T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/577
KARAR NO: 2024/410
DAVA: Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ: 31/08/2023
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM/
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkilinin ortağı olduğu davalı ...yılına ait olağan genel kurul toplantısı 06/06/2023 tarihinde yapıldığını,yapılan toplantıda yönetim kurulunun yeterli bilgiden uzak, üstün körü bilgilendirme ile 2022 yılı yıllık faaliyet raporu, finansal tablolarının müzakere edildiğini ve davacı müvekkilin hayır oyuna karşılık yönetim kurulunun ibra edildiğini, genel kurulda müvekkilinin muhalefet şerhi kullandığını ve bu durumun toplantı tutanağına yazıldığını, davalı şirketin genel kurulda şirketin mali durumuna yönelik detaylı bilgi vermediğini, üstün körü bilgilendirme yapıldığını, şirketin faaliyet alanının gayrimenkul hizmetleri olduğunu, şirket bünyesinde birçok taşınmazın bulunduğunu, taşınmazların semeresi olan kira bedellerinden gelir elde edildiğini, Genel Kurula katılan müvekkiline şirket bünyesinde kaç adet taşınmazın olduğu, taşınmazların kime kiralandığı, ne kadara kiralandığı, fatura düzenlenip düzenlenmediği, ne kadar vergi ödendiği, masraflar ve ödemeler çıktığında şirketin ne kadar kar elde ettiği, bu süreçte taşınmazların başkasına satışının yapılıp yapılmadığı ve benzeri konularda bilgi verilmediğini, Şirket yönetim kurulunun şirket üzerinden menfaat sağladığını, ayrıca şirkete ait olan birtakım taşınmazları akrabalarına şirkete zarar verecek şekilde devrettiği bilgisi haricen öğrenildiğini, Şirket Yönetim Kurulu Başkanının, şirkete ait olan bir veya birkaç taşınmazı değerinin çok altında muvazaalı olarak oğlu ...'na devrettiğinin öğrenildiğini, 2021 ve 2022 genel kurullarında Yönetim Kurulu herhangi bir taşınmaz satışı veya devri yapılmadığını beyan ederek Genel Kurulu yanıltıcı bilgilendirme bulunduğunu, Yönetim Kurulu tarafından, gerçek değerinin çok çok daha altında şirkete ait taşınmazlar satılmış olup şirket ciddi manada zarara uğratıldığını, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında 23/11/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; şirkete ait taşınmazların sadece arsa değerine göre, metkekare fiyatı 15.000,00 TL değer biçilmiş iken, metkekare fiyatı 4.000,00 TL'den genel kurulun bilgisi dışında satıldığını, yakın zamanda ise yönetim kurulu taşınmazları metkekare fiyatı 2.000,00TL'den satmaya çalıştığını,bu durumlarla ilgili ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunulacağını, satışların engellenmesi için şirketin gayrimenkulleri üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektiğini belirterek, davanın kabulüne, genel kurul kararının iptaline, genel kurulca şirkete zorunlu organ olan denetçi görevlendirilmediğinden mahkemenizce denetçi atanmasına ve şirketin 5 yıllık mali tablolarının incelenerek TTK 402. maddesi gereğince denetim raporu düzenlenmesine, mahkeme aksi kanaatte ise şirketin son beş (5) yıllık mali tablolarının incelenmesi için bilirkişi görevlendirilmesine, şirketin sermaye ortaklığının/hisse oranlarının tespiti davası ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 12 yıldır derdest olup; davalı şirkete ait aktif ve muvazaalı pasif taşınmazların üçüncü kişiye satışının dava sonuçlanıncaya kadar engellenmesi için tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Genel kurulun bazı maddelerde davacı tarafça "hayır" oyu kullanıldığını, Bilindiği üzere, 6102 sayılı TTK m. 446/1-a düzenlemesinde pay sahibinin, iptal davası açabilmesi için toplantıya katılarak karara olumsuz oy vermesi ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmesi koşullarının arandığını, TTK m. 446/1-a düzenlemesinde hem karara olumsuz oy verme hem muhalefetini tutanağa geçirtme koşullarının aynı anda sayıldığını ve aralarındaki “ve” bağlacı bu iki koşulun birlikte aranmasını gerektiğini, bu nedenle pay sahibi, sadece olumsuz oy vermekle aynı zamanda muhalefet koşulunu da sağlamayacağını, öncelikle TTK 448. Madde gereği müvekkili şirketin muhtemel zararlarına karşı davacı tarafça teminat gösterilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının bilgi alma hakkını kullanmadığını, TTK 438 maddesi kapsamında özel denetçi tayını koşullarının oluşmadığı gibi davacının şirket sermaye payının da yüzde sekiz olup yasal kriteri taşımadığını, davacı taraf şirketin finansal verilerine vakıf olduğunu belirterek; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE/
Dava; davalı şirkete özel denetçi atanması istemine ilişkindir.
