T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/57 Esas
KARAR NO: 2024/490
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 26/01/2024
KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti vermekte olup davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturadan; 04.09.2023 tarihli6.503,48-TL, 08.09.2023tarihli 2.626,59-TL, 12.09.2023 tarihli 2.390,81-TL, 19.09.2023 tarihli 2.632,42-TL, 19.09.2023 tarihli 1.722,99-TL, 28.11.2023 tarihli 774,54-TL tutarlı 6 adet fatura borcu ödenmediğini, davalı tarafın cari hesapta yer alan fatura bedelini ödememesi sebebiyle faturadaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine, itiraz ederek borcu olmadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp reddi gerektiğini belirtirek takibe kötü niyetli bir şekilde itiraz eden davalının takibe konu itiraza uğrayan 16.650,83- TL asıl alacak ve 1.541,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 18.192,82 -TL alacaklarından dolayı ilgili borca, faiz ve feri’lerine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline, haksız itiraz için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ikâmetgah adresinin ... ili sınırları içerisinde olduğundan yetkili ... İcra Dairesi ve ... Mahkemeleri olacağından gerek icra dosyası gerekse itirazın iptali yönünden yetkisizlik söz konusu olduğundan yetkisizlik kararı verilmesini, davacı tarafın dava dilekçesinde sunmuş olduğu gerçeklikten uzak, mesnetsiz ve soyut iddiaların tümüne bütünüyle itiraz etmekle birlikte; müvekkilinin davacı alacaklı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı şirketten almış olduğu ürünlere dair tüm fatura bedellerini ödediğini, bu durumun hem müvekkilinin ticari kayıtlarında hem de davacı alacaklı şirketin ticari kayıtlarında yer aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili 29/05/2024 tarihli dilekçesi ile davalı taraf ile haricen sulh olduklarını, davanın konusuz kaldığını belirterek HMK 313 ve devamı maddeleri uyarınca karara bağlanmasını talep etmiş, ayrıca 12/09/2024 tarihli celsede vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili 21/05/2024 tarihli dilekçesi ile davacı taraf ile yapmış oldukları görüşmeler sonucunda sulh sağlandığını, huzurdaki davanın konusunu teşkil eden her hususta mutabakata varıldığını, söz konusu bu mutabakat gereği yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/1. maddesinde: "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlemesine yer verilmiştir.
İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır.
"Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ... adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, ... Esas... Karar sayılı ilamı)"
İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:
1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.
2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.
3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.
4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.
5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.
6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.
"Davacı eldeki bu davasında; ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını istemiş. Mahkemece, davalının icra dairesine yaptığı itirazından vazgeçtiği bu nedenle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir. Davalı ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyasına 30.07.2015 tarihinde 31.03.2015 tarihli itirazından vazgeçtiğine dair itirazdan vazgeçme dilekçesi ibraz etmiştir. Dosya kapsamından, davaya konu itirazın dava tarihinden sonra gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu halde yargılama giderlerinden ve kimin sorumlu tutulacağı hususu önem kazanacaktır. Kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilİr. (HMK m. 326/1) Ancak, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.{HMK 331/1) şeklindedir. Dava konusu edilen itiraz davalı tarafından dava açıldıktan sonra vazgeçildiği dolayısıyla, mahkemenin tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderine hükmetmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir... (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar sayılı ilamı)"
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, icra dosyası, yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraf vekillerinin beyanları ve gelen müzekkere cevapları doğrultusunda davanın konusuz kaldığı, tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığı, icra inkar tazminatı isteminin değerlendirilmesinde ise icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair şartların göz önünde bulundurulması gerektiği, davanın esası hakkında karar verilmediğinden ve borçlu aleyhine hüküm kurulmadığından (borçlunun itirazının iptali ve takibin devamı yönünde) icra inkar tazminatı şartlarının oluşmayacağı anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-İcra inkar tazminatı koşulları oluşmadığından davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Harç peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına,
4-Taraflarca talep edilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle(28.250,00 TL'yi aşmadığından) KESİN olmak üzere karar verildi.12/09/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*