T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/697 Esas
KARAR NO : 2025/300
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 02/11/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 1 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, Merkezi Takip Sistemi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının 28.07.2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz etmiş olup, yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu, davalının itirazları ve iddiaları hukuki mesnetten yoksun olup, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapılmış olup reddi gerektiğini, müvekkil şirketin, davalı borçlu şirketten olan alacağının elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu fatura sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedelinin davalı tarafından halen ödenmediğini, takibe konu edilen 281.199,96-TL tutarlı olan fatura cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığını, borca ve takibe dayanak faturanın, elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiğini, söz konusu fatura bedeli davalı tarafından halen ödenmediğini, borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve SKTT % 6,00 tarife paketi kullanım şartlarında görüleceği üzere davacı şirketin portföyünden konfigürasyon (davalının talebi ve onayı ile başka bir tedarik şirketine geçmesi) sebebi ile sözleşmenin feshedildiğini ve sözleşme bitiş süresinden önce fesih nedeniyle cayma bedeli 16.05.2023 tarihli faturaya yansıtıldığını, taraflar arasında imza altına alınan sözleşme gereği belirlenen faiz oranlarına da uygun olarak faiz belirlenmiş ve faturaya yansıtıldığını, bu bakımdan tamamıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak yansıtıldığını belirterek, davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında, elektrik abonelik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca, müvekkili firmanın davacıdan indirimli elektrik tedarik edeceğini, ancak davacının EPDK kuralları ve sözleşme şartlarına aykırı fiyatlandırma yapıp fatura düzenlediği için, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olmasına rağmen, davacı tarafından müvekkili aleyhine cayma bedeli adı altında fatura düzenlendiğini ve bu fatura çerçevesinde Merkezi Takip Sisteminin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış olup taraflarınca bu takibe itiraz edildiğini, müvekkilinin davacı ile arasındaki elektrik abonelik sözleşmesini haklı nedenle feshetmiş olduğundan herhangi bir şekilde cayma bedelinden sorumlu olmayacağının açık olduğunu, buna rağmen davalı tarafından müvekkil aleyhine cayma bedeli adı altında fatura düzenlenmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, Merkezi Takip Sistemi'nin ... E. Sayılı dosyası, abonelik sözleşmesi, faturalar, tüketim ekstresi, ticari defter kayıtları, ticari sicil kayıtları, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
19/09/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında; uyuşmazlığın niteliği ile HMK'nın 200. maddesi uyarınca itibariyle taraf vekillerinin tanık dinletme taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir sektör(elektirik mühendisi), bir borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı ve bir mali müşavir bilirkişi bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, dava ve takip konusu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise kaydın ne şekilde olduğu ve BA formu ile davalı tarafından bildirilip bildirilmediğinin, kayıtlı ise faturaya ilişkin ödeme kaydının olup olmadığının, tarafların kendi defterlerine borç-alacak durumunun icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle tespiti, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında cezai şart alacağının bulunup bulunmadığı bulunuyor ise cezai şartın sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygunluğu, tanzim edilen faturadaki hesaplamaların uygun olup olmadığı ve sonuç alacak miktarının net olarak tespiti hususlarında hazırlanan 17/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirkete ait ticari defterlerin e-defter uygulaması ile tutulduğu, yevmiye defteri ve defteri kebir e-defter beratlarının zamanında ve usulüne uygun verilmiş olduğu, envanter defterlerinin zamanında tasdik edildiği, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirkete ait 2021-2022 ve 2023 Yılına ait ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, davalı şirketin davaya müdahil olmadığı ve dava dosyasına herhangi bir belge sunmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin süresi ve feshi başlıklı 6 maddede sözleşmenin abone tarafından 30 gün önceden yazılı olarak bildirmek ve varsa tarifedeki süre ve fesih koşullarını yerine getirmek kaydıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir. Abone iş bu maddedeki 30 günlük bildirim feshi olmadan sözleşmeyi feshetmesi abonelikten çıkması halinde abone olduğu sürece ödediği en yüksek faturanın 2(iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak derhal ödeyecektir. Hükmü gereği, en yüksek faturanın 163.544,77.-TL olması sebebiyle (163.544.77 x 2-)327.089,54.-TL cezai şart ödemesi gerektiği, ancak davacı talebinin abonelik süresince ödediği faturaların ortalaması alınarak 281.199,96.-TL cezai şart bedeli faturası düzenlediği, davanın davacı talebiyle sınırlı olması sebebiyle yüce mahkemeniz tarafından sözleşmede belirlenen cezai şart halinin varlığının kabul edilmesi halinde davacı şirketin davalı şirketten talep ettiği cezai şart bedelini ödemesi gerektiği, davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre, ödeme emri tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten 281.199,96.-TL alacağının olduğu, Sözleşmenin Mali hükümler başlıklı 5.1 maddesinde faturada belirtilen son ödeme tarihi geçtikten sonra yapılan ödemeler için günlük bazda faturada belirtilen oranda faiz ödeyeceğini kabul beyan ve taahhüt etmektedir. olduğu ödeme emri konusu faturada son ödeme günü ve aylık %5 faiz uygulanacağının belirtildiği, temerrüt şartlarının kabulü halinde davacının ödeme emrinde 20.672,23 TI talep edebileceği bildirilmiştir.
14/03/2024 tarihli celsenin 5 numaralı ara kararı sonucunda bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 17/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun taraf teşkili sağlanılmadan ve tüm taraf delilleri dosyaya ibraz edilmeden dosyaya kazandırılmakla savunma hakkının kısıtlanmaması amacıyla mevcut durum itibariyle davalı tarafça sunulabilecek deliller dosyaya celp edilmeden dosyaya sunulan bilirkişi raporunun(mahkememizce taraf teşkili sağlanılmadan bilirkişi raporu alınması sebebiyle) hüküm kurmaya elverişli olmadığının tespitine karar verilmiştir.
HMK’nın 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK’nun 267. maddesi ile usul ekonomisi ilkesi gereği dosyanın 17/05/2024 tarihli bilirkişi raporunu sunan bilirkişi heyetine tevdii ile, mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, dava ve takip konusu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise kaydın ne şekilde olduğu ve BA formu ile davalı tarafından bildirilip bildirilmediğinin, kayıtlı ise faturaya ilişkin ödeme kaydının olup olmadığının, tarafların kendi defterlerine borç-alacak durumunun icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle tespiti, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında cezai şart alacağının bulunup bulunmadığı bulunuyor ise cezai şartın sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygunluğu, tanzim edilen faturadaki hesaplamaların uygun olup olmadığı ve sonuç alacak miktarının net olarak tespiti hususlarında hazırlanan 05/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirkete ait ticari defterlerin e-defter uygulaması ile tutulduğu; yevmiye defteri ve defteri kebir e-defter beratlarının zamanında ve usulüne uygun verilmiş olduğu, envanter defterlerinin zamanında tasdik edildiği, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirkete ait 2021-2022 ve 2023 Yılına ait ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, davalı defter ve belgelerini sunulmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin süresi ve feshi başlıklı 6 maddede sözleşmenin abone tarafından 30 gün önceden yazılı olarak bildirmek ve varsa tarifedeki süre ve fesih koşullarını yerine getirmek kaydıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir. Abone iş bu maddedeki 30 günlük bildirim feshi olmadan sözleşmeyi feshetmesi abonelikten çıkması halinde abone olduğu sürece ödediği en yüksek faturanın 2(iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak derhal ödeyecektir. Hükmü gereği, en yüksek faturanın 163.544,77.-TL olması sebebiyle (163.544.77 x 2-)327.089,54.-TL cezai şart ödemesi gerektiği, ancak davacı talebinin abonelik süresince ödediği faturaların ortalaması alınarak 281.199,96.-TL cezai şart bedeli faturası düzenlediği, davanın davacı talebiyle sınırlı olması sebebiyle yüce mahkemeniz tarafından sözleşmede belirlenen cezai şart halinin varlığının kabul edilmesi halinde davacı şirketin davalı şirketten talen ettiği cezai sart bedelini ödemesi gerektiği, davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre ödeme emri tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten 281.199,96.-TL alacağının olduğu, sözleşmenin Mali hükümler başlıklı 5.1 maddesinde faturada belirtilen son ödeme tarihi geçtikten sonra yapılan ödemeler için günlük bazda faturada belirtilen oranda faiz ödeyeceğini kabul beyan ve taahhüt etmektedir. Hükmü olduğu ödeme emri konusu faturada son ödeme günü ve aylık % 5 faiz uygulanacağının belirtildiği, temerrüt şartlarının kabulü halinde davacının ödeme emrinde 20.621,33.TL talep edebileceği bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun tanziminden sonra dosyaya sunulan ve kazandırılan deliller ışığında cezai şartın taraf itirazları da tartışılıp gerekçelendirilerek net olarak tespiti, ardından belirlenen cezai şartın davalının mahvına sebebiyet verip vermeyeceği ile davacı şirket tarafından tanzim edilen faturaların sözleşmeye uygun olup olmadığı bu bağlamda sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı hususlarında hazırlanan 13/03/2025 tarihli ek raporda; davacı tarafından düzenlenen faturaların ... endeks dökümüne göre Aralık 2021 dönem fatura endeksinde uyumsuzluk olduğu, 03.01.2022 tarihli faturada Tüketim endeksi 126.377,66 kWh olarak belirtildiği, 30.11.2021-31.12.2021tarihleri arasında okunan ... endeks dökümünde 59.525,62 kWh olduğu görüldüğü, ... Endeks dökümü Tüketim endeksleri ile Düzenlenen faturalardaki Tüketim endeksleri 19 aylık dönemde; 18 ay uyumlu olduğu, 2021 12. Ay dönemi(l ay) uyumsuzluk olduğu, dava dosyasına sunulan sözleşmelerde; davalı tarafından kaşe ve imzası bulunan, davacı imzası veya kaşesi bulunmayan, sözleşme tarihleri yazmayan, kar marjı %6 ve Kar marjı %8 yazılı iki ayrı sözleşme olduğunun görüldüğü, davalının itiraz dilekçesinde sözleşmelerin tarihsiz olması nedeniyle geçersiz olduğu konusu, hukuki değerlendirmeye ihtiyaç olduğundan mahkemenin takdirinde olduğu, davalının itiraz dilekçesinde belirttiği 01.09.2021 tarihli kar marjı %8 olan sözleşmenin Eylül 2022 tarihine kadar uygulandığı, Eylül 2022 tarihinde davacı firma temsilcisi ile kar marjı %6 olan yeni bir sözleşme imzalandığı, ancak ... firma yönetimince yeni sözleşmenin kabul edilmediği, 01.09.2021 tarihli kar marjı %8 sözleşme üzerinden fatura hesaplamaya devam edildiği, davalının yeni sözleşme kabul edilmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiğinin görüldüğü, davalının itiraz dilekçesinde bahsettiği bu fesihin haklı fesih olup/olmadığı konusu uzmanlık alanım dışında olması ve hukuki değerlendirmeye ihtiyaç duyması nedeniyle Mahkeme takdirinde olduğu, sözleşmeler incelendiğinde fesih tazminatı ile ilgili; Sözleşmenin “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları-Sözleşmenin Yi ve Süresi bölümünde; Sözleşmede tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 12 ay içerisinde ABONE tarafından herhangi bir sebeple fesih edilmesi veya ABONE'nin bu sürede herhangi bir neden ile TEDARİKÇİ'nin portföyünden çıkmış olması halinde ABONE TEDARİKÇİ tarafından; fesih tarihine kadar kendisine düzenlenmiş olan faturaların ortalama tutarının iki katı kadar bedeli fesih tazminatı olarak TEDARİKÇİ'ye derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt edeceğinin belirtildiği, dava dilekçesinde Takibe konu edilen 281.199,96-TL tutarlı olan fatura cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığı, söz konusu fatura bedelinin; davalının, sözleşme bitiş süresinden önce sözleşme feshi nedeniyle cayma bedeli 16.05.2023 tarihli faturaya yansıtıldığının belirtildiği, sözleşmeye göre; Sözleşme bitiş süresinden önce sözleşmenin feshi nedeniyle fesih tarihine kadar düzenlenmiş olan faturaların ortalama tutarının iki katı kadar düzenlenmiş olan faturaların ortalama tutarının iki katı kadar bedeli fesih tazminatı ödeneceğinin belirtildiğini, davalı şirketin 2021 Yılı Ödenmiş sermayesin 100.000,00.-TL olduğu, dağıtılmamış geçmiş karları ile birlikte Öz kaynak toplamının 131.911,14.-TL olduğu, tespit edilmiş olup, 281.661,63.-TL cezai şartın davalı şirketin mahvına sebep olabileceği, bu nedenle Yüce Mahkemeni tarafından cezai şarta hükmedilecekse bile tenkise tabi tutulması gerektiği, Sözleşme Fesih tazminatı şartlarına bakıldığında; tedarik başlangıcından sonraki 12 ay içerisinde fesih edilmesi durumunda geçerli olacağı, dava dosyasına sunulan faturalar inde, 01.11.2021 tarihinden 04.05.2023 tarihine kadar faturaların düzenlendi 01.11.2021 yılından itibaren başladığı, davalı tarafından sözleşmenin feshinin tedarik başlan; inden 19 ay sonra gerçekleşmiş olması nedeniyle bu maddeye göre fesih tazminatı ödenemeyeceği, sözleşmeler incelendiğinde Cayma Bedeli cezai Şart ödemesi ile ilgili; a)- 6.1 maddesinde, ABONE'nin sözleşmedeki 30 günlük bildirim süresine uymaksızın sözleşmeyi fesih etmesi ve ... aboneliğinden çıkması halinde; abone olduğu süre boyunca tüketicinin ödedi en yüksek faturanın iki katı kadar tutarda CAYMA bedelini derhal ...'a cezai şart olarak ödeyeceği, sözleşmede taraflardan birince 30 günlük bildirimle feshedilinceye kadar sözleşme geçerli olduğu, Bu kapsamda ABONE fesih talebini ...'a 30 gün önceden yazılı olarak bildirmek ve varsa tarife paketindeki süre ve fesih koşullarını yerine getirmek kaydıyla sözleşmeyi her zaman sona erdirebileceği belirtilmesi ve “ABONE işbu sözleşmedeki 30 günlük bildirim süresine uymaksızın sözleşmeyi fesih etmesi ve ... aboneliğinden çıkması halinde abone olduğu süre boyı iketicinin ödediği en yüksek faturanın iki katı kadar tutarda CAYMA bedelini derhal ...'a cezai şart olarak ödeyecektir” denildiği, davalının mail ile bildirim yaptığını bildirdiği, ancak dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden sözleşmenin fesih talebi ile ilgili süreçlerin tam olarak tespit edilemediği, sözleşmeye göre mail ile 1 ay öncesinden bildirilmesi durumunda tedarikçinin değiştirilebileceği, sözleşmenin feshedilebileceği, herhangi bir tazminat ödemesi söz konusu olmayacağı, davalı tarafından sözleşme feshi bu maddede belirtilen sürelere uygun bildirilmediği durumda ancak bu maddeye göre en yüksek faturanın iki katı cayma bedeli cezai şart ödemesi gerektiği, ancak davacı dava dilekçesinde bu yönde bir talep olmadığının görüldüğü, bu nedenle de bu maddeye göre Cayma bedeli cezai şart talep edilemeyeceği, dava konusu faturalar incelendiğinde ...Gerilim abone grubu EPDK birim fiyatları incelenmiş, Düzenlene faturalardaki enerji birim bedeli ve EPDK birim bedelleri karşılaştırıldığı, düzenlenmiş faturalardaki enerji bi bedellerinin zaman zaman EPDK enerji birim bedellerinden yüksek olduğunun görüldüğü, düzenlenen faturaların, Enerji Birim Fiyatı-(...) x (1+Brüt kar marjı) olarak hesaplandığın görüldüğü, SKTT tarifesi üzerinden hesaplanan faturaların, EPDK ulusal tarifeye göre zaman zaman yüksek, zaman zaman düşük olduğu, bunun PTF+... bedellerindeki değişimden kaynaklandığı, PTF+ ... değerlerinin 2021 yılında 609,41 TL/MWh iken 2022 yılında %402 artarak 3.062,51 TL/MWh olduğu, 2023 yılında Nisan ayından itibaren tekrar pozitif olan ... bedeli ile PTF toplamı 2022 yılına göre %21,55 azalarak 2.402,45 TL/MWh olarak gerçekleştiğinin görüldüğü, dosyada davacı tarafından düzenlenen Faturalarda 2021, 2022 ve 2023 yılı PTF bedelleri ve ... bedelleri olmaması nedeniyle, PTF+... değeri ile EPİAŞ 2021, 2022 ve 2023 yılları PTF+... değerleri karşılaştırılamadığı, PTF+... kesin değerlendirme için; Davacı tarafından düzenlenen faturalara esas 2021, 2022 ve 2023 y lerek ve ...'tan 2021, 2022 ve 2023 istenilerek karşılaştırması yapılabileceği bildirilmiştir.
İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır.
"Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ... adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, ... Esas ... Karar sayılı ilamı)"
İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:
1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.
2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.
3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.
4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.
5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.
6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, Merkezi Takip Sistemi'nin ...E. Sayılı dosyası, abonelik sözleşmesi, faturalar, tüketim ekstresi, ticari defter kayıtları, ticari sicil kayıtları, 05/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ile 13/03/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların ... endeks dökümüne göre aralık 2021 dönem fatura endeksinde uyumsuzluk olduğu, 03.01.2022 tarihli faturada tüketim endeksi 126.377,66 kwh olarak belirtildiği, 30.11.2021-31.12.2021tarihleri arasında okunan ... endeks dökümünde 59.525,62 kwh olduğu görüldüğü, ... endeks dökümü tüketim endeksleri ile düzenlenen faturalardaki tüketim endeksleri 19 aylık dönemde; 18 ay uyumlu olduğu, 2021 12. Ay dönemi(l ay) uyumsuzluk olduğu, dava dosyasına sunulan sözleşmelerde; davalı tarafından kaşe ve imzası bulunan, davacı imzası veya kaşesi bulunmayan, sözleşme tarihleri yazmayan, kar marjı %6 ve Kar marjı %8 yazılı iki ayrı sözleşme olduğunun görüldüğü, 01.09.2021 tarihli kar marjı %8 olan sözleşmenin Eylül 2022 tarihine kadar uygulandığı, Eylül 2022 tarihinde davacı firma temsilcisi ile kar marjı %6 olan yeni bir sözleşme imzalandığı, ancak ... firma yönetimince yeni sözleşmenin kabul edilmediği, 01.09.2021 tarihli kar marjı %8 sözleşme üzerinden fatura hesaplamaya devam edildiği, davalının yeni sözleşme kabul edilmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiğinin görüldüğü, sözleşmeler incelendiğinde fesih tazminatı ile ilgili; sözleşmenin "Aboneye Özel Sözleşme Koşulları-Sözleşmenin Yürürlülüğü ve Süresi bölümünde;" sözleşmede tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 12 ay içerisinde abone(davalı) tarafından herhangi bir sebeple fesih edilmesi veya abonenin bu sürede herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olması halinde abone tedarikçi tarafından; fesih tarihine kadar kendisine düzenlenmiş olan faturaların ortalama tutarının iki katı kadar bedeli fesih tazminatı olarak tedarikçiye derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt edeceğinin belirtildiği, dava dilekçesinde takibe konu edilen 281.199,96-TL tutarlı olan fatura cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığı, söz konusu fatura bedelinin; davalının, sözleşme bitiş süresinden önce sözleşme feshi nedeniyle cayma bedeli 16.05.2023 tarihli faturaya yansıtıldığının belirtildiği, sözleşmeye göre; sözleşme bitiş süresinden önce sözleşmenin feshi nedeniyle fesih tarihine kadar düzenlenmiş olan faturaların ortalama tutarının iki katı kadar düzenlenmiş olan faturaların ortalama tutarının iki katı kadar bedeli fesih tazminatı ödeneceğinin belirtildiği, sözleşme fesih tazminatı şartlarına bakıldığında; tedarik başlangıcından sonraki 12 ay içerisinde fesih edilmesi durumunda fesih tazminatı şartının geçerli olacağı, dava dosyasına sunulan faturalar incelendiğinde; 01.11.2021 tarihinden 04.05.2023 tarihine kadar faturaların düzenlendiği yani tedariğin 01.11.2021 yılından itibaren başladığı, Davalı tarafından sözleşmenin feshinin tedarik başlangıç tarihinden 19 ay sonra gerçekleşmiş olması nedeniyle bu maddeye göre fesih tazminatı ödenemeyeceği, yine sözleşmeler incelendiğinde; cayma bedeli cezai şart ödemesi ile ilgili; a)- 6.1 maddesinde, abonenin sözleşmedeki 30 günlük bildirim süresine uymaksızın sözleşmeyi fesih etmesi ve ... aboneliğinden çıkması halinde; abone olduğu süre boyunca tüketicinin ödedi en yüksek faturanın iki katı kadar tutarda cayma bedelini derhal ...'a cezai şart olarak ödeyeceği, sözleşmede taraflardan birince 30 günlük bildirimle feshedilinceye kadar sözleşme geçerli