T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/616 Esas
KARAR NO : 2025/413
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 27/09/2023
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilimin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine ... 7.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla yaptığımız ilamsız icra takibi, borçlunun itirazı üzerine durduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız olup, bu nedenle iptali gerektiğini, müvekkili ile davalı arasında poliçe sözleşmesinden doğan alacak mevcuttur. 3.849,28 EUR tutarındaki toplam alacak bulunmaktadır. Bunun üzerine ödenmeyen poliçe bedellerine ilişkin, poliçe sözleşmesinden doğan alacak üzerinden tarafımızca ... 7.İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası ile borçlu aleyhinde icra takibi başlatılmış ve borçlu takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve hukuka aykırı olup borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin ticaret yaptığını, ödenmeyen borçları yüzünden zor durumda olduğunu, davalı tarafın itirazında haksız olup kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini belirterek, davalı tarafından yapılan itirazının iptali, takibin devamı, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firma tarafından, müvekkili firma aleyhine ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasından haksız olarak icra takibi başlatıldığını, haksız icra takibi nedeniyle, ödeme emrine itiraz edildiğini, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, öncelikle gönderilen ödeme emrinin ekinde bir takım kişilere ait borçların listelendiğini, dayanak belgede borca ait tarihlerin üzerinden 3 yıl geçtiğini, TTK.m.749/1 " Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." düzenlemesi getirdiğini, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın talep ettiği bedellerin öncelikle zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın, takibe konu ettiği borç dökümü, kendisinin iç süreç ve sistemlerinde oluşturduğunu değerlendirdiğimiz, hiçbir kabul ile onayımıza havi olmayan bir belge olduğunu, müvekkili firma kayıtlarında, ne davacı tarafa ne de davacı tarafın ilettiği borç dökümünde isimleri yer alan şahıslara dair bir borç görünmediğini, müvekkil firmanın, davacı ile borç doğuracak bir sözleşme ve/veya ticari ilişkisi de bulunmadığını, müvekkili firma aleyhine başlatılan icra takibi haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, haksız olarak açılan davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle İİK.m.67/2 gereği yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali, İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı ve davalı yönünden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istemlerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, poliçe sözleşmesi, ticari defter kayıtları, ticaret sicil kayıtları ve bilirkişi kök ile ek raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Uyuşmazlığın niteliği ile HMK'nın 200. maddesi uyarınca itibariyle taraf vekillerinin tanık dinletme taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bankacılık ve finans uzmanı bir bilirkişiye tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi sözleşmesine dayalı başlatılan takip nedeniyle, takip tarihi dikkate alınarak asıl alacak, işlemiş faiz yi nden davacının davalıdan alacaklı olduğu miktarların denetime elverişli şekilde kalem kalem tespiti ile hesaplanması hususlarında hazırlanan 26/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ...tarafından ...Acenteliğine iletilen sigorta poliçe düzenlenmesi için gerekli talimatlar olduğu görülmüştür. Dolayısıyla ... ile ... Acenteliği arasında sigorta poliçeleri düzenleme konusunda ticari bir ilişkinin olduğu karşılıklı email gönderimi ile poliçeleşme taleplerinin gerçekleştiği, düzenlenen poliçelerin yurtdışı seyahat için vize almak üzere düzenlenen seyahat sağlık poliçeleri olduğu, sigortalıların muhtelif şahıslar olduğu ve sigorta ettirenin de ... olduğu, ... ile ... Acenteliği arasındaki ticari ilişkinin Aralık 2009 tarihinden önceye dayandığı ilgili excel döküm listelerden görüldüğü, ... ile ... Acenteliği arasında bugüne kadar hiç resmi yazılı mutabakat yapılmadığının belirtildiği, davalı ...'den herhangi bir doküman gelmediği için sadece davacı ... Acenteliği ilgili dokümanları ilettiği için, sadece iletilen bu dokümanlar incelenmiştir. Davalı ...'in bu excel listelere istinaden herhangi ilave bir ödeme yapıp yapmadığı, eğer TBK “alacaklar” açısından zamanaşımı uygulanmayacak ise son poliçe tarihi olan 24.02.2020 itibariyle toplamda 3.594,93 Euro ve 42,25 USD borç bakiyesi olduğu, uzmanlık alanı olmamakla beraber TBK “alacaklar” açısından 10 yıllık zamanaşımı uygulanmasına karar verilir ise: dava tarihi itibariyle 27.09.2023 tarihinden 10 yıl geriye dönüldüğünde 27.09.2013 tarihinden son poliçe tarihi olan 24.02.2020 tarihine kadar, iletilen 2014 hesap özeti excel dosyalar üzerinden inceleme yapıldığında davacının ilettiği PDF tablosunda belirtilen Devir borç rakamı (4.369 Euro) kalmadığı görülmektedir. Geçmiş Devir borç rakamı kalmadığı durumda davalı ...'in son poliçe tarihi olan 24.02.2020 itibariyle herhangi bir borcu kalmadığı, aynı paralelde 5 yıllık zamanaşımı uygulamasına karar verilirse yine geçmiş devir borç rakamı olmayacağından ...'in son poliçe tarihi olan 24.02.2020 itibariyle herhangi bir borcu kalmadığı bildirilmiştir.
Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine bir sigorta hukuku alanında uzman nitelikli hesaplama uzmanı (akademisyen) eklenmek suretiyle tevdi ile davacı vekilinin sunduğu belgeler (flash bellek içerisinde) ile itirazları değerlendirilerek alacak talebi yönünden sonuç bedelin tek bir tabloda bir araya getirilmek ve itirazları karşılar nitelikte gerekçelendirmek suretiyle hazırlanan 05/05/2025 tarihli ek raporda; Davacı ... Sigorta ile davalı ... AŞ arasında sigorta poliçesi tanzimine ilişkin bir ticari ilişkinin var olduğu, davacı ... tarafından tanzim edilen ve dosyaya sunulan sigorta poliçelerinde davalı...AŞ'nin “sigorta ettiren” olarak kayıtlı olduğu, dava konusu olayda olduğu gibi sigortalı ile sigorta ettiren kişilerin farklı olması halinde TTK m.1430/(1) düzenlemesine göre sigorta ettirenin temel yükümlülüğünün sigorta sözleşmesi ile kararlaştırılan primi ödemek olduğu, bu nedenle genel kabul olarak davalı ...AŞ'nin tanzim ettirdiği sigorta poliçeleri nedeniyle davacı ...'ya poliçe primlerini ödeme borcunun olabileceği, ayrıca taraflar arasındaki ticari nitelikteki işlemler nedeniyle de davalı şirketin davacıya karşı borcunun doğabileceği, davacı tarafın alacak talebine dayanak gösterdiği ve dava dosyasına sunulan sigorta poliçelerinin sayısının 25 adet olduğu, ancak davaya konu alacağın dayandırıldığı poliçe sayısının yaklaşık 3.700 adet olduğu, poliçelerin tümünün dosyaya sunulmaması nedeniyle birebir kontrol yapabilme imkanının olmadığı/olamayacağı, dava tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 3.594,93 Euro ve 42,25 USD alacağının olduğu, bu rakamların davacı tarafın sunduğu belge içerikleriyle örtüştüğü, davacı tarafça dosyaya sunulan belgelerin niteliğinin ve dava konusu alacağı ispat gücünün takdirinin Mahkemeye ait olduğu, dava konusu alacağa ilişkinin zamanaşımı hususunun kök raporda değerlendirilmiş olup bilirkişi kanaatinin aynen muhafaza edildiği bildirilmiştir.
İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır.
"Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ... adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının .. 7. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, ... Esas ... Karar sayılı ilamı)"
İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:
1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.
2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.
3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.
4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.
5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.
6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, poliçe sözleşmeleri, ticari defter kayıtları, ticaret sicil kayıtları ve bilirkişi kök ile ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı,... tarafından ... Acenteliğine iletilen sigorta poliçe düzenlenmesi için gerekli talimatların olduğu dolayısıyla ... ile ... Acenteliği arasında sigorta poliçeleri düzenleme konusunda ticari bir ilişkinin olduğu karşılıklı e-mail gönderimi ile poliçeleşme taleplerinin gerçekleştiği, düzenlenen poliçelerin yurtdışı seyahat için vize almak üzere düzenlenen seyahat sağlık poliçeleri olduğu, sigortalıların muhtelif şahıslar olduğu ve sigorta ettirenin de ... olduğu, ... ile ... Acenteliği arasındaki ticari ilişkinin Aralık 2009 tarihinden önceye dayandığı ilgili excel döküm listelerden görüldüğü, ... ile ... Acenteliği arasında bugüne kadar hiç bir resmi yazılı mutabakat yapılmadığının belirtildiği, davacı ... tarafından tanzim edilen ve dosyaya sunulan sigorta poliçelerinde davalı ... AŞ'nin “sigorta ettiren” olarak kayıtlı olduğu, dava konusu olayda olduğu gibi sigortalı ile sigorta ettiren kişilerin farklı olması halinde TTK m.1430/(1) düzenlemesine göre sigorta ettirenin temel yükümlülüğünün sigorta sözleşmesi ile kararlaştırılan primi ödemek olduğu, davacı tarafın alacak talebine dayanak gösterdiği ve dava dosyasına sunulan sigorta poliçelerinin sayısının 25 adet olduğu, ancak davaya konu alacağın dayandırıldığı poliçe sayısının yaklaşık 3.700 adet olduğu, poliçelerin tümünün dosyaya sunulmaması nedeniyle birebir kontrol yapabilme imkanının olmadığı tespit edilmiş zamanaşımı defi yönünden yapılan incelemede ise; taraflar arasındaki poliçe sözleşmelerine dayalı ticari ilişkinin 2009 yılı öncesine kadar dayandığı, tanzim edilen tüm poliçelerin icra takip dosyasına ve işbu dava dosyasına sunulmadığı için zamanaşımı bakımından poliçelerin tasnif edilerek ayrı ayrı değerlendirilmesi imkanı bulunmadığı ancak taraflar arasında son poliçenin 24.02.2020 tarihinde tanzim edildiği ve taraflar arasındaki son borç doğurucu işlem olması sebebiyle zamanaşımı süresinin hesaplanması bakımından nazara alınması gerektiği, TTK'nın 749/1 maddesinin " Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmünü havi olduğu, takibe konu edilen borcun kaynağının taraflar arasında farklı tarihlerde düzenlenen poliçe sözleşmeleri olduğundan TTK'nın 749/1 maddesi uyarınca alacak isteminin 3 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, huzurdaki dava dosyasına dayanak teşkil eden ... 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibin 03/07/2023 tarihinde başlatıldığı, arabuluculuk başvuru tarihinin ise 17/07/2023 tarihi olduğu gözetildiğinde, 25/02/2023 tarihi itibariyle poliçe sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteminin zamanaşımına uğradığı, icra takibinin ve arabuluculuk başvurusunun dava konusu alacak zamanaşımına uğradıktan sonra gerçekleştirildiği kanaatine varılmakla dava konusu alacağın zamanaşımına uğraması sebebiyle davanın reddine, davanın reddine karar verildiğinden İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının yasal koşulları oluşmadığından reddine, davacının icra takibi başlatmakta kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığından yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.345,24-TL peşin harcın mahsubu ile artan 729,84-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.19/06/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*