T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/208 Esas
KARAR NO : 2024/787
DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/03/2022
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP (Davacı vekili dava dilekçesinde özetle); Müvekkil şirket ... Tic. Ltd. Şti ("...") ile davalı ...A.Ş. ("...") arasında yapılan Sermaye Piyasası Faaliyetleri Çerçeve Sözleşmesi uyarınca ulusal ve uluslararası borsalar ile sermaye piyasası araçlarının satın alınması, satılması, tahvili, takası, saklanması ve her türlü sermaye piyasası hizmetlerinin davalı tarafından veya aracılığıyla yapılması için sözleşme akdedildiğini, müvekkil şirkete ait olup davalı Aracı Kurum vasıtasıyla sahip olduğu 6 adet ... sembolü olan 21/4/2020 vadeli ham petrol kontratı, 1 adet ... vadeli brent ham petrol ve 1 adet 08/6/2020 vadeli ... sembolü ile canlı hayvan kontratlarındaki açık pozisyonlar müvekkile ait herhangi bir talimat olmaksızın davalı kurumca kapatıldığını, söz konusu kontratlar müvekkilin talimatı dışında kapatılmış olup, müvekkil tarafından söz konusu kontratlara ilişkin olarak 20/4/2020 tarihinde davalı şirkete ait olan ... no.lu ve ... no.lu telefon aranarak davalı kurum bünyesinde çalışmakta olan farklı iki yatırım danışmanı ile bu kontratlar üzerine görüştüğünü, müvekkilin defeatle her iki çalışana da sormuş olduğu üzere pozisyonların açık olduğunu ve kesinlikle stop-lost olmayacağını yani kapatılmayıp, kontratların açık kalacağını beyan etmesi üzerine bu beyanlara istinaden müvekkil başka herhangi bir işlem yapmadığını, müvekkilin 20/4/2020 tarihinde davalı personellerinden aldığı beyan ve taahhüde istinaden kontratların durumunu sormak için 21/4/2020 tarihinde davalı şirketi aradığında pozisyonların ... olup kapandığını, hesabındaki tüm paranın çekildiğini, ilave olarak 173,494,83-USD eksi bakiye ortaya çıktığının bildirildiğini, davalı şirket savunma olarak; teminat seviyesinin yetersiz hale gelmesi sonucunda müvekkile ait pozisyonların kapatıldığını ifade etse de 20/4/2022 tarihinde müvekkil şirket yetkilisi Mehmet Özevin'in davalı kurum çalışanlarıyla yaptığı görüşmede teminatla alakalı bir sıkıntı olmadığı kontratların stop-lost olmayacağı beyan ve taahhüt edildiğini, görüleceği üzere davalı ve personelinin hatalı yönlendirmesi neticesinde müvekkile ait yatırım hesabında zararı ortaya çıkmış olduğu iddiasıyla söz konusu zararın davalıdan tazmin edilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı’nın dava konusu iddiaları, 20 Nisan 2020 tarihinde Davacı’nın uzun pozisyon sahibi olduğu ... kodlu ham petrol kontratı, ... kodlu ... kontratı ve ... kodlu canlı hayvan kontratını ilgilendirdiğini, davacı’nın türev araç pozisyonlarının kapatılmayacağı yönünde müvekkil şirket personelinden beyan ve taahhüt aldığı, anılan taahhüde rağmen, davacı’nın talimatı olmaksızın pozisyonlarının kapatıldığı ve bu nedenle Davacı’nın zarara uğratıldığının iddia edildiğini, dava dilekçesinde Müvekkil ...’a yöneltilen iddiaların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, aşağıda ayrıntılarına yer verilen gerekçelerle söz konusu iddia ve taleplerin tamamını reddettiklerini, esas hakkındaki incelemeye geçilmeden önce; dava konusu miktarın belirli olması sebebiyle, davacı’nın kısmi dava açmakta bir hukuki yararının bulunmadığı tespit edilerek, eksik kalan harcın tamamlatılması ve/veya davanın esasının incelenmesine geçilmeden, kısmi dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddedilmesi gerekmektiğini, dava dilekçesinde, zarar ve Müvekkil’in davranışları arasındaki uygun illiyet bağı belirtilmediğini, davacı dilekçesindeki bu belirsizliğin, davacı iddialarının mesnetsizliğini ortaya koyduğunu ve davacının soyut iddiaları müvekkili haksız yere itham altında bıraktığını, davacının kısmi dava açılması konusunda hukuki yararının bulunmaması sebebiyle davanın usul yönünden reddine, müvekkilin davaya konu olaylara ilişkin herhangi bir hukuki sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davacı’nın haksız davasının esas yönünden reddine ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosyada taraflarca bildirilen belgeler, davacı tarafın sunmuş olduğu 24/4/2020 Tarihli mail, ... 16. Noterliği ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname 1/6/2020 tarihli ...'a ait dilekçe ... 40. Noterliği ... tarih, ... yevmiye nuaralı ihtarname, ... 16. Noterliğ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname, SPK Başkanlığı Aracılık Faaliyetleri Dairesi Başkanlığı'na ait ... sayılı kurul kararı, 17/8/2020 tarihli SPK Başvuru dilekçesi, ... tarihli dilekçe, Arabuluculuk anlaşamama tutanağı, davalı ile ... nolu müşteri hesap numarasıyla imzalanan Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Faaliyeti sözleşmesi ve çerçeve sözleşmesi ve ekleri, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/11/2020 tarih...E. ve...K. Sayılı ilamı, müvekkil davacının davalılarda bulunan hesabının hesabın açıldığı tarihten itibaren tüm hesap hareketleri, müvekkil ile davalı arasında yapılan telefon görüşmeleri kayıtları, davalı tarafın sunmuş olduğu Sermaye Piyasası Faaliyetleri Çerçeve Sözleşmeleri Genel Hüküm ve Şartları, Türev Araçlar Alım Satımına Aracılık Faaliyeti Özel Şartları, Trademaster Sistemi Hizmet Sözleşmesi, Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formu, Türev Araçlar Risk Bildirim Formu, Yurt Dışı Türev Araçlar Risk Bildirim Formu, Kurumsal Yatırımcı Bilgi Formu, Kurumsal Yatırımcı Risk Getiri Bilgi Formları, Kurumsal Yatırımcı Risk Getiri Bilgi Formu, Log Kayıtları, Sermaye Piyasası Kurulu Aracılık Faaliyetleri Dairesi Başkanlığı’nın...sayılı Kurul Kararı, Davacı ile Müvekkil arasında gerçekleştirilen 20 Nisan 2020 ve 21 Nisan 2021 tarihli telefon görüşmelerine ilişkin ses kayıtları, davacı ile davalı arasında gerçekleştirilen telefon görüşmelerine ilişkin zaman çizelgesi, delil olarak değerlendirilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın: Davada ihtilafın, davalı ile imzalanan Sermaye piyasası Faaliyetleri Çerçeve sözleşmesi kapsamında, davacının davalı ... A.Ş nezdindeki ... numaralı yatırım hesabı nezdinde davalının kusurlu, hatalı ve güveni kötüye kullanan işlemi nedeniyle ile teminat çağrısı yapılmaksızın kontratların kapatılması iddiasıyla davacının zarara uğradığından bahisle tazminat talebinin yerinde olup olmadığı varsa miktarı ve yine bu işlemler nedeniyle davacının davalı kuruma borçlu olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
09/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda:"Dosya ekinde bulunan davalı vekili tarafından sunulan CD’nin dökümünün yapılması istenilmiş olmakla birlikte, 11 adet .wav uzantılı içeren ses dosyalarının 53 dakika 51 saniye olduğu görülmüş ses kayıtları metin haline dönüştürüldüğü" bildirilmiştir.
