T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/636 Esas
KARAR NO :2024/775
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:06/10/2023
KARAR TARİHİ:05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirketin yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün lider kuruluşlarından olduğunu, davalının talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkili şirketin davalı/borçludan 636.965,93-TL tutarında alacağının bulunduğunu ve davalı/borçlunun borcunu ödemediğini bunun üzerine davalı tarafa karşı ....İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, ancak davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine söz konusu takibin durduğunu, davalının haksız itirazları neticesinde durdurulan icra takibinin devamı amacıyla müvekkili şirket tarafından ilk olarak arabuluculuk başvurusunun yapıldığını ancak anlaşmanın sağlanamadığını, bunun üzerine işbu itirazın iptali davasını ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu beyanla fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazlarının iptaline, davalı/borçlu aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128.maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin İTO kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, tarafların BA-BS kayıtları celbedilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizin 13/06/2024 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; ''Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için tarafların 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ... ve Sektör (taşıma) Uzmanı bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 03/11/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
-İncelenen davacı şirkete ait 2021 ve 2022 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2021 ve 2022 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
-Davalı ... ve San. Tic. Ltd. Şti.'nin inceleme günü olan 05/07/2024 günü saat 14:00'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı,
-Davacı ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin taşıma sözleşmesine istinaden düzenlediği yirmiyedi (27) adet faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 02/11/2021 tarihi itibariyle davalı ... ve San. Tic. Ltd. Şti.'den 636.965,93-TL cari hesap alacağının bulunduğu,
-Davacı ve davalı arasında taşıma akdi gerçekleşmiş olup, davacının davalıya taşıma hizmeti verdiğinin görüldüğü,
-Davacı şirketin icra takip tarihi öncesinde davalı yandan faiz talebinde bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyanın UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı ve incelenmesinde takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında toplam 636.965,93-TL alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur.
HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, davaya konu ve icra takibine dayanak olan açık hesaba konu faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı, temerrüt, işlemiş faiz ve icra-inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı ile davalının icra takibine vaki itirazının haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir.
Taraflar arasında TTK'nın 89.maddesinde tanımlandığı şekilde yazılı bir cari hesap sözleşmesi yapılmamıştır. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de davacı taraf bu açık hesap ilişkisi nedeniyle alacağı talep edebilir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/04/2018 tarihli, 2017/19-903 esa, 2018/974 karar, 28/03/2018 tarihli 2017/19-1634 esas, 2018/633 karar, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 30/10/2018 tarihli 2016/20574 esas, 2018/5306 karar, 18/04/2016 tarihli 2015/15462 esas, 2016/6686 karar sayılı ilamları da bu yöndedir.
Takibe konu cari hesap ekstresinin kaynağı ise fatura alacağıdır. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle bu alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;Mahkememizce ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde aldırılan ve itibar edilen bilirkişi heyet raporuna göre usulüne uygun tutulmuş tarafların ticari defterleri itibariyle davacı, davalı taraftan takip tarihi itibariyle 636.965,93-TL alacaklıdır. Zira incelenen davacı şirketin ticari defterlerinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturaların davalı tarafa iletilmiş olduğu, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturalara 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmemesi ve yine davalı ... ve San. Tic. Ltd. Şti.'nin inceleme günü incelemeye katılmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; davaya konu ve takibe dayanak olan açık hesaba konu faturaların davalı tarafa iletilmiş olması, davalı tarafın ilgili faturaları sistemde kabul etmiş olması başka bir deyişle iade edilmemiş olması, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturalara 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmemesi, yine işbu faturaların davacı şirketin BS formunda yer alması, davaya konu faturalara konu hizmetin davalı tarafa verilmiş olduğu ile Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde aldırılan ve itibar edilen bilirkişi raporlarına göre HMK'nun 222/3.Maddesi de dikkate alınarak davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği ve alacağın(636.965,93-TL) ispat edildiği anlaşılmıştır. Davalının bu durumda, bu bedele ilişkin varsa ödeme hususunu ispat etmesi gerekir. Davalının bu alacak yönünden ödeme hususunu ispat edemediği tespit edilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.İİK'nın 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kabulüne karar verilen alacak miktarının kayıtlara dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2.maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 636.965,93-TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın KABULÜNE, davalı tarafından ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin, takipteki diğer koşullarla birlikte devamına,
2-Davalının hükmolunan 636.965,93-TL'nin %20'si oranında (127.393,19-TL) icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, bu tutarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 43.511,14-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 10.877,79-TL harcın mahsubu ile bakiye 32.633,35-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 99.544,89-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 10.877,79-TL peşin harç, 9.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 590,50-TL posta masrafları olmak üzere toplam 21.238,14-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/12/2024
Katip ...
Hakim ..