T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/778 Esas
KARAR NO :2025/5
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:23/12/2024
KARAR TARİHİ:06/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davaya konu icra takibine dayanak işlemlerin yapıldığı ... A.Ş.’nin tüm hak ve alacakları 22.12.1999 tarihinde müvekkili ...’na devredildiğini, yönetim ve denetimi müvekkili ... devredilen ... A.Ş. ... ile ... (...) arasında imzalanan 09.08.2001 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi gereğince ... grubuna satıldığını, külli halefiyet prensipleri çerçevesinde ... A.Ş. ile birleştirildiğini, ... A.Ş’nin unvanının daha sonra ... BANK A.Ş. olarak değiştiğini, yönetim ve denetimi müvekkiline devredilen ... AŞ ... şubesi müşterilerinden ... vekili tarafından müvekkilinin yurt dışında bulunduğunu bir miktar birikimini damadı ... aracılığıyla davalı bankaya para yatırdığını, zamanla parasının tamamının müvekkilinin talimatı olmaksızın mevduatı damadı ...’e ödendiğini ileri sürerek şimdilik 10.000 DM ile 100,00-TL'nin vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini taleple ... ... Hukuk Mahkemesinin ... (2002/179 eski no ) E. sayılı dosyasından dava açtığını, davacı ... vekili ayrıca birleşen (... ... Hukuk Mahkemesi ... E.) dosyada 50.375,53 DM'nin usulsüz ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava ettiğini, davalara karşı, banka nezdınde davacı ... adına bir hesabın açıldığını, ancak hesabı açanın davacı olmadığını, davacının hesap üzerinde hiç bir işlem yapmadığını dava dışı ...'in bu hesaplar üzerindeki tasarruflarını kendi hesabına yaptığını banka kayıtlarında davacıya ait bir mevduat sözleşmesinin bulunmadığını, davacının bankada hiçbir işlem yapmadığını, hesaplar üzerindeki tasarruf hakkının ...'e ait olduğunu savunarak davanın reddinin istendiğini, mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ... ve ... nolu mevduat hesaplarının müşterek hesap olmamasına karşın davacının talimatı ve imzalı beyanı olmaksızın bu hesaplardan dava dışı ...’e ödeme yapıldığını, davalı bankanın bankacılık hizmetlerinden kaynaklı olarak usulsüz bu işlemler nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, ... devir sözleşmesi uyarınca dava konusu borç ve yükümlülüğün ... tarafından üstlenildiğini, bu şekilde sorumluluğun ...'ye ait olduğunu, 28/02/2002 tarihi itibariyle 1.95 DM’nin 1 EURO'ya karşılık olduğu ve bu tarihten sonra miktarın EURO olarak güncellenmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 DM (28/02/2002 tarihindeki kur üzerinden 5 128,20 Euro)'nun 26/06/2000 tarihinden 28/02/2002 tarihinde kadar devlet bankalarının DM bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda ve 28 02/2002 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro bazında I yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulü ile 50.305,73 DM (28 02/2002 tarihindeki kur üzerinden 25.797,81 Euro)'nun davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, bu miktardan 3.650,00 DM (28/02'2002 tarihindeki kur üzerinden 1.871,79 Eurofya 18/08 1998 tarihinden 28 02/2002 tarihine kadar devlet bankalarının DM bazında I yıllık mevduat faizine uyguladıktan oranda ve 28/02 '2002 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi işletilmesine, bakiye 46.655,73 DM (28/02/2002 tarihindeki kur üzerinden 23.926.02 Euro)’ya 26/06/2000 tarihinden 28/02/2002 tarihine kadar devlet bankalarının DM bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda ve 28/02/2002 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi işletilmesine, esas ve birleşen davada 18 12/2007 tarihli ve 798 sayılı ... komisyon kararı uyarınca dava konusunu oluşturan borç ve yükümlülükler ... tarafından üstlenildiğinden davalı ... (...) aleyhinde açılan davada hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiğini, kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, davada düzenlenen bilirkişi raporlarında ve ... adına açılan hesaplardan ...’in usulsüz işlemlerle para çektiğini ... ... Hukuk Mahkemesinin ... E., ... K. sayılı ilamda tespit edildiğini müvekkilinin aleyhine hükmedilen ilama istinaden Söke İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası talep edilen 50.461,24 EUR ve vekalet ücreti ve yargılama masraflarına ilişkin 233.292,58 TL olmak üzere 1.976.661,33 TL ödeme yapıldığını belirterek; davalının haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli itirazlarının iptali ile .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibinin devamını, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini, davalı- borçlunun gayrımenkul ve menkul malları üzerine teminat şartı aranmaksızın devrinin önlenmesi için ihtiyati haciz - ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mahkeme masrafları ile avukatlık vekalet ücretinin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Dava henüz taraf teşkili aşamasında olduğundan davalı cevap verememiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; Dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 2.043.863,06-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Mahkememizce, taraflarca sunulan ve celp edilen tüm deliller dosyamız arasına alınarak dosyamız ile hep birlikte değerlendirilmiştir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile resen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Dosya kapsamından, kredi kullandıran ... Anonim Şirketi'nin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (BDDK) 09/07/2001 tarihinde aldığı kararı ile faaliyet izninin kaldırılarak temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin ...'ye devredildiği anlaşılmıştır. 01/11/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun görev ve yetkiye ilişkin 142. maddesinde; "Fon, fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesince bakılır. O yerde birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunması halinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülür." hükmü mevcuttur. Hakimler Ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı fınans davalarına bakacak mahkemelerin belirlenmesine ilişkin kararında da 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142. maddesi müstesna tutulmuştur. Bu özel yasa düzenlemesi nedeniyle eldeki davada (1) ve (2) numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş bu kapsamda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-5411 Sayılı Bankacılık Kanunun 142/1. maddesi gereğince mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul 1, 2 Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine,
3-HMK'nın 331. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,
4-HMKfnın 20. maddesi gereğince karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde yetkili mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/01/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır