T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/509 Esas
KARAR NO: 2024/29
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 08/08/2023
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM/
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı takip alacaklısı ... Tic. Ltd. Şti., borçlu ... Limited Şirketi'nden 172.863,23-TL alacağı için müvekkiline İİK uyarınca 89/1 haciz ihbarnamesini gönderdiğini, ihbarnamenin TK md.21/2 gereğince 27/12/2022 tarihinde ... Mahallesi Muhtarlığına tebliğ edildiğini, muhtara tebliğ edilen ihbarnamelerden haberi olmayan müvekkilinin ihbarnameye süresinde itiraz edemediğini, bunun üzerine müvekkiline 89/2 haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, 04/04/2023 tarihinde bu ihbarnamenin de muhtara tebliğ edildiğini, müvekkilinin ikinci haciz ihbarnamesinden de muhtara tebliğ olması sebebiyle haberdar olamadığını, ihbarnameye süresinde itiraz edemediğini, bunun üzerine müvekkiline 89/3 haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, ihbarnamenin 07/06/2023 tarihinde müvekkilinin yakını tarafından teslim alındığını ve müvekkilinin ancak o zaman icra takibi dosyasından haberdar olduğunu, müvekkiline 07/06/2023 tarihinde tebliğ edilen İİK 89/3 haciz ihbarnamesine karşılık taraflarınca öncelikle dava şartı olarak 19/06/2023 tarihinde arabuluculuk başvurusunun yapıldığını ve fakat müvekkili ile davalı tarafın anlaşmaya varamadığını, süresi içerisinde müvekkilinin ... Limited Şirketi'nden hiçbir alacak ve borcunun olmadığının tespit edilebilmesi için işbu davayı açma zaruretlerinin hasıl olduğunu beyanla davanın kabulü ile müvekkilinin davalı ... Ltd. Şti.'nin alacaklısı olduğu ... 24.İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı icra takibi dosyasında borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; borçlu ...Ltd.Şti. hakkında, ... 24. İcra Müdürlüğü’nün ... E. (Eski Esas No: ... E.) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu hakkında takibin kesinleştiğini, borçludan olan alacakların tahsili zımnında da borçlunun menkul ve g.menkul mallarıyla 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının haciz ve muhafazası istenildiğini, bu kapsamda da bir kısım 3. Şahıslara 89/1 Birinci Haciz İhbarnamelerinin gönderildiğini, davacı 3. Şahıs tarafından açılan huzurdaki davanın süresinde açılıp açılmadığının tetkiki ile şayet süresinde değil ise, başkaca hususlar araştırılmadan süreden dolayı reddine karar verilmesini, davacı - 3. Şahıs ...'ın dava dilekçesinde belirttiği icra takip dosyaları ile yetinilmeyerek, adına sorgu yapılarak borçlu, alacaklı yahut 3.kişi konumunda olduğu tüm icra dosyalarının tespit edilmesini, daha sonra takip dosyalarının incelenmesini, inceleme neticesinde dava dilekçesinde öne sürdüğü iddiaların doğru olup olmadığının tetkikini, davacı - 3. Şahıs ...'ın ticârî defter ve kayıtları ile banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak 89/1 Birinci Haciz İhbarnamesi'nin tebliğ edildiği 27.12.2022 tarihi itibariyle borçluya herhangi bir borcunun olup olmadığının tespitini ve davanın esasına girildiği takdirde; huzurdaki davanın haksız bulunması halinde, davacının davasının reddine, davacının % 20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, huzurdaki davanın açılmasına, haciz ihbarnamelerine herhangi bir cevap verilmemesi sebebiyle bizzat davacı - 3. Şahıs kendisi sebebiyet verdiğinden dolayı dava masraf ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE/
Dava, üçüncü şahıs tarafından açılan menfi tespit davasıdır.
... 24.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış ve icra dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Ltd. Şti., borçlunun ... Tic. Ltd. Şti. Olduğu, alacaklı/davalının, dava dışı borçlu aleyhine toplam 6396,18-USD + 729,90-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle icra takibinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacı, ... 24.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edilen 3.Kişidir. Davalı ise aynı takip dosyasında alacaklıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olaya gelindiğinde; taraflar arasındaki davanın 3.(üçüncü) kişi konumunda bulunan davacı tarafından İİK’nun 89/3 maddesine dayalı olarak açılmış menfi tespit davası olduğu anlaşılmaktadır. İİK.’nun 89.maddesinde düzenlenen haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarının ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Keza taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık takip hukukundan kaynaklanmaktadır.
İİK’nun 89.maddesine göre haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleridir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 12/04/2016 tarih, 2016/3568 Esas ve 2016/6425 Karar, 26/02/2016 tarih, 2015/15365 Esas ve 2016/3253 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesinin 06/01/2022 tarih, 2022/35 Esas ve 2022/16 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesinin 03/02/2022 tarih, 2021/2171 Esas ve 2022/168 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesinin 24/09/2020 tarih, 2020/72 Esas ve 2020/3866 Karar sayılı ilamları) Eldeki davada da, davacının dava dilekçesindeki beyanlarından ve tüm dosya kapsamından, dosya tarafları arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, davanın mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde de olmadığı, uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklandığı, bu nedenlerle uyuşmazlığın çözüm yerinin “Asliye Hukuk Mahkemesi” olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla; HMK'nun 114. maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan ve aynı yasanın 115. maddesi gereğince dava şartlarının varlığı ileri sürülmese de yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiğinden Mahkememizce HMK'nun 114/1-(c) ve 115/2. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilerek davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK md. 114/1-(c) ve HMK'nun 115/2.maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, taraf vekillerinin huzurunda, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/01/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