T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/177 Esas
KARAR NO: 2024/574
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ:18/03/2024
KARAR TARİHİ: 03/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM/
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davaya bakmakla görevli olan mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, süresinde talep etmiş oldukları alacağın müvekkiline ödenmesini, müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme hükümleri uyarınca, müvekkili bankanın davalıya kredi kullandırdığını ve kartın kullanımı ile meydana gelen borcun ödenmemesi sebebiyle müvekkili müflis banka tarafından davalı aleyhine ... 7.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, söz konusu takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve borçlunun itirazı üzerine takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve yersiz olup iptali gerektiğini, zira davalının kredi kartının birikmiş borcunu ödememesinden dolayı kendisine ihtarname gönderildiğini, davalıya tebliğ edilen ihtarnamede ilgili numaralı kredi kartının borcunun ödenmesi hususunda süre verildiğini ve ödeme yapılmaması halinde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi işbu ihtara itiraz da edilmediğini, müvekkili müflis bankanın alacağının tahsil edilmesi amacıyla işbu kez borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını beyanla davanın kabulüne, bilirkişi tespitinden sonra bedel arttırım hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin davalı/borçludan alacaklı olduğunun tespiti ile işbu alacağın faizi ile birlikte (bedel arttırımı halinde bedelin faizi de dahil olmak üzere) davalı/borçludan tahsiline ve müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128.maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
KANITLAR VE GEREKÇE/
Dava; alacak davasıdır.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı bankanın İTO kaydının bir kısmı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ... 7.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, davalının nüfus kayıt örneği UYAP'tan çıkartılarak dosyamız arasına alınmış ve davalı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmıştır.
... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı cevabi yazısında ...'ün gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği tespit edilmiştir.
... Vergi Dairesi Başkanlığının ... tarih ve... sayılı cevabi yazılarında ...'ün serbest meslek kazancı elde ettiği ve serbest meslek kazanç defteri tuttuğunun bildirildiği tespit edilmiştir.
... 7.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 38.530,52-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunduğu saptanmıştır. Bununla birlikte icra dosyasında yer alan takip talebi incelendiğinde davacı/alacaklının dayandığı borcun sebebinin; Ödenmeyen Kredi Kartı borcu olduğu tespit edilmiştir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142. maddesinde "Fon, fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesince bakılır. O yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemelerinde görülür" hükmüne yer verilmiştir.
Ancak, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2.maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. 6502 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır.
Somut olayda uyuşmazlık; banka kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; dava, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 18.03.2024 tarihinde açılmıştır. Davalı, tacir olmayıp -keza sözleşmelerin imzalandığı tarihte avukat olduğundan/sözleşmeler de avukatı işaretlediğinden tacir de olamayacağı-, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin de Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve Kredi Kartı Sözleşmesi olduğu anlaşılmakla 6502 sayılı Kanunun 3/1-k maddesi uyarınca tüketicidir. Bu haliyle uyuşmazlığın, anılan kanunun 73/1 ve 83/2.maddeleri uyarınca, tüketici mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulması gerektiğine Mahkememizce karar verilmiştir. (Bknz. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesinin 16/03/2022 tarih, ...Esas ve ... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesinin ...Esas ve ...Karar ile Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 07/06/2021 tarih, ...ve ...Karar sayılı ilamları)
Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olmakla resen dikkate alınırlar. İzah edilen nedenlerle, davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/10/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