30/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda: "Mahkeme’nin kararı doğrultusunda verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde; dava konusu uyuşmazlığın esası, davacı şirketin davalı ... A.Ş aleyhine, Davalı nezdindeki ... numaralı yatırım hesabı nezdinde davalının kusurlu, hatalı ve güveni kötüye kullanan işlemi iddiasıyla teminat çağrısı yapılmaksızın kontratların kapatılması nedeniyle uğranılan zarara karşılık tazminat talebi ve bu işlemler nedeniyle davalı kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti talebinden ibarettir. yukarıda ayrıntılı olarak arz ve izah edilen nedenlerle, davacı şirketin davalı aracı kurumu, yaptığı yatırım nedeniyle veya yapılan stop out işlemlerinden dolayı sorumlu tutamayacağı, yatırımcı'nın teminatının stop-out seviyesini aştığı durumlarda ve yetersiz kaldığı hallerde başvurulan bir sıradan bir uygulama olduğu neredeyse tüm aracı kurumlar tarafından uygulandığı, davalı aracı kurumun gerekeli tüm bilgilendirmeleri yaptığı, Türev araçlar ve kaldıraçlı işlemlerin kendine özgü yüksek riskler içeren yatırımlar oldukları, dosyada mübrez teknik bilirkişi raporu ile ses kayıtlarının deşifre edilmesi neticesinde de SPK mevzuatı çerçevesinde herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığı, SPK tarafından yapılan inceleme sonucunda da davalı Aracı Kurum uygulamasında mevzuata aykırı bir işlem tespit edilemediği, hukuki nitelendirme ve Nihai takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, Sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; ancak, Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda
da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu" bildirilmiştir.
17/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda: "Dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde; dava konusu uyuşmazlığın esası, Davacı şirketin Davalı ...A.Ş aleyhine, Davalı nezdindeki ... numaralı yatırım hesabı nezdinde davalının kusurlu, hatalı ve güveni kötüye kullanan işlemi iddiasıyla teminat çağrısı yapılmaksızın kontratların kapatılması nedeniyle uğranılan zarara karşılık tazminat talebi ve bu işlemler nedeniyle davalı kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti talebinden ibarettir.
Taraflar arasında yapılan telefon görüşmelerinden teminat tamamlama çağrısı yapılmadığı, bununla birlikte, yapılan işlemlerin Yatırım Hizmetleri Ve Faaliyetleri İle Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (Yatırım Hizmetleri Tebliği)’in ‘’ İşlem aracılığı faaliyetinin yürütülmesine ilişkin ilke ve esaslar’’ başlıklı 19. Maddesinin 1. Fıkrasının D bendi uyarınca;“Kaldıraçlı işlemlerle ilgili olarak yatırılan teminat tutarlarının üzerinde bir kayba uğratacak şekilde genel müşteriye ve talebe dayalı profesyonel müşteriye işlem yaptırılamaz. Yatırımcının piyasa koşullarından dolayı teminatından daha fazla zarara uğraması halinde söz konusu zarar genel müşteriden veya talebe dayalı profesyonel müşteriden talep
edilemez.’’ Hükmüne aykırı olduğu, davalı yatırım kuruluşunun, genel müşterilere ve talebe dayalı profesyonel müşterilere yatırdıkları teminatın üzerinde kaldıraçlı işlem yapmaları için izin vermelerinin SPK mevzuatına uygun olmadığı,
davacının söz konusu işlemlerden sorumlu veya kusurlu olmadığı, ses kayıtları uyarınca kurumun kusurlu davranışının ve taraflar arasındaki sözleşmeyi aşan yönlendirmesinin olup olmadığı hususunda ise, kurumun müşteri temsilcilerinin
doğru yönlendirme yapmadıkları ve yeterli bilgiye sahip olmadıklarının görüldüğü, söz konusu dava konusu uyuşmazlıkta bahsi geçen “Saxobank emirleri kabul etmediği…”nden bahisle işlem gerçekleştirilememesi hususunda ise davacıya kusur atfedilemeyeceği, ve tüm bunlarla birlikte daha da önemlisi yapılan işlemin kaldıraçlı işlem olması sebebiyle, davacı/yatırımcının her koşulda her ne olursa olsun teminat tutarının altına inmesinin mümkün olmadığı/yasak olduğu
arıca yukarıda da ayrıntılı olarak bahsedildiği üzere,işbu dava konusu somut olayda olduğu gibi; SPK tebliğlerinde bu yasağa rağmen teminatın üzerinde kaldıraçlı işlem yaptırılmışsa ve yatırımcı teminatından daha fazla zarara uğramışsa, bu zararın yatırımcıdan talep edilemeyeceği, kurumun taraflar arasındaki sözleşmeyi aşan yönlendirmesinin olup olmadığı konusunda ise, sözleşmeyi aşan yönlendirme den ziyade, SPK tebliğlerine ve yatırım şirketlerinin özen borcuna ve sözleşmeye uygun işlem yapılmadığının görüldüğü, yatırımcının ayrıntılı olarak yukarda da belirtilen ihtarname yoluyla talep ettiği tutarlar (290.510,00 USD) bakımından takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; Hukuki nitelendirme ve Nihai takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, Sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; Ancak, Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm
kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı kanaatlerine ulaşıldığı" bildirilmiştir.
12/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda: " Davacı ve davalı arasında Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Faaliyeti Sözleşmenin imzalanmış olduğu, 20.04.2020 tarihinde ...borsasında ... sembolü ile işlem gören ham petrol kontratının borsa fiyatı eksi seviyelere düştüğü, Davacı’nın hesabında ham petrol kontratında toplam 6 lot olmak üzere 6 bin varil kontrat büyüklüğünde uzun yönlü açık pozisyonu bulunduğu, ... (...) kontratında 1 lot uzun pozisyon ve canlı hayvan (...) kontratında 1 lot uzun pozisyonu da bulunduğu,... AŞ. nezdinde ... (karşı taraf) davacının 22.04.2020 tarihi itibariyle (-173.479,48-USD) borçlu olduğu, 09.12.2022 tarihli Bilirkişi Raporu ile ... yetkilisinin “...Çağrı Merkezi: ... bey şimdi şeyde de arkadaşlar uzlaşma saatine bırakmayın. 18’de kapanacak bu arada eğer uzlaşmaya bırakırsanız. Uzlaşmaya bırakmanız bir risk” gerekli risk bildirimini yerine getirdiği, davacının duruma vakıf olduğu; “... Bey: Agresif fiyat hareketleri olabilir kapanışta o zaman. Zaten olumsuz biranda iki kat fiyat geldi. Biri 11 $ biri 22 $ yani her halükarda uzlaşma rakamı belki 15-16 $ olabilir diye tahmin ediyorum”, davacının teminat konusunda yeterli bilgiye sahip olduğu; “...Merkezi: Evet yarın kapanacak. 5 kontrat için teminatınız yeterli değil. İndirelim isterseniz şeyi miktarı” ve “... Bey: (alamıyor abi teminat yeterli değil) 2 tane alsana o zaman (abi teminat yeterli değil diyor telefonla açıp konuşuyorum teminat yeterli değil diyor duyuyorsun)” ve “... Bey: Teminatta bir sıkıntı var mı? Onu bir öğrenmek istiyorum.”, “...: Şuanda teminat kullanımı % 112 civarında.”, “... Bey: Evet.”, “...Merkezi: % 150’de tüm pozisyonlarınız kapatılır”, “... Merkezi: Hesap numaranız yani teminat kullanımınız % 150’ye geldiğinde bütün future kontratlarınız pozisyonlarınız kapatılır.”, “... Bey: Yalnız üçünü birden mi kapatıyor.”, “... Merkezi: Üçünü birden kapatır.”, “... Bey: Üçünü birden kapatır. Satmıyoruz. Tamam şu Koç vardı bizde. ...”, “... Merkezi: 400 adet görüyorum bu değil mi?”, “... Bey: Evet onu satabilir miyiz?”, “... Çağrı Merkezi: 400 adetin tamamını satacağım dimi”, “... Bey: Evet.” diyerek cevap verdiği… örüldüğü üzere davalı Aracı Kurum ...’ın, gerekli risk bildirimini yerine getirdiği, davacının teminat konusunda yeterli bilgiye sahip olduğu, teminat tamamlaması gerektiği, teminatı tamamlamadığı durumda bütün vadeli açık pozisyonlarının kapatılabileceğini bildiği ve konuya vakıf olduğu, davacı müşteri Metropol’ün 22.04.2020 tarihi itibariyle (-173.479,48-USD) borçlu olduğu, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı dosyaya sunulan delil belgeler üzerinde görüldüğü" bildirilmiştir.
10/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda: "...Esas no’lu dosya ekinde bulunan davalı vekili tarafından sunulan CD’nin dökümünün yapılması istenilmiş olmakla birlikte, tarafımdan yapılan döküm yapılarak metin haline dönüştürüldüğü" bildirilmiştir.
22/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda: " ...Esas no’lu dosya ekinde Bulunan davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde ses dökümünün daha önce yapılmış halinde maddi hatalar yapıldığı ifade edilmiştir. Buna ilişkin mahkemenizin yeniden inceleme istemesi üzerine yeniden rapor hazırlanmakla, döküm yapılarak metin haline dönüştürüldüğü" bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi uyarınca davalının kusurlu ve hatalı olarak güveni kötüye kullandığı iddiası ile teminat çağrısı yapmaksızın kontratları kapatması sebebiyle davacının mahrum kaldığı kar kaybı ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemli menfi tespit ve alacak talebini içerir dava olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davalı ile aralarındaki sözleşme uyarınca davalı kurum vasıtasıyla sahip olduğu 6 adet vadeli ham petrol kontratı, 1 adet brent ham petrol kontratı ve 1 adet vadeli ... sembolü ile canlı hayvan kontratının davacının talimatı ve bilgisi olmaksızın kapatıldığı, bu sebeple kar kaybına uğradığı, kontratların kapatılmasına karşın davacıya birden fazla kez kontratların açık olduğu bilgisinin verildiği, ayrıca hesaptaki tüm paranın çekildiği, ilave olarak ek 173.494,83 USD eksi bakiye çıktığı eksi çıkan bu bakiye sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalının ise risk bildirme formuyla riskleri davacıya bildirildiği ,davacının ise bilgi vermekten kaçındığını ve bu sebeple her türlü sorumluluğun kendilerine ait olacağını kabul ettiği, covid 19 sebebiyle 2020 yılında ... borsasındaki kontratlarda sert düşüşler yaşandığı, ham petrolün varil başı -40 ABD DOları seviyesine gerilediği, davacının teminat seviyesinin stop out seviyesinin de altına inmesi sebebiyle piyasa koşulları çerçevesinde davacının açık pozisyonlarının kapatıldığı, teminat seviyesinin yetersizliğinin elektronik işlem platformu üzerinden ve telefonla da davacıya bildirildiği, davacının ham petrol kontratı ile ... kontratının 20 nisan 2020 tarihinde kapatıldığı, canlı hayvan kontratının ise 21 nisan 2021 tarihinde kapatıldığı, müvekkilinin hukuka aykırı herhangi bir işlemi olmadığını bildirerek davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında, ''Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi'' imzalandığı, sözleşmede davacının yatırımcı, davalının aracı kurum olarak tanımlandığı, sözleşmenin konusunun yatırımcının, aracı kurumun elektronik işlem platformunda kaldıraçlı alım satım işlemleri gerçekleştirmesine ilişkin esasların düzenlenmesi olarak belirtildiği, sözleşme uyarınca taraflar arasında ayrıca kaldıraçlı alım satım işlemleri risk bildirim formunun da imzalandığı görülmektedir. Bu form ile davacının forex işlemleri ve türev araçların alım satımına ilişkin işlemlere ilişkin risk durumuna yönelik aydınlatıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulu 30.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı şirketin davalı aracı kurumu, yaptığı yatırım nedeniyle veya yapılan stop out işlemlerinden dolayı sorumlu tutamayacağı, yatırımcı'nın teminatının stop-out seviyesini aştığı durumlarda ve yetersiz kaldığı hallerde başvurulan bir sıradan bir uygulama olduğu neredeyse tüm aracı kurumlar tarafından uygulandığı, Davalı aracı kurumun gerekeli tüm bilgilendirmeleri yaptığı, Türev araçlar ve kaldıraçlı işlemlerin kendine özgü yüksek riskler içeren yatırımlar oldukları, dosyada mübrez teknik bilirkişi raporu ile ses kayıtlarının deşifre edilmesi neticesinde de SPK mevzuatı çerçevesinde herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığı"nın belirtildiği, 17.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Taraflar arasında yapılan telefon görüşmelerinden teminat tamamlama çağrısı yapılmadığı, yapılan işlemlerin Yatırım Hizmetleri Ve Faaliyetleri İle Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (Yatırım Hizmetleri Tebliği)'in İşlem aracılığı faaliyetinin yürütülmesine ilişkin ilke ve esaslar” başlıklı 19. Maddesinin 1. Fıkrasının D bendi uyarınca; “Kaldıraçlı işlemlerle ilgili olarak yatırılan teminat tutarlarının üzerinde bir kayba uğratacak şekilde genel müşteriye ve talebe dayalı profesyonel müşteriye işlem yaptırılamaz, yatırımcının piyasa koşulları sebebiyle teminatından daha fazla zarara uğraması halinde söz konusu zarar genel müşteriden veya talebe dayalı profesyonel müşteriden talep edilemez.” Hükmüne aykırı olduğu, davalı yatırım kuruluşunun, genel müşterilere ve talebe dayalı profesyonel müşterilere yatırdıkları teminatın üzerinde kaldıraçlı işlem yapmaları için izin vermelerinin SPK mevzuatına uygun olmadığı, davacının söz konusu işlemlerden sorumlu veya kusurlu olmadığı, ses kayıtları uyarınca kurumun kusurlu davranışının ve taraflar arasındaki sözleşmeyi aşan yönlendirmesinin olup olmadığı hususunda ise, kurumun müşteri temsilcilerinin doğru yönlendirme yapmadıkları ve yeterli bilgiye sahip olmadıklarının" belirtildiği, 12.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda; ... yetkilisi ile davacı arasında geçen telefon görüşmelerinin değerlendirilmesi ile davalının gerekli risk bildirimini yerine getirdiği, davacının teminat konusunda yeterli bilgiye sahip olduğu, teminat tamamlaması gerektiği, teminatı tamamlamadığı durumda bütün vadeli açık pozisyonlarının kapatılabileceğini bildiği ve konuya vakıf olduğu, davacı müşteri ...l'ün 22.04.2020 tarihi itibariyle (-173.479,48-USD) borçlu olduğu, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığının belirtildiği, dosyaya sunulu tüm delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu; gerek yatırım yetkilisi ile davacı arasında geçen telefon görüşmelerinin değerlendirilmesi gerek bilgi formlarının davalı tarafından doldurulması ile davacının tüm süreç hakkında bilgi sahibi olduğu, davalının gerekli risk bildirimini yerine getirdiği, davacının teminat konusunda yeterli bilgiye sahip olduğu, teminat tamamlaması gerektiği, teminatı tamamlamadığı durumda bütün vadeli açık pozisyonlarının kapatılabileceğini bildiği ve konuya vakıf olduğundan davacının mahrum kaldığı kar kaybı komisyon talebinin ve davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebinin ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükle bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60.-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.776,99-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 1.349,39 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı tarafından bilirkişi masrafı olarak yapılan 4.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 39.107,94-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2024
Katip Hakim
¸e-imzalıdır e-imzalıdır