T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/602 Esas
KARAR NO: 2024/555
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/09/2023
KARAR TARİHİ: 02/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM/
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalı ...'ın, yetkilisi bulunduğu ... Şirketi'nin yapmış olduğu turlara ilişkin yapılan Tüketici Hakem Heyeti şikayetleriyle ilgili hukuki girişimlerde bulunulmasını istediğini, bu amaçla davalı şirketten ... 4. Noterliği'nin ... tarihinde ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile yetki verdiğini, ortalama 3-4 ay boyunca davalı şirkete açılan tüm tüketici hakem heyeti başvurularına cevabi yazılar taraflarınca yazılıp gönderildiğini, şikayetvar isimli internet platformunda ki internet içeriklerininde kaldırılması için tarafımca başvurular yapıldığını, akabinde davalı şirket ve yetkilisi ödemelerini hep eksik ve geç yatırdığını, banka hesap dökümlerinden de bu husus ortaya konacağını beyan ederek davalı tarafların ... 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin itirazlarının iptaline ve takibin devamını, davalıların icra takibine kötüniyetli olarak itiraz ettiğinden alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında, 23/05/2022 ile 23/05/2023 tarihleri arası geçerli olmak üzere hukuk hizmetlerine karşılık aylık 2.500 TL avukatlık ücreti karşılığında sözleşme imzalandığını, işbu sözleşme gereği, davacı avukat olarak müvekkili şirkete yönelik tüketici hakem heyeti başvurularına ve şikayetvar sitesi başta olmak üzere bu vb. Şikayet ve itirazlarda hukuki destek sağlamayı vaat ettiğini, müvekkilinin iki ay sözleşmede belirtilen avukatlık ücretini eksiksiz ve tam olarak davacıya ödediğini, bu ödemelerden 2 si banka üzerinden biri elden yapıldığını, devam eden süreçte davacı üzerine düşen özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve itiraz etmesi gereken hakem heyeti başvurularına itirazlarını sunmadığını, bu sebepten dolayı da müvekkilinin zarara uğradığını, hakkında icra takipleri açıldığını beyan ederek müvekkilleri aleyhine açılan işbu davanın öncelikli olarak yetki, görev, arabuluculuk şartlarının gerçekleşmemiş olması ve tahkim şartı sebebiyle usulden reddini dosyanın yetkili ... Mahkemelerine tevdini, müvekkilleri aleyhine açılan işbu davanın esastan reddini, davacıdan %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı alınarak tarafımıza verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE/
Dava itirazın iptali olup uyuşmazlığın davacının vekalet ücretinin bulunup bulunmadığı, vekalet ücreti varsa miktarı hususundan ibaret olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin vasıflandırılması gerekmektedir.Dava vekalet ücreti alacağının tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosya incelendiğinde davacının icra dosyasına dayanak 17.07.2023 tarihli avukatlık hizmet bedeli olarak davalılardan ... adına fatura düzenlediği, vekalet sözleşmesinin de TBK 502 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, vekalet ücretinin TTK'nun 4/1. maddesi kapsamında uyuşmazlığın esası dikkate alındığında iş bu itirazın iptali davası mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Yine aynı maddenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na atıfla mutlak ticari dava konusu kabul ettiği davalardan da değildir. Şu haliyle eldeki davanın mutlak ticari dava olmadığı açıktır. Yine somut olayda, davalı taraf tacir olsa da, davacının avukatlık hizmetinde bulunduğu, tacir olmadığı, ticari işletmesinin de bulunmadığından TTK 4 gereğince bir davanın ticari dava sayılmasına hukuken olanak bulunmadığından, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olmakla resen dikkate alınırlar. İzah edilen nedenlerle, davanın, Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK md. 114/1-(c) ve HMK'nun 115/2.maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, tarafların huzurunda, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/10/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır