T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMES
ESAS NO : 2024/306 Esas
KARAR NO : 2025/27
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/05/2024
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; ... poliçe numarası ile ... A.Ş.'ne sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ..., 26.11.2023 tarihinde müvekkilin ruhsat sahibi ve kullanımında olduğu ... plakalı aracın arkasına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kazanın tamamen karşı tarafın kusurundan kaynaklandığını ve müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu hususur, kaza tarihi olan 26.11.2023 tarihinde kolluk ekiplerince düzenlenen Trafik Kaza Tespit Tutanağında da belirtildiğini, Trafik kaza tespit tutanağında anlaşılacağı üzere ... plakalı araç tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araç; orijinal bir araçken, mevcut kaza sebebiyle aracın bir kısım parçaları yenileriyle değiştirildiğini, bir kısım parçaları ise tamir görerek onarılmış olup, aracın gördüğü işbu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi ve TRAMER kayıtlarına işlenen hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağı kaçınılmaz bir gerçek olduğunu, bu kapsamda araç değer kaybı ilgili sigorta şirketinden 01.02.2024 tarihinde talep edilmiş ancak hiç bir cevap verilmediğini, bu kapsamda araçta oluşan değer kaybının hesaplanarak tazmini amacıyla işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bilirkişi incelemesi sonunda artırılmak üzere şimdilik 1.000TL araç değer kaybının (belirsiz alacak ) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tazminini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP(Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle); Bir ticari dava olan işbu davada, davacı taraf öncesinde arabulucuk yoluna başvurmadığından, dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere belirtmek gerekir ki; huzurdaki davanın kısmi dava olarak açılması gerekirken belirsiz alacak davası olarak açılması usuli bir eksiklik olup dava şartı olan hukuki yararın yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, söz konusu davayı hiçbir şekilde kabul manasında olmamakla birlikte, davacıya yapılan hasar ve değer kaybı ödemesi ile birlikte müvekkili şirket tarafından halihazırda araç başına limitinin tamamı ödenmiş olduğundan işbu davanın reddi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, Trafik Sigortası Genel Şartları’nın A.6.B maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatları teminat dışında kalan hallerden olduğunu, bu sebeple öncelikle kusur oranlarının tespiti için sayın mahkememizce dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerektiğini beyan ederek davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olmakla birlikte, davacının yasa, usul ve yargıtay kararlarına aykırı taleplerinin reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların ticari defter ve kayıtları, Faturalar, Cari Hesap Dökümü, Bilirkişi incelemesi, Gerektiğinde tanık beyanları, Yemin, Banka Kayıtları, Sigorta Poliçesi, Kazaya Ait Fotoğraflar, Ehliyet Fotokopileri, Ruhsat Fotokopileri, Kaza Tespit Tutanağı, Keşif, Whatsapp Yazışmaları, E-mail Yazışmaları, İlgili Yargıtay Kararları vs.
Dava alacak davası olup uyuşmazlığın; arabuluculuk dava şartının zorunlu olup olmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak görülüp görülemeyeceği, davacının aracı ile davalının sigortaladığı davadışı ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumu, davacının aracında meydana gelen değer kaybının davalı şirketten tahsili talebinin yerinde olup olmadığı, yerinde olduğu takdirde alacağın miktarı noktasında toplanıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava ;trafik kazası sebebiyle değer kaybı alacağına ilişkin tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; tarafların iddia ve savunmalarından, anlaşamadıkları hususlar, anlaştıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sonucu;
06/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Mahkememizin 27/05/2024 tarihli ara karar ile davacı tarafa arabuluculuk son tutanağı aslını Mahkememize sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği, aksi taktirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, davacı tarafça 31.05.2024 tarihli ara karardan rücu talepli dilekçede ; davanın arabuluculuk dava şartına bağlı olmadığı, dolayısıyla arabuluculuk yoluna başvurulmadığından mahkememizin 27.05.2024 tarihli ara kararından rücu edilmesini talep ettiği, mahkememizce verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağını sunmadığı anlaşılmıştır.
7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile, 6102 sayılı T.T.K.'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu,, sözkonusu hükmün yürürlük tarihinin 7155 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 01/01/2019 tarihi olarak belirlendiği ve davanın 05/06/2020 tarihinde açıldığı, "dava şartı olarak arabuluculuk" kapsamında olduğu, ve 7155 Sayılı Kanun ile ticari davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuk, tamamlanabilir bir dava şartı olmadığından 6100 Sayılı HMK un 115/son maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-HMK 114/2, HMK 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40.-TL maktu karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60.-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 187,8 TL harcın davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı tarafından yatırılan gider avansı ve yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 6. madde uyarınca belirlenen taktiren 500,00-TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.200,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda, dava konusu miktar dikkate alındığında HMK 341/2 uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.15/01/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır