T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/142 Esas
KARAR NO :2025/13
DAVA:İstirdat
DAVA TARİHİ:01/03/2024
KARAR TARİHİ:09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine .... İcra Dairesinin .... sayılı dosyası ile, yapılan takibin yargıtayın bozma ilamına rağmen devamı ile doğan icra baskısı altında kredi kart masrafları olduğu iddia edilen bir kısım masrafların tutarı olduğu iddia edilen 3700 TL lik asıl alacak miktarı için 60.000-TL lik (147.000) ilamsız icra takibi başlatıldığını, huzurda ikame olunan iş bu dava konusu ticari işten kaynaklı alacağa ilişkin olduğu ve temlik aldığını iddia eden ... ... şirketinin dayanağı cari hesap, sözleşme ve faturalar olması hasebi ile görevli Ticaret Mahkemesinde ikame olunduğunu, davalı şirketin ... şirketi olup bir çok şirket alacağını bünyesinde barındırdığını, müvekkili yana iddia edilen borçların hangi alacak kalemlerine ait olduğu ve alacaklıların kimler olduğuna ilişkin açıklayıcı bilgiler verilmediğini, bu gerekçeler ile müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti, müvekkilinin .... İcra Dairesinin .... Sayılı dosyasına cebri icra tehditi altında yapmak zorunda bırakıldığı 60.000- TL bedelin faizi ile istirdatı ve davacı müvekkile ödetilen dosya tahsil harcının, keşif harcı,haciz teslim ve satış harcının faizi ile geri iadesi (istirdatı) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş., 10.06.2014 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararı ile ... ... A.Ş. ile “... ... A.Ş.” hükmi çatısı altında birleşmiş olup ... ... A.Ş., 17/03/2017 tarihli karar ile ... A.Ş. ile “... A.Ş.” hükmi çatısı altında birleştiğini, ... A.ş. ise 25.06.2020 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararı İle ... ... A.ş. İle “... ... A.ş.” hükmi çatısı altında birleştiğini, öncelikle davacı yanın icra tehdidi altında ödeme yaptığı hususunun yersiz olduğunu, davacının, müvekkili şirket ile anlaşarak ödeme yapılmış olup dosyaya anlaşma doğrultusunda haricen tahsil bildiriminde bulunulduğunu, salt bu hususun bile icra tehdidi altında ödeme olmadığı hususunu kanıtlar nitelikte olduğunu, borçlu hakkında 2006 yılında girişilen takipte temlik eden bankaya ödeme yapılmadığı gibi müvekkili şirkete de tahsilat tarihine kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaldı ki takipte kesinleşen faiz oranı dikkate alındığında yaklaşık 18 yıl boyunca ödeme yapılmadığından dolayı dosya alacağının faizler ile birlikte yükselmiş olmasının doğal olduğunu, davacı yanın iddia etti gibi taşınmazlarının satılması gibi bir husus olmadığı dosya kapsamından anlaşılacağını, İİK m.106 gereği bir yıl içerisinde satış avansı yatırarak taşınmazın satışı talep edilmiş olup borçluya ait ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel taşınmazın kıymet takdiri yapıldığını, ancak söz konusu kıymet takdiri henüz borçlu dahil hiçbir ilgiliye tebliğ edilmediğini, bu aşamada kıymet takdirinin dahi kesinleşmemiş olup takibe girişildikten sonra 18 yıl geçtiğini, gelinen bu noktada 18 yıl boyunca borcunu ödemeyen borçlunun cebri icra tehdidi altında ödeme yapmış olduğu hususu kabul edilemeyeceğini belirterek huzurdaki kötü niyetli olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2022/... takip sayılı dosyası kapsamında davalıya ödendiği iddia edilen 60.000,00.TL ile icra takip dosyasında davacı tarafça ödendiği iddia edilen dosya tahsil harcının, keşif harcı, haciz teslim ve satış harcının ödeme tarihi olan 15/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi, istemlerine ilişkin ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, .... İcra Müdürlüğünün 2022/... takip sayılı dosyası, tarafların İTO kayıtları, ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, müzekkere cevapları, dosya kapsamına sunulan taraf vekillerinin yazılı ve sözlü beyanları delil olarak değerlendirilmiştir.
04/03/2024 tarihli dosya inceleme tutanağının 2 numaralı ara kararı ile ilk kez "Davacı vekiline HMK'nın 31. Maddesi uyarınca dava dilekçesinin talep sonucu kısmında faizin başlangıç tarihi ve türü belirtilmediğinden, dava dilekçesindeki faiz başlangıç tarihi ile faiz türü yönünden açıklama yapması için iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde talep kısmı açıklanmadığı taktirde dava konusu alacağın ferileriyle birlikte aydınlatılması mümkün olmayacağından davayı somutlaştırma yükümü taraflara ait olduğundan davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına," karar verilmiştir.
