T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/171 Esas
KARAR NO : 2024/648
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 09/10/2018
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/03/2013 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMM Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın araç ile seyir halindeyken aracın devrilmesi ve yanması sonucu trafik kazasında vefat ettiğini, dava konusu kazadan önce sigortalı olarak ...Tic. Ltd. Şti'de gelir elde eden ...'ın vefatı ile eşinin onun desteğinden mahrum kalacağının aşikar olduğunu, müteveffanın gelirinden eşine ve çocuklarına ayıracağı payların dikkate alındığından Mahkememiz tarafından yaptırılacak bilirkişi hesaplanması ile müvekkilinin tüm maddi zararlarının tam olarak tespit edilebileceğini beyan ederek tahkikat sonucunda müvekkilinin maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmadığı anda arttırılmak üzere 5.000,00-TL destekten yoksunluk tazminatının davalı sorumluluğunu kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan azami poliçe teminatı limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsilini, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 07/11/2019 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; 06/09/2019 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkili için toplam 194.751,12 TL destekten yoksunluk tazminatının hesaplandığını, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile talep edilen maddi tazminatı 194.751,12 TL - 5.000,00 TL = 189.751,12 TL artırdıklarını iddia ve beyan ederek, müvekkili için toplam 194.751,12 TL üzerinden davanın kabulü ile davalıdan temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 22/11/2022 havale tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 27/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda müvekkilinin teminat limiti kapsamında kalan zararının 247.394,84 TL olduğunun mütalaa olunduğunu, davayı 247.394,84 TL - 194.751,12 TL = 52.643,72 TL tutarında artırarak ıslah ettiklerini iddia ve beyan ederek toplamda 247.394,84 TL destekten yoksunluk tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ibraz ettiği delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, taraflarına yalnızca dava dilekçesinin tebliğ edildiğini, kaza tarihi belirtilmediği için poliçe tespitinin sağlanamadığını, bu nedenle belge suretleri ve delillerin taraflarına tebliğ edildiğinde cevap verme ve karşı delil ibraz etme haklarını saklı tuttuklarını, Mahkememiz nezdinde görülen işbu dosya kapsamında, davalı araç işleteni ve sürücüsüne yöneltilen taleplerin, müvekkili şirketin sorumlu olduğu iddia edilen poliçe dava dilekçesinde belirtilmediğinden bilinmediğini, tebliğ edilen evraklarda bilgi bulunmadığını, dolayısıyla, taleplerin sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının değerlendirilebilmesi ve savunma haklarının gereği gibi kullanılabilmesi için mahkememizden dava dilekçesi ve sunulan delillerin taraflarına tebliğini talep ettiklerini iddia ve beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, haksız fiilden kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince destekten yoksun kalmaya dair maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... plakalı aracın trafik kayıtları, hasar dosyası, ZMMS Poliçesi, davacının ve dava dışı müteveffa ...'ın sosyal ekonomik durum araştırmaları, nüfus kayıt örneği, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 17/10/2018 tarihli müzekkere cevabı, ...Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün ... tarihli müzekkere cevabı ile bilirkişi kök ve ek raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Mahkememizin 15/12/2022 tarih, ... Esas ve ... sayılı davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 17/01/2024 tarih,... Esas ve ...Karar sayılı ilamı ile "...Bu durumda İlk Derece Mahkemesince ilk alınan bilirkişi raporuna davacı itiraz etmediğinden tazminat miktarı ile tazminat hesaplama yöntemi (PMF Yaşam Tablosu uygulanması) bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bilirkişi raporunda oluşan usuli kazanılmış hak doğrultusunda tazminat hesabında bakiye ömrün belirlenmesinde PMF Yaşam Tablosu'nun esas alınması gerekirken Dairemiz kararından sonra bilirkişiden alınan raporda TRH-2010 Yaşam Tablosu uygulanması ile ek rapor tarihine göre hesaplama yapılması doğru olmamıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ...E. ve ... K. sayılı kararı).
Bilirkişi raporunda SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı konusunda dosyada belge olmadığından ödeme tenzili yapılmadığı açıklanmıştır.
... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 17/10/2018 tarihli cevabında, davacı ... için rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı, varsa rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu, rücu için dava açılıp açılmadığı konusunda bilgi verilmemiştir. Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde Mahkemece yapılması gereken Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından davaya konu kazaya ilişkin iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı, iş kazası olarak kabul edilmiş ise davaya konu kaza sonucu vefat eden ...'ın hak sahiplerine gelir bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise rücuya tabi olup olmadığı; rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu,rücu için dava açılıp açılmadığı ve varsa ödeme evraklarının gönderilmesi için yazı yazılarak, rücu istemli dava açılmış ise dava dosyasının getirtilmesi gelen yazı cevapları ve ödeme belgelerine göre bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükmü değerlendirilerek ilk peşin sermaye değerinin yarısının hesaplanan tazminattan mahsubu ve PMF Yaşam Tablosu ve "progresif rant" formülü uygulanarak, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları ile belirlenen pay esasına göre 06/09/2019 tarihli rapor tarihi itibariyle davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat miktarının belirlenmesi için aktüerya bilirkişisinden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonuca göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek hüküm kurulması olmalıdır." bahisle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve dava dosyası mahkememizin işbu esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının desteğinin vefatı nedeniyle davalı sigorta şirketinin maddi tazminat kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve davacının davalıdan destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
27/05/2013 günü müteveffa ...'ın ... plakalı sevk ve idaresindeki çekici ile ... ilçesinden ... iline doğru seyir halinde iken araç hakimiyetine kaybederek yoldan çıktığı ve aracın devrilmesi sonucu vefat ettiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar., 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, zorunlu mali sorumluluk sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar düzenlenmiş olup, araç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri 92. madde kapsamında yer almamakla birlikte, uygulama ve yargı kararları ile sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir. Araç sürücüsü murisin, ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun, gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olduğundan, desteklerinin kusurunun olması davacıların hakkına, etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi mümkündür. Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. (Yargıtay 17. HD. ... E. ... K. ... E. ... K.) (HGK'nun 15.6.2011 gün ve ... esas-... karar, HGK'nun 22.2.2012 gün ...esas ...karar, HGK'nun 16.1.2013 gün ve ... esas ... karar sayılı ilamları)
Davaya konu trafik kazası 27/05/2013 tarihinde gerçekleşmiştir. Karayolları Trafik Kanununun 92. maddesinde değişiklik yapan 6704 sayılı Kanun 26/04/2016 tarihinde, yeni Genel Şartlar ise 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kaza tarihi ve poliçe tarihi Genel Şartlar ve sözü edilen Kanun değişikliğinden öncedir. Bu durumda kazanın meydana geldiği ve poliçenin tanzim edildiği tarihe göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Genel Şartlar'da yapılan değişikliklerin somut olaya uygulanması da mümkün bulunmadığından, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin, HGK kararlarıyla da örtüşen içtihatlarında da vurgulandığı üzere, davacıların sigortalı araç işleteninin mirasçısı olarak değil, destek alacaklısı 3. kişi olarak sürücünün ve işletenin kusuruyla sorumlu tutulmadan Bölge Adliye Mahkemesi kararı da dikkate alınarak talepte bulunabilecekleri sonucuna varılmıştır. Müteveffa ...'ın kullandığı ... plakalı çekicinin kaza tarihinde davalı şirket tarafından zmss poliçesi düzenlendiğinden davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 17/01/2024 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı doğrultusunda dosyanın daha önce kök ve ek raporu tanzim eden aktüerya bilirkişisine tevdi ile SGK'dan gelen yazı cevabındaki hususlar dikkate alınarak Bam ilamında belirtildiği üzere; 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükmü değerlendirilerek ilk peşin sermaye değerinin yarısının hesaplanan tazminattan mahsubu ve PMF Yaşam Tablosu ve "progresif rant" formülü uygulanarak, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları ile belirlenen pay esasına göre 06/09/2019 tarihli rapor tarihi itibariyle davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat miktarının belirlenmesi hususunda hazırlanan 29/05/2024 tarihi ek raporda; hesap/rapor tarihi 06.09.2019 kabul edilerek PMF-1931 Yaşam Tablosu esas alınarak hesaplama yapıldığı, BAM kararı sonrası dosyaya kazandırılan T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kahramanmaraş Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 22.03.2024 tarihli belgesinde müteveffanın paydaşlarına bağlanan gelirlerin rücuya tabi olmadığı ifade edilmiş olup, davacı ve dava dışı paydaşların zararından herhangi bir tenzil yapılmadığı, müteveffanın ve dava dışı paydaş ... 'in payının hesaplanarak ayrıldığı, davacı ve dava dışı paydaşların toplam zararı kaza tarihi itibariyle cari ZMMS teminat limiti olan 250.000,00 TL'yi aşmadığından garameten paylaştırmaya gerek olmadığı, davacı paydaş eş ...'nin hesaplanan zararının 190.864,84 TL olduğu bildirilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 17/01/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda alınan 29/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması sebebiyle hükme esas alınabileceği kanaati hasıl olmuştur.
Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığı dikkate alındığında, davacı vekili 08/11/2019 tarihli talep arttırım dilekçesini sunmuş, talebini artırdığı miktara ilişkin harcı ikmal etmiş, davacı vekilince 22/11/2022 tarihinde de ayrıca ıslah dilekçesi sunulmuş, ıslah edilen miktara ilişkin harc ikmal edilmiş ve dilekçelerden birer suret davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde ticari avans faizi talep etmiş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ...E. ... K. Sayılı içtihatı ve aynı mahiyetteki yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince avans faize hükmedilmek için davalı sigorta şirketince sigortalanan aracın trafik tescil kaydına göre aracın ticari nitelikte olması dikkate alındığında avans faize hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın dava öncesi davalı sigorta şirketine 14/02/2018 tarihinde başvurulduğu 2918 Sayılı Kanunun 99. maddesindeki başvurunun iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü dikkate alındığında temerrüt tarihinin 27/02/2018 olduğu tespit edilmiş ve bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
Bu nedenlerle davanın kısmen kabulü ile 190.864,84 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatın ZMSS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 27/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜ ile 190.864,84 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatın ZMSS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 27/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 13.037,98-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 35,90-TL peşin harcı, 648,50-TL tamamlama harcı, 190,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 874,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 12.163,58-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL peşin harcı, 648,50-TL tamamlama harcı, 190,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 874,40-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 4.100,00-TL bilirkişi ücreti, 278,55-TL posta giderleri olmak üzere toplam 4.378,55-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %77'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, %23'ünün davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 91,00-TL posta giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %23'ünün davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, %77'sinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.538,37-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.24/10/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*