T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/455 Esas
KARAR NO : 2025/704
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/08/2024
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının sevk ve idaresindeki araın "Karayolları Trafik Kanunu Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında;
d) Arkadan çarpma, hallerinde asli kusurlu sayılırlar.
" maddesini ve ilgili yönetmeliği ihlal etmekle %100 ve tek kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğinin sabit olduğunu, müvekkiline ait araç sürücüsünün ise kazaya etken herhangi bir kural ihlali bulunmayıp kusur izafe edilemeyeceğini, kusur oranlarının kaza evrakları doğrultusunda oluşa ve hakkaniyete uygun olmakla Mahkemece gerek gördüğü takdirde yeniden kusur raporu alınmasını, yaşanan trafik kazası sonucunda, müvekkilinin aracının ağır şekilde hasar gördüğünü, onarımının ekonomik olmayacağı değerlendirilerek pert sayılmasına karar verildiğini, bu nedenle söz konusu araç onarılmayarak ağır hasarlı mevcut hali ile ve trafikten çekme belgeli şekilde 13.12.2023 tarihinde satışı yapılmak durumunda kalındığını, müvekkilinin kaza tarihinden satışın yapıldığı tarihe kadar, sigorta eksper inceleme süreçleri, sigorta ihale süreçleri ve noter satış süreçleri nedeniyle aracını kiraya veremeyerek kira gelirlerinden mahrum kaldığını, buna göre 26.10.2023 kaza tarihi ile 13.12.2023 Noter satış tarihi arasındaki mahrum kalınan araç mahrumiyet bedelinin hesaplanarak davalılardan tahsili gerektiğini, günlük kira bedeli ve toplam araç mahrumiyetinden kaynaklanan zararının bilirkişi marifetiyle belirlenmesini, işbu kaza nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zarardan; kazaya %100 kusurlu olarak sebep olan davalı araç sürücüsü olarak TBK md. 49 ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' maddesi ve aynı zamanda araç maliki olarak KTK'nın 85.maddesinde düzenlenen araç sahibinin kusursuz tehlike sorumluluğu hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu belirterek, belirsiz alacak talepli davalarının kabulüne, yaklaşık ispat kuralına göre varlığını ispat ettikleri alacağın tahsilinin imkansızlaşmaması maksadıyla İ.İ.K.m.258/1 gereğince, davalı adına kayıtlı olması durumunda, kazaya karışan ... Plakalı aracına ihtiyati haciz şerhi konulmasına, 26.10.2023 tarihli kaza sebebiyle müvekkilin ... plakalı aracında meydana araç mahrumiyet zararı bedelinin tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtıkları 500,00 TL araç mahrumiyet zararı bedelinin 26.10.2023 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalılara yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmedikleri gibi, yazılı bildirimde de bulunmadıklarından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettikleri varsayılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 26.10.2023 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle davacı tarafça uğranıldığı iddia edilen araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tazmini talebine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, kaza tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, kiralama belgeleri, çekme belgesi, noter satış sözleşmesi, araç tescil kaydı, Ticaret sicil kaydı, nüfus kaydı, ATK kusur raporu ve bilirkişi kusur raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kulu'na sevki ile dava konusu kazadaki kusur durumu yönünden hazırlanan 26/02/2025 tarihli raporda; I. Durumda: ... idaresindeki otomobilin seyir halindeyken gerisinden gelen ... idaresindeki otomobilin arkadan çarpmasına maruz kalması durumunda: Davalı sürücü ..., idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini görüş alanını kontrol altında bulundurup önünde aynı istikamete doğru seyir halinde olan araçlarla arasında yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakarak müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, olay mahalline geldiğinde önünde aynı istikamete doğru seyir halinde olan diğer sürücü idaresindeki otomobile karşı zamanında etkin tedbir almaksızın arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda kusurlu olduğu, sürücü ..., idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde gerisinden aynı istikametten seyir halinde olan davalı sürücünün idaresindeki otomobil ile idaresindeki otomobile arkadan çarpmasına maruz kalması sonucu meydana gelen olayda, olayın oluş şekli itibari ile alabileceği bir önlem bulunmadığından dolayı atfı kabil kusuru bulunmadığı, II. Durumda: ... idaresindeki otomobilin emniyet şeridinden sola manevra ile ... idaresindeki otomobilin ile seyir şeridine girmesi durumunda; Davalı sürücü ..., idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken emniyet şeridinden sola manevra ile doğrultu değiştirerek seyir istikametini kapatan diğer sürücü idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu meydana gelen olayda, olayın oluşu üzerinde hatalı tutum ve davranışı görülmediğinden dolayı atfı kabil kusuru bulunmadığı, Sürücü ..., idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, olay mahalline geldiğinde şerit değiştirme manevrası öncesi gireceği şeritteki trafik akışına dair gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve bu şeridin müsait olduğuna emin olduktan sonra manevrasını gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, solundaki şeritte seyir halinde olan davalı sürücü idaresindeki otomobilin varlığına rağmen gerçekleştirdiği manevra ile de kazaya sebebiyet verdiği dava konusu olayda kusurlu olduğu, I. Durumun kabulü halinde: davalı sürücü ...'nin %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğu, II. Durumun kabulü halinde: davalı sürücü ...'nin kusursuz olduğu, sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın hasar- değer kaybı konusunda uzman bir Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; 26.10.2023 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle davacı tarafça uğranıldığı iddia edilen araç mahrumiyet bedelinin tespiti hususunda hazırlanan 06/06/2025 tarihli tarihli bilirkişi raporunda; davacı adına tescilli ... plakalı otomobilde araç mahrumiyeti boyunca kazanç kaybı oluşup oluşmayacağının ve miktarının tespitinin bilirkişi uzmanlık alanı dışında olduğundan mümkün olmadığı, davacının aynı model ve yaşta aynı özellikleri taşıyan yeni bir araç alınması için geçecek 20 gün mahrumiyeti boyunca 15.000,00 TL ek gider oluşacağı bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 25/07/2025 tarihli dilekçesi ile araç mahrumiyet bedeli olarak talep ettikleri 500,00-TL'yi 7.500,00-TL'ye arttırdıklarına ilişkin dilekçesini ibraz ettiği ve arttırılan bedel üzerinden harcı ikmal ettiği anlaşılmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 maddesinde düzenlenen motorlu araç işleten ile araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun hukuki niteliği kural olarak tehlike sorumluluğudur. Mezkur Kanunun 85/1 maddesi uyarınca "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Yine aynı kanunun 58/son maddesi uyarınca "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." Bu düzenlemeler kapsamında motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin, motorlu aracın işletilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararlardan sorumluluğu kusur(haksız fiil) sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen yükümlülüğünün ihlaline dayanan olağan sebep sorumluluğu niteliğinde de değildir. Tehlike sorumluluğu niteliğindeki bu sorumluluğun doğması için, motorlu aracın işletilmesine özgü tipik tehlikenin gerçekleşmesi yeterli olup motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin kusuru yahut objektif özen yükümlüğünü ihlali aranmaz. Motorlu taşıt işletenin olağan sebep sorumluluğu istisna olup 2918 Sayılı Kanun'un 85/3 fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre işletme haline olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. Somut olayda meydana gelen trafik kazası aracın işletilmesi sırasında meydana geldiğinden, işletenin sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğunda şüphe yoktur. Bu sebeple işleten ancak kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi ile motorlu araç işleten veya teşebbüs sahibine zorunlu mali sorumluluk sigortası yapma mecburiyeti getirilmiştir. Bu düzenleme ile sigortacının, motorlu taşıt işletenin veya teşebbüs sahibinin motorlu taşıtın işletilmesinden doğan sorumluluğunu teminat ile sınırlı olmak üzere karşılaması amaçlanmıştır. Aynı kanunun 92 maddesinde ise zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı tahdidi biçimde sayılmıştır. Maddeye göre; aşağıdaki hususlar zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu dışındadır.
"a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f) Manevi tazminata ilişkin talepler. "
Somut olayda; taraflar arasında çözümlenmesi gereken ilk husus, taraflar arasındaki uyuşmazlık konularından biri de olan dava konusu kazada tarafların kusur durumunun ne olduğu hususudur. Eldeki davada davacı taraf, davalı şirket adına kayıtlı ve davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın davacıya ait araca arkadan çapmak suretiyle söz konusu kazaya sebebiyet verdiğini bu nedenle davalı araç sürücüsü ile davalı şirketinden araç mahrumiyet bedeline ilişkin maddi tazminat talep etmiştir. İşbu davaya konu trafik kazası nedeniyle tarafların kusur durumunun değerlendirilmesi amacıyla dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kulu'na tevdi edilmesine karar verilmiş, 02/03/2023 tarihli bilirkişi raporu ile: I. Durumda: ... idaresindeki otomobilin seyir halindeyken gerisinden gelen ... idaresindeki otomobilin arkadan çarpmasına maruz kalması durumunda: Davalı sürücü ..., idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini görüş alanını kontrol altında bulundurup önünde aynı istikamete doğru seyir halinde olan araçlarla arasında yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakarak müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, olay mahalline geldiğinde önünde aynı istikamete doğru seyir halinde olan diğer sürücü idaresindeki otomobile karşı zamanında etkin tedbir almaksızın arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda kusurlu olduğu, sürücü ..., idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde gerisinden aynı istikametten seyir halinde olan davalı sürücünün idaresindeki otomobil ile idaresindeki otomobile arkadan çarpmasına maruz kalması sonucu meydana gelen olayda, olayın oluş şekli itibari ile alabileceği bir önlem bulunmadığından dolayı atfı kabil kusuru bulunmadığı, II. Durumda: ... idaresindeki otomobilin emniyet şeridinden sola manevra ile ... idaresindeki otomobilin ile seyir şeridine girmesi durumunda; Davalı sürücü ..., idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken emniyet şeridinden sola manevra ile doğrultu değiştirerek seyir istikametini kapatan diğer sürücü idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu meydana gelen olayda, olayın oluşu üzerinde hatalı tutum ve davranışı görülmediğinden dolayı atfı kabil kusuru bulunmadığı, Sürücü ..., idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, olay mahalline geldiğinde şerit değiştirme manevrası öncesi gireceği şeritteki trafik akışına dair gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve bu şeridin müsait olduğuna emin olduktan sonra manevrasını gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, solundaki şeritte seyir halinde olan davalı sürücü idaresindeki otomobilin varlığına rağmen gerçekleştirdiği manevra ile de kazaya sebebiyet verdiği dava konusu olayda kusurlu olduğu, I. Durumun kabulü halinde: davalı sürücü ...'nin %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğu, II. Durumun kabulü halinde: davalı sürücü ...'nin kusursuz olduğu, sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu bildirilmiş olup davacıya ait aracın kaza sonrası dosya kapsamına sunulan fotoğrafları incelendiğinde çarpışma açısı, davacıya ait aracın hasarlanma biçimi gözetilerek ATK raporunda belirtilen ihtimallerden 2. durumun gerçekleştiği yani davacının emniyet şeridinden davalıya ait aracın önüne doğru manevra yaptığı durumu baz alarak davalının kusurlu olmadığı değerlendirilerek, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kulu'nca tanzim olunan 26/02/2025 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmış olup davalıların kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığı kanaatine varılmakla davacının kendi kusuru ile sebebiyet verdiği sonuçtan kaynaklı maddi zararının davalılar tarafından karşılanmasının hukuka uygun olamayacağı tespitiyle davanın reddine karar verilmiş ve tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 427,60-TL peşin harç ile 120,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 547,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 67,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
5-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, yüzlerine karşı, HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.16/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*