Mahkememizin 2023/554 Esas sayılı dosyasının 06/09/2023 tarihli tensip ara kararının 13. bendi ile, özel denetçi tayini istemi yönünden yargılama usulü ve dava nevi farklı olduğundan bu dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmakla, dosya resen ele alınarak mahkememizin 2023/577 numarasına kaydı yapılmıştır.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi Yeminli Mali Müşavir Bağımsız Denetçi ...,Öğretim Üyesi ... tarafından düzenlenen 27/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacının denetim talebinin kapsamını açık şekilde belirtmesi gerektiği, bağımsız denetim ve özel denetimin farklı hukuki müesseler olduğu ve her ticaret şirketinin bağımsız denetime tabi olmadığı, bağımsız denetime tabi olma şartlarının kanunda ayrıca düzenlendiği, hatta dönemler bazında da aranılan şartların sağlanması/ sağlanmaması açısından farklılık oluşabileceği, davacının talebinin özel denetim kapsamında olması ihtimaline karşın; 06.06.2023 tarihli genel kurul tutanağı kapsamındaki ifadenin Sayın Mahkeme tarafından lafzi bir şekilde yorumlanması halinde, TTK m. 439 uyarınca özel denetçi atanmasını istemek için aranılan şartın gerçekleşmediği, Mahkemenin lafzi bir yorum yapmaktan imtina etmesi halinde ise, davacının azlık oluşturup oluşturmadığı hususunda ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ...sayılı kararının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, bu bağlamda davacının azlık oluşturmasının mahkemeden özel denetim talebinde bulunulması açısından aranılan özel bir şart oluşturduğu, dolayısıyla davacının azlık oluşturup oluşturmadığı hususunun kesinleştirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları dosya kapsamına ibraz edilen deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde ;
Huzurdaki dava TTK m. 438 vd. çerçevesinde özel denetçi tayini talebine ilişkin olarak açılmıştır.
TTK m. 438 uyarınca, "(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir."
TTK m. 438/1 düzenlemesi çerçevesinde özel denetçi tayini talep edilebilmesi için varlığı gerekli ilk şart, pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını özel denetçi tayini talebinden önce kullanmış olmasıdır.
Özel denetçi tayininin öncelikle genel kuruldan talep edilmiş ve bu talebin genel kurulda reddedilmiş olması gerekir.
TTK m. 439/2 ve 440 düzenlemeleri mahkemece özel denetçi atanması sırasında dikkate alınacak diğer hususları hükme bağlamakta olup;
TTK m. 439/2; "Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları halinde özel denetçi atanır."
TTK m. 440: " (1) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir."
TTK m. 439'a göre mahkemeden özel denetçi atanmasını talep edecek pay sahibinin sermayenin en az onda birini oluşturan payların sahibi veya itibari değeri toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahibi olması ve üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını talep etmesi gerekmektedir.
Söz konusu düzenleme uyarınca; pay sahibinin öncelikle genel kuruldan özel denetim talebinde bulunması gerekmektedir. Bu noktada aranılan şartlar ise, özel denetimin pay sahipliği haklarının kullanımı açısından gerekli olmasının yanı sıra bilgi alma ve inceleme hakkının daha önce kullanılmış olması şart olup buradan da "Genel kurulda talepte bulunma, mahkemeye başvuru için tüketilmesi gerekli bir aşama " olarak anlaşılmıktadır.
Bilgi talep edilen hususların genel olarak pay sahibinin mali haklarını ilgilendiren önemli hususlar olduğu kabul edilebilir. Bununla birlikte tarafların iddia ve savunmaları ile dava dosyasında yer alan belgeler kapsamında davacının ilgili genel kurula katıldığı ve yönetim kuruluna sorularını yönelttiği, ayrıca davacının toplantı öncesinde kanun koyucu tarafından aranılan belgelerin paylaşılmadığına ilişkin bir iddiasının söz konusu olmadığı, davalının da söz konusu belgelerin paylaşıldığını ifade ettiği anlaşılmıştır. Pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabilmesi için belgelerin "maddi/şekli" olarak paylaşıldığı açısından taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı buna karşın, uyuşmazlık konusu olan davalı şirketin 06.06.2023 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde, davacının talebinin "...Şirketimize denetçi seçilmesi hususunda bir sonraki genel kurulda gündem maddesi eklenmesini tavsiye ediyorum dedi..." şeklinde olduğu tespit edilmiştir.
Anılan durum karşısında 06.06.2023 tarihli genel kurul tutanağı kapsamındak TTK m. 439 uyarınca özel denetçi atanmasını istemek için aranılan şartın gerçekleşmediği, davacının azlık oluşturup oluşturmadığı hususunda ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. ... K. sayılı kararı ile hisse tespiti davası açılmış olup davacının pay oranın mahkemeden özel denetim talebinde bulunulması açısından aranılan özel bir şart oluşturduğu dava tarihi itibarı ile davacının azlık pay sahibi olma koşulunu da tayşımadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL nispi karar ve ilam harcından 269,85-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 157,75-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan avans bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır