T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/230 Esas
KARAR NO : 2025/284
DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 17/04/2024
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili banka ... Şubesi tarafından ...Şti. lehine ve diğer borçlular ... ve ...'nın müşterek borç ve müteselsil kefaleti ile Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden krediler tesis edilerek kullandırıldığını, kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek ... 25.Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye no.lu ihtarname keşide edilmiş ve işbu ihtarnamenin borçlulara gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile asıl borçlu ve müteselsil kefiller hakkında ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından 5.979.623,64-TL harca esas değer üzerinden haciz yolu ile takibe geçildiğini, davalı borçlular tarafından ilâmsız takipte icra takibine, ödeme emrine, borcun tamamına, hesaplanan faize ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile; davalı/borçluların ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takiplerine yaptıkları haksız ve dayanaksız itirazlarının; davalılardan ... Tic. Ltd. Şti. yönünden 4.579.623,64-TL üzerinden; diğer davalılar ... ve ... yönünden 5.979.623,64-TL üzerinden itirazlarının iptaline, takip talebinde yer alan 1 nolu alacağa %9, 2 nolu alacağa %21 temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren işletilmesine ve faizlerin %5’i kadar gider vergisinin ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine; davalıların %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalılardan ... ve ...Tic. Ltd. Şti. Vekilinin 03/06/2024 tarihli, davalı ... vekilinin 29/06/2024 tarihli cevap dilekçesinde ve özetle; davanın zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olduğunu, davacı tarafça dava açılmadan önce Arabuluculuk başvurusunun yapılması ve neticelendirilmesi gerektiğini, davanın açıldığı 17.04.2024 tarihinde arabuluculuk sürecinin henüz sonuçlanmadığını, davacı taraf arabuluculuk sürecini sona erdirmeden davayı açtığını, bu haliyle davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu icra takibinin mükerrer takip olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine aynı borçtan dolayı ... 23.İcra Müdürlüğü ...Esas marifetiyle icra takibi yapıldığını, müvekkillerin davacı bankaya borcu bulunmadığını beyanla öncelikle Ticaret Kanununa eklenen 5/A, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 gereği ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak arandığından açılan davanın usulden reddine, neticeten davanın Esastan reddine, yargılama gideri ve Avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalılar/borçlular hakkında toplam 5.979.623,64-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalılar tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Uyuşmazlığın konusunun ; davalı şirketin asıl borçlu diğer davalıların müşterek borçlu, müteselsil kefil olduğu GKS uyarınca açılan itirazın iptali istemi olduğu, uyuşmazlık konusu geçerli bir kefalet ilişkisi olup olmadığı, davalıların davacıya borçlu olup olmadıkları, davada zorunlu arabuluculuk şartı koşullarının oluşup oluşmadığı, davalıların borçlu olmaları halinde miktarı noktasında toplandığı görülmüştür.
Taraflarca gösterilen delilen toplanmış ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının bir örneği Uyap üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 29/10/2024 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına ibraz edilmiştir.
Dava konusu olayda davacı tarafından davalılar lehine kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine işbu kredilerden kaynaklanan ve ödenmeyen alacağın icra takibine konu edildiği, davacı tarafça bu takipte davalılara sağlanan kredilerin ödenmediği ileri sürülerek kredi borcunun ödenmesi talep edilmiştir. Buna göre uyuşmazlığın 6102 sayılı sayılı TTK'nın 4/1-f maddesinden kaynaklandığı, buna dayanarak açılan itirazın iptali davasının da TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olduğu görülmektedir.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesine göre; bu Kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı HUAK'ın "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler gereğince 01.01.2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticarî davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya son tutanağın sunulması için bir haftalık kesin süre verilmesi zorunludur. Ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında da dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu olup ve arabulucuya başvurulmuş olması 6100 sayılı HMK m.114/2 ve 6102 sayılı TTK m. 5/A hükümleri gereği dava şartı olduğuna karar verdiğinden, eldeki itirazın iptali davasının dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.
Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Somut olayda; eldeki davanın 17.04.2024 tarihinde açıldığı, Mahkememizin 19/04/2024 tarihli tensip zaptının (11) numaralı ara kararı ile davacıya verilen süre üzerine davacı vekilinin 29/04/2024 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu arabuluculuk ilk oturum/bilgilendirme tutanağı başlıklı belgeden de anlaşılacağı üzere davanın açıldığı gün olan 17/04/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu ve fakat arabuluculuk sürecinin tamamlanması beklenmeden eldeki davanın açıldığı, keza davacı vekilinin 24/09/2024 tarihli duruşmadaki beyanı ile 27/09/2024 tarihli mürafaa duruşmasındaki beyanından da anlaşılacağı üzere arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı sadece taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğu, zira anlaşamama üzerine 29/04/2024 tarihinde arabuluculuk son tutanağı düzenlediği, davacı vekilince bu tutanağın yine 29/04/2024 tarihli dilekçesinin ekinde mahkemeye sunulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacının zorunlu arabuluculuk sürecini tüketmeden eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte olan bir dava şartı olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette içtihatlar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 07/03/2024 tarih, ... Esas ve ...Karar ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45.Hukuk Dairesinin 30/10/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamları)
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL nispi karar ve ilam harcından 72.913,33-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 72.297,93-TL nispi karar ve ilam harcının davacı tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere oy çokluğu ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
06/05/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
(MUHALİF)
MUHALEFET ŞERHİ:
Her ne kadar çoğunluk tarafından 6235 sayılı yasanın 18/1 a2 maddesi uyarınca usulünce arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile usulden red kararı verilmiş ise de davanın 17/04/2024 tarih, 14:28 saat itibariyle açıldığı, davacı vekilince arabuluculuk başvurusuna 17/04/2024 tarih 13:40 saati itibariyle başvurulduğu ve mahkememiz tensip tutanağı ara kararının 11. Maddesi uyarınca davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verilerek arabuluculuk son tutanağının ibrazının istendiği ve verilen kesin süre içerisinde davacı vekilince 29/04/2024 tarihli anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağını dosya kapsamına ibraz ettiği ve bu kapsamda İstanbul BAM 12. HD'nin ... E. ve... K. Sayılı 18/01/2024 tarihli kararında belirtildiği üzere arabuluculuk başvurusunun dava tarihi itibariyle aynı gün yapıldığı ve davalı tarafça davaya cevap verilmeden ve dolayısıyla bu eksiklik ileriye sürülmeden ve ayrıca ön inceleme duruşması yapılmadan mahkememizin tensip ara kararı üzerine verilen 1 hafta kesin süre içerisinde ibraz edildiği anlaşılmakla ve MK 2 koşulları da nazara alınarak dava şartı yokluğundan söz edilemeyeceği ve davanın esasına girilerek dosya kapsamına göre karar verilmesi gerektiği kanaatim olduğundan sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.06/05/2025
Başkan
¸e-imzalıdır