T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/420 Esas
KARAR NO : 2025/79
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 18/07/2024
KARAR TARİHİ : 05/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalı borçlu ...Tic. Ltd. Şti. , müvekkil şirketten ekteki ticari kredi sözleşmesi uyarınca ... plakalı araç için taşıt kredisi kullandığını, kredi ödemelerinin yapılmaması nedeniyle borçluya kredi hesabı kat edildiğini,.... 14. İcra Müdürlüğü...E. sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilmiş ve rehinli araç üzerine yakalama kaydı işlendiğini, ekte yer alan hesap özetinde de görüleceği üzere, takibe konu alacağın tamamı işbu sözleşmeden doğmuş olup dosya borçlusu olan ...Tic. Ltd. Şti. borca itirazda bulunduğunu, müvekkili şirket adına başlatılan takibe yapılan itirazın, yalnızca müvekkilin alacağını geciktirmeyi amaçlamakta olup, başkaca bir hukuki anlamı bulunmadığını, davalıdan borcun tahsili amacıyla dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da bundan da sonuç alınamadığını, bu sebeple itirazın iptalini talep etme zorunluluğunun doğduğunu beyan ederek yukarıda açıklanan nedenlerle, .... 33. İcra Müd. ...E. sayılı dosyasındaki itirazın iptalini, %20'den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP(Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle); Davacı tarafın her ne kadar genel kredi sözleşmesinin hükümlerini ileri sürecek olacaksa da, sözleşmede zayıf olan tarafın korunması prensibine bağlı olarak müvekkil şirket aleyhine yorumlanmaması gerektiğini, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla Mahkemenizce müvekkilin borçlu olduğu kanaatine varılması halinde ise bugüne kadar yapılan tüm ödemelerin borç miktarından mahsubunu talep ettiklerini, başlatılan icra takiplerinde davacı banka tarafından uygulanan faiz oranı fahiş olmakla, muaccel olmayan kısmın da icra takibine konu edilme olasılığının mevcut olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile temerrüt tarihine ilişkin itirazlarımızında değerlendirilmesini ihtarnamelerin ve davacının ileri sürdüğü temerrüt tarihlerinin kabulü mümkün olmadığını beyan ederek yukarıda arz ve izah edilen ve resen gözetilecek sair nedenlerle; haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddini, İcra inkar tazminatı isteminin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 14. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası, Kredi Sözleşmesi ve kredi ilişkisine ilişkin müvekkil şirket nezdindeki tüm kayıtlar, Arabuluculuk son tutanağı vs.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava; Tüketici taşıt kredisi sözleşmesi alacağının tahsili için finans kuruluşunun tacire karşı başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
İlâmsız icradaki yetki, bir ilâmsız icra takibine hangi yerdeki icra dairesi tarafından bakılacağının belirlenmesi demektir. HMK’daki yetki hükümleri (HMK m. 6-18), ilâmsız icradaki yetki hakkında kıyasen uygulanır [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 50, I].
Buna göre, ilâmsız icrada genel yetkili icra dairesi, borçlunun yerleşim yerindeki (TMK m.19-22) icra dairesidir (HMK m. 6). Bir icra takibinde borçlu sayısı birden fazla ise (borçlu tarafta birden fazla takip arkadaşı varsa), icra takibi bunlardan (borçlulardan) birinin yerleşim yerindeki icra dairesinde yapılabilir (HMK m. 7,1). HMK m. 8-16'daki hâllerde, icra daireleri özel yetkilidir. İcra dairesinin yetkisi, kamu düzenine ilişkin değildir. Bu nedenle, alacaklının yetkisiz bir icra dairesinde takip yapması hâlinde, icra dairesi yetkisizliğini kendiliğinden gözetemez; borçlunun, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, (şikâyet değil) itiraz yolu (m. 62 vd) ile ileri sürmesi gerekir (Kuru, B. : İcra ve İflas Hukuku 2. Baskı, Ankara 2013, s. 177-179). İcra dairesinin yetkisine itiraz etmemiş olan borçlu, hukuk mahkemesinin de yetkisini kabul etmiş sayılmaz. Yani, bu hâlde, alacaklı, aslında yetkisiz olan icra dairesinin bulunduğu yer hukuk mahkemesinde itirazın iptali davası açamaz; açarsa, borçlu, hukuk mahkemesinin yetkisine (ilk) itiraz edebilir (Kuru, s.180-181).
Davalının icra takibine itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmediği, buna karşın davaya ilişkin cevap dilekçesinde müvekkilinin adresinin bulunduğu ...Adliyesinin yetkili olduğuna ilişkin itirazda bulunduğu, yukarıda açıklanan bilgiler ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesinin ... E. ... sayılı kararı uyarınca takipte icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiş olsa da davalının mahkememizdeki mahkememizin yetkisine ilişkin itirazının dinleneceği, HMK'nın 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi, Aynı Kanun'un 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu, bunun da özel yetkiye ilişkin bir düzenleme olduğu, BK'nın 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu, dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabileceği, somut olayda taraflar arasındaki taşıt alımına ilişkin kredi sözleşmesinde yetkili mahkemenin düzenlenmediği, buna göre somut olayın HMK 6 ve TBK 89 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalının adresinin ...olduğundan HMK 6 uyarınca ... mahkemelerinin yetkili olduğu, davacının adresinin Ünalan mah ...Merkezi Üsküdar İstanbul olması sebebiyle TBK 89 uyarınca İstanbul Anadolu Adliyesinin yetkili olduğu buna karşın iş bu dava yetkisiz olan mahkememiz yargı çevresinde açıldığından borçlunun yetki itirazının kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle HMK.nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-HMK.nun 20. mad. uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin usulen başvurusu halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İZMİR ALİAĞA NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, usulünce başvuru yapılmaması halinde davanın Açılmamış Sayılmasına karar verileceğinin bildirilmesine,
3-HMK.nun 331/2. maddesi gereğince harç, yargılama giderleri ve bu kapsamdaki vekalet ücretinin yetkili mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır