T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/387 Esas
KARAR NO : 2024/816
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 05/07/2024
KARAR TARİHİ : 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP (Davacı vekili dava dilekçesinde özetle); 22.03.2021 tarihinde davalının maliki bulunduğu... plakalı araç ... plaka numaralı araç ile kazaya karıştığını, fakat kaza tutanağına sehven ... yazılması sebebiyle davalının aracının tamirine ilişkin müvekkil şirkete yapılan başvurunun ardından 14.498,95TL tutarında ödeme yapıldığını, ödemenin akabinde yargılama neticesinde kazaya karışan aracın sigortalı araç olan ... değil, ... olduğunun anlaşıldığını, ... plaka numaralı araç müvekkil şirketçe sigortalanmadığından hatalı tutanağa dayalı yapılan ödemenin iadesi için mevcut dava açıldığını, davalı aleyhine ... 18. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile yasal takip başlatılmış ancak davalının süresi içerisindeki itirazı ile takip durmuş ve huzurdaki davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının itirazının iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına ve ayrıca davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmadığı, bu nedenle davalının 6100 S. HMK m. 128 gereğince iddia olunan vakıaları tamamen inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olup uyuşmazlığın, mahkememizin görevli olup olmadığı, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü ihbar taleplerinin yerinde olup olmadığı, davalı idarenin maliki olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın trafik kazası yapması sebebiyle, kaza tespit tutanağında sehven... yazması sebebiyle, davacının sehven sigorta sözleşmesi uyarınca davalıya ödediği hasar bedelinin davalıdan talebinin yerinde olup olmadığı, davacının talep edebileceği tazminat miktarı hususunda toplanıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin vasıflandırılması gerekmektedir.Dava sebepsiz zenginleşmeye ilişkin alacağın tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı idarenin maliki olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın trafik kazası yapması sebebiyle, kaza tespit tutanağında sehven ... yazması sebebiyle, davacının sehven sigorta sözleşmesi uyarınca davalıya ödediği hasar bedelinin davalıdan talebine ilişkin olup TTK'nun 4/1. maddesi kapsamında uyuşmazlığın esası dikkate alındığında iş bu itirazın iptali davası mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı açıktır. Yine aynı maddenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na atıfla mutlak ticari dava konusu kabul ettiği davalardan da değildir. Yine somut olayda, davacı taraf tacir olsa da, davalı ... müdürlüğünün tacir olmadığı ve kaza sebebiyle ödeme yapılan... plakalı aracın hususi araç olması sebebiyle davanın her iki tarafın tacir olup uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesinden kaynaklanmadığı görüldüğünden davanın nisbi ticari dava sayılması mümkün olmamaktadır.
Alacak sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığından uyuşmazlığın TBK çerçevesinde çözülmesi gerektiği, bu durumda genel hükümler gereğince genel mahkemeler yetkili olduğundan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olmakla resen dikkate alınırlar. İzah edilen nedenlerle, davanın, Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır