt ücretinin 12 katı kadar cezai şart ödemesinin uygun olduğu, davacı ... A.Ş.'ye ait 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, cezai şart ödenmesine karar vermesi halinde ...A.Ş.'de alınan son brüt ücretin 9.000,00 TL olduğu (Eylül 2022); 9.000,00 TL x 12 =108.000,00 TL cezai şart ödemesi hesaplandığı bildirilmiştir.
Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m. 190/1). Rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan iş bu uyuşmazlıkta bu sözleşme kapsamında sözleşmeye aykırı şekilde faaliyette bulunulması nedeniyle cezai şart talebi konusunda ispat yükü davacı taraf üzerindedir.
Somut olayda; davalının 07/02/2022 tarihinde davacı şirkette portföy yöneticisi olarak çalışmaya başladığı, davacı ile davalı arasında 07/02/2022 tarihli süresiz iş sözleşmesi akdedildiği, taraflarca imzalanan 07/02/2022 tarihli hizmet sözleşmesinin 3.Maddesinde;
"…3. Çalışan, 4. maddedeki sınırlamalar içerisinde kalmak koşuluyla; a. İşverenin işkolunda faaliyet göstermeyeceğini; faaliyet gösteren - bayii ve acenteler de dâhil olmak üzere- bir başka gerçek ya da tüzel kişi nezdinde çalışmayacağını; bunlarla ortaklık ilişkisine girmeyeceğini; bunlara danışmanlık vermeyeceğini; bunlar ile herhangi bir ticari ilişki içerisinde bulunmayacağını; b. Yukarıda (a) bendinde sayılı kimselerin akrabaları, mirasçıları, yakın çevresi ile de yine (a) bendinde sayılan ilişkiyi kurmayacağını; taahhüt eder." düzenlemesine yer verildiği yine aynı sözleşmenin 4. Maddesinde: "Çalışanın ekonomik geleceğini tehlikeye atmamak adına, rekabet yasağı şu sınırlandırmalara tabi tutulmuştur: a Yer: Rekabet yasağı, Marmara Bölgesi coğrafi alanı ile sınırlı olarak öngörülmüştür. Diğer iller, işbu rekabet yasağı sözleşmesinin kapsamı dışındadır. b. Zaman: Rekabet yasağı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte başlar ve 2 (iki) yıl boyunca devam eder. Bu sürenin sona ermesiyle, işbu sözleşmeyle öngörülen rekabet yasağı taahhüdü de ortadan kalkar. c. Kapsam: Rekabet yasağı, yalnızca İşverenin faaliyetini sürdürdüğü işkolu için geçerlidir. İşveren, alarm ve görüntüleme sistemleri aracılığıyla bireysel ve kurumsal müşterilere elektronik güvenlik hizmeti sunmaktadır. Çalışan, bu işkolu dışında serbestçe çalışabilir." düzenlemesine yer verildiği yine aynı sözleşmenin "yasağa aykırı davranışların sonuçları" başlıklı 5. Maddesinde ise: "Çalışan, rekabet etmeme borcuna aykırı davranır ise İşverene, son brüt ücreti üzerinden hesaplanacak 12 (on İki) aylık ücretinin toplamı kadar -cezai-şart öder. Bu cezai şart tenkis edilemez. İşveren, cezai şartı aşan zararlarını ayrıca talep edebilir." düzenlemesine yer verildiği yine aynı sözleşmenin 6. Maddesinde: "Çalışan, yukarıda (a) bendinde belirtilen cezai şartı ödeyerek, rekabet yasağı borcundan kurtulamaz. Çalışan, rekabet yasağı borcundan ancak, İşverenin yazılı onayıyla kurtulabilir. Bu onay, kâğıt ve kalem kullanılarak verilebilir ve onayda İşverenin imzaya yetkili tüm temsilcilerinin ıslak imzasının bulunması zorunludur." düzenlemesine yer verildiği yine aynı sözleşmenin 7. Maddesinde ise: "İşveren, Çalışanın rekabet yasağına aykırı davranması halinde, Çalışandan yasağa aykırı davranışa son vermesini talep hakkını, işbu sözleşmeyle açıkça saklı tutar." hükmünün bulunduğu, davalının 19/09/2022 tarihinde kendi isteğiyle(kod 3) davacı iş yerindeki işten ayrıldığı, 03/10/2022 tarihinde davacı şirket ile aynı sektörde ve aynı faaliyet konularıyla ...'da iştigal eden dava dışı ... A.Ş firmasında güvenlik sistemleri satış elemanı olarak çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır.
Rekabet yasağı hükmü içeren sözleşmede davalının imzası yer almakta olup, imza inkarına dair açık beyanı bulunmamaktadır. Sözleşmenin madde başlıkları, madde numara ve sıraları ile içeriği, imzalı son sayfa ile bir bütünlük içerisindedir ve sözleşmede yer alan rekabet yasağı hükmü geçerlidir. Sözleşmede rekabet yasağı 2 yıl süre, marmara bölgesinin coğrafi alanı ve davacı firmanın iş kolu ile sınırlandırılmıştır. Bu nedenle sözleşmede TBK'nın 445. maddesi kapsamında da kanuna aykırılık yoktur.
TBK'nın 444/2. maddesi gereğince; rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. Dosya kapsamından; davalının, davacı iş yerinde portföy yöneticisi olarak çalıştığı, bu kapsamda davacı şirketin ticari sırlarına ve gizli bilgilerine vakıf olduğu, davacı şirketteki işinden ayrıldıktan sonra yeni işyerinde de aynı işi yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanması, davacı işverene önemli zarar verebilme ihtimalini taşımakta olup, zarar ihtimalinin varlığı ise rekabet yasağına aykırılığın kabulü için yeterlidir. Davalının istifa ederek ayrıldığı sabit olup, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği yönünde bir delil de sunulmamıştır. Bu nedenle davalının sözleşmenin rekabet yasağı hükmünü ihlal ettiği sabit olup, bir sektör (Güvenlik Hizmetleri) uzmanı, bir mali müşavir ve bir borçlar mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplamalar uzmanından oluşan bilirkişi heyetince tanzim olunan 12/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile de davacının toplam 108.000,00 TL cezai şart alacağı bulunduğu tespit edilmiş olup anılan rapor usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması sebepleriyle hükme esas alınmış ayrıca TBK'nın 182/3. fıkrasına göre taraflarca belirlenen cezai şartın; sözleşmeden beklenen hak ve menfaatler, davalının sözleşmeye aykırı eyleminin niteliği ve süresi gözetildiğinde fahiş olmadığı kanaatiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 1.000,00-TL'nin dava tarihinden 107.000,00 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 7.377,48-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85--TL peşin harç ile 1.827,30-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.097,15-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.280,33-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL peşin harç, 1.827,30-TL ıslah harcı, 269,85-TL başvurma harcı, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti, 549,50-TL posta giderleri olmak üzere toplam 10.416,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine
4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/07/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*