T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/718 Esas
KARAR NO: 2024/342
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 10/11/2023
KARAR TARİHİ: 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM/
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; ...a ait olan işyerinin olası hasarlara karşı teminat altına alınması maksadıyla, müvekkil şirketin nezdinde ... numaralı ... Sözleşmesi'nin düzenlendiğini, 27.05.2022 tarihinde müvekkili şirketin sigortalısı ...ın işyeri olarak kullanmakta olduğu taşınmazın üst katında bulunan 1 numaralı daireye ait ebeveyn banyo su tesisatının kaçak yapması nedeniyle, sigortalının dükkanının ön kısmındaki tavan dekorasyonu ve led aydınlatmaların zarar gördüğünün müvekkili şirkete bildirildiğini, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde, sigortalı iş yerinin ön teşhir bölümündeki tavan kısmının üst kattan gelen su sebebiyle hasar gördüğünün ortaya çıktığını, meydana gelen hasarın yakın nedeni dahili su olarak belirlendiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalısına meydana gelen hasarın onarılmasına ilişkin 27.01.2023 tarihinde 4.696,40-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin yapılan bu ödemeyle birlikte sigortalısının yerine kaim olduğunu ve üst kattaki dairenin maliki olan davalıdan rücu mektubu ile ödenen bu tazminatın talep edildiğini, davalı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığından ... 9.İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takibin başlatıldığını, söz konusu takibe borçlu tarafından haksız bir şekilde itiraz edildiğini ve itiraz üzerine icra dosyasının durdurulduğuru, yapılan itiraz neticesinde taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ve yapılan toplantılar neticesinde sürecin anlaşamama olarak sona erdiğini, bu nedenlerle ... 9.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ilişkin huzurdaki davayı ikame etme zorunluluklarının hasıl olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının takibe, asıl alacağa ve tüm fer'ilerine vaki itirazların iptaline, icra takibinin devamına, alacağın likit olduğu dikkate alınarak hükmolunacak borç miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı/borçludan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128.maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı şirketin İTO kaydı çıkarılarak dosyamız arasına alınmış, davalının nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, ... 9.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş ve hasar dosyası celbedilerek dosyamız arasına alınmıştır.
... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı cevabi yazısında ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığı bildirilmiştir.
... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... tarih ve... sayılı cevabi yazısında ... hakkında yapılan bilgisayar kayıtları ve tarh dosyasının tetkikinde; mükellefin faaliyette bulunduğu 2020, 2021,2022 ve 2023 takvim yıllarında Basit Usul Ticari Kazanç esasına göre faaliyetini yürüttüğü, defter tutma zorunluluğunun bulunmadığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE/
Dava, sigortalanan iş yerinde oluşan hasar nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin, 6102 Sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca rücuen tazmini amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın İİK'nun 67/1.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 1/1.maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
Görev, belirli bir konudaki davaya o yerdeki mahkemelerden hangisinin bakabileceğini ifade eder. HMK'nun 115. Maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartıdır ve hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resen incelenir.
Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... arasında başlangıç tarihi 20/01/2022 - bitiş tarihi 20/01/2023 olan ... Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, 27/05/2022 tarihinde sigortalı iş yerinde meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazmini amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların sıfatı, poliçenin niteliği, halefiyet ilkesinin özellikleri de göz önünde bulundurularak, öncelikle mahkemenin görevi ile ilgili dava şartının incelenmesi gerekmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472.maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçerek, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilecektir. Bu durumda da, görevli mahkeme, sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 Tarihli E.37, K.9 sayılı kararı, "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklindedir.
Somut olayda; sigortalı iş yerinde meydana gelen hasarın, davalının maliki olduğu işyerinin hemen bir üst katında bulunan daireye ait ebeveyn banyo su tesisatının kaçak yapması sebebiyle oluştuğu iddia edilmiştir. Buna göre, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki hukuki ilişki, davalı daire malikinin haksız fiil hükümleri ile MK'nın 732 maddesi uyarınca sorumluluğuna dayanmaktadır. O halde, sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmadığı gibi davalı tacir sıfatı taşımadığından taraflar arasındaki uyuşmazlığın da ticari nitelikte bulunmadığı, sigorta poliçesine konu yer iş yeri olsa da 6102 sayılı TTK hükümlerinin eldeki davada uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, davaya bakmaya genel mahkemeler görevli olduğu olduğu kanaatine varılmıştır.
HMK'nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK'nun 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Tüm bu nedenlerle HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c). maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi ile İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK md.2 ve HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen bendi uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/05/2024
Katip
¸
Hakim
¸