olduğu, bu kapsamda abone fesih talebini ...'a 30 gün önceden yazılı olarak bildirmek ve varsa tarife paketindeki süre ve fesih koşullarını yerine getirmek kaydıyla sözleşmeyi her zaman sona erdirebileceği belirtilmesi ve “abone işbu sözleşmedeki 30 günlük bildirim süresine uymaksızın sözleşmeyi fesih etmesi ve ... aboneliğinden çıkması halinde abone olduğu süre boyı tüketicinin ödediği en yüksek faturanın iki katı kadar tutarda cayma bedelini derhal ...'a cezai şart olarak ödeyecektir” denildiği, davalının mail ile bildirim yaptığını bildirdiği, ancak dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden sözleşmenin fesih talebi ile ilgili süreçlerin tam olarak tespit edilemediği, sözleşmeye göre mail ile 1 ay öncesinden bildirilmesi durumunda tedarikçinin değiştirilebileceği, sözleşmenin feshedilebileceği, herhangi bir tazminat ödemesi söz konusu olmayacağı, davalı tarafından sözleşme feshi bu maddede belirtilen sürelere uygun bildirilmediği durumda ancak bu maddeye göre en yüksek faturanın iki katı cayma bedeli cezai şart ödemesi gerektiği, ancak davacı dava dilekçesinde bu yönde bir talep olmadığının görüldüğü, bu nedenle de bu maddeye göre cayma bedeli cezai şart talep edilemeyeceği, özetle; 01.09.2021 tarihli kar marjı %8 olan sözleşmenin Eylül 2022 tarihine kadar uygulandığı, davacı tarafça aksi iddia edilse de Eylül 2022 tarihinde davacı firma temsilcisi ile kar marjı %6 olan yeni bir sözleşme imzalandığının değerlendirildiği zira dosya kapsamına sunulan faturalar incelendiğinde Eylül 2022 tarihinden sonra kar marjı %8 üzerinden kesinlen faturalara ilişkin düzeltme faturaları tanzim edildiği ve yeni faturalarda kar marjının %6 olduğunun faturalar arasındaki fark bedelinden kolaylıkla anlaşılabildiği dolayısıyla taraflar arasındaki uygulamadan hareketle Eylül 2022 tarihinden sonraki dönem için taraflar arasındaki sözleşmede %6 olarak belirlendiği ve uygulamanın da bir süre bu şekilde devam etmesine rağmen taraflar arasındaki yazışmalardan da analaşıldığı üzere davacı firmanın sözleşmeye aykırı şekilde tekrar %8 kar marjı üzerinden fatura tanzim etmeye başladığı, davalının itirazlarına rağmen sözleşmeye aykırı eylemlerin sürdüğü ve davalı tarafça davacı firmanın bu eylemleri sebebiyle sözleşmeyi feshe ilişkin ihtarname tanzim edildiği, mezkur tespitler ışığında; davalı firma tarafından sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayandığı hususunda mahkememiz kanaatinin hasıl olduğu, aksinin kabulü halinde dahi sözleşme hükümleri uyarınca feshin sözleşmenin 19. ayında gerçekleşmesi davacının tazminata hak kazanabilmesi için feshin ilk 12 aylık döneminde gerçekleşmesi gerektiği dönemsel olarak da davacının sözleşme hükümleri doğrultusunda davalıdan alacak talebinde bulunamayacağı ayrıca sözleşmenin 6.1 maddesi kapsamında da dava dilekçesinde cayma bedeli cezai şart ödemesi talebinin bulunmadığı anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi mucibince anılan madde kapsamında da davacının davalıdan alacak talebinde buluanamayacağı kanaatine varılmıştır.
05/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ile 13/03/2025 tarihli ek bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak; yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı tarafça ispat olunamayan davanın reddine, davanın reddine karar verildiğinden İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının yasal koşulları oluşmadığından reddine, davalı tarafça cevap dilekçesi ile kötüniyet tazminatı talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile talep olunan kötü niyet tazminat talebinin savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olduğu gerekçesiyle reddine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Davalı tarafça cevap dilekçesi ile kötüniyet tazminatı talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile talep olunan kötü niyet tazminat talebinin savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olduğu gerekçesiyle REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 48.291,41-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.08/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*