T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/369 Esas
KARAR NO :2025/326
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:31/07/2013
KARAR TARİHİ:15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;28/06/2009 tarihinde, saat 15:00 sıralarında sürücü ... Sevk ve idaresindeki... plaka sayılı ticari minibüsü ile ... istikametine doğru seyir halinde iken ... yol ayrımındaki trafik ışıklarına geldiğinde, kırmızı ışıkta durmayıp geçinci ... istikametine gitmekte olan ... plaka sayılı başka bir araca çarpmış, daha sonra hızına alamayarak bariyerlere çarpması sonucunda yolcu olarak bulunan müvekkillerinin yaralanmasına neden olduğunu, söz konusu olay nedeniyle davalı sürücü hakkında taksirle yaralanmaya neden olma suçundan ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, söz konusu mahkemece yapılan yargılamada sanığa 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verildiği, söz konusu dosyadan alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirtildiği, dava konusu kaza nedeniyle söz konusu oluşan kazada aracın ruhsat sahibi ve işleteni ...'nunda maddi-manevi zararlardan Karayolları Trafik Kanunun hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ayrıca oluşan maddi zararlardan KTK hükümlerince aracın sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş de müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle, yolcu olarak minibüste bulunan müvekkili ...'nun yüzünde ve gözlerinde şişme, göz damarlarında patlama meydana geldiğini, bu durumu kazadan bir hafta sonra, göz damarlarından su akmaya başlaması üzerine fark eden müvekkiline lazerle tedavi uygulandığı ancak kopan damarı doktorların bulumaması nedeniyle ameliyat yapılamadığını, kazadan bu yana her 2 gözünden yaş gelen ve gözü su ile dolan müvekkilinin halen göreme sıkıntısı yaşadığını, müvekkilinin her 2 kalçasında da çatlak meydana geldiğini, bu nedenle kazadan sonra 5 ay ihtiyaçlarını karşılamayadığını için kadın tutmak zorunda kaldığını ve bu nedenle cebinden para harcamak zorunda kaldığını, diğer davacı ... ...'ın çarpmanın etkisiyle 4 dişi kırılmış ve diğer dişlerinde sallanmalar meydana geldiğini, tedavi için önce tel takılan müvekkil, kendi imkanlarıyla Şişli'de bulunan özel bir sağlık merkezinde kendi imkanlarıyla tedavi olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilerinde derin bir travma, üzüntü, korku keden meydana geldiğini ve psikolojileri alt üst olduğunu, dava konusu olayda davalı sürücünün asli kusurlu olduğu müvekkillerinin uğradığı zarar üzüntü de dikkate alınarak davaya konu araç... plakalı araca ve varsa tarafların üzerine kayıtlı diğer araçlara teminatsız olarak tedbir konulmasını, dava konusu kaza nedeniyle müvekkilerinin uğradıkları maddi zararları teminen şimdilik 500 TL davacı ... için 500 TL davacı ... için olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı sürücünün asli kusurlu olması, müvekkilerinin kazadan sonra uğradığı acı, elem ve üzüntü dikkate alınarak davacı ... için 6.000 TL, davacı ... için 6.000 TL olmak üzere toplam 12.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle 1 ve 2 nolu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Dava dilekçesi eklerinin tümünün taraflarına gönderilmesinin istedikleri, dava dilekçesinde bahsi geçen... plakalı araç, müvekkil şirkete 02/10/2008-2009 tarihleri arasında geçerli olan ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçelerden dolayı sorumluluğunun sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere, yaralanma ve sürekli sakatlık halinde kişi başı azami 150,000 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, kusur ve maluliyet incelemesi yapılması gerektiğini daha sonra ise aktüerya sıfatına sahip bir bilirkişi görevlendirilmesini, yapılacak tazminat hesabı esnasında, şikayetcinin bağlı bulunduğu bir sosyal güvenlik kurumu ve ise "sürekli veya geçici işgöremezlik zararı"adı altında bir ödemenin yapılıp yapılmadığının sorulmasnıı, davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu, maddi tazminat talebine ilişkin davacı vekiline açıklama yapması için mehil verilmesine, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilince sunulan cevap dilekçinde ve özetle; Trafik kazalarından doğan zararların tazmini için 2 yıllık zaman aşımı süresi öngördüğünü, müvekkili ...'nun araç işleten sıfatı ile sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkilden talep edilen manevi tazminat zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın delil listesi ve eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, talep edilen maddi tazminatın hukuka uygun kesin delillerde ispatlanmadığını, ayrıca acil durumlarda hastane ve tedavi, giderleri SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacılarca talep edilen manevi tazminat miktarı da fahiş olduğunu, zenginleşme yasağı kapsamında olduğunu bu nedenle davanın reddinin gerektiğini yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'e tebligatların yapıldığı cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmalara katıldığı davanın reddini savunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasına bağlı cismani karar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizden verilen 20/02/2020 tarih ve ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 23/05/2024 tarih 2024/668 Esas 2024/887 Karar sayılı ilamıyla; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 17/02/2022 tarihli 2021/8548 E- 2022/2770 K sayılı ilamı)
Eldeki davada; hükme esas alınan, ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 25.09.2017 tarihli raporlarda; davacıların trafik kazasına bağlı yaralanmalarının maluliyete neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine neden olmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği, raporların iki adli tıp uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı, iç hastalıkları uzmanı ile ortopedi-travmatoloji uzmanından oluşan heyet tarafından düzenlendiği görülmüştür.
İş bu raporlar, kaza tarihi itibariyle yürürlükteki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş ise de; davacı ... yönünden, kaza sonrasında 4 adet dişini kaybettiği, diğer dişlerinde sallanma meydana geldiğinin ve tel tedavisi gördüğünün bildirildiği, davacı ...'in halen çene işlevlerini yerine getiremediği ileri sürülmesine rağmen hükme esas alınan raporu düzenleyen doktor heyetinde davacı ...'nun şikayetleri de dikkate alındığında çene cerrahisi alanında uzman doktorun bulunmadığı, davacı ... yönünden de; davacının kaza sonrasında kalçasında çatlak oluştuğu, göz damarlarının patladığı, bu nedenle görme kaybı yaşadığı ileri sürülmesine rağmen hükme esas alınan raporda yaralanmalara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi raporu düzenleyen doktor heyetinde davacı ... Setoğlu'nun şikayetleri dikkate alındığında göz sağılığı ve hastalıkları alanında uzman doktorun bulunmadığı, ayrıca davacı ... yönünden bakıcı gideri talebinde bulunulmasına rağmen davacının bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının da değerlendirilmediği anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
O halde mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nden davacı ... yönünden içerisinde çene cerrahisi uzmanının, davacı ... yönünden içerisinde göz sağlığı ve hastalıkları uzmanının da bulunduğu heyet tarafından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacıların, bizzat muayene edilmeleri suretiyle sürekli maluliyetlerinin bulunup bulunmadığı var ise sürekli maluliyet derecesi ve oranlarının belirlenmesi, ayrıca davacı ... yönünden bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, var ise süresinin belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Yukarıda açıklanan nedenle davacılar vekilinin yerinde görülen istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." gerekçesi ile kaldırılmıştır.
Dosyanın Bam ilamı gereğince Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kuruluna sevki ile Bam ilamında belirtildiği şekilde "davacı ... yönünden içerisinde çene cerrahisi uzmanının, davacı ... yönünden içerisinde göz sağlığı ve hastalıkları uzmanının da bulunduğu heyet tarafından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacıların, bizzat muayene edilmeleri suretiyle sürekli maluliyetlerinin bulunup bulunmadığı var ise sürekli maluliyet derecesi ve oranlarının belirlenmesi" hususlarında hazırlanan 29/01/2025 tarihli ATK raporunda; mevcut belgelere göre, ...’nun 28/06/2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1(bir) aya kadar uzayabileceği, ...’nun 28/06/2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1(bir) haftaya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir.
15/05/2025 tarihli celsede; davacılardan ... hakkında tanzim edilen 29/01/2025 tarihli ATK raporunun usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması sebebiyle ATK raporuna karşı itirazların reddine karar verilmiştir.
15/05/2025 tarihli celsede; davacılardan davacılardan ... hakkında tanzim edilen 29/01/2025 tarihli ATK raporunun usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması sebebiyle ATK raporuna karşı itirazların reddi ile tekrar ATK raporu alınması taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, gelen müzekkere cevapları, Mahkememizce verilen 20/02/2020 tarih ve ... sayılı karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 23/05/2024 tarih 2024/668 Esas 2024/887 Karar sayılı kaldırma ilamı, kaldırma ilamı doğrultusunda hazırlanan 29/01/2025 tarihli ATK raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazası nedeni ile haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiile ilişkin trafik kazası 28/06/2009 tarihinde meydana gelmiştir. 25/06/2018 tarihli kusura ilişkin ATK Trafik İhtisas Kurulu raporu ile oluşan kazada sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nın kusursuz olduğu tespit edilmiştir. İstanbul ATK'nın 29/01/2025 tarihli raporu ile ...’nun 28/06/2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1(bir) aya kadar uzayabileceği, ...’nun ise 28/06/2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1(bir) haftaya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamında aldırılan 25/06/2018 tarihli kusura ilişkin ATK Trafik İhtisas Kurulu raporu ile maluliyete ilişkin olarak düzenlenen İstanbul ATK'nın 29/01/2025 tarihli raporu ayrı ayrı denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kusur ve maluliyete ilişkin ATK raporlarının olaya ve dosya kapsamına uygun olması denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması hasebiyle 25/06/2018 tarihli kusura ilişkin ATK Trafik İhtisas Kurulu raporu ile maluliyete ilişkin olarak düzenlenen İstanbul ATK'nın 29/01/2025 tarihli raporu hükme esas alınmış olup davacı taraflarca maddi ve manevi tazminat talepleriyle huzurdaki davanın ikame edildiği, 29/01/2025 tarihli ATK raporu ile davacıların sürekli maluliyetlerinin bulunmadığı ve davacı ...'nun başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı hususlarının tespit edildiği, mezkur ATK raporunun usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması sebebiyle bilirkişi raporuna itibar edilerek ATK raporu doğrultusunda maddi tazminat istemlerine ilişkin olarak; ... yönünden; davacının bakıcı ve sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin ayı ayrı reddine, ... yönünden; davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, manevi tazminat istemi yönünden ise; tarafların sulh olduğu anlaşılmakla manevi tazminat yönünden davasının konusuz kalması sonucu talebin esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Maddi tazminat istemlerine ilişkin olarak;
A)... yönünden; davacının bakıcı ve sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin AYI AYRI REDDİNE,
B) ... yönünden; davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Manevi tazminat istemi yönünden ise; tarafların sulh olduğu anlaşılmakla manevi tazminat yönünden davasının konusuz kalması sonucu talebin esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,45-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 570,95-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından posta gideri olarak peşin yapılan 20,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'na verilmesine,
6-Reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden A.A.Ü.T.'deki esaslara göre hesap ve takdir edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile kendilerini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ... Sigorta Aş'ye verilmesine,
7-Davacılar manevi tazminat konusunda davalılar ... ve ... ile sulh olduklarını bildirdiklerinden manevi tazminat ile ilgili vekalet ücreti takdiri konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi..15/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır