T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/408 Esas
KARAR NO : 2026/480
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 04/08/2022
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... İli, ... İlçesi, ... mah, 431 parselde bulunan arsayı 18/07/1991 yılında satın aldıklarını, akabinde yukarıda belirtilen arsa da ikiz villa yapımı ile ilgili davalı Tasfiye Halinde ... Şirketi ile anlaştıklarını, müvekkileri taşınmazı satın aldıkları dönemde ve davalı Tasfiye Halinde ... Şirketi ile anlaşma yaptıkları dönemde ...'de ikamet ettiklerini, hem yatırım yapmak amacıyla hem de ileride ikamet etmek amacıyla davalı Tasfiye Halinde ... Şirketi ile yaptıkları anlaşma müvekkilleri hayal kırıklığına uğrattıklarını, müvekkillerin satın almış oldukları arsa üzerinde ikiz villa yaptırmak için davalı Tasfiye Halinde ... Şirketi'ni tercih etmelerinin nedeni ise diğer davalı ... Bankası T. A. O'nun vermiş olduğu güvence olduğunu, Devlet bankası olan davalı...Bankası T.A.O müvekkillere sunmuş olduğu ... tarihli belge ile dava dışı 3. şahıs olan Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin inşaatı sorunsuz tamamlayacağı yönünde güvence verdiğini, ancak sonuç müvekkillere beyan edildiği gibi olmadığını, müvekkili işbu belgeye güvenerek ve Türkiye'de yatırım yaptığını düşünerek İsviçre'ye geri döndüğünü, müvekkiller, 1996 yılında yeniden yurda döndüğünde ise karşılaştıkları manzara karşısında şoke olduğunu, devlet bankası güvencesi ile anlaştıkları davalı Tasfiye Halinde Eska Incebel Inşaat Ve Ticaret Anonim Şirketi anlaşma gereğince yapılması gerekenleri yapmamış ve inşaatı tamamlamadığını, akabinde, müvekkiller ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Değişik İş dosyası ile tespiti yaptırmışlar ve söz konusu raporda eksik işler tek tek belirtildiğini, müvekkiller kendi üzerinde düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak ifa etmelerine rağmen davali Tasfiye Halinde ... Şirketi üzerine düşen yükümlülükleri gerçekleştirmediğini, müvekkiller kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesinin yanı sıra ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... Değişik İş dosyasında belirtilen eksiklikleri kendi maddi imkanları ve emekleri ile tamamladıklarını, davalı ...Bankası T.A.O ise hem devlet bankası olması hem de diğer davaılı için müvekkillere güvence sağlamış olmasına rağmen basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, davalı ...Bankası T.A.O güvencesi ile davalı Tasfiye Halinde ...Şirketi tarafından eksiksiz teslim edilmesi gereken hususlar müvekkilleri tarafından yerine getirildiğini beyanla ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş dosyasında kalem kalem belirtilen eksik işlerin rayiç bedellerinin tespiti ve müvekkillerinin uğradıkları zararın kendilerine ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ....Bankası Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davaya konu taşınmazın, alım-satım ve teslimi hususlarında belirli şartların sağlanması halinde müvekkili Bankaca garantörlük sağlanmış olup, müteahhit firma tarafından yapılması taahhüt edilen ve yapısal olarak eksik yapılan hata ve kusurlardan dolayı müvekkili Bankaya sorumluluk yüklenmesinin kabulü mümkün olmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının davaya konu etmiş olduğu talepleri bakımından kanunda düzenlenmiş olan her türlü zamanaşımı süresi dolmuş olup, davaya konu edilen taleplerin tamamı bakımından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu tanzimi talep edilen müvekkili Banka tarafından düzenlenmiş 29.06.1988 tarihli,... nolu...tutarlı ve 29.06.1988 tarihli, ... nolu 34.000-DM tutarlı, 2 adet teminat mektubunun hangi hallerde nakde dönüşmesinin talep edileceği teminat mektubu metninde açıkça belirtildiğini, söz konusu sözleşmenin ... Tic. A.Ş. tarafından ihlal edildiğinin ve ödediğiniz meblağın adı geçen Şirketten geri alınması gerektiğinin açacağınız bir davada karar bağlanması ve kesinleşen bir ilamın ibraz edilmesi şartı ve kat irtifaklı olarak adınıza tesis edilen arsa payının tapuda bedelsiz olarak Şirkete devredilmesi kaydıyla ve azami ... yi geçmemek üzere ödediğiniz miktarı Bankanın imza yetkilisi ve sorumlusu sıfatıyla Banka adına ve hesabına ... A.Ş. lehine taahhüt ve garanti ederiz.” denildiğini, sözkonusu teminat mektupları metni incelendiğinde teminat mektuplarının bedellerinin bankadan tazminini talep etmeden önce yerine getirmeleri gereken şartlar olduğu görüldüğünü, davacılar öncelikle, ... Tic. A.Ş.'nin, davacılar ile ... Tic. A.Ş. arasında akdedilen sözleşme koşullarını ihlal ettiğini ve davacılar tarafından bu şirkete ödenen meblağın şirketten geri alınmasının gerektiğinin, kesinleşmiş mahkeme ilamı ile karara bağlanmış olduğunu ispatlamalı ve buna yönelik mahkeme ilamını ibraz etmesi gerektiğini, sözkonusu mahkeme ilamının ibraz edilmesine müteakip kat irtifaklı olarak davacılar adına tescil edilen ... İli ... İlçesi ... Mah 136 ada 1 parsel(eski 431 parsel) de kain 21 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazı, tapuda bedelsiz olarak şirkete devretmeleri gerektiğini, davacı yanın beyanları da açıkça göstermektedir ki müvekkili Banka tarafından tanzim edilen teminat mektuplarının tazmin şartlarının hiçbirisi gerçekleşmediği ve taşınmazın davacılar tarafından teslim alınması ile birlikte teminat mektupları hükümsüz hale geldiğini, bu bakımdan davacıların sözkonusu teminat mektuplarını dayanak göstererek müvekkili bankadan herhangi bir talepte bulunmaları mümkün olmadığını, davacının faiz talebinde bulunması ve müvekkili Banka aleyhine faize hükmedilmesinin kabulü mümkün olmadığı gibi, yasal dayanaktan da yoksun olduğunu, müvekkili bankaca düzenlenen ve yukarıda da belirtmiş oldukları, teminat mektubunun metninden de anlaşıldığı üzere, müvekkili Banka azami mektup bedelini ödeme taahhüdünde bulunduğunu, buna rağmen müvekkili Banka dan faiz talep edilmesi yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Müflis ... Tic. Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; müflis ... Tic. A.Ş. hakkında yukarıda belirtildiği üzere 16.05.1995 tarihinde iflas kararı verilmiş olup İİK.'nun 235.maddesi uyarınca müflis aleyhine açılacak davalar kayıt kabul davası niteliğinde olup iflasın açıldığı yerdeki asliye ticaret mahkemesi görevli olduğunu, iflas işlemleri ... 2.İflas Müdürlüğünde yürütülmekte olup açılacak davalarda İstanbul Adliyesi yetkili olduğunu, müflis hakkında iflas masasına başvurulmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, Borçlar Kanunu’nun 146.maddesi uyarınca talep 10 yıllık genel zamanaşımına uğradığını, davacı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...D.iş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını belirttiği ancak tespitten itibaren 26 yıl geçtiğini, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli ve yetkili olacağından davanın görev ve yetki yönünden usulden reddine, aksi halde zamanaşımı ve icra iflas kanunu uyarınca davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eksik işlerin rayiç bedellerinin tespiti ve fiili ödeme tarihindeki TL tutarının tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizin 14/12/2023 tarihli, ...Esas ve... Karar sayılı kararı ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekili tarafından karar istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2024 tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile "... Mahkemece, davacı ile davalı yüklenici arasında imzalandığı belirtilen sözleşme taraflardan temin edilerek ve davaya konu taşınmazın tüm tedavüllü tapu kayıtları getirtilerek sözleşme hükümleri, davaya konu taşınmazın sözleşme tarihinde orman olup olmadığı, davacıların dava dilekçesinde belirttiği ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin... E. Sayılı dosyası getirtilerek, anılan dosyada Orman İdaresi tarafından davacılar aleyhine davaya konu taşınmazla ilgili olarak tapu iptal ve tescil davası açılıp açılmadığı, açılmış ise açılan bu davanın zaman aşımı süresine etkisi, taraflar arasındaki sözleşmede teslimin şarta bağlanıp bağlanmadığı, yapı kullanma izin belgesi alma şartına bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmış ise yapı kullanma izin belgesinin alınıp alınmadığı belirlenerek buna göre zaman aşımı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, söz konusu belgeler getirtilmeden ve bunların zaman aşımına etkisi değerlendirilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur." bahisle kaldırılmasına karar verilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir bankacılık ve finans konusunda uzman, bir borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesaplama uzmanı, bir denkleştirici adalet hususunda hesaplama uzmanı, bir inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile davalı ... Bankası T.A.O güvencesi ile davalı Tasfiye Halinde ...Şirketi tarafından eksiksiz teslim edilmesi gereken hususların davacılar tarafından yerine getirildiği iddiasına dayalı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Değişik İş dosyasında kalem kalem belirtilen eksik işlerin rayiç bedellerinin tespiti ve davacıların uğradıkları zararın kendilerine ödenmesi ile davalı ... Bankasının ... tarihli... sayılı teminat mektuplarında yer alan toplam ... bedelinin euro ya çevrilerek fiili ödeme günündeki TL tutarı karşılığının tespiti hususlarında hazırlanan 12/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda; İnşaat mühendisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davaya konu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 136 Ada, 1 Parseldeki ... 20 ve 21 nolu villarda Yerel mahkemece yapılan keşif sonrası 03.09.1996 tarihi itibariyle Eksik ve ayıplı İşler izole rayiç bedelinin 1.727.875,00 TL Olacağı belirlendiği, Teknik yönden yapılan değerlendirmede belirlenen bedelin Piyasa rayiçlerine uygun ve Kadri marufunda olduğunun tespit edildiği, Bankacılık yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; İnşaat Mühendisi bilirkişi tarafından yapılan tespit ve değerlendirmelerden, dava konusu 20 ve 21 nolu villaların, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4'ncü maddesinde belirtildiği şekilde, tam ve eksiksiz bir şekilde davacılara teslim edilmediği kanaati oluşmakla birlikte, teminat mektuplarının kapsamında yer verilen tazmin şartlarının tamamının oluşmadığı, Mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 20 ve 21 nolu villarda Yerel mahkemece yapılan keşif sonrası 03.09.1996 tarihi itibariyle Eksik ve ayıplı İşler izole rayiç bedelinin 1.727.875.000,00 TL olacağının belirlendiği, heyette mukim Teknik bilirkişinin yaptığı değerlendirme ile belirlenen bedelin Piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda olduğu tespit edildiği, bu bağlamda, 03.09.1996 tarihindeki 1.727.875.000,00 TL'nin (Yeni TL 1.727,88 TL) Denkleştirici adalet sistemine göre dava tarihi olan 14.07.2024 tarihindeki değerinin 2.047.484,93 TL olduğu hesap edildiği, Genel İnceleme ve Değerlendirmeler Neticesinde; dosyaya mübrez teminat mektuplarında davalı bankanın sorumluluğunun birtakım koşullara bağlandığı, ancak heyetimize tevdi edilen dava dosyasında gerek davacılar tarafından açılmış, karara bağlanmış ve dolayısıyla kesinleşmiş bir ilama rastlanılamadığı, yine dosyaya mübrez belgelerden bir diğer koşul olan arsa payının tapuda bedelsiz olarak Şirkete devredilmesi koşulunun da sağlanmadığının müşahede edildiği, bu yönü ile takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere somut olayda davalı yüklenicinin edim yükümlülüğünü garanti altına alan davalı bankanın garantörlük sıfatının oluşmasına dair koşulların sağlanmadığının düşünüldüğü, teknik bilirkişiler tarafından davalı yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği edim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirip getirmediği yönünden yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde davaya konu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 136 Ada, 1 Parsel deki Natamam 20 ve 21 nolu villarda Yerel mahkemece yapılan keşif sonrası 03.09.1996 tarihi itibariyle Eksik ve ayıplı İşler izole rayiç bedelinin 1.727.875,00 TL Olacağı belirlendiği, buna karşın davalı yüklenici tarafından ise talebin 10 yıllık genel zamanaşımına uğradığı, davacıların ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...D.iş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını belirttiklerini ancak tespitten itibaren 26 yıl geçtiği ileri sürülerek zamanaşımı itirazında bulunulduğu, hâl böyle olunca davacıların tespite konu olan zararının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı dolayısıyla davalı yükleniciden talepte bulunup bulunamayacağının takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Mahkemece davacıların zarar talebinde bulunabileceği kanaatinde olunması ihtimalinde hesap edilen zararın dava tarihi olan 14.07.2024 tarihindeki değerinin 2.047.484,93 TL olduğunun hesap edildiği bildirilmiştir.
Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdii ile taraf vekillerinin alacağın varlığı, davacı bankanın garantör sıfatıyla sorumluluk şartlarının oluşup oluşmadığı bankanın ve diğer davalı firmanın alacaktan sorumlu olup olmadıkları, sorumlulukları bulunuyor ise miktarına ilişkin itirazları değerlendirilerek ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2024 tarih,...Esas ve ... Karar sayılı ilamında işaret edildiği üzere zaman aşımına etki edebilecek vakıa ve olayların tespitinin yapılarak zaman aşımı yönünden nihai değerlendirmenin mahkeme takdirine bırakılması ile alacak talebi yönünden hazırlanan 13/01/2025 tarihli ek raporda; Davaya konu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 136 Ada, 1 Parseldeki Natamam 20 ve 21 nolu villarda Yerel mahkemece yapılan keşif sonrası 03.09.1996 tarihi itibariyle Eksik ve ayıplı İşler izole rayiç bedelinin 1.727.875,00-TL olacağı belirlendiği, Teknik yönden yapılan değerlendirmede belirlenen bedelin Piyasa rayiçlerine uygun ve Kadri marufunda olduğu, İnşaat Mühendisi bilirkişi tarafından yapılan tespit ve değerlendirmelerden, dava konusu 20 ve 21 nolu villaların, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4'ncü maddesinde belirtildiği şekilde, tam ve eksiksiz bir şekilde davacılara teslim edilmediği anlaşılmakla birlikte, teminat mektuplarının kapsamında yer alan tazmin şartlarının tamamının söz konusu olmadığı, 20 ve 21 nolu villarda Yerel mahkemece yapılan keşif sonrası 03.09.1996 tarihi itibariyle Eksik ve ayıplı İşler izole rayiç bedelinin 1.727.875.000,00 TL olacağının belirlendiği, Heyette mukim Teknik bilirkişinin yaptığı değerlendirme ile belirlenen bedelin Piyasa rayiçlerine uygun ve Kadri marufunda olduğu tespit edildiği, bu bağlamda, 03.09.1996 tarihindeki 1.727.875.000,00 TL'nin (Yeni TL 1.727,88 TL) Denkleştirici adalet sistemine göre dava tarihi olan 14.07.2024 tarihindeki değerinin 2.047.484,93 TL olabileceği, eser sözleşmesinde alacağın muaccel hale geldiği tarihin eserin iş sahibine teslim edildiği tarih olduğunun düşünüldüğü, davacılar vekilinin istinaf dilekçesinde fiilen oturmaya başlanılsa da eserin kendilerine teslim edilmediğini ileri sürdüğü, uyuşmazlık konusu mezkurda fiilen oturulmaya başlandığının davacı vekili tarafından belirtilmesi, bunun yanında 1996 yılında değişik iş raporu aldırılması karşısında teslim olgusunun ve dahi muacceliyetin gerçekleştiğinin söylenebileceği, ayrıca “iskana hazır halde” ibaresinden yola çıkılarak teslimin iskan alınmasına bağlı olmadığından bahsedilebileceği, davacıların iddia ettiği şekilde mülkiyet koşulunun eser sözleşmesi ilişkisi açısından için gerekli olmadığı, bu minvalde zamanaşımı süresi içerisinde dava açılabileceği, Dosyaya mübrez teminat mektuplarında davalı bankanın sorumluluğunun birtakım koşullara bağlandığı, ancak heyetimize tevdi edilen dava dosyasında gerek davacılar tarafından açılmış, karara bağlanmış ve dolayısıyla kesinleşmiş bir ilama rastlanılamadığı, yine dosyaya mübrez belgelerden bir diğer koşul olan arsa payının tapuda bedelsiz olarak şirkete devredilmesi koşulunun da sağlanmadığının müşahede edildiği, bu yönü ile Mahkemeye ait olmak üzere somut olayda davalı yüklenicinin edim yükümlülüğünü garanti altına alan davalı bankanın garantörlük sıfatının oluşmasına dair koşulların sağlanmadığının düşünüldüğü yönündeki kök rapordaki görüşlerinin korunduğu, ayıbın maddi şartının somut olayda gerçekleştiği, davacının ayıba yönelik muayene ve ihbar külfetini somut olayda yerine getirmese de genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunabileceği, bahse konu eksikliklerin oluşturduğu zararın davalı yüklenici tarafından tazmin edilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Mahkememizin 14/12/2023 tarihli, ...Esas ve ...Karar sayılı kararı ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2024 tarih,... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile anılan kararın eksik inceleme sebebiyle kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla kaldırma kararı uyarınca yapılan inceleme neticesinde öncelikle dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kayıtları dosya arasına alınmış, davacı vekiline süre verilmek suretiyle taraflar arasındaki sözleşmenin dosyaya kazandırılması sağlanmış, orman idaresi ile davacı taraf arasında görülen dava dosyası celp edilmiş ve bu suretle istinaf ilamında eksikliği saptanan tüm deliller dosya kapsamına alınmıştır. Taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde arsa vasfını haiz olduğu, orman vasfında olmadığı, davacı ile davalılar arasında imzalanan ve dosya kapsamına sunulan eser sözleşmesinin yalnızca taraflar arasında hüküm ve sonuç doğurmaya ehil olduğu ve dava konusu taşınmazın mülkiyeti noktasında taraflar arasındaki uyuşmazlık bulunmadığı değerlendirilmekle ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin...E. Sayılı dosyasının zaman aşımına etkisinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri incelendiğinde ise; eser sözleşmesinde alacağın muaccel hale geldiği tarihin eserin iş sahibine teslim edildiği tarih olduğunun değerlendirildiği, davacılar vekilinin istinaf dilekçesinde fiilen oturmaya başlanılsa da eserin kendilerine teslim edilmediğini ileri sürdüğü, uyuşmazlık konusu meskende fiilen oturulmaya başlandığının davacı vekili tarafından belirtilmesi, bunun yanında 1996 yılında değişik iş raporu aldırılması karşısında teslim olgusunun ve dahi muacceliyet koşullarının oluştuğu, ayrıca sözleşme ve eklerinde belirtilen “iskana hazır halde” ibaresinden yola çıkılarak teslimin iskan alınmasına bağlı olmadığı , yalnızca iskana hazır hale getirmenin yeterli olacağı sonucuna ulaşıldığı, davacı taraflarca iddia edildiği şekilde mülkiyet koşulunun eser sözleşmesi ilişkisi açısından için gerekli olmadığı kanaatine varılmış olup tüm bu sebeplerle; zamanaşımı defi ve hak düşürücü sürelere yönelik yapılan incelemede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. Maddesinin "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." hükmünü havi olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 478. Maddesinin "Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. " hükmünü havi olduğu ve yine 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126. Maddesinin "Aşağıdaki alacak veya davalar hakkında beş senelik müruru zaman cari olur:
1 – Alelümum kiralar ile resülmal faizleri ve muayyen zamanlarda tediyesi meşrut aidat hakkındaki davalar,
2 – Erzak bedeli ve nafaka ve otel ve lokanta masraflarına müteallik davalar.
3 –(DeğiĢik: 29/6/1956 - 6763/41 md.) Sanatkarların veya esnafın emeklerinin karşılığı, perakendecilerin sattıkları malların parası, noterlerin mesleki hizmetleri karşılığı, başkalarının maiyetinde çalışan veya müstahdemi olan kimselerin, hizmetçilerin, yevmiyecilerin ve işçilerin ücretleri hakkındaki davalar;
4 – (Ek: 29/6/1956 - 6763/41 md.) Ticari olsun olmasın bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar ile bir şirketin müdürleri, temsilcileri,murakıplariyle şirket veya ortaklar arasındaki davalar, vekalet akdinden, komüsyon aktinden,acentalık mukavelesinden, ticari tellallık ücreti davası hariç, tellallık akdinden doğan bütün davalar, mütaahhidin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar hariç olmak üzere istisna akdinden doğan bütün davalar.
" hükmünü havi olduğu, davacıların ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... Değişik İş dosyasına sunulan ek rapor tarihi olan 03/09/1996 tarihi itibariyle zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği gerek sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca bu tarih(03/09/1996) itibariyle zaman aşımı süresinin hesaplanması gerektiği, 03/09/1996 tarihi itibariyle gerek taşınmaz tesliminin sağlandığı, gerek ifa imkansızlığının davacı tarafça öğrenildiği, gerekse de zarar görenlerin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiğinin kabulü gerektiği bu durumda ise sözleşmenin imza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 126. Maddesi uyarınca dava konusu talebin asıl sözleşme açısından 03/09/2001 tarihi itibariyle zaman aşımına uğradığı bu sebeple asıl sözleşmenin ferisi niteliğinde bulunan garanti ve teminat sözleşmesine bağlı taleplerin de aynı tarih itibariyle zaman aşımına uğradığı değerlendirilerek tüm davalılar yönünden zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-ZAMAN AŞIMI NEDENİYLE DAVANIN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından, davacı taraftan peşin olarak alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile artan 390,45-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği üzerinde bırakılmasına,
4-Davalıların yatırmış olduğu delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konularda karar verilmesine yer olmadığına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 840,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider/delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/07/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*