T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/284 Esas
KARAR NO : 2025/329
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 14/05/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; taraflar arasında 17.02.2022 tarihli Maaş Ödeme Protokolünün imzalandığını, bu protokol ile davalının, protokolde belirlenen sayıda personellerini kapsayacak şekilde personellerine yapacağı her türlü ödemenin (maaş, aylık, ücret, ikramiye, özel gider indirimi, tazminat, sağlık (tedavi/ilaç), ek ders ücreti, fazla mesai ücreti, nöbet ücreti, döner sermaye katkısı, operasyon ücreti, görev tazminatı, göç ödeneği, taltif ödemesi, özlük hakları, diğer hakedişler vb.) müvekkili banka nezdindeki davalının her bir personeli adına açılacak hesaplara otomatik aktarılması şeklinde düzenlendiğini, müvekkili bankanın, taraflar arasında akdedilen protokolün 10.1 maddesi hükmü gereğince, 04.03.2022 tarihinde davalıya 1.100.000,00-TL promosyon ücreti ödemesi yaptığını ve böylece protokol gereğince üzerine düşen yükümlülüğünü eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, bahse konu protokol gereğince davalının da, 370 adet personelini kapsayacak şekilde, protokolün 11.maddesinde ifade bulan 17.02.2025 tarihine kadar, personeline yapacağı protokolde belirtilen her türlü ödemeyi müvekkili banka aracılığı ile yapma yükümlülüğü altına girdiğini, ancak davalının, Maaş Ödeme Protokolü uyarınca 17.02.2025 tarihine kadar protokole uygun hareket etmeyi taahhüt etmiş olmasına karşın, 05.06.2023 tarihinden sonrasında edimlerini protokole uygun olarak ifa etmediğini, protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının 05.06.2023 tarihinden itibaren, protokol konusu personeline yapmış olduğu ödemeleri müvekkili Banka kanalı ile yapmadığını ve Maaş Ödeme Protokolü'nün md.11/3 uyarınca feshedildiğini ve akabinde davalıya ... 3.Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ve 17.02.2022 tarihli Maaş Ödeme Protokolü’nü ihlal etmesi ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle protokol gereğince geri ödenmesi gereken 1.100.000,00-TL’nin yine protokole uygun olarak, ödeme tarihi olan 04.03.2022 tarihinden itibaren geri ödeneceği tarihe kadar işleyecek ve fiili ödeme tarihindeki TCMB reeskont faiz oranı üzerinden belirlenecek faizi ile birlikte 15 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiğini, söz konusu ihtarnamenin 26.09.2023 tarihinde tebliğ olduğunu, davalının müvekkili bankanın ... Şubesi'nin kapatıldığını, en yakın şubenin 70 km uzaklıkta bulunduğunu, personelinin bulundukları ilde şubesi olmayan bir banka ile çalışmak istemediği yönündeki sebeplerin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, şube kapatılmasının, sözleşme feshi için esaslı bir neden olmadığını, taraflar arasında imzalanan protokolde, şubenin kapatılması hususu haklı nedenle fesih sebebi olarak düzenlenmediğini, müvekkil bankaca söz konusu alacağın ve ihtarname masrafının tahsili için zorunlu olarak ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve davalı borçlunun, icra dosyasına sunmuş olduğu dilekçe ile borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini beyanla haklı davalarının kabulü ile davalı borçlu şirketin ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazların iptaline, ... Banka Alacakları İcra Dairesi... Esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibinin aynı şartlarda devamına, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 05/12/2024 tarihli dilekçesi ile; davalı firma çalışanlarının hesaplarının ... şubesinin kapatılmasından dolayı ... Bankasının ... Şubesine devredildiğini belirtmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirketin, davacı bankanın ... şubesiyle maaş ödeme protokolü anlaşmasını çok ama çok öncelerde yaptığını ve 10 seneye yakın süre ... şubesinden maaş ödediğini, son dönem maaş ödeme protokolünün 17.02.2022 tarihinde yinelendiğini, davacı tarafın öncesinde yapılan maaş ödeme protokollerinden kötü niyetle bahsetmemiş olduğunu, müvekkili şirketin çok ama çok uzun süre işçilerine davacı banka üzerinden maaş ödediğini, 2023 yılı Nisan-Mayıs aylarında davacı bankanın ... şubesinin kapanacağı ve hesapların ...'a 70 km uzaklıkta olan ....şubeye taşınacağının şifahen öğrenildiğini, müvekkili şirketin bu durumu davacı bankanın şube müdürüne sorduğunu ve şubenin kapanacağı bilgisinin teyitini de alındığını, bu durum üzerine müvekkili şirketin Haziran 2023 ayı başlangıcından itibaren ... ilçesinde şubesi bulunan ... T.A.Ş. ile çalışmaya başladığını, şubenin kapanmasına müteakip davacı bankanın ... şubesi, ... 3.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarını göndererek promosyon için ödediği ücretin tamamını müvekkili şirketten talep ettiğini belirten ihtarı gönderdiğini, işbu ihtara ... Noterliği'nin ... tarih ve .... yevmiye nolu cevabi yazısıyla sözleşmenin sonlanmasında kusurun davacı bankada olduğunun belirtildiğini, sonrasında davacı banka tarafından müvekkile örnek7 ilamsız takip yapıldığını ve taraflarınca yapılan itiraz ile takibin durduğunu, müvekkili şirketin çalışan sayısının oldukça fazla olduğunu, yine ekonomik anlamda yüksek ve fazlaca nakit giriş çıkışları söz konusu olduğunu, bunun yanında şube ile müvekkili şirketin sürekli olarak irtibatı gerektiğini, müvekkili şirket yetkilisinin yahut çalışanlarının sürekli olarak ... iline gidip gelmesi gerekeceğini, müvekkil şirkete ödenen promosyon ödemesinin tamamı olan 1.100.000,00-TL'nin ödemesinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle talep edildiğini, oysa müvekkili şirketin yenilenen maaş protokolleri ile 8 yıl davacı banka ile çalıştığını, bu süreçten şubenin kapandığı zamana kadar tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirdiğini ve bu surette akdedilen sözleşmeler sayesinde davacı bankanın oldukça yüksek düzeyde karlar sağladığını, davacı yanın yapılan promosyon ödemesinin tamamını talep etmesinin dekleştirici adalet ilkesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini beyanla öncelikle haksız ve dayanaktan yoksun olan davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise denkleştirici adalet ilesi uyarınca davacının talep ettiği tutarda tenzilat-indirim yapılmasına, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı bankanın İTO kaydının bir kısmı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalı şirketin ticaret sicil kaydı celbedilmiş, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilerek dosyamız arasına alınmış ve davalının tanıkları dinlenmiştir.
Mahkememizin 21/11/2024 tarihli duruşmasının (5) numaralı ara kararı ile; ''Davalı tanıkları ..., ... ve ...'in bilgi ve görgülerinin tespiti amacıyla ...adresleri mahkemesine talimat yazılmasına" dair karar verilmiş, yazılan talimat uyarınca ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat Esas sayılı dosyasının 17/01/2025 tarihli duruşmasında dinlenen davalı tanığı ...; "Ben davalı şirketin ortaklarından birisiyim. Maaşlarımızı davacı bankadan çalışanlarımıza verirdik. 2024 yılı ortalarına kadar da sözleşmemiz vardı. Ancak banka .... yer alan şubesini kapatma kararı aldı. Bunun üzerine bir çok çalışan bankanın şubesinin kapatması sebebiyle sıkıntı çekeceklerini başka bir bankadan maaşlarını almak istediklerini söylediler. Bunun üzerine bizde banka ile olan maaş verilme sözleşmesini fes ettik. Davada bu sebeple açılmıştır. Banka kapanmadan bir gün önce şubenin kapanacağını söyledi hiçbir bildirim yapılmadı. Çalışanlar gelip şubenin kapanacağını bize söylediler. Nakit almak için şubeye sık sık gitmemiz gerekmektedir ATM bulunması ihtiyacımızı karşılamayacaktı. Ayrıca kredilerde çekerdik. Konu ile ilgili başkaca bir diyeceğim yoktur, tüm bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir. Şahitlik ücreti talep etmiyorum, dedi." şeklinde, diğer davalı tanığı ...; "Ben ... isimli iş yerinde çalışıyorum. Aynı zamanda işçi temsilcisi unvanım vardır. İşçiler herhangi bir problem yaşadıklarında öncelikle gelip bana söylerler. Bende durumu patronlara anlatırım. Şubenin kapanacağını işçilerden duydum. İşçiler bana sıklıkla ... merkeze gidip gelemeyeceklerini kredi meselelerinde problemler yaşayacaklarını bu sebeple patronların bu hususa yönelik bir çözüm bulmalarını istediler. Bende durumu ilettim. Ardından davalı şirket maaş verdiği bankayı değiştirdi. Kimi çalışanlarımız çok bilgili olmadıkları için işlerini mobil bankacılıktan yahut ATM den halledemedikleri için bizzat şubeye giderlerdi. İşlerini bu şekilde görürlerdi. Bu yüzden şubenin kapanması işçilerimizde probleme yol açmıştır. Yazılı şekilde de bankanın değişmesi için işçiler davalı şirkete başvuru yapmışlardır. Bende bu dilekçeyi işverenlere verdim. Konu ile ilgili başkaca bir diyeceğim yoktur, tüm bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir. Şahitlik ücreti talep etmiyorum, dedi."şeklinde, diğer davalı tanığı ...ise; ''Ben 9 yıldır davalı iş yerinde çalışırım. Aynı zamanda işçi temsilcisi görevini de yürütmekteyim. Davalı iş yeri ile davacı arasındaki sözleşme gereği maaşlarımızı davacı şirketten alıyorduk. Ancak davacı şirket ... şubesini kapatma kararı aldı. Bunun üzerine birçok çalışan gerek sözlü gerekse yazılı şekilde başvurarak maaş aldıkları bankanın değiştirilmesini istediler. Kredi çekerken yahut banka kapalı olması durumunda ATM lerin yetersiz olacağını düşündüklerinden böyle bir talepte bulundular. Dedikleri gibi bayram zamanı hesaplarda para olmasına rağmen ATM lerde nakit bulunmaması sebebiyle maaşlarını çekmekte sıkıntı yaşadılar daha sonra davalı şirket maaş verdiği bankayı değiştirdi. Yaklaşık 2 yıl kadar önce bu olaylar olmuştur. Konu ile ilgili başkaca bir diyeceğim yoktur, tüm bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir. Şahitlik ücreti talep etmiyorum, dedi." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Mahkememizin 15/05/2025 tarihli duruşmasında; ''Davacı vekilinin dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi talebinin dosyanın tekamül ettiği ve hakimlik mesleğinin bilgi ve tecrübesi ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümlenebileceği kanattinde olunması nedenleri ile reddine'' karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /
Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır.
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın, davalı/borçlu hakkında toplam 1.360.135,65-TL alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
HMK'nun 320/2 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, taraflar arasında akdedilen Maaş Ödeme Protokolü kapsamında üzerine düşen yükümlülüğünü eksiksiz ve zamanında yerine getirip getirmediği, işbu protokolün davalı tarafından feshinin haklı olup olmadığı, davalı tarafından yapılan fesih haksız ise davacının bu haksız fesih nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı, işlemiş faiz, temerrüt ve icra-inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı ile davalı tarafından icra takibine vaki itirazın haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
İddia, savunma, yukarıdaki yasal düzenlemeler, tanık beyanları ve dosya içeriği delillere göre; davacı bankanın ... şubesi ile davalı arasında 17.02.2022 tarihinde 3 yıl süreli, davalı personelinin bu sürede her türlü ödemesini ilgili şubeden almak kaydı ile maaş ödeme protokolü akdedilmiştir. 370 personel için 1.100.000,00-TL promosyon ödemesi yapılmıştır. Davacı bankanın ... şubesini kapatarak şube hesaplarını ... Sanayi Sitesi Şubesine aktardığı, davalının 2023 yılının Haziran ayının başından itibaren ... ilçesinde şubesi bulunan ... T.A.Ş. İle çalışmaya başladığı, bunun üzerine davacının maaş ödeme protokolünü feshettiği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Yine taraflar arasında akdedilen ilk Maaş Ödeme Protokolünün 01/10/2015 tarihli olduğu, akabinde 11/01/2019 tarihli Maaş Ödeme Protokolü, son olarak da davaya konu 17/02/2022 tarihli Maaş Ödeme Protokolünün akdedildiği başka bir deyişle taraflar arasında 01/10/2015 tarihinden itibaren davacı bankanın ... Şubesinin kapatılmasına kadar Maaş Ödeme Protokollerinin yürürlükte kaldığı hususunda da ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı banka, davalının taraflar arasında akdedilen protokol gereğince üstlendiği yükümlülüklerini haksız ve kötü niyetli olarak yerine getirmemesi nedeniyle protokolün feshi yoluna gitmiştir. Taraflar arasında akdedilen davaya konu 17/02/2022 tarihli Maaş Ödeme Protokolü gereğince davacı bankadan hizmet alacak olan davalı şirketin adresi .../...'dur. Taraflar arasında 2015 yılından itibaren akdedilen Maaş ödeme protokolleri de yine davacı bankanın ... ilçesinde bulunan şubesi ile imzalanmıştır. Davalı şirket ve çalışanlarının her türlü ödemelerini kolaylaştırmak amacıyla yakın bir şubenin tercih edildiği kabul edilebilir ki hatta taraflar arasında 2015 yılından bu yana gelen ilişki de tanık beyanları ile birlikte gözetildiğinde bunun tercih edildiği ve taraflar arasında şubenin kapatılmasına kadar herhangi bir sorun yaşandığına ilişkin de dosyaya bir delil sunulmadığı tespit edilmiştir. Davacı banka, 3 yıllık süre ile protokoldeki hizmetleri ... şubesi aracılığıyla vereceğini taahhüt etmiş ise de, sözleşme süresi dolmadan banka şubesini kapatarak hesaplarını ... Şubesine aktarmış, bunun üzerine davalı taraf ise, ... ilçesinde bulunan ... T.A.Ş. İle çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar banka şubesine gitmeden sanal ortamda ve ATM'den de birtakım bankacılık işlemleri yapılabilmekte ise de, işleyişte çıkacak aksaklık veya şubeden yapılması gereken işlemler olduğundan banka şubesine ulaşımın kolaylıkla sağlanacağı bir şubede bulunmasını çalışan sayısı da nazara alındığında tercih etmekte davalı şirket haklıdır. Bir an için aksinin kabulü halinde çeşitli yerlerde banka şubeleri açmakta bir gerekliğin olmadığını kabulü gerekir. Zira tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları, şubenin kapatılmasının davalı tarafa bildirilmediği ve taraflar arasında 8 yıldır süregelen ilişki nazara alındığında davalının iradesinin taraflar arasında akdedilen Maaş Ödeme Protokolünün feshi yönünde olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı bankanın ... Şubesinde bulunan hesapların ... Şubesine aktarılması protokolün davacı banka tarafından ihlal edildiği ve davacı bankanın taraflar arasında akdedilen protokolün feshinin haksız olduğu, davacının alacağını ispat edemediği kanaatine Mahkememizce varıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. (Benzer mahiyette içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin 12/06/2019 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı)
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm olunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 16.427,04-TL'nin mahsubu ile ile bakiye 15.811,64-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 202.418,99-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 615,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-HMK.nun 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan delil avanslarından geriye kalan miktarın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2025
Katip
¸
Hakim
¸