T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/53 Esas
KARAR NO : 2025/718
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ : 26/01/2023
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı ...A.Ş. ile müvekkil banka arasında 24.01.2018 tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli, 31.07.2012 tarihli, 5.500.000,00 TL bedelli ve 18.06.2015 tarihli, 5.000.000,00 TL bedelli olmak üzere, toplamda 13.500.000,00 TL bedelli kredi sözleşmeleri imzalandığını, davalı ...’ın, borçlu şirketin kuruluş ortağı ve sözleşmelerin imzalandığı tarihte şirketin temsilcisi olduğunu ve söz konusu Genel Kredi Sözleşmelerini "müşterek borçlu müteselsil kefil” sıfatıyla imzaladığını, Genel Kredi Sözleşmelerinin ilgili maddeleri gereğince borçlu şirketin kredinin geri ödemeleri ile ilgili edimlerini yerine getirmemesi üzerine, borçlu şirket ve kefile karşı; Kadıköy ... Noterliği'nin ...yevmiye numaralı, 13.04.2018 tarihli ihtarnamesi, Gebze ...Noterliği'nin ... yevmiye numaralı, 26.04.2018 tarihli ihtarnamesi, Gebze ...Noterliği'nin ...yevmiye numaralı, 30.04.2018 tarihli ihtarnamesi, Gebze ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı, 11.05.2018 tarihli ihtarnamesi, Gebze ...Noterliği'nin .. yevmiye numaralı, 13.08.2018 tarihli ihtarnamesinin keşide edilerek hesabın kat edildiğini ancak verilen süre zarfında borcun ödenmediğini, davalı adına kayıtlı...,...,...,... plakalı araçlara müvekkil banka lehine rehin şerhi işlendiğini ve davalılar tarafından, kredilerden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine rehinli araçların satıldığını, ancak rehinli araçların satışından elde edilen tahsilatın, davalıların borcunu kapatmaya yetmediğini, ... Fonundan, 31.07.2018 tarihinde 2.539.409,80 TL ve 11.09.2018 tarihinde 750.000,00 TL olmak üzere, toplamda 3.289.409,80 TL borca tahsilat sağlandığını ancak, Bakanlar Kurulu kararı gereğince;... tarafından ödenen rakam kadar, ...'nin borçlu nazarında alacağı doğduğunu, davalı ...’ın, müvekkil banka ile ... A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, alacak miktarı, borcun varlığı ve doğum sebeplerinin borçlulara gönderilen hesap kat ihtarnamesinde ayrıntılı olarak açıklandığını ve istenilen temerrüt faiz oranlarında yasaya aykırı bir yön bulunmadığını belirterek; fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 20.000.000,00 TL'sinin davalı asıl borçlu ve müteselsil kefilden tahsiline, borç tahsil edilinceye kadar asıl alacak üzerinden temerrüt faizi işletilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacı banka tarafından huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili ... tacir olmadığından genel kredi sözleşmesinde yer alan yetki sözleşmesinin müvekkili bağlamadığını, davalı borçlu ... ile davacı alacaklı arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri incelendiğinde sözleşmede açıkça akdi faiz ve temerrüt faizi oranlarının belirtilmediğinin görüleceğini, aynı zamanda davacı alacaklı tarafından müvekkile keşide edilen ihtarnameler incelendiğinde de ihtarnamelerde temerrüt faizi miktarının belirtilmediği, yalnızca temerrüt faizi talep edileceğinin ihtar edildiğinin görüleceğini, dava dilekçesi incelendiğinde davacı bankanın ihtar tarihine kadar hangi akdi faiz oranı üzerinden işlettiği faiz ile ve hangi temerrüt faizi oranı üzerinden işlettiği temerrüt faizi ile birlikte alacağın 20.000.000,00 TL'ye ulaştığının da belirtilmediğini, hali hazırda ne genel kredi sözleşmesinde ne hesap kat ihtarnamesinde ne de dava dilekçesinde uygulanan akdi faiz ve temerrüt faiz oranının belli olmadığını, bu haliyle sözleşmede akdi faiz oranı belirtilmediğinden ve ihtarnamede istenen temerrüt faizi oranı açıkça belirtilmediğinden, davacının müvekkil ...'dan akdi faiz ve temerrüt faizi talep etmek hakkı bulunmadığını, davacı ancak temerrüde ilişkin 3095 Sayılı Kanunun 2. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca avans faizi talep edebileceğini, davacı ile borçlu ... arasında 18.06.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5.000.000,00 TL olan bedelinin artırılmasına ilişkin 15.08.2017 tarihli genel kredi sözleşme tutarının 5.000.000,00 TL artırılmasına ilişkin sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca davacı banka diğer davalı borçluya 18.06.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca toplamda 10.000.000,00 TL'ye kadar kredi kullandırabileceğini, ancak müvekkil ...'ın 15.08.2017 tarihli imzaladığı işbu genel kredi sözleşme tutarının artırılmasına ilişkin sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefaletine ilişkin evvelki tüm artırımlar dahil bugüne kadar verilmiş tüm kefalet toplamının 5.000.000,00 TL olarak belirlendiğini, böylece alacaklı banka tarafından müvekkil ...'ın önceki genel kredi sözleşmelerine ilişkin verdiği kefaletten ilgili sözleşmede 15.08.2017 tarihi itibariyle müvekkil ...'ın toplam kefalet miktarı 5.000.000,00 TL olarak belirlenip sınırlandığından bu tutara ilave olarak 24.01.2018 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli kefaleti dahil toplamda 8.000.000,00 TL kefalet limiti ve bu kefaletinin sonuçlarından sorumlu tutulması gerekirken asıl borçlu gibi 20.000.000,00 TL bedelden sorumlu tutulması hatalı olduğundan toplamda 8.000.000,00 TL kefalet limitini aşan kısma ilişkin davanın reddi gerektiğini, davacı ile asıl borçlu ... arasında imzalanan ilk sözleşme 31.07.2012 tarihinde olup bu tarihin üzerinden 10 yılı aşkın süre geçtiği için müvekkilin bu işbu sözleşmeye bağlı verdiği müteselsil kefalete ilişkin sorumluluklarının sona erdiğini, her ne kadar yukarıda izah edildiği üzere 15.08.2017 tarihinde müvekkilin önceki kefaletleri dahil toplam kefaletleri 5.000.000,00 TL olarak belirlenmişse de böyle bir sözleşmenin olmadığı varsayımda da 31.07.2012 tarihli sözleşme üzerinden 10 yılı aşan bir süre geçtiğinden TBK 598 uyarınca bu sözleşmeden kaynaklanan alacaklara ilişkin kefaleten sorumluluğunun sona ermiş olduğunu, bu nedenle fazlaya dair davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından açılan huzurdaki davada 15.08.2017 tarihli genel kredi sözleşme tutarının artırılması sözleşmesine delil olarak dayanılmadığını, işbu sözleşmeye delil olarak dayanılmadığından ve ilgili sözleşme ile müvekkilin önceki genel kredi sözleşmelerindeki kefalet limiti 5.000.000,00 TL ile sınırlandığından ve bu sözleşme akabinde yalnızca 2018 tarihli ve 3.000.000,00 TL kefalet limitli sözleşme davaya konu edildiğinden müvekkil işbu davada yalnızca 3.000.000,00 TL limit ile borçtan sorumlu olduğunu, davacının davada delil olarak 2017 tarihli sözleşmeyi dayanak yapmamasından ötürü 5.000.000,00 TL kefalete ilişkin müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, müvekkil 3.000.000,00 TL kefalet limiti ile sorumlu tutulabileceğinden fazlaya dair taleplerin reddi gerektiğini belirterek; davanın yetkisiz mahkemede açılması nedeniyle usulden reddine, davada, ihtarnamede ve genel kredi sözleşmesinde temerrüt faiz oranı ile akdi faiz oranı belirtilmediğinden ve belirlenemediğinden akdi faize ilişkin taleplerin reddi ile temerrüt faizine ilişkin avans faiz oranını aşan faize dair taleplerin reddine, dava dilekçesinde 15.08.2017 tarihli genel kredi sözleşme tutarının artırılması sözleşmesi davada delil olarak dayanılmadığından 2018 tarihli sözleşmeden doğmayan ve toplamda 3.000.000,00 TL'yi aşan taleplerin reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil 8.000.000,00 TL kefalet limiti ile sorumlu olduğundan davacının fazlaya dair taleplerinin reddine, davacı ile ...arasında akdedilen 31.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi üzerinden 10 yıl geçmiş olması nedeniyle bu sözleşmeden kaynaklanan alacaklar açısından davanın reddine, davacının talep ettiği kadar alacağının bulunmamasından ötürü fazlaya dair davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirkete yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, H.M.K nun 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava;alacak davasıdır.
Uyuşmazlığın konusunun; Davalı şirketin asıl borçlu diğer davalının müşterek borçlu, müteselsil kefil olduğu ... uyarınca açılan alacak istemi olduğu, uyuşmazlık konusu geçerli bir kefalet ilişkisi olup olmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı, davalıların davacıya borçlu olup olmadıkları, borçlu olmaları halinde miktarı noktasında toplandığı anlaşılmış olup, taraflarca gösterilen deliler toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporu, 02/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, 02/06/2025 tarihli bilirkişi 2.ek raporu dosya kapsamına ibraz edilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davalı ...A.Ş. ile davacı... T.A.Ş. arasında 24.01.2018 tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli, 31.07.2012 tarihli, 5.500.000,00 TL bedelli ve 18.06.2015 tarihli, 5.000.000,00 TL bedelli olmak üzere, toplamda 13.500.000,00 TL bedelli kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalı ...’ın söz konusu Genel Kredi Sözleşmelerini "müşterek borçlu müteselsil kefil” sıfatıyla imzaladığı, davacı ...T.A.Ş. ile davalı ...A.Ş. arasında imzalanan 3 adette toplam 18.500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesine istinaden, adı geçen şirkete kullandırılan Çek Karnesi, Ticari Artı Para Kredisi, Kredi Kartı, Borçlu Cari Hesap Kredileri, Taksitli Taşıt Kredileri, Taksitli Ticari Krediler, ... Kredileri ile nakde dönen Teminat Mektubu Kredi borçlarından kaynaklandığı, davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefil 15.04.2018 tarihinde temerrüde düştüğü davacı banka tarafından 20.000.000,00 TL Alacak Tutarı talep edildiği, bu durumda taleple bağlı kalınarak davacı banka kayıtları üzerinde bizzat yerinde inceleme yapılarak oluşturulan rapor ve ek raporlar ile davaya konu kredilerden dolayı davacı bankanın davalı asıl borçludan kat tarihi itibariyle;
Taksitli Taşıt Kredileri, Taksitli Ticari Krediler, İşlek Krediler, ...Kredileri, SGK Prim Kredileri ve Vergi Kredisinden dolayı toplam 7.969.424,56 TL Asıl Alacak tutarı,
Artı Para Kredisi ve ...Kredi Kartlarından dolayı toplam 209.722,10 TL nakit Asıl Alacak tutarı olmak üzere toplam 8.179.146,66 TL Nakit Alacak tutarı bulunduğu,
Davalı asıl borçlu lehine verilen ve kat tarihi itibariyle meri durumda olan Teminat Mektuplarından dolayı 2.821.000,00 TL,
DBS Fatura Ödeme Taahhütlerinden dolayı 276.886,40 TL,
5941 sayılı Kanun uyarınca iade edilmemiş çeklerin banka yükümlülük tutarından dolayı 12.800,00 TL olmak üzere toplam 3.110.686,40 TL Gayrinakit Alacak tutarı bulunduğu tespit edildiği,
davacı ...T.A.Ş. ile davalı ...A.Ş. arasında imzalanan 3 adette toplam 18.500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesine istinaden, adı geçen şirkete kullandırılan Çek Karnesi, Ticari Artı Para Kredisi, Kredi Kartı, Borçlu Cari Hesap Kredileri, Taksitli Taşıt Kredileri, Taksitli Ticari Krediler, ...Kredileri ile nakde dönen Teminat Mektubu Kredi borçlarından kaynaklandığı, davalı asıl borçlu şirket 15.04.2018 tarihinde temerrüde düştüğü de nazara alınarak davaya konu nakit ticari krediler ile nakde dönen teminat mektuplarından dolayı davacı bankanın dava tarihi itibariyle;
9.168.295,85 TL Asıl Alacak tutarı,
17.493.828,66 TL (= 17.128.997,60 TL + 364.831,06 TL) İşlemiş Faiz tutarı,
856.449,88 TL BSMV (= 17.128.997,60 TL x % 5 BSMV) olmak üzere toplam 27.518.574,39 TL nakit ve 12.800,00 TL gayrinakit talep edilebilir alacak tutarı bulunduğu, ancak davacı banka tarafından 20.000.000,00 TL Alacak Tutarı talep edildiği, bu durumda taleple bağlı kalınması gerektiği değerlendirilmiştir.
Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 31.07.2012 tarihli ve 5.500.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, 18.06.2015 tarihli ve 5.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme tutarının 15/08/2017 tarihinde 10.000,000,00 TL'ye yükseltildiği ve son olarak 24.01.2018 tarihli ve 3.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, 15/08/2017 tarihli genel kredi sözleşme tutarının artırılmasına dair ek sözleşmenin müteselsil kefil beyanı bölümünde "işbu kefalet tutarı artırım beyanının verildiği tarihe kadar gerçekleşen artırımlar dahil bugüne kadar verilmiş tüm kefalet tutarı toplamının 5.000.000,00 TL olduğu ve işbu sözleşme ile artırılan kefalet tutarının 5.000.000,00 TL olduğu, kefalet türünün müteselsil kefalet olduğu" ve “Kefil 18.06.2015
tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve işbu bölümdeki düzenlemeler çerçevesinde ...A.Ş. (Kredili Müşteriye) ...T.A.Ş. tarafından kullandırılan ve kullandırılacak olan
kredilerin teminatı olarak verdiği 1 no.lu maddede belirtilen müteselsil kefalet tutarının bu kez
yukarıda 2 no.lu maddede belirtilen tutarda artırılmasını kabul, beyan ve taahhüt eder.”
açıklamasının bulunduğu, kefalet limitinin artırılmasına dair ek sözleşmenin davalı kefil ... tarafından imzalandığı, 1 numaralı maddede kefalet tutarının 5.000.000,00 TL olduğu yukarıda izah edildiği üzere davalı kefil ...'ın 2 numaralı maddede belirtilen 5.000.000,00 TL tutarında kefalet limit artışını kabul ve taahhüt ettiği, böylece 31.07.2012 tarihli ve 18.06.2015 tarihli genel kredi sözleşmeleri ile 15/08/2017 tarihli limit artırım sözleşmesi uyarınca davalı kefil ...yönünden toplam kefalet tutarının 10.000.000,00 TL olduğu zira 15/08/2017 tarihli genel kredi sözleşme tutarının artırılmasına dair ek sözleşmede "işbu kefalet tutarı artırım beyanının verildiği tarihe kadar gerçekleşen artırımlar dahil bugüne kadar verilmiş tüm kefalet tutarı toplamının 5.000.000,00 TL" olarak belirlendiği hükmünün yer aldığı ve 31/07/2012 tarihli sözleşme ile belirlenen 5.500,000,00 TL tutarındaki kefaletin anılan hüküm ile etkisiz kılındığı, 15/08/2017 tarihinde belirlenen 5.000.000,00 TL tutarındaki kefaletin ise aynı sözleşme ile 5.000.000,00 TL daha artırılmasına karar verilerek 15/08/2017 tarihi itibariyle toplam kefalet tutarının 10.000.000,00 TL olduğu saptanmış ve mahkememizce 15/08/2017 tarihi itibariyle toplam kefalet tutarının 10.000.000,00 TL olduğu değerlendirilmiştir. Taraflarca daha sonra 24.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesinde ise yukarıda belirtildiği gibi daha önce belirlenen kefalet limitlerine herhangi bir atıf yapılmaksızın bağımsız şekilde 3.000.000,00 TL kefalet limiti belirlendiği anlaşılmakla davalı kefil ...’ın 24.01.2018 tarihli sözleşme ile birlikte toplam 13.000.000,00 TL tutarında geçerli kefaleti bulunduğu dolayısıyla adı geçen kefil davalının asıl borçlu ile birlikte temerrüde düştüğü ve temerrüdün oluştuğu tarihteki asıl alacak tutarının davalının kefalet limiti içinde kaldığı değerlendirilerek davalı kefilin, davalı asıl borçlu ile birlikte 9.168.295,85 TL Asıl Alacak tutarı, 17.493.828,66 TL (= 17.128.997,60 TL + 364.831,06 TL) İşlemiş Faiz tutarı, 856.449,88 TL BSMV (= 17.128.997,60 TL x % 5 BSMV) olmak üzere toplam 27.518.574,39 TL nakit ve 12.800,00 TL gayrinakit talep edilebilir alacağından tamamından sorumlu bulunduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kabulü ile,
2-9.168.295,85 anapara, 10.290.118,94 faiz ve 541.585,21 BSMV olmak üzere toplam 20.000.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-
¸
Yukarıda tablo halinde belirtilen asıl alacak tutarlarına dava tarihinden itibaren tablonun faiz hanesinde gösterilen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 1.366.200,00-TL nispi karar ve ilam harcından 341.550,00-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 1.024.650,00-TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 1.256.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvuru harcı, 341.550,00-TL peşin/nisbi harç,13.000,00-TL bilirkişi ücreti,837,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 355.566,90-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça oy çokluğu ile okunup usulen anlatıldı.21/10/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
MUHALEFET ŞERHİ:
Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan üç adet GKS'de davalı ...'ın toplam 18.500.000,00 TL tutarında geçerli kefaletenin bulunması ve asıl alacak tutarın kefalet limitinin altında kalması nedenleriyle sayın çoğunluğun kefalet limitine ilişkin görüşüne iştirak etmemekteyim.
Üye
¸e-imzalıdır