Davacı vekilince sunulan 17/03/2024 tarihli beyan dilekçesi ile yalnızca faiz türünün açıklandığı ancak talep içeriğinin netleştirilmediği ve faiz başlangıç tarihinin de somutlaştırılmadığı tespit edilmiş ve bunun üzerine 19/09/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının 4 numaralı ara kararı ile de ikinci kez "Davacı vekiline HMK'nın 31. Maddesi uyarınca dava dilekçesinin talep sonucu kısmında "icra takip dosyasında davacı tarafça ödendiği iddia edilen dosya tahsil harcının, keşif harcı, haciz teslim ve satış harcının" iadesi istendiği ancak bu talepler yönünden bedel belirtilmediği anlaşılmakla, dava dilekçesinde belirtilen "icra takip dosyasında davacı tarafça ödendiği iddia edilen dosya tahsil harcının, keşif harcı,haciz teslim ve satış harcının iadesi" taleplerinin bedeli yönünden açıklama yapması için iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde talep kısmı açıklanmadığı taktirde dava konusu alacağın ferileriyle birlikte aydınlatılması mümkün olmayacağından davayı somutlaştırma yükümü taraflara ait olduğundan davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına" karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94. maddesinde: "(1) Kanunun belirlediği süreler kesindir. (2) (Değişik:22/7/2020-7251/6 md.) Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. (3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar" düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 19/09/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının 4 numaralı ara kararı ve 04/03/2024 tarihli dosya inceleme tutanağının 2 numaralı ara kararları ile "Davacı vekiline HMK'nın 31. Maddesi uyarınca dava dilekçesinin talep sonucu kısmında "icra takip dosyasında davacı tarafça ödendiği iddia edilen dosya tahsil harcının, keşif harcı, haciz teslim ve satış harcının" iadesi istendiği ancak bu talepler yönünden bedel belirtilmediği anlaşılmakla, dava dilekçesinde belirtilen "icra takip dosyasında davacı tarafça ödendiği iddia edilen dosya tahsil harcının, keşif harcı,haciz teslim ve satış harcının iadesi" taleplerinin bedeli yönünden açıklama yapması için" iki haftalık kesin süre verildiği ve "verilen kesin süre içerisinde talep kısmı açıklanmadığı taktirde dava konusu alacağın ferileriyle birlikte aydınlatılması mümkün olmayacağından davayı somutlaştırma yükümü taraflara ait olduğundan davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin" duruşma salonunda hazır bulunan davacı vekiline ihtar edildiği(dosya inceleme tutanağının ise davacı vekiline tebliğ suretiyle usulüne uygun ihtar edildiği), davacı vekilince verilen kesin süreler içerisinde dava dilekçesinin açıklanmadığı ve mevcut durumda davacı tarafın hangi alacak talebi yönünden ne kadar alacağı bulunduğu vakıasını somutlaştırmadığı da gözetilerek, kesin süre verilmesi halinde HMK'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkacağından kesin süre ara kararından sarfı nazar edilemeyeceği ve ihtaratın infazının gerektiği anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-19/09/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının 4 numaralı ara kararı ile "Davacı vekiline HMK'nın 31. Maddesi uyarınca dava dilekçesinin talep sonucu kısmında "icra takip dosyasında davacı tarafça ödendiği iddia edilen dosya tahsil harcının, keşif harcı, haciz teslim ve satış harcının" iadesi istendiği ancak bu talepler yönünden bedel belirtilmediği anlaşılmakla, dava dilekçesinde belirtilen "icra takip dosyasında davacı tarafça ödendiği iddia edilen dosya tahsil harcının, keşif harcı,haciz teslim ve satış harcının iadesi" taleplerinin bedeli yönünden açıklama yapması için" iki haftalık kesin süre verildiği ve "verilen kesin süre içerisinde talep kısmı açıklanmadığı taktirde dava konusu alacağın ferileriyle birlikte aydınlatılması mümkün olmayacağından davayı somutlaştırma yükümü taraflara ait olduğundan davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin" duruşma salonunda hazır bulunan davacı vekiline ihtar edildiği, davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde dava dilekçesinin açıklanmadığı ve mevcut durumda davacı tarafın hangi alacak talebi yönünden ne kadar alacağı bulunduğu vakıasını somutlaştırmadığı da gözetilerek, kesin süre verilmesi halinde HMK'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkacağından kesin süre ara kararından sarfı nazar edilemeyeceği ve ihtaratın infazının gerektiği anlaşılmakla DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.024,65-TL peşin harcın mahsubu ile artan 409,25-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... ... A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır