T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/775 Esas
KARAR NO : 2025/696
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 06/12/2023
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin davalıya hiçbir borcu ve riski olmamasına rağmen müvekkilinin davalıdan dolayı Kredi Kayıt Bürosu'nda ve Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nde "Zarar Niteliğindeki Krediler (TL)" başlığı altında 2.690,00-TL riski gözükmeye devam ettiğini, dava dilekçesinde belirtilen konu ile ilgili davalı ile yapmış oldukları harici görüşmelerde, anılan durumun düzeltileceğinin belirtildiğini ancak, anılan durumun düzeltilmediğini ve gerekli sistem düzeltmesinin yapılmadığını, ...'na ve ... Birliği Risk Merkezi'ne gerekli bildirim yapılmadığını, bu konuda davalıya ihtarname de gönderildiğini ancak sonuç alınamadığını, dava konusu durumun, müvekkil şirketin banka limitlerini ve kredilerini olumsuz etkilediğini ve müvekkil şirketin mağduriyetine neden olduğunu beyanla müvekkilinin davalıya hiçbir borcu ve riski olmamasına rağmen; müvekkilin ... Şirketi'nden dolayı ...'nda ve ...Risk Merkezi'nde riski gözükmeye devam etmesinden dolayı; müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalının (Müvekkili Kredi Kayıt Bürosu'nda ve Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nde risksiz gözükmesini sağlayacak şekilde) Kredi Kayıt Bürosu'na ve Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'ne gerekli düzeltmeleri, risk düzeltmelerini, gerekli bildirim ve işlemleri, gerekli sistem düzeltmesini yapmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkil Banka tarafından, davacı borçluya krediler kullandırıldığını ve kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesapları kat edilerek Noter kanalı ile ihtarname keşide edildiğini, hesap kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla kredi borçlusu hakkında icra takiplerine başlandığını, davacı hakkında başlatılan ... 33. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasının haricen tahsil edilerek, 18.03.2022 tarihinde uyap sisteminde kapatıldığını, müvekkil bankanın tüm alacağına kavuştuğunu ve banka sistemlerinde alacak kalmadığını, huzurdaki davanın ise icra dosyasının kapatılmasının üzerinden 2 yıla yakın zaman geçtikten sonra 06.12.2023 tarihinde açıldığını ve davacının borçlu olmadığının tespitinin istendiğini, müvekkil banka nezdinde kalan herhangi bir borç bulunmadığı hususunun gerek davacı asile, gerekse davacı vekiline defalarca bildirildiğini, müvekkil banka tarafından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna verilen yanıtlarda da açıkça görüldüğü üzere, davacının huzurdaki davayı açmakta hiçbir hukuki menfaati bulunmadığını beyanla davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı şirketin ve davalı bankanın İTO kayıtları çıkarılarak dosyamız arasına alınmış, ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas ve ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyaları UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, davalı bankanın ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizin 31/10/2024 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için DAVALI BANKANIN Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Bankacı bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 02/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-Davalı banka ile davacı ...Ltd.Şti. arasında imzalanan 18.08.2014 tarih ve 500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden davacıya Ticari Krediler kullandırıldığı ve ayrıca davaya konu ... no.lu Tüzel Kredili Mevduat Hesabı açıldığı,
-Davaya konu Tüzel Kredili Mevduat Hesabının 2019 yılı Şubat ve Mart ayına ait tahakkuk ettirilen kredi faizlerinin ödenmemesi nedeniyle, 15.04.2019 tarihinde kredi hesabının kat edildiği ve kat tarihi itibariyle davalı bankanın 11.280,36 TL'lık kısmı anapara olmak üzere toplam 11.910,29 TL alacak tutarı bulunduğu,
-Davalı banka tarafından davacı şirket aleyhine ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 01.08.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı,
-Davalı banka kayıtları incelendiğinde, davacı tarafından davalı bankaya 15.04.2019 Kat Tarihi ile 01.08.2019 takip tarihi arasında 3 adette 4.600,00-TL ve Takip Tarihi ile 06.12.2023 Dava Tarihi arasında ise 6 adette 10.790,00-TL olmak üzere, toplam 15.390,00-TL ödeme yapıldığı, söz konusu tutarın 11.280,36-TL'lık kısmı ile davaya konu 13163948-3 nolu Tüzel Kredili Mevduat Hesabına ait anapara borcunun 02.07.2020 tarihi itibariyle tamamen geri ödendiği, kalan 4.109,64-TL'lık (=15.390,00-TL - 11.280,36-TL) kısmı ile ise işlemiş faiz ve masraf borçlarının 28.03.2022 tarihi itibariyle tamamen geri ödendiği, böylece 06.12.2023 dava tarihi itibariyle davacının davalı bankaya borçlu bulunmadığı,
-Davacının davalı bankaya 28.03.2022 tarihi itibariyle borcu bulunmadığı tespit edilmekle birlikte, ...Risk Merkezi kayıtlarında davacının davalı bankaya 2023 Ekim ay sonu itibariyle Tasfiye Olunacak Alacaklar başlığı altında 2.690,00-TL tutarında borçlu olarak gözüktüğü, söz konusu tutarın, davalı banka tarafından ...Merkezi'ne sistemsel ya da manuel olarak hatalı şekilde raporlandığı kanaati oluştuğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu, teknik açıdan yeterli, denetime açık, bilimsel verilere dayalı görülerek Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /
Dava; menfi tespit davasıdır.
HMK'nın 320.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının menfi tespit isteminin yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun ... Esas ... Karar ... Esas ... Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun ... E-... K sayılı kararı)
İddia, savunma, yukarıdaki yasal düzenlemeler, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; davalı banka ile davacı ...Şti. arasında 18.08.2014 tarih ve 500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olup, işbu GKS'ye istinaden davacı şirkete Ticari Krediler kullandırıldığı ve ayrıca davaya konu ... no.lu Tüzel Kredili Mevduat Hesabı açıldığı, davaya konu Tüzel Kredili Mevduat Hesabının 2019 yılı Şubat ve Mart ayına ait tahakkuk ettirilen kredi faizlerinin ödenmemesi nedeniyle, 15.04.2019 tarihinde kredi hesabının kat edildiği ve kat tarihi itibariyle davalı bankanın 11.280,36 TL'lık kısmı anapara olmak üzere toplam 11.910,29 TL alacak tutarı bulunduğu, davalı banka tarafından davacı şirket aleyhine ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 01.08.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından davalı bankaya toplam 15.390,00-TL ödeme yapıldığı, söz konusu tutarın 11.280,36-TL'lık kısmı ile davaya konu ... nolu Tüzel Kredili Mevduat Hesabına ait anapara borcunun 02.07.2020 tarihi itibariyle tamamen geri ödendiği, kalan 4.109,64-TL'lık (=15.390,00-TL - 11.280,36-TL) kısmı ile ise işlemiş faiz ve masraf borçlarının 28.03.2022 tarihi itibariyle tamamen geri ödendiği, böylece 06.12.2023 dava tarihi itibariyle davacının davalı bankaya borçlu bulunmadığı tespit edildiğinden Mahkememizce davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Yine davacının davalı bankaya 28.03.2022 tarihi itibariyle borcu bulunmadığı tespit edilmekle birlikte, ... Birliği Risk Merkezi kayıtlarında davacının davalı bankaya 2023 Ekim ay sonu itibariyle Tasfiye Olunacak Alacaklar başlığı altında 2.690,00-TL tutarında borçlu olarak gözüktüğü, söz konusu tutarın, davalı banka tarafından ... Risk Merkezi'ne sistemsel ya da manuel olarak hatalı şekilde raporlandığı kanaatine Mahkememizce de varıldığından Mahkememizce davalının Kredi Kayıt Bürosuna ve Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezine davacı şirket yönünden risk düzeltmelerini ve gerekli bildirimleri yapmasına, karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın KABULÜNE, davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, davalının Kredi Kayıt Bürosuna ve ... Merkezine davacı şirket yönünden risk düzeltmelerini ve gerekli bildirimleri yapmasına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye345,55-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 2.690,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 269,85-TL peşin harç ve 197,00-TL posta masrafları olmak üzere toplam 736,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-HMK 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan delil avanslarından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/10/2025
Katip
¸
Hakim
¸