T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/544 Esas
KARAR NO : 2025/669
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/09/2024
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; taraflar arasında ticari ilişki sonucu "Hücresel Ürün Bedeli" olarak mal ve ürün alımına ilişkin; ..., ..., ..., ... ve ... olmak üzere toplam 24.000,00-TL bedelli 5 adet fatura düzenlendiğini, davalı tarafından ise söz konusu faturaların bir kısmı ödenmemiş olduğundan taraflarınca alacağın tahsili amacıyla ... 37.İcra Dairesi'nin .... E. sayılı icra dosyası üzerinden ödenmeyen 14.000,00-TL'lik kısım için takibe geçildiğini, akabinde İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen ödeme emrinin davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edildiğini, ancak alacağın likit ve muayyen olmasına rağmen davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz edildiğini, davalı tarafından müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı dava konusu faturalara 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz edilmediğini, dolayısıyla icraya ve davaya konu edilen alacağın likit ve muayyen olduğu beyanla davalı-borçlu tarafça ... 37.İcra Dairesi'nin ... E.sayılı icra dosyasına yapılan haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı-borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128.maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı şirketin İTO kaydı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalının nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, ... 37.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının bir örneği UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, davacı şirketin BA-BS formları celbedilmiş ve tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizin 23/01/2025 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için tarafların 2023 ve 2024 yılları Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde .... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 16/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-İncelenen davacı yana ait 2023 ve 2024 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK.'nun ilgili Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
-Davalı ...'ın inceleme günü olan 21.02.2025 günü saat 15:00'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı,
-Dava dosyasına celp edilen davacı yanın 2023/03 dönemine ait Mal ve Hizmet Satımlarına İlişkin Bildirim Formu (BS) incelendiğinde; Davacı şirketin düzenlediği toplamı 22.222,23-TL (KDV Hariç) tutarındaki 5 (beş) adet mal satım faturasını bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesine 2023 yılı BS Formunda bildirdiği,
Davalı ...'ın 2023 yılına ait Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formunun (BA) dava dosyasına celp edilmediği,
-Davacı .... A.Ş.'nin dava ve icra takibine konu ettiği toplam 24.000,00-TL tutarındaki 5 (beş) adet e-Arşiv Faturasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 30.01.2024 tarihi itibariyle davalı ...'dan 14.000,00-TL bakiye alacağının bulunduğu,
-Davalı şirketin icra takip tarihi olan 30/01/2024 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır.
... 37.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyanın UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı ve incelenmesinde takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında 14.000,00-TL alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur.
HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, davaya konu ve takibe dayanak faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı, icra-inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadğı ile davalının takibe vaki itirazının haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir.
Takibe konu cari hesap ekstresinin kaynağı ise fatura alacağıdır. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle bu alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde aldırılan ve itibar edilen bilirkişi raporuna göre usulüne uygun tutulmuş davacı tarafın ticari defter ve belgeleri ile kayıtları itibariyle davacı, davalı taraftan takip tarihi itibariyle toplam 14.000,00-TL alacaklıdır. Zira incelenen davacı şirketin ticari defterlerinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, işbu ticari ilişki kapsamında davalının kısmi ödemede de bulunduğu, davalı tarafına düzenlenen faturaların davalı tarafa iletilmiş olduğu, davalı şirketin faturaları iade ettiğine veya faturalara itiraz edildiğine ilişkin bir delil dosyada yer almamaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; davaya konu ve takibe dayanak olan faturaların davalı tarafa iletilmiş olması, davalı tarafın ilgili faturaları sistemde kabul etmiş olması, işbu faturaların iade edildiğine veya faturalara itiraz edildiğine ilişkin bir delilin dosyada bulunmaması, faturalar kapsamında davacıya kısmi ödemede bulunulmuş olması ile Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde aldırılan ve itibar edilen bilirkişi raporuna göre HMK'nun 222/3.Maddesi de dikkate alınarak davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği nazara alınarak alacağın ispat edildiği anlaşılmıştır. Davalının bu durumda, bu bedele ilişkin varsa ödeme hususunu ispat etmesi gerekir. Davalının bu alacak yönünden ödeme hususunu ispat edemediği tespit edilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.İİK'nın 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kabulüne karar verilen alacak miktarının kayıtlara dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2.maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 14.000,00-TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın KABULÜNE, davalı tarafından ... 37.İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin, takipteki diğer koşullarla birlikte devamına,
2-Davalının hükmolunan 14.000,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, bu tutarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 956,34-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 528,74-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 14.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 6.250,00-TL bilirkişi ücreti ve 762,00-TL posta masrafları olmak üzere toplam 7.867,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/10/